Bakü’de İlk İzlenimler

ETNİSİTE

Bakü’ye ilk kez gelişte simaları hiç yabancı gelmeyen hatta epey aşina da denebilecek, Orta Asya Türki halklarına hiç benzemeyen, Do­ğu Anadolulara oldukça benzeyen bir toplumla karşılaşıyoruz. Oldukça esmer bir toplum ve erkeklerin genelde saçlarının siyah, gür, kaşlarının kalın oluşu dikkat çekiyor. Kadınlar da esmer ve boyatmamışlarsa siyah saçlılar. Orta Asya ülkelerindeyken Anadolu insanının çekik gözlü, çıkık elmacık kemikli, yuvarlak suratlı olmamasını fark eder “amma da karışmışız” derdim. Bunun tersini Hazar’ın karşı yakasında, Orta Asya’ya bu kadar yakın olmasına karşın Azerbaycan’da  görmenin şaşkınlığını yaşıyoruz. Yurtdışında çok gezmiş biri olarak bizler için hiç de yurtdışı sayılmayacak bir yere geldiğimiz izlenimini ediniyoruz etnik açıdan. Azerbaycanlı Türklerin İran Azerileri ve Irak Türkmenleri ile akraba olduklarını gelmeden önce biliyordum ama gelince gördüm ki Türkiyelilerle de aralarında akrabalık ilişkileri olduğu da muhakkak. Demek ki Türkiye halkının etnik kökeninde Oğuz-Türkmenlik epey önemli bir yer tutuyor. Bu arada Azerbaycan Türkleriyle aramızda etnik akrabalık ilişkileri günümüzde gittikçe artmakta. Azerbaycanlı gelinlerimiz sayesinde🙂

BAKÜ NASIL BİR YER?

Havaalanından çıkıp Bakü’ye girdiğ­imizde insanlar ve dil gibi tabelalara da yabancılık duymuyoruz. Özellikle Türk mallarının varlığı tabelalara ve işyerlerine bolca yansıyor. İstikbal, Merinos, Adil Işık, Damat, Beko,  Yapı Kredi, Koton, ECA, Çanakkale Seramik, Taç, Efes Pilsen, Doğtaş vb. gibi.

Şehirde epey bir gezdikten sonra burası Türkiye diyeceğiz ama diyemiyoruz, deyil diyeceğiz ama onu da diyemiyoruz. Sanki paralel evrendeki Türkiye’ye gelmiş hissediyoruz kendimizi.

Bizdeki Atatürk benzeri her yerde Aliyev ailesinin özellikle Haydar Aliyev’in adına bolca rastlanıyor. Aliyev yanında başka heykel ve büstler de zamanında parklarda yerlerini almış ve çok güzel görünüm veriyor. Eski komünistler, şairler, sanatçılar yanında Atatürk heykeli de var, Elçiliğimizin karşısında, Samed Vurgun ve Bakıhanov caddelerinin kesiştiği yerde, Atatürk parkında. Park deyince Bakü’nün güzel parklarından bahsetmeden geçmemek gerek. Yaz aylarında Bakü halkı gecelerini parklarda geçiriyor desek abartmamış oluruz.

MİMARİ

Murtaza Muhtarov'un Saadet sARAYI

Murtaza Muhtarov’un Saadet Sarayı

Eski Bakü binaları daha çok Alman mimarisini hatırlatıyor. Gerçekten de 1880 den sonra buralara gelen Rus topraklarında doğmuş ve eğitim almış ve ayrıca 2. Dünya savaşı sonrası Alman ordusundan esir düşüp Bakü’de kalan Alman mimarların etkisi görülüyor. Antik cepheler, girişler,  Neo-klasik, Gotik (Murtaza Muhtarov’un Saadet Sarayı), Fransız, Avrupa mimari tarzı Osmanlı balkon örnekleri gibi bazen İslamik tarzla karışmış. Goslavsky, Ploshko, Eichler, Dale, Simonson, Lemkul, Skibinsky, von der Nonne, Drittenpreis, Edel, Shtern, Rufini ve Groseti gibi Avrupalı mimarların yanında Ahmetbeyov, Hacıbababeyov ve İsmailov gibi yerel mimarların eserleri güzel bir sentez biçiminde Bakü Mimari Ekolünü oluşturuyor.

Bu eski binaların Bakü’den çıkarılan Aglay denilen sarı kumtaşında yapılmış dış cepheleri günümüzde oldukça yavaş bir tempoyla restore ediliyor, simsiyah hale gelmiş olanları temizleniyor, bazı bina cepheleri Devlet finansmanıyla tamamen yeniden altı betonarme kolon kirişlerle, üzeri Bakü taşıyla kaplanıyor, çatılar terastan oturtmaya çevriliyor, Bakü’ye gittikçe modern  çehre kazandırılıyor. Ancak çoğ­unun içleri eskisi gibi dökülüp duruyor.

Bakü Targovi Gece

Bakü’nün merkezi geceleri gündüze göre çok farklı ve çok daha güzel. Sebebi de yenilenmiş, temizlenmiş tüm eski binalar ışıklandırılıyor. Hem de çok estetik bir şekilde. Böylece kent merkezi ışıl ışıl oluyor. Bunu mutlaka görmek gerekir. (Not: 2016 krizi sırasında binaların büyük çoğunluğu ışıklandırılmadı)

Bakü’de geniş caddeler, güzel parklar, meydanlar, yeni apartmanlar-binalar, restore edilmiş, edilmemiş tarihi binalar yanında dar sokaklar, dar gelirli halkın yaşadığı eski harap fakirhaneler iç içe. Eski Sovyet ülkelerinin hepsinde olan Ruslardan kalma her tarafları dökülen Mikrorayanların yani fazla yüksek olmayan, uzun sosyal konut apartmanların bolluğ­u da dikkati çekiyor. Bir tarafta tek katlı, “həyət”  (heyet, Türkiye’de hayat-avlu deniliyor) evi denilen ortak avlulu, birbirlerine bitişik tek-iki odalı mütevazi evler, diğer tarafta bunları yıkarak yerlerine yapılan 15 katlı apartmanlar tezat teşkil ediyor. Türkiye’de büyük şehirlerde olduğu gibi.

Apartman balkonlarına çamaşır asmak medeni ülkeler dışında serbesttir. Türkiye’de de Bakü’de de böyle. Ama keşke sadece balkonlarda kalsa. Binalar arasına çekilen upuzun iplere de hatta sokakta kaldırımın tam ortasına da çamaşır asılıyor (Tıklayın fotolar). Türk adeti ne de olsa🙂

Apartmanlar yapılıyor ama Bakü merkezinde dar sokaklar genişletilmeyince trafik kilitleniyor, park ve altyapı yetmezliğ­i sorunu ortaya çıkıyor. Bunu fırsat bilen değnekçiler de ilginç. Her sokağı parsellemişler. Ama Türkiye’dekinden farklı olarak Allah için hepsi aza kanaat ediyorlar. Yani 20 gepik (50 kuruş) verseniz yetiyor. Ne verdiğinize bakmıyorlar bile. Türkiye’de 50 kuruş versek başımıza ne gelir hepimiz gayet iyi biliyoruz.

Türkiye’deki gibi hababam, çarpık kentleşmeyle Bakü’ye yazık oluyor. Altyapı yetmezliğ­i, özellikle bahar ve yaz mevsimlerinde yağışların azlığ­ı yüzünden Bakü’de bazı semtlere sabah ve akşam saat 6-9 arası günde 2’şer kez toplam 6 saat su verilebiliyor. Ancak özellikle yeni binaların su depoları sayesinde bu pek hissedilmiyor. Arada arıza nedeniyle hiç su verilmediği de oluyor. Doğalgaz boruları yerin altından değil üzerinden döşenmiş, altından araçlar geçiyor.

KÜLEK

Bakü’ye Bad-ı ba yani rüzgarlar şehri deniyor. Bakü adı da bunun ön harflerinden kaynaklanmış deniliyor. Gerçekten de külek yani rüzgarı bol bir şehir. Sıcaklarda iyi de yağ­murlu ve soğ­uk havalarda külek insanı bezdiriyor.

Sahil kesimi düz, içeriye doğru gidildiğinde stadyum tribünleri örneği kotlar gittikçe yükselmeye başlıyor. Böylece sanki amfiteatr gibi Bakü’nün içlerinden deniz ve sahil kesimini görmek mümkün oluyor. Bir de oturduğunuz kat yüksekse deniz manzarası ve esinti daha fazla oluyor.  Hazar denizinin etkisiyle Bakü kışları çok soğuk ve çok yağışlı geçmiyor. İstanbul-Ankara arası derecelerde ve yağış miktarlarında kış mevsimi  yaşanıyor diyebiliriz. Küresel ısınma ve yağış azalması Bakü’yü de etkilemiş durumda.

Halk bize hiç aldırmıyor. Yabancıya Türkiye’de olduğu gibi trene bakar gibi bakmıyorlar, ne yapıyoruz, kimiz, neyiz, pek aldırmıyorlar. Sokakta, cafelerde gürültülü konuşmuyorlar, adab edep bize göre çok ileri. Azerbaycan’lı kardeşlerimizden bazı konularda yaşam estetiğini öğrensek çok iyi olur.

Bülent Pakman. Ekim 2010. İzin alınmadan, aktif link verilmeden yayımlamaz, alıntı yapılamaz. 

Azerbaycan’da Kimlik ve Dil

Azeri diye bir millet var mı?

YANLIŞ: Türkiye’de Azerbaycan Türklerine “Azeri” konuştukları dile de “Azerice” denmektedir.  Azerbaycan resmi politikasında bu tanımlar  “Azerbaycan Halkı”, “Azerbaycanlı” ve “Azerbaycan’ca”, “Azerbaycan Dili” şeklindedir. Bunlar külliyen yanlıştır.

Bir: Azerbaycan bir coğrafya ismidir, millet değil, Ayrıca soyu bilinen, kendine has dili olan halklar coğrafi adlarla kimliklendirilemezler. 
İki: Azeriler İran’da yaşayan küçük bir etnik topluluktur. Azeri sözcüğü, ilk defa olarak, tarihin en azılı Türk düşmanı Stalin, daha sonra ise hasta beyinli İran-Fars şovenistleri tarafından, Azerbaycanlıların Türklük şuurunu yok etmek, unutturmak için uydurulan sahte bir kimliktir. Eğer Ruslar, Çarlık ve Sovyet dönemlerinde Allah korusun Anadolu ya hakim olsalardı, orada da benzeri şekilde Egeli, Karadenizli ve İzmirli diye uyduruk milletler ve kimlikle yaratmaya çalışırlardı.

DOĞRU:  “Azerbaycan Türkleri” ve “Azerbaycan Türkçesi”.

Azerbaycanlılar Türk müdür?

Kurtlar olur çobanların koyunu
İtten öğrenirse, kendi soyunu
“Azerilik” komunizmin oyunu
Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz!

Bahtiyar VAHAPZADE

Azerbaycanlılar Türktür dilleri Türkçedir

Arama motorlarında bulunabilmesini kolaylaştırmak için yazılarımızda arada Azerice ve Azeri kelimeleri kullanılmaktadır.

Azerbaycan’da Türk milleti vardır, dilleri Türk dilidir

 

 

AZERBAYCAN GÜNLÜKLERİ

Bakü’ye gelmeyi düşünen “özellikle beyaz yakalı” Türk vatandaşlarına yardım için şahsi görüşler yanında bazı bölümleri kaynakları verilmiş yorumlu-yorumsuz alıntılarla derlenmiştir, tenkidi (eleştirel) ya da başka hiç bir amacı yoktur.  Yaşanmakta olan hızlı gelişimler sonucu çok şeyin değişmekte, güncelliğini yitirmekte olduğu da göz önüne alınmalı, burada yazılan her şeyin doğru ve aktüel olduğu düşünülmemelidir.  Kelimelerin çoklu anlamlarında ve ifadelerde tam bilgi sahibi olunmadan değerlendirmeler yapılması da yanlış anlamalara sebep olabilir. 

Başka yerlerde bana ait olarak gösterilen yazılarla ilgim yoktur. Özellikle fotolar eklenmiş, orası-burası, fotoları, alıntıları, linkleri silinmiş olanlarla. Özgün yazılarım sadece buradadır.

Azerbaycan coğrafyası ve Azerbaycan Türkleri aşağıdaki sayfalarda anlatılmaktadır. Okumak için lütfen tıklayın:

Parçalanan Azerbaycan

Kuzey Azerbaycan

Twitter Widgets

Bülent Pakman’ın video kanalları/arşivi:

Bülent Pakman video kanalı 1

Bülent Pakman video kanalı 2

Bülent Pakman video kanalı 3

Bakü Ofis 2011Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bakü’de İlk İzlenimler için 17 cevap

  1. Mehmet Guney dedi ki:

    Bir kaç hafta önce bir haftalığına Baküye gittim, eşimin doktora çalışması için. Gitmeden sizin blogunuzu çok okudum. Size çok teşekkür ederim, herşeyi o kadar detaylı yazmışsınız ki. Bu kadar mı yerinde anlatılır bir şehir? Yazdığınız şeylerin bir çoğunu o bir hafta içinde yaşadım. Hatta her denk geldiğinde eşime “Ben bunu da okudum internette” diyordum. İçinde olduğumuz taksi son sürat ters gönden giderken bile dönüp “Bak ben bunu da okudum hehe” dedim🙂 Tekrar çok teşekkürler.

  2. necati çelen dedi ki:

    baküyü güzel özetlemişsiniz, gerçekten çok modern ve paris gibi gece muhteşem ışıkandırılmış bir şehir.

  3. Ismayil dedi ki:

    Aslinda ben bi Azeriyim okudum cok hosuma gitti. cok tesekkurler cok guzel anlatmissiniz

  4. Tarkan dedi ki:

    Merhabalar Bülent Bey
    Dolu dolu geçen bir hayatınızı burada görmek tüm samimiyietimle söylüyorum bizim gibi gençleri cesaretlendirmekte.
    Bende şantiye kavramının ucundan tuttum yürümekteyim, burada proje firmasında çalışmaktayım bir ay oldu Bakü’ye geleli. Sizlerden çok şey öğreneceğimize inanmaktayım. Umarım Bakü de bulunduğum zaman içerisinde sizinle tanışma fırsatı yakalayabilirim.

  5. Bülent Pakman dedi ki:

    Büyük önder Atatürk: “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir”.

  6. aziz dedi ki:

    Bülent Bey Bakü İle İlgli Gayet Detaylı Bir Çalışma yapmışsınız ikinci bir Fikir Açısından Burada size sorma gereği duydum azeri bir müşterim türkiyede mutfak siparşi verdi ve işi teslim edip türkiyeye döndük ve aklım baküde kaldı sebebi hazır mutfak fiyatları türliyey göre yüksek ve azeri dostum baküde hazır mutfak banyo işini burada yapalım teklifi Şu anda baküde İnşaat işleri nasıl gidiyor hazır mutfak işi baküde olurmu fikir veririseniz memnun olurum.

    • bpakman dedi ki:

      Olur. Ben de 1yıl önce yeni açılacak bir showrooma Ankara Sitelerden bir arkadaş adına yardım olsun diye banyo möblesi teklifi vermiştim. Ancak showroom açılamadı. İnşaat işleri tam gaz burada.

  7. aziz dedi ki:

    Bülent bey ilk önce cevap için teşekkür ederim ikinci sorum Showroom bizim Türk elçiliğin Olduğu Cad Yakın Bir Nokta var ki Kira Bedeli Yüksek 12,000 Bin Manat idi Birde Sanayi Bölgesinin Oradaki Malum Mobilya Mağzaların Orası Var 3,000 Bin Manat Civarı Sizce ilk Etepta Hangisi Doğru Nokta olur. bize ilk etapta 120 / 150 m2 Mağza yetiyor.
    Not: Nasip olurda Gelirsem Baküde Çay içeriz inşallah.

    • bpakman dedi ki:

      Uzmanlık ya da gözlem yapabildiğim bir alan dışında konu. Size yanlış bilgi vermek istemem.

    • bpakman dedi ki:

      Aziz bey. Küçük bir araştırma yaptım. Burada insanlar bir şeyler alacaklarında ya bildikleri ya da konu-komşu eş-dostdan duydukları yerlere gidiyorlar. Bir de topluca bulunabilecek yerlere. Yani bahsettiğiniz pahalı olan mağaza çok avantajlı olmayabilir.

  8. aziz dedi ki:

    Teşekkürler işlerinizde Kolaylıklar…

    • bpakman dedi ki:

      Burada başta İstikbal olmak üzere Türk mobilyası tutuluyor. Binalar içi yapılmamış olarak satılıyor. Halk içini yaptırırken Türk mutfağını möblesini tercih ediyor. Anahtar teslimi inşaatlara da montaj dahil teklif vermek lazım. Otel gibi büyük yapılarda yabancı imalat tercih ediliyor.

  9. bahri dedi ki:

    Bülent Bey Merhaba
    Güzel paylaşımlarınızın bir çogunu okudum ve okumaya da devam ediyorum.
    sizin gibi güzel bir insana teşekkürü bir borç bildiğim için size bu satırları yazıyorum.
    Gönül isterdi ki sizin gibi geniş bakış açısı olan koca yürekli insanlardan ne vardi ki biraz daha çok olsaydı şu güzel ve kocaman dünyamızda.
    Dünyamız dünya olarak geniş, kocaman. Lakin yüreklerimiz o kadar küçük ve bakış açılarımız o kadar daralmış ki. Artık her şeye (siz de beni bağışlayın) at gözlükleriynen bakar duruma geldik.
    Sizinle yakından tanışmayı çok isterim abiciğim.
    Ben Bahri Yıldırm, 6 yıldır Baküde yaşıyorum. Azerbaycanı çok seviyorum. sevdalısıyım.
    Paylaşımlarınız için size bir kez daha teşekkür eder saygılarımı sunarım.
    bahribey38@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s