Şamanlık ve Tengricilik’ten gelen Türk adetleri

Din adamı inancı. Şamanlık geleneğinde gökte Gök Tanrıya (Tengri) inanılır. Yerde ise de Şaman din adamı  olmazsa olmazdır.  Günümüzdeki hoca, şeyh, pir, veli, evliya, baba, dede bunların hepsi, eski Şamanların yerine geçmiştir.

Ölüler için 40. gece yanında 7. gece,  52. gece, helva yeme, ölü evine yemek götürme, ölü için Kur’an okuma, hatim indirme İslam’a Şamanizm ritüelinden geçmiştir. Anadolu ve Azerbaycan’da bu adetler halen yoğun şekilde sürdürülmektedir. Hz. Muhammed’in hayatında ölü için Kur’an okuma, mezarda Kur’an okuma diye bir şey yoktur. Bunu isteyenlere ölüleriniz için sadece fakirlere, dullara, yetimlere yardım edin demiştir. Buna rağmen Şamanizm ritüeli toplum içerinde baskın çıkmıştır.

Mezarın önemi. Şaman, âyin sırasında yardımcı ruhlarını kullanmaktadır. Ölülerin, ailenin vefat etmiş büyüklerinin, eski Şamanlar’ın ruhlarının, ormanın, suyun ve yerin yardımcı ruhlarının da Şaman’a yardım ettiği kabul edilir. Ölen büyüklerin ruhlarının çoğalması sonucu bu ruhların en kıdemlisinin ruhların başına geçeceğine ve bunun da diğerlerinin yardımı ile Şaman’a yol göstereceğine inanılır. Kuş biçiminde düşünülen bu ruhlar Şaman’a gökyüzüne yapacağı yolculukta yardımcı olmaktadırlar. Toplumda ulu kabul edilen kişilerin ölümünden sonra ruhlarından medet ummak mezarları kutsamış ve bu yerler medet umulan yerler haline gelmişlerdir. Günümüzde mezar, türbe, yatır ve benzeri yerlerin ziyareti ve bunlardan medet umulması da bu inanç sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır. Eski Türklerde mezarları gizleme geleneği yoktur, aksine özellikle büyüklerin özel mezarları yapılıp, üzerilerine bir yapı (bark) yapılmış, barkın iç duvarları ölünün yaşarken katıldığı savaş sahnelerini gösteren resimlerle süslenmiştir. Ayrıca mezarın veya mezar yapısının üstüne Balballar dikilmiş, sıradan kişilerin mezarlarına da, belirli olması için tümsek biçimi verilmiştir.
Mezarlara taş dikilmesi ve bu taşın san’at eseri haline getirilecek kadar süslenmesi Türklerde görülmektedir. Suudi Arabistan’da yerleşik ve hakim Vahhabi inanışı buna şiddetle karşı çıkmakta ve şirk (Allah’a eş koşma) olarak kabul etmektedir. Bu nedenle Suudi Arabistan’da bazı Şii mezarlıkları dışında mezar taşı, ve yapılı mezar hatta bazı yerlerde tümsek bile yoktur. Ölünün toprakla bütünleşmesi ve zaman içinde kaybolması istenir.

Türbe. Şamanlık ritüelinde atalara bağlılık esastır, doğru onlardadır, atalar öldükten sonra türbelerde yatırılır. Türbelere hücumun sebebi bu atalar kültüdür.

Türbelerde, cami avlularında mum yakmak. Şamanlardan kalma bir başka adettir.

Müzikli ayinler. Şamanlar âyinlerinde davul ve kopuz kullanmışlardır. Müziksiz bir âyin düşünülemez. Şaman geleneğinin devamı olarak Anadolu’da Hz. Muhammed’in (mevlit) , Hz. Ali’nin hayatları müzikle okunmaktadır. Mevlevi semaları, alevi semahları, mevlit ve ilahiler, ağıtlar sadece Anadolu’da uygulanan müzikli anlatımlardır. Azerbaycan’da Muharrem ayında camilerde 3 gece ilahi benzeri ağıtlar okunur.  Oysa İslam dini örfünde Kur’an dışındaki dinî eserlerin müzikle okunması günah kabul edilir. Şamanlık geleneğinde ataların hatıraları kutsal gün ve gecelerde yaşatılmıştır. Bu adet günümüzde kandil gecelerinde uygulanmaktadır.

Ağaçlara bez ve çaput bağlamak, dilek tutmak, Nevruzda gül ağacına dilek takmak. alternatif link Çapıt (çabut-bez) bağlama Türklerin Şamanlık ritüelinden kalan Gök Tengriye (Gök Tanrıya) adak geleneği. Anadolu’da, Azerbaycan’da, Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde ve Türklerin özerk bölgelerinde, Afganistan’ın Özbek-Türkmen bölgelerinde Türklerin yaşadığı her yer hala sürdürülen bir Türk geleneği. Bu inançta, Türkler çeşitli dilek ve isteklerinin yerine gelmesi amacı ile söz konusu bez ve çaputları kendi kutsal bildikleri ağaçlara, yerlere bağlamaktadırlar. Bezler onu bağlayan kişinin vücudunun bir parçasını sembolize etmektedir.

Tahtaya işaret ve orta parmakların eklemleriyle üç kere vurmak. İstenmeyen bir olay duyulduğunda “benim/bizim de başımıza gelmesin” “bizden uzak dursun” düşüncesiyle aslında kötülükten korunmak ve kötü ruhların duymasını önlemek amacıyla yapılır. Bazıları bunun arkasından kulak da  çekerler. Amerikalılar da “knock on the wood” deyip 3 defa tahtaya vururlar. Bu adet onlara Bering Boğazını geçip yerlilerle karışan Türklerden gelmiş olmasın?

Kurşun dökmek. İnsana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini ortadan kaldırmak için yapılır. Şamanlar bu ritüele “Kut Dökme” anlamına gelen “Kut Kuyma” adını vermişlerdi. İnsana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini ortadan kaldırmaya yönelik olarak çok eski dönemlerde uygulanan sihir kökenli bir ritüeldir. Aynı amaçla tütsü olarak yüzerlik (üzerlik) otu da yakılmaktadır. Halk arasında nazarlık otu de denilen yüzerlik ya da üzerlik otu  gerçekten de sinir sistemini rahatlatıyor, histeriyi gideriyor, baş ve bel ağrılarına, nefes darlığına iyi geliyor, kalp çarpıntısını önlüyor BAKINIZ: http://www.50mucizebitki.com/uzerlik.html  Türkiye ve Azerbaycan’da bu iki adet halen yoğun şekilde sürdürülmektedir.

Uzağa gidenin arkasından su dökmek.  Şaman ve kadim Türk adetidir.

Loğusa kadınların başına kırmızı kurdela bağlamak. Şamanların döneminden günümüze kadar gelmiş bir adettir. Bu kurdelanın anneyi ve yeni doğan çocuğu, albız (Anadolu’da, Azerbaycan’da  ilbiz) denen şeytana karşı koruduğuna, özelikle Alevilikde gözlemlenen mezarın başına bağlanan kırmızı kurdelanın da ölüye kötü ruhların musallat olmasını engellediğine inanılır.

Yeni ayın görünmesi. Yeni ayın yeni umutlara ve yeni başlangıçlara vesile olacağı düşünülür. Bu olgu da Türkler’in eski Göktanrı inancından kaynaklanmaktadır. Eskiden Anadolu’da yeni ayın görünmesi sırasında yere diz çökerek niyaz edilmekte, gökyüzüne, aya ve toprağa bakarak dilekte bulunulmaktaydı.

40 sayısının önemine inanmak. Eski Türk inanışına göre ruh fizikî bedeni 40 gün sonra terk etmektedir. Türk destanlarında kırk sayısı çok yer alır ve kırk yiğitler, kırk kızlar epeyce geçer. Manas destanında olduğu gibi, Dede Korkut hikâyelerinde kırk yiğitler görülmektedir. Kırgız türeyiş efsânesinde de, Sağan Han’ın bir kızı ve otuz dokuz hizmetçisi ile kırk kız bir gölün kenarına giderek sudan gebe kalmışlardı. Oğuz’un verdiği şölende, diktirdiği sırıkların boyu kırk kulaç uzunluğunda idi. Hikâyelerde ve masallarda kırk gün ve kırk gece düğünler, kırk haremiler, kırk satır ve kırk katır çok geçer. Bazı ejderhalar vardır ki onlar yenilmez ve ölmezler, ancak bunların tılsımları bozulursa ölürler. Bu gibi ejderhaların kırk günlük bir uyku zamanı vardır. İşte bu zamanda ejderhanın yanına gidilir, üzerinden kırk tâne kıl koparılır, ateşe atılarak yakılırsa ejderha da ölür.

40 sayısı ayrıca totemcilik döneminden kalma bir inanıştır. Semâvî dinler dahil tüm dinlerde 40 sembolizmasının görülmesi dinlerin evrim süreci konusunda fikir vermektedir. İslamda “kırklar” adı altında kırk kişilik cemaat/evliya menkıbeleri bulunmaktadır. İslâmiyette ölümün ardından 40 gün geçtikten sonra Kur’an ve Mevlit okutma âdetlerinin, Musa’nın Tanrı’nın buyruklarını Tur dağında 40 gün 40 gecede almasının, eski Mısır’da firavunun ölümünden kırk gün sonra cennete gidebilmek için bir boğa ile mücadele etmek zorunda kalmasının, Hıristiyanların paskalyaya 40 gün oruç tutarak hazırlanmasının, Ayasofya kilisesinin zemin katında 40 sütununun ve kubbesinde de 40 penceresi olmasının kökeninde o devirlerden kalma Şaman veya totem geleneklerine benzetilmektedir.

Köpek ulumasının uğursuz sayılması. Anadolu’da köpek uluması uğursuz sayılmaktadır. Köpeklerin bâzı olayları önceden algıladıklarına ve bunu uluyarak anlattıklarına inanılır. İnanışa göre  köpek ruhun ya da başka bir bedensiz varlığın yaklaştığını uzaktan acı ulumayla haber verebilmektedir. Köpeğin ulurken yöneldiği yerde birisinin pek yakında öleceğine işaret sayılır. Bu olayı yıllarca önce Ankara’da bizzat yaşadım. Bir köpek Sağlık sokakta oturduğumuz apartmanın arkasındaki arsada birkaç gün boyunca bizim apartmana bakarak uludu. Anneannem “eyvah bu köpek buradan birini götürecek” dedi. Nitekim 5 gün sonra daha önce hiçbir rahatsızlığı olmayan üst katlarda oturan bir bey vefat etti.

1559744_189226461285220_1055815582_nNazar inancı. Türklerde halk arasında “nazar” olgusu çok yaygın ve eski bir inançtır. Bazı insanların olağandışı özellikleri olduğu ve bunların bakışlarının karşılarındaki kimselere rahatsızlık verdiğine, kötülük yaptığına inanılır. Bunun önüne geçmek için “nazar boncuğu”, “deve boncuğu”, “göz boncuğu” v.s. takılır.

İçki içilmesi. Göktanrı inancında kanlı kurbanlardan başka bir de kansız kurbanlar vardır. Saçı, yalma, yani ağaçlara veya kamın davuluna bağlanan paçavralar, ateşe yağ atma, tözlerin ağızlarını yağlama ve kımız serpme gibi törenler bu kansız kurbanlardır. Şamanlar (kamlar), Tanrı ve koruyucu ruhlar için arak (rakı) saçı saçarlar, bu kansız kurban sayılır. Eski Türk kültüründe içki içilmesi yaygın bir gelenektir. Özellikle düğünlerde ve mutlu günlerde müzik eşliğinde içki içilmesi geleneği vardır. İslâm’da içki içilmesi kesinlikle yasaklanmış olmasına rağmen Türklerde bu adet yer yer sürdürülmektedir.

Kubbe. Türklerin cami mimarisine kattığı “kubbe” Gök Tanrı dini’nden taşınan bir durumdur.

Hayvan figürleri. Şaman’ın üzerine giydiği giysiye yılan, akrep, çiyan, kunduz gibi yabanî ve zararlı hayvan şekilleri çizilerek onların kaçırılacağına inanılırdı. Bugün Anadolu’da Türkmen köylerinde dokunan halı, kilim gibi örgüler Şaman giysilerinin izleri taşımaktadır.

Bülent Pakman. Şubat 2011. Son güncelleme Mayıs 2014. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz.

Devamı için lütfen tıklayın: Geleneksel Türk Dininden Anadolu’ya taşınanlar Twitter Widgets Facebook Widgets

IMG_2080Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

[/embed]

Şamanlık ve Tengricilik’ten gelen Türk adetleri için 2 cevap

  1. YUSUF ARİ dedi ki:

    CAHİL DEMİYORUM.HER GÜN EZANLARIN OKUNDUĞU MÜSLÜMAN BİR ÜLKEDE.TC KURAN DEVLET ADAMLARINDAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜN BİLE ISRARLA ÖNEM VERDİĞİ.KURANIN MEALİNİ OKUMADAN.SORMADAN .SORUŞTURMADAN.BİLİMSEL AKIL VE ANALİTİK MANTIKTAN YOKSUN BİR AKILLA NAZARI REDDEDEN HAKKA KARŞI KÖR BEYEFENDİ.NAZAR HAKTIR.LÜTFEN KURAN MEALİ OKU.FELAK VE NAS SURELERİ.

    • bpakman dedi ki:

      Anlamadım, bunlar banaysa ben sorarım, soruştururum, “Nazar” konusunda yazım var. öyle ki Google da “Nazar var mı” diye yazarsan birinci sırada benim yazım çıkar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s