Şeki

Azerbaycan’ın kuzeyindeki Şeki şehri, Bakû’ye 360 km. uzaklıkta, deniz seviyesinden 700 m yükseklikte, tarihi İpek Yolu üzerinde bulunuyor. Büyük Kafkas sıradağlarının güneyinde konuşlanmış etrafı dağlarla ve ormanlarla çevrili şirin bir dağ kenti. Adının, M.Ö. 7. yüzyılda buraya gelmiş ve asırlarca yaşamış olan Sakalar’dan kaldığı tahmin ediliyor. Kiş ırmağının sol kıyısındaki düzlükte yer alan kent, aslında eskiden daha ilerde, dağın yamacında bulunuyormuş. Ama 18. yüzyılda 1772 de meydana gelen bir sel ve heyelan faciasının ardından, şimdiki yerine, “Nukha” adlı bir köyün hemen yanına taşınmış. Bu yüzden, şehir bir süre “Nukha” olarak anılmış ama, 1960 yılında “Şeki” adı yeniden ve resmen geri dönmüş.

Şeki helvası

7. yüzyılda Arapların, 11. yüzyılda Şirvanşahların, daha sonra İldenizlilerin, bir süre Gürcü Krallığı’nın, 1551’de Safevî Devleti’nin, 16. yüzyılın sonlarına doğru 1578 yılında Osmanlı Devleti’nin, 1606’da Şah I. Abbas ve Safevî Devleti’nin, 1722-1735 arası Osmanlı egemenliğine girdi. 1743’te Hacı Çelebi önderliğinde Şeki Hanlığı kuruldu. 1805’te Rus egemenliğine girdi.

Şeki pitisi

Şeki, aynı zamanda tanınmış bir ipekçilik merkezi. Eski Sovyetler Birliğinin en büyük ipekçilik tesisleri burada kurulmuş. Bugün “İpek Kombinat” adını taşıyan fabrika hâlâ hizmette.

Şeki’de taş üzerine resim sanatı

Han Sarayı

Şeki Han Sarayı

Şeki Han Sarayı

Tuğladan yapılmış eski evleri ve daracık sokaklarıyla çok sevimli bir kent olan Şeki’de görülmesi gereken yerlerin başında “Han Sarayı” geliyor. Han sarayı, 1762 yılında Hüseyin Han tarafından yaptırılmış. Hüseyin Han, aynı zamanda, “Müştak” takma adıyla eserler vermiş olan ünlü bir şair. İki katlı olan sarayın süslemelerine hayran kalmamak gerçekten elde değil. Bir tanesi 24 m. uzunluğunda olan çeşitli freskler ve olağanüstü cam ve vitray işçiliği görmeye değer. Söylendiğine göre, saray hiç çivi kullanılmadan inşa edilmiş ve bu özelliği ile dünyada bir eşi yok. Sarayın cephesi çiçek resimleri ve geometrik desenlerle süslenmiş. Binanın iç duvarları ise 18. yüzyıl freskleri ile kaplı. Fresklerin çoğunda vazo içinde çiçek figürleri var ama, birinci katın salonlarında daha çok av ve savaş sahneleri görüntülenmiş bulunuyor. Yani, Han Sarayı, 18. yüzyıl Azerbaycan folklorunun en ilginç örneklerinin sergilendiği çok kıymetli bir yapı ve Şekililer için bir iftihar vesilesi.

Şeki’de sanduka imalatı

Şeki’deki camilerin içinde en ünlüsü “Aka Han camii” de denilen “Cuma Camii”. Zaten 40 m. yüksekliğindeki minaresiyle hemen göze çarpıyor. 18. yüzyılda inşa edilmiş. Şehirde ayrıca, 19. yüzyıla ait bir hamam ve bir de Kervansaray var.

Şeki’de şebeke sanatı

Şehrin merkezindeki iki yüksek yapı Sovyet döneminde inşa edilmiş. Buradan bütün Şeki’yi ve kırmızı kiremitli damları görmek mümkün. Tiyatro sevenler için, “Drama Tiyatrosu”, Azatlık Caddesinde. Ayrıca, Şeki’li eğitimci ve yazar Raşitbey Efendi’nin evi de müzeye dönüştürülmüş. Han Sarayı’na giderken, tam yol üzerinde bulunuyor.

Şeki’nin elişleri

Gelersen, görersen

Şehir merkezinin dışında, “Gelersen-Görersen” adını taşıyan bir kalenin kalıntılarını da ihmal etmemeli. Kale kumandanının kendisini tehdit eden düşmana “Gelirsen, – gününü- görürsün” diye haber yollaması üzerine böyle adlandırılan, şehrin hemen kuzeyinde. Şehir dışında, bir de, 7. yüzyıldan kalma Alban Mabedi var. Bu gezi yerleri, şehir merkezinden 15 dakika uzaklıkta.

Şeki Tar imalatı

Şeki’de Ağaç Oymacılığı

Kaynaklar: Diplomat Atlas dergisi, Vikipedia. Videolar: TRT – Bekir Develi’den derlenmiştir.

Bülent Pakman. Kasım 2012. İzin alınmadan, aktif link verilmeden yayımlamaz, alıntı yapılamaz.

Türkiye’de Azerbaycan Türklerine yanlışlıkla Azeri konuştukları dile de Azerice denmektedir. Azeriler İran’da yaşayan küçük bir etnik topluluktur. Doğrusu Türkiye Türklerine göre “Azerbaycan Türkleri” ve “Azerbaycan Türkçesi” olup  Azerbaycan Türklerine göre ise  “Azerbaycan Halkı” ve “Azerbaycan’ca” veya “Azerbaycan Dili”dir. Günlüklerimizde arada Azerice ve Azeri kelimelerinin kullanılmasının sebebi arama motorlarına daha çok o şekilde girilmesindendir. alternatif link

Kurtlar olur çobanların koyunu
İtten öğrenirse, kendi soyunu
“Azerilik” komunizmin oyunu
Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz!

Bahtiyar VAHAPZADE

AZERBAYCAN GÜNLÜKLERİ:

Bakü’ye gelmeyi düşünen Türk vatandaşlarına yardım için şahsi görüşler yanında bazı bölümleri kaynakları verilmiş yorumlu-yorumsuz alıntılarla derlenmiştir, tenkidi (eleştirel) ya da başka hiç bir amacı yoktur.  Yaşanmakta olan hızlı gelişimler sonucu çok şeyin değişmekte, güncelliğini yitirmekte olduğu da göz önüne alınmalı, burada yazılan herşeyin doğru ve aktüel olduğu düşünülmemelidir.  Kelimelerin çoklu anlamlarında ve ifadelerde tam bilgi sahibi olunmadan değerlendirmeler yapılması da yanlış anlamalara sebep olabilir. 

Başka yerlerde bana ait olarak gösterilen yazılarla ilgim yoktur. Yazılarım sadece buradadır.

Twitter Widgets Facebook Widgets

Bakü Ofis 2011Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s