Azerbaycan Türkçesinin kökeni

AZERBAYCAN TÜRKÇESİ TARİHİ

Türk Dilleri 3 gruptur.

Oğuz Grubu:
Türkiye Türkçesi
Azerbaycan Türkçesi
İran Türkçesi
Gagavuz Türkçesi
Balkan Türkçeleri
Suriye Türkçesi
Türkmen Türkçesi

Karluk Grubu:
Uygur Türkçesi
Özbek Türkçesi

Kıpçak Grubu:
Kazak Türkçesi
Kırgız Türkçesi
Nogay Türkçesi
Malakar Türkçesi
Karaçay Türkçesi
Kumuk Türkçesi

Karluk grubu daha çok Kıpçak ağırlıklı olmak üzere diğer iki grubun özelliklerini taşıdığından Türk Dilleri, 3 yerine  Oğuz ve Kıpçak olmak üzere 2 gruba da ayrılabilir.

11. – 13. yüzyıllar arası Oğuzların Orta Asya’dan batıya doğru uzanan siyasî etkinliklerinin güçlenme dönemidir. Nitekim daha 11. yüzyılda büyük Selçuklu Devleti’nin batıya yaptığı göçlerle, Oğuz nüfuzu yalnız Sirderya, Maveraünnehir, Harezm ve Horasan bölgelerinde kalmamış; Azerbaycan üzerinden Abbasi Devleti‘nin başkenti ve büyük kültür merkezi Bağdat’a kadar uzanmıştır. Türkler 13. yüzyıla kadar tek bir yazı dili kullanmışlardır. 13. yüz yıldan itibaren Azerbaycan ve Anadolu’daki Türklerin sayısı giderek artmış, Harezm’de ortaya çıkan yazı dili Oğuzca merkezli bir özellikte bağımsız gelişimine başlamış, Türk kültür merkezini Selçuklu Türklerine yaklaştırmıştır. Batı Türkçesi (Oğuzca veya Yeni Batı Türkçesi) olarak belirtilen bu bölge Türkçesinin içinde saha bakımından zamanla iki daire meydana gelmiştir. Bunlardan biri Azerbaycan ve Doğu Anadolu sahasını içine alan Doğu Oğuz kolu, diğer Osmanlı sahasını içine alan Batı Oğuz koludur. 13. yüzyıl başlarında başlayan Moğol baskısı neticesinde buradaki Türkler Anadolu’ya gelmişlerdir. Anadolu’ya gelen Türkler arasında edebî dili bilenler vardı, ama daha önce buralara yerleşmiş olan Oğuz Türkleri, edebî dilden uzak idiler. Dolayısıyla eser veren kişiler yeni bir edebî dil yaratırken Oğuz Türkçesi ile edebî dili kaynaştırdılar. Ayrıca Oğuzların zengin bir sözlü edebiyata sahip olması ve bu edebiyatın yazıya geçirilmesi ihtiyacı, Anadolu Selçuklularından sonra kurulan Beyliklerin Türkçeyi teşvik etmeleri, Azerbaycan ve Anadolu’da ‘Oğuzca’ya dayalı yeni bir yazı dilinin oluşmasını sağlamıştır.

Azerbaycan Türkçesi, Batı Türkçesinin doğu sahası içinde yer alan ağızlar topluluğu ve bu saha içinde gelişen yazı dilinin adıdır. Oğuzcaya dayalı olarak 13. asırdan günümüze kadar kullanılan Batı Türkçesi zamanla Osmanlı Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesi olarak iki daireye ayrılır. Dolayısıyla Azerbaycan Türkçesi ‘Doğu Oğuzcası’, Osmanlı Türkçesi de ‘Batı Oğuzcası’dır. Muharrem Ergin, Azerbaycan Türkçesinin yazı dili olarak ortaya çıkışını şöyle değerlendirmektedir: “..Azeri sahası Batı Türkçesinin esas yazı dili çizgisini teşkil eden Osmanlı yazı dili çizgisinin paralelinden dışarı çıkmamıştır. İki sahadaki eserler arasında görülen ufak tefek farklar hep, bir yazı dilinin iki uzak bölgesi arasında görülen mahallî ayrılıklar çerçevesinde kalmış, Azerî ve Osmanlı Türkçeleri, günümüze kadar hiç bir zaman iki ayrı yazı dili haline gelmemiş, daima aynı yazı dilinin iki ayrı dairedeki görünüşünü teşkil etmişlerdir. Bu iki görünüş, ayrı siyasi idarelere, ayrı sosyal çevrelere ve ayrı kültür merkezlerine bağlı olan iki sahada, yazı dili disiplininin bugünkünden farklı olarak mahallî tesirlere açık bulunduğu devrelerin tabiî bir tezahüründen başka bir şey değildir.” Azerbaycan ve Osmanlı Türkçeleri arasında, daha çok şivede kalan ayrılıkların sebeplerini Doğu Oğuz koluna Oğuz dışı Türk şivelerinin, özellikle Kıpçak unsurlarının yaptığı etki ve İlhanlılardan kalan bazı Moğolca izlerinde aramak lazımdır.

1546028_10202463150094112_1916499909_nAzerbaycan Türkçesinin özellikleri XIII-XIV. yüzyıllarda doğmaya başlar. O dönemlerde Azerbaycan Türkçesi Anadolu Türkçesiyle iç içedir. XII. yüzyılda Ahmet Yesevî’de, XIII. yüzyılda Assaluk’ta Oğuzca özellikler saptanır. Nevaî’de ve Çağatay Türkçesinde Azerbaycan Türkçesinin izleri görülür. Bu yüzyıllarda Azeri-Anadolu Türkçesi ayrımı bulunmaz. Sultan Veled’de, Yunus’ta (XIV. yy.) Azerbaycan Türkçesinin özellikleri vardır. XV. yüzyıldan kalan Dede Korkut, Kadı Burhaneddin Divanı, Hasanoğlu’nun şiirleri, Ahmet Haramî Destanı, Hataî, Nesimî ve Fuzulî’nin eserleri hem Anadolu hem de Azerbaycan sahasının ortak ürünleridir. Fuzulî ve Habibî’den sonra Azerbaycan Türkçesinin dil özellikleri giderek yoğunlaşır. Azerbaycan sahası dil coğrafyası bakımından Doğu Anadolu, Güney Kafkasya ve Kafkas Azerbaycan’ı, İran Azerbaycan’ı Kerkük ve Irak-Suriye Türkleri bölgelerini içine alır. XIV. yüzyıldan itibaren tek bir çizgi hâlinde günümüze gelen Azerbaycan Türkçesi 1828’de Azerbaycan’ın ikiye ayrılmasıyla kesintiye uğramıştır. Bugün Güney Azerbaycan’da Farsça yazı dili durumundadır. Dolayısıyla Azerbaycan Türkçesinin yazı dili olarak merkezi Kuzey Azerbaycan’dır. Bugünkü Azerbaycan yazı dili öncelikle Bakü, Karabağ ve Tebriz ağızları üçgeni ile Batı Türkçesinin oluşumuna dayanmaktadır. Şireliyef, Azerbaycan edebî dilinin ağızlarını dört grup etrafında toplamaktadır. Bu gruplar şunlardır:

1. Doğu Grubu Ağızları: Bu gruba Bakü, Şamahı, Guba dialektleri, Mugan grubu ve Lenkeran ağızları dâhildir.

2. Batı Grubu Ağızları: Gazah, Karabağ, Gence ve Ayrım ağzı bu grubu oluşturur.

3. Kuzey Grubu Ağızları: Nuha ve Zagalata-Gah ağızlarını içerir.

4. Güney Grubu Ağızları: Bu gruba da Nahçıvan, Ordubad, Tebriz ve Yerevan ağızları dâhildir.

Azerbaycan’da 1929 yılına kadar Arap alfabesi kullanılmıştır. Latin alfabesi 1922 yılın-da onaylanmış, ancak Arap alfabesi kullanımdan kalkmamıştır. 1922-1929 arasında iki alfabe yan yana kullanılmıştır. 1939 yılından itibaren Azerbaycan’da Kiril alfabesi kullanılmaya başlanmıştır. 1992 yılından itibaren Latin alfabesi kullanılmaya başlanmış ve bu alfabe 2001’de resmen onaylanmıştır.

Yaralanılan Kaynaklar:

ÇAĞDAŞ TÜRK YAZI DİLLERİ-I.  Prof.Dr. Ahmet BURAN (Ünite 1-8)
Doç.Dr. Ercan ALKAYA (Ünite 1-8).
T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2392
AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1389.

Wikipedi

vb

Bülent Pakman. Kasım 2013. Güncelleme Nisan 2014. İzin alınmadan, aktif link verilmeden yayımlamaz, alıntı yapılamaz.

Türkiye’de Azerbaycan Türklerine yanlışlıkla Azeri konuştukları dile de Azerice denmektedir. Azeriler İran’da yaşayan küçük bir etnik topluluktur. Doğrusu Türkiye Türklerine göre “Azerbaycan Türkleri” ve “Azerbaycan Türkçesi” olup  Azerbaycan Türklerine göre ise  “Azerbaycan Halkı” ve “Azerbaycan’ca” veya “Azerbaycan Dili”dir. Günlüklerimizde arada Azerice ve Azeri kelimelerinin kullanılmasının sebebi arama motorlarına daha çok o şekilde girilmesindendir. alternatif link

Kurtlar olur çobanların koyunu
İtten öğrenirse, kendi soyunu
“Azerilik” komunizmin oyunu
Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz!

Bahtiyar VAHAPZADE

AZERBAYCAN GÜNLÜKLERİ:

Bakü’ye gelmeyi düşünen Türk vatandaşlarına yardım için şahsi görüşler yanında bazı bölümleri kaynakları verilmiş yorumlu-yorumsuz alıntılarla derlenmiştir, tenkidi (eleştirel) ya da başka hiç bir amacı yoktur.  Yaşanmakta olan hızlı gelişimler sonucu çok şeyin değişmekte, güncelliğini yitirmekte olduğu da göz önüne alınmalı, burada yazılan herşeyin doğru ve aktüel olduğu düşünülmemelidir.  Kelimelerin çoklu anlamlarında ve ifadelerde tam bilgi sahibi olunmadan değerlendirmeler yapılması da yanlış anlamalara sebep olabilir. 

Başka yerlerde bana ait olarak gösterilen yazılarla ilgim yoktur. Yazılarım sadece buradadır.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s