Reenkarnasyonda (Ruh Göçünde – Tekrar Doğuşta) Geçmişi Hatırlama – Hatırlamama

Madem reenkarnasyon var da neden önceki hayatlarımızı hatırlamıyoruz?

Bunu da aşağıdaki Kur’an ayeti açıklıyor:

Allah sizi yarattı. Sonra sizi vefat ettirecek. İçinizden bazıları ömrün en basit noktasına geri çevrilir ki, bir ilimden sonra hiçbirşey bilmez olsun.” Nahl 70

Yani öldükten sonra, hayatın/ömrün en basit noktası olan döllenme sırasında yeniden dünyaya gönderiliyor ama önceki hayata dair hiçbir şeyi bilmez yani hatırlatılmayacak şekilde.

Dünyaya her gelişte yeni ve temiz bir sayfa açmak için önceki hayatları hatırlamayarak yani beyin hafızası resetlenmiş/sıfırlanmış (en basit nokta) olarak ama bir önceki hayatta kalınan ruhsal tekamül düzeyinden, ruhsal birikiminden başlanmaktadır. Önceki hayatları dünyada olduğumuz süre zarfında hatırlamamaktayız ama onların tüm birikimlerini, ağırlığını ve izlerini üzerimizde taşımaktayız. Ruhun tekamülü ise süreklidir, bu dünyada, öteki alemde, tekrar bu dünyada … bu sürer gider ve hiçbir zaman kesintiye uğramaz. Sonuçta ruh bedene bağlanınca artık o bağlandığı formun bilinç ve eylem olanakları ile sınırlanır. Böylece kendini, neden oraya geldiğini, omuzunda taşıdığı geçmiş hayatlarını hatırlayamaz. Bunu bir başka Kur’an ayetinde de görüyoruz:

“…yine içinizden bir kimse bir ilimden sonra birşey bilmesin diye ömrün en basit ve düşük noktasına geri gönderiliyor.“ Hac 5.

Yani öldükten sonra, bedenlenmenin en basit ve düşük noktası olan döllenme sırasında tekrar dünyaya gönderilmesi önceki hayata dair hiçbir şeyi bilmesin hatırlatılmasın şeklinde oluyor.

Misyon görevlileri geçmiş hayatlarını çoğunlukla bilirler zira geçmişin negatif etkisinde kalmayacak düzeydedirler. Ondan çoktan alacaklarını almış, negatiflikleri çok geride bırakmış, pozitife çevirmişlerdir.

Bizlere ise geçmiş hayatlarımız özellikle hatırlatılmaz. Ruhumuzda bunlar silinmemiştir, bütün geçmişimiz kayıtlıdır ama beynimiz sıfırlanmış olarak yeniden dünyaya geliriz. Zira bizim düzeyimizde birisi geçmiş hayatını hatırlasaydı onun negatif etkilerinden kurtulamazdı. Beyni de tüm çer-çöpüyle kaldığı yerden devam ederdi. Yani fasit daire içinde döner dururdu. Bizim gibilere onun için beyin açısından temiz bir sayfa açılır. Ama ruhumuz aynen kaldığı yerden devam eder, yeni hayatın hard diskinde, belleğinde yani arka planda izler mutlaka kalmıştır.

Özetle bu konu, bilgisayar hard diskinden bir şey silindiği zaman özel bir işlemle tamamen silinmedikçe onun izlerinin arka planda kalmasına benziyor.

Bu hana ve bu handan
Kaç seyyah geldi geçti
Kaç kervan kefenlenip gitti
Herkes geldi, herkes gitti
Kimse bilmedi neden geldiğini
Nereye gittiğini…”   James Clarence Mangan, İrlandalı şair. Daha fazla bilgi için TIKLAYIN

Çocuk abakustan toplamayı öğrenir ama yıllar sonra abakusu hatırlamaz bile. Önemli olan artık toplamayı yapabilmesidir. Onu nasıl öğrendiği mazide kalmıştır. Geçmiş hayatı hatırlamamak da buna benzer.

Dr. Bedir Hatem “Sevgi ve Umut” adlı kitabında bunu şöyle açıklıyor: ”Sebebi: geçmiş yaşantılarımızı hatırlasaydık bu yaşantımızda geçmişin intikamlarını almaya kalkar dolayısıyla bu yeni yaşam eskisinin devamı olurdu ve kısır döngülerle girerdik yeni yaşamlar bulamadan eski yaşamların bunalımlarını yaşamak zorunda kalırdık. Yani aynı filin devamı arkası yarın dizilerine dönerdi. Oysa insan bir aktör gibi enkarnelerinde yaşamı boyunca devamlı olarak farklı ve değişik senaryoları olan filmle (yaşamlar) çevirmek için vardır. Örnek: katilini tanıyan bir maktul isek ve katili hatırlayıp görürsek onu öldürmeye çalışırsak. Eşini aldatan bir kadın kocası tarafından tanınırsa intikam alabilir. Dolayısıyla dizi gibi enkarneler olurdu o zaman yaratılışın amacı olan evrimler sonucunda tekamül felsefesi işlemez olurdu.” (Hatem, 2007;11).

Çok zor ve ekstrem olarak hipnoz yoluyla geçmiş hayatlara erişilebilmektedir. Spiritüalizmde buna “ekminezi” denmektedir. Ancak bunun doğruluğunu tesbit etmek kolay değildir. O zamana ait kimsenin bilemeyeceği bir olayın, çevrenin, kültürün v.b. tahkikiyle anlatılanların doğrulanması bazı durumlarda mümkün olmuştur. Mesela uyutulan insanın birden bire hiç bilmediği bir dili konuşmaya başlaması gibi. Hipnoz yoluyla geçmişe gitmek bazan ızdırap vermekte bazen ise rahatlık sağlamaktadır.

Farkındalık bazı durumlarda olabilir, özellikle Güney Anadolu’daki Nusayriler reenkarnasyona inandıkları için genelde çocuklarının ilk konuşmalarına (böyle konuşma olursa tabii) kulak verirler. Hatay, Adana ve Mersin’de Nusayriler arasında çok sayıda, oldukça şaşırtıcı reankarnasyon olgularının gözlemlenmesi bu sayede olmuştur. (Nusayrilerde reenkarnasyon inancı konusu bir başka yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN)

Buna paralel görüşe göre yeniden dünyaya gelişte aslında herşey hatırlanır. Çocuk konuşmayı öğreninceye kadar bunların tamamını ya da çoğunu unutur, konuşmayı öğrenmeye başladıktan sonra ilk yapmak istediği iş olarak geçmiş hayatına ait aklında kaldıysa bir şeyleri anlatmak olur ama ebeveynleri saçma, sapan konuşma gibi gerekçelerle onları sustururlar, onlar da susar, 4 yaşından sonra da beyinleri yeniliklerle dolmaya başlar ve herşeyi unuturlar.

Bunu bilmeyen toplumlarda çocuğun konuşmalarına inanılmaz, susturulur ya da çocuk aldıran olmayınca kendisi susar ve unutur. Ancak olması gereken geçmiş hayatı hatırlamamaktır. Yoksa yeni bir sayfa hiç bir zaman açılamaz.

Çocuklukta Geçmişi Hatırlama

Geçmişin izi, çocuk rüyalarında Özhan TEZEL /HABER MERKEZİ. Sabah Gazetesi. 15.05.2005. http://arsiv.sabah.com.tr/2005/05/15/gnd103.html

Geçmiş yaşam terapileri eğitimcisi Dr. Jeffery Ryan, dört yaşından küçük çocukların rüyalarında geçmiş hayatları gördüğünü söylüyor.

Uluslararası tanınmış Geçmiş Yaşam Terapileri eğitimcisi olan Dr. Jeffery Ryan reenkarnasyon ve geçmiş yaşam hatırlama fenomeniyle ilgili SABAH’a çarpıcı açıklamalarda bulundu. “Konu reenkarnasyon olduğunda dört yaş altı çocukların rüyaları çok önemli. Çünkü 4 yaşından sonra geçmiş hayat anıları rüya gibi kolay bir yöntemle değil daha zor olan hipnoz ile ortaya çıkar” diyen Ryan insan zihninin yaralarına tutunma gücünün çok güçlü olduğunu ve bu yaraların insanın ruhuna işlediğini söylüyor.

* Bilimsel olarak reenkarnasyon var mı?
Reenkarnasyon bir doktrindir. Zamanın başlangıcından bugüne süregelen bir bilgi birikimidir. Fakat bilim henüz yeni yeni reenkarnasyonu ve onunla gelen bu bilgi birikimini araştırmaya başladı. Hep büyük filozoflar ve din bilginleri bu olgu üzerine tartıştılar. Şimdilik bilimsel olarak reenkarnasyon vardır denilemez. Fakat her geçen gün daha fazla reenkarnasyona uğradığını söyleyen insanın ortaya çıkması ve inanılmaz yaşanmış gerçeklerden bahsetmesi bu bilimsellik sürecini hızlandırıyor. İnsanların reenkarnasyon hikayeleri gitgide birbirine benzeşiyor. Tabi ki bu benzeşme bilimsel olduğunu göstermez ama bilgilenme sürecinin doğru ilerlediğini işaret eder.

* Reenkarnasyona uğrayanlardan özellikle çocukların geçmiş hayat “anıları” sık sık konuşulur. Neden?
Reenkarnasyon konusunda en fazla çocuklara dikkat edilmeli. Çocukların dört yaşına kadar geçmiş hayatlarındaki anıları genellikle rüyalarında gördüklerini Amerika’da bilimsel olarak gözlemledik. Dört yaş diyorum çünkü dört yaşından sonra çocuklar geçmiş hayatlarını ve bu hayatlarına ait anılarını unutmaya başlarlar. Dikkat edin rüyasında bu geçmiş hayat anılarını gören çocuklar bu “anılarını” mutlaka anlatır ve hatırlar.

ANLAMAYA ÇALIŞIN
* Nasıl?
Şöyle. ‘Anneciğim, babacığım geçen gece rüyamda şunu gördüm’ dediklerinde durup bu çocuk neden bahsediyor diye düşünmek gerekir. Bu durumda çocuklarla hemen bir diyaloga girilmeli ve rüya hakkında çocuğun detaylı konuşması istenmelidir. Tabii çocuğu bir yetişkin gibi sıkıştırmadan üzerinde baskı kurmadan yapmalıyız. Bir çok ebeveyn genelde şöyle der: Meraklanma çocuğum sadece bir rüyaydı. Bu çok yanlış. Aksine çocuğa ‘Bana biraz daha anlat ne oldu? Hiç isim hatırlıyor musun? Neredeydin? Ne yapıyordun?’ şeklinde soru sormak lazım. Özellikle dört yaş altı çocukların rüyalarını yani reenkarnasyon tabiriyle ‘anılarını’ gözardı etmemeli ve bu rüyalar hakkında konuşmalıyız.

* Bu konuşmaların çocuğa ne gibi bir faydası olacak?
Çocuklar bazen ‘anne ışığı açık bırakır mısın korkuyorum da’ gibi ifadeler kullanır. Neden korkarlar hiç düşündünüz mü? Acaba bu hayatta değil de geçmiş hayatlarında olan karanlıkla ilgili hatıraları mı gözlerinin önüne geldi? Buradaki fark çok önemli. Çocuklarla gördükleri rüyaları tartışmaya açmak ve akıllarını zorlamak işte bu yüzden gerekir. Bir çok ebeveyn çocukları bu konuları tartışmayı başladıkları zaman konuyu değiştirerek iyilik yaptığını zannediyor. Fakat yanılıyorlar. Çünkü çocukların rüyaları çok keskin ve basittir. Geçmiş hayatlarından izler taşıdığına inanmamız gerekir.

Anılara dikkat
* Çocuklar geçmiş anılarını yani size göre bir önceki hayatlarını sadece rüya yoluyla mı açığa çıkarırlar?
Tabii geçmiş hayatından “anıları” hatırlamak çocuklarda hep rüya görme şeklinde olmaz. Reenkarnasyona uğradığı öngörülen çocuğun önceki hayatına dair direk hatırlama da olabilir. Amerika’dan yaşanmış bir örnek vereyim size. Üç yaşında bir erkek çocuğunu annesi okula götürüyor. Arabayla yolda giderken arka koltukta oturan çocuk annesine şöyle diyor: “Benim ne zaman boğulduğumu hatırlıyor musun?” Annesi önce “ne diyorsun sen” şeklinde bir cevap verdiyse de sonra “anlatsana ben tam hatırlamıyorum” şeklinde yumuşak bir tavır sergiliyor. Çocuk bir nehir kenarında tek başına oynadığını ve nehre giden bir şeyin peşinden kendisinin de gittiğini ve daha sonra boğulduğunu söylüyor. Öyle gözüküyor ki bu “anı” çocuğun eski hayatından bugünkü yaşamına bir hatıra olarak geliyor. Tabii burada önemli iki husus var. Annenin olayı deşmesi ve daha sonra bizlere başvurup bu olayın bilimselliğini sorgulaması.

* Reenkarnasyona uğrayanlar illa ölüm anını mı hatırlarlar?
Hayır. Örnek verdiğim çocuk bunu hatırlıyor olabilir. Fakat başkaları başka şeyleri anımsar ve onu anlatabilir. “Anılarınıza” dikkat edin. Bazen dünyanın daha önce hiç gitmediğiniz bir yerine gidersiniz ve size çok tanıdık gelir. Bunlar için kahin olmak gerekmez. Hepimizin hatıraları vardır.

O ruhu tanımak
* Örnekler de verebilir misiniz?
Mesela bazen biriyle tanışırsınız, kendinize çok yakın hissedersiniz ve ondan hoşlanırsınız. Bazısından ise hiç hoşlanmazsınız. Bu sadece o insandan elektrik alıp alamamakla açıklanmaz. Sizin bazı duygularınızı harekete geçiren bu elektrik geçmiş hayat “anıları” olmasın. İlginç değil mi?

* Ne yani biz o insanla başka bir zaman diliminde tanışıyor muyduk?
Reenkarnasyon doktrine göre bu senin ruhunun onun ruhunu tanıdığı anlamına gelir. Sözünü ettiğim salt aşk ilişkisi değil, geçmişte yaşanmış her türlü ilişki bu elektriklenmeyi sağlayabilir. Geçmiş hayat anılarının canlandığı bir başka örnek ise çocuklar ilkokula gitmeye başladıkları zaman göze çarpar. “Ben bunları daha önceden öğrenmiştim, o yüzden bir daha öğrenmeme gerek yok” gibi cümleler sarfeden çocuklar sıkça görünür. Bu çocuğun başka bir bedende can bulduğunun göstergesi neden olmasın.

* Peki yetişkinler geçmişlerine ait bilgilere nasıl ulaşabilirler?
Onlar rüyalarla değil hipnoz ile gidebilirler. Tabii anlık “anıları” dışında. Yetişkinler için reenkarnasyona uğramışlığın sorunlarının üstesinden gelmek için yeni bir alternatif terapi metodu sağladığına inanıyorum. Çünkü kişilerin derinliklerinde yatan sıkıntılar bu yaşamlarına değil bundan önceki yaşamlarına da ait olabiliyor. Yani geçmiş hayatlarıyla yüzleşmek alternatif terapi yöntemidir..

* İnsanları böyle bir terapiyle rahatlatıyor musunuz?
Evet. Derinlerdeki sorunların çözümü için hipnozla geçmiş hayatlarına götürüyoruz. Böylelikle sıkıntıların temelini oluşturan gerçeklikle yüzleştiriyoruz. Bazı bilinçler daimi reenkarnasyondadır. Hiç birimiz sınırlı sayıda hayat ile sınırlandırılmış değiliz. Yüzlerce kez dünyaya gelmiş olabiliriz. Bu da ruhumuzun yüklü olduğu anlamına gelir ki böyle bir durumda ruhları arındırmak gerekebilir.

Bülent Pakman. Eylül 2011. Düzenleme Ağustos 2015. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kısmen veya tamamen alıntılanamaz.

Reenkarnasyon ile ilgili tüm yazılarımız:

Facebook Widgets

Twitter Widgets

OLYMPUS DIGITAL CAMERABülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Reenkarnasyonda (Ruh Göçünde – Tekrar Doğuşta) Geçmişi Hatırlama – Hatırlamama için 2 cevap

  1. cemil atasever dedi ki:

    … hayatımın ilk 6 ayı hariç tüm safhalarını hatırlıyorum.Rüyalarımda dahil olmak üzere böyle bir şey yok.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s