İzmir’in kurtuluşu _ Celal Nuri’nin Mustafa Kemal ile mülakatı

Öncesi için lütfen tıklayın

Celâl Nuri’nin Gazi Mustafa Kemal ile İzmir’in kurtuluşundan sonra İzmir’de mülâkatı:

– Paşam bu zaferi havsalam ihata etmiyor. Ver elini öpeyim…
Karşımda asr-ı hâzırım en büyük sahib-i seyfi duruyor. Zafer-i nihaî kendisini her vakitten ziyade beşûş etmiş. Paşa, bundan sonra her türlü âmâl-ı milliyemize hem de pek yakında nail olacağımıza kani. Başkumandan-ı âzamımız zaferin süratine hayran.
– Ne dersiniz? Piyade İzmir’e süvarilerle beraber dahil oldu… Bu ne tayy-i mekân mucizesi? Paşa söylüyor:
Askere istirahat emrediyorum. Asker dinlemiyor ve İzmir’de istirahat ederiz; mukabelesiyle cenk ediyorlar!..
İyice anladım ki, Mustafa Kemal Paşa bu muharebede yeni bir usul-i harp ihtiyar etmiş ve herkesi şaşırtmıştır.
Bu taarruz ve tecavüzde ittihaz edilen mektûmiyet bir şaheserdir. Bu kararı kumandanlar bile bilmiyorlardı. Bunun yalnız üç beş mahremi vardı. İşte o kadar…
Paşa söylüyor:
”- Artık Yunan ordusu namına hiçbir şey mevcut değildir. Hatta Yunan devleti bile yoktur. Rumeli’deki bir iki fırkadan maada Yunan’ın hiçbir kuvveti kalmamıştır.

Ateş-i mukaddes-i millî Mustafa Kemal Paşanın gözlerinde parlıyordu. Defaatle Paşa, âlemin bizi henüz anlayamadığım ve bu harikayı ibrazda muvaffak olamayacağımızı zannettiğini söylüyordu. Tevazu ve mahviyeti derece-i ifrata götüren Paşa, zaferin âmili olmak üzere mukaddes ve mübeccel Mehmetçiğimizi gösteriyor. Müşarünileyhin bu hakkını bir kayd-ı ihtirazî ile kabul ederiz: Mehmetçik ve Kumandanlarımız…

Kaynak: turkoloji.cu.edu.tr/ATATURK/kitap/agustos.pdf

Bülent Pakman. Eylül 2015. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kısmen veya tamamen alıntılanamaz.

Twitter Widgets

Viyana Parlamento Binası

Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Youtube video kanalım