Kırım Tatarları

Kırım  Coğrafyası

Kırım Haritası

Kırım Haritası

Kırım’ın başkenti Simferopol. Önemli şehirleri; Simferopol (Akmescit); Sivastopol (Sevastopol-Akyar); Kerç (Kerch); Evpatorya (Yevpatoria- Kezlev); Feodosia (Kefe); Yalta; Aluşta; Bahçesaray (Bakhchysaray –Bağçasaray) ve Sudak.

Kırım’ın coğrafi kesimleri “Yalıboyu” tabir edilen güney sahil şeridi, yarımadanın kuzeyindeki bozkır “Çöl” kesimi, Kırım’ın orta kesimlerinde yer alan Bahçesaray ve Karasubazar bölgeleridir.

Günümüzde Kırım Tatarları Kırım nüfusunun yaklaşık % 15 kadarını meydana getirmekteler.

Dil

Kırım Tatarlarının ana dili olarak konuştukları lehçelerin hepsi Türk dilidir. Burada altı çizilmesi gereken husus “Kırım Tatarcası” diye adlandıracağımız tek bir lehçenin mevcut olmadığıdır. 1944 Büyük Sürgünü öncesi “Yalıboyu” tabir edilen Kırım’ın güney sahil şeridinde yaşayanlar düpedüz Osmanlıcanın uzantısı olan büyük ölçüde Oğuz ağırlıklı bir lehçe konuşurlarken, “Çöl” tabir edilen Kırım’ın kuzey kesimlerindeki düzlük bölgelerin ve Kerç yarımadasının halkı bâriz Kıpçak özelliklerini taşıyan bir lehçeye mâliktirler. Diğer taraftan, coğrafî olarak Kırım’ın orta kesimlerinde yer alan Bahçesaray ve Karasubazar bölgelerinde konuşulan şive ise yukarıda anılan birbirinden hayli farklı diyalektlerin karışımından müteşekkil bir yapı arz eder. “Orta yolak” adı da verilen ve aynı zamanda edebî Kırım Tatar dili olarak kabul edilmiş olan bu şive tam bir Oğuz-Kıpçak karışımı mahiyetiyle umum Türk dünyasında gayet orijinal bir mevkiye sahip olup, belki de bu dünyadaki hem Oğuz hem de Kıpçak grupları tarafından çok büyük ölçüde anlaşılabilen yegâne lehçeyi teşkil eder

Eğitim

Kırım’da 5 üniversite, 16 enstitü, 1 akademi, 32 Teknikum (teknik lise), 35 PTU (Endüstri Meslek Lisesi ve Çıraklık Eğitim Merkezi arasında bir okul çeşidi), 598 düz okul bulunmaktadır. Toplam öğrenci sayısı 232 859′dur. Bu sayının içinden 197 162’sini Rus ve diğerleri, 38 697’sini Kırım Tatar öğrencileri teşkil etmektedir. Yapılan girişimler sonunda şimdiye kadar Kırım’da toplam 1839 öğrenci diploma almış; 166 öğretmen görev almış, 6 adet Milli Okul açılabilmiştir. Fakat dersliklerin yetersiz olmasından dolayı Kırım Tatar Türkçesi hariç, bütün dersler yine Rusça olarak gösterilmektedir. Kırım Devlet Üniversitesi’nde 1991 yılında Tatar Türkçesi ve Edebiyatı Bölümü açıldı. 1995 yılına kadar bu bölüme her yıl 50 öğrenci kabul ediliyordu. Ancak, 1996 yılından itibaren sayı düşürülerek 30 öğrenci kabul edilmeye başlandı. 1994 yılında Kırım Tatar Entellektüeller ve Halk Hareketi ile Kırım Devlet Sanayi Pedagoji Enstitüsü açıldı. Bu enstitüde 1300 öğrenciden 722’si Kırım Tatarlarından oluşmaktadır. Çalışan 100 öğretmenden 70′i ve Rektör Tatardır. Yaklaşık 200′ün üstünde Kırım Tatar öğrenci de Türkiye’de üniversite eğitimine devam etmektedir.

Fiziki Özellikler

Çöl bölgesindekilerin nispeten çekik gözlü, çıkık elmacık kemikli bâriz mongoloid özelliklerine karşılık, Yalıboylular genellikle Akdeniz tipleriyle birbirlerinden ayrılırlarken, aynen şive hususunda olduğu gibi, Bahçesaray, Akmescit ve Karasubazar gibi orta bölgelerden gelenler fizyonomik açıdan da bu vasıfların bir karışımını teşkil ederler. Bölgeler arasındaki bu farklılıklar âdetler, hayat tarzı ve kültür bakımından da geçerlidir.

Kırım Tatarlarının kökeni

Scythia-Parthia_100_BC

İskitler

Bölgede Proto-Türk halkları yaşamıştır. M.Ö. IX. yüzyıldan itibaren yarımaya Kimmerler, Tavrlar, İskitler, Sarmatlar, Yunanlılar ve Gotlar hakim olmuştur.

Hunlar M. S. IV. yüzyılda yarımadayı hakimiyetleri altına aldılar. Hunların varlığı Kırım üzerinde fazla kalıcı bir iz bırakmadı. VI. yüzyılın ikinci yarısında yarımadanın kuzeyindeki bozkır (Çöl) kesiminin kısa bir süre için de olsa Göktürk Kağanlığı’nın hakimiyeti altına girdi. Bu kağanlığın dağılmasını müteakip VII. yüz yılın ortalarına doğru Kırım’ın da yer aldığı çok geniş bir arazide bir Türk halkı olan Hazarların devleti teşekkül etti.

737px-Hazarlar

Hazarlar

Kudretli Hazar İmparatorluğu döneminde Kırım’ın bazı bölgeleri etnik olarak Türkleşmeye başlamıştır.  Hazar hakimiyeti yarımadanın tamamını kapsamıyordu, güneydeki sahil şeridi kısmen Bizans idaresine tâbi idi. Yine de Hazar imparatorluğun bünyesinde Kırım’ın özel bir yeri olmuştur. Öyle ki  yarımadanın XV. yüzyılda bile bazı Avrupalılar tarafından “Gazaria” olarak adlandırıldığı görülür.
Kırım’daki Hazar hakimiyeti IX. yüzyılın ikinci yarısında çöktüyse de, Asya’dan gelen yeni göçebe ve savaşçı Türk dalgaları bölgenin tedricî Türkleşme sürecini devam ettirdiler. Bu meyanda, Peçenekler X. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yarımadanın step ve dağ etekleri kısmına hâkim oldular. Adı geçen dönemde, Kırım Peçeneklerle Bizans İmparatorluğu arasındaki ilişkilerin kilit noktasını teşkil ediyordu.

1280px-State_of_Cuman-Kipchak_(13.)_tr

Kıpçak – Kumanlar

Peçeneklerin ardından gelen Türk kabilesi Kıpçaklar (Kumanlar) yarımadanın Türkleşmesinde en önemli etkenlerin birini teşkil eder. Kıpçaklar İslam kaynaklarına göre Yukarı İrtiş boylarındaki Kimek/Kıymek/Kemak/Kemek/İmek kavminin en önemli koluydu. Kıpçakların kelime anlamının “bozkır halkı” olduğu sanılmaktadır. 8 – 9. yüzyıl civarında Orta Asya’dan Urallara geçtiler. Buralar 8. yüzyılda Deşt-i Kıpçak (Kıpçak Çölü, Kıpçak Bozkırları) adıyla anılmaya başlandı. Kıpçakların  X.-XI. yüzyıllarda Karadeniz’in kuzeyindeki geniş bozkırlarda ve Kırım’da hakimiyetlerini tesis etmeleri Kırım tarihine damgasını vurmuştur. Bugün Kırım Tatarları adını verdiğimiz halkın dili ve kültürü üzerinde de Kıpçak unsuru büyük ağırlık taşımaktadır. 922 yılında  İtil Bulgarlarının  İslamiyet’i kabul etmiş olmasına binaen, Kırım’da da ilk Müslüman cemaatlerinin teşekkülünden söz edilebilir. Zaten büyük sayıda Kıpçak’ın köle veya ücretli asker sıfatıyla Müslümanlaşarak Müslüman ülkelerde savaşçı görevini üstlenmeleriyle, Kıpçaklar ve İslâm dünyası arasında çoktan münasebetler kurulmuş durumdaydı. Nitekim, Mısır’daki köle kökenli askerler Kıpçaklardan oluştuğu gibi, Memlûk Devleti’nin bânîsi Sultan Baybars da Kırım doğumlu bir Kıpçak’dı.

XIII. yüzyıl başlarında Cengiz Han’ın imparatorluğu Kırım’ın da kaderini değiştirdi. Cengiz Han’ın ordularından bir grup ilk olarak 1223 yılında Karadeniz’in kuzeyine gelerek burada Kıpçak-Rus birleşik kuvvetlerini perişan etti. Bu zafere rağmen bölgede kalıcı olmadılar.

Bu arada yarımadanın güney sahillerinde kısa bir süre için de olsa ilk defa güneyden gelen Türk unsurlarının hâkim olduğu görülür. 1227’de Konya Sultanı I. Alâeddin Keykubat’ın emrindeki Hüsameddin Çoban Bey bir Selçuklu donanması ile Kıpçakları yenerek Sudak’ı ve çevresini ele geçirdi.

800px-Golden_Horde_1389.svg

Altın Orda Devleti

Moğollar 1237’de Cengiz Han’ın torunu Batu’nun kumandasında geri dönerek benzeri görülmemiş bir kudretle önlerine gelen bütün güçleri ezerek Avrupa ortalarına kadar hemen her yeri ele geçirdiler.  1242 de Batu Han geniş topraklarda Altın Orda (Altın Ordu da deniliyor)  Kırım yarımadası da dahil olmak üzere evletini kurdu. Batu Han’ın yerine 1257 de Berke Han geçti. Berke Han, İslam dinini benimsedi. Onun döneminde Altın Orda  Türkleşerek  bir Türk-Moğol imparatorluğuna dönüştü ve bu dönüşümü gerçekleştirerek yönetiminde söz sahibi olanlar da Kıpçaklar oldu. Cengiz Han’ın kendisi gibi kurduğu ordunun ve devletin de üst kademeleri esasen Moğol’du. Bununla birlikte, asıl Moğollar devletin içinde küçük bir azınlık teşkil ettikten başka, diğer unsurların ve özellikle de Türklerin büyük payı vardı. Bu durum ve Altın Orda’nın kalbini teşkil eden İdil (Volga) boyu, Deşt-i Kıpçak ve Kırım’daki Türk unsurların yoğunluğu, Altın Orda’nın bir kaç nesil içinde tamamen Türkleşmesine yol açtı. Altın Orda  imparatorluğu 1502 de yıkılınca bağımsız olan Tatar/Kıpçak Hanlıklarından biri de Kırım Hanlığı oldu.

Tatar kimliği

Moğol istilasına uğrayan Deşt-i Kıpçak halkına yeni Türk-Moğol kimliğiyle diğer kavimler Tatar demeye başladılar.

Tatar kelimesinin kökeni hakkında çeşitli görüşler:

– Asıl Tatar halkı eski bir Moğol kabilesidir.

– Tatar eski Türk dillerinde “diğer insanlar” anlamına gelmektedir. 

– İslâm dünyasında, “Tatar” kelimesiyle kastedilen, “Moğol” dur.

– Avrupa Moğollara Tartar/Tatar diyordu.

– Tatar, Rusların Altın Orda’ya tâbi olmuş bütün Türk halklarına (hattâ bazı hallerde temas ettikleri -Osmanlılar hariç- bütün Türklere) verdikleri bir isimdir.

– Ruslar, Türkleri sevmediklerinden dolayı onları kötüleme maksadıyla Kazan ahalisine, Moğollara izafen Tatar diyordu.

Etnik ve linguistik açıdan bugün Tatarlar denilen halkların ne “asıl Tatarlar”la, ne de Moğollarla hemen hiç bir ilişkileri yok ve hattâ kendi aralarında da (umumen Türk dilli ve Müslüman olmaları dışında) büyük farklar mevcut ise de, “Tatar” tabiri bir şekilde empoze olmuş ve yerleşip kalmıştır. 

Bunun dışında Türkiye’de her Tatar nitelendirmeleri Kırım Tatarları kategorisine girmeyebilir. XIII. Yüzyılda  Cengiz Han imparatorluğu’nun hâkimiyetine girmesiyle Anadolu’ya yerleşen Moğol boy ve kabileleleri arasında “Tatar” adını taşıyanlar dan dolayı, doğudan gelen ancak Moğol olmayan, başta çeşitli Türk toplulukları olmak üzere, pek çok Asyatik unsurlar da yaygın bir genellemeyle “Tatar” olarak isimlendirilmiştir.

Nogaylar

Bir görüşe göre Nogay kelimesi Moğolca “it” anlamına gelen totemistik “Nohol” kelimesinden gelmiştir. Bir başka görüşe göre Nogay kelimesi bir şahıs adı olup, Altın Orda Devleti’nde 1270–1299 senelerinde yaşamış olan bir beyin adıdır. Nogaylar, Altınorda Devleti’nin yıkılmasından sonra kendi ordalarını yani hanlıklarını kurmuşlardır.

Tatar ve Nogaylar müslüman ve esas itibariyle Kıpçak ağırlıklı Türk dilinin az farkla iki lehçesini konuşan halklardır. Kaba bir ayrımla hanlık devrinde Kırım Yarımadasında az çok yerleşik hayat düzeni içinde yaşayan Türk ve Müslümanlar “Kırım Tatarı”, hanlığın yarımada dışında, anakaradaki geniş arazilerinde esasen hayvancılığa dayalı göçebe bir hayat sürdüren ve yine Türk ve Müslüman olmalarına rağmen yarımadadakilerden bir ölçüde farklı özgün kültürü ve lehçesi olanlara ise “Nogay” olarak adlandırılabilirler.

Hem Nogay hem de Tatarların Moğollarla muhtemel ilişkilerinden dolayı, Eskişehir’deki Nogayların normalde Tatarlarla aralarında dil ve antropolojik olarak belirgin bir sosyal farklılık yoktur. Tuz Gölü Nogayları ise farklıdır. Dillerindeki benzerliklere rağmen görünürde yakın sosyal ilişki olmaması oldukça ilginçtir. Tatarlar da onları bilmemektedirler.

Devamını okumak için lütfen tıklayın: KIRIM HANLIĞI

Kaynaklar:

Kırım Tatarları Kimdir Doç. Dr. Hakan KIRIMLI Bilkent Üniversitesi http://www.kirimdernegi.org.tr/sayfa.asp?id=456

Türkiye’deki Kırım Tatar ve Nogay Köy Yerleşimleri. Hakan Kırımlı.  Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2012. Ankara, 654s., ISBN:978-975-333-283

Türkiye’de Kırım Tatarları ve Nogaylar. 21.1.2007. Kaynak : Uluslararası Kırım Komitesi. Yazar : Professor Henryk JANKOWSKI. Tercüme : M. Aziz SÜTBAŞ http://www.eskisehirnogayturkleri.com/?sec=2&newscatid=4&newsid=10

İdil-Ural Tatarları. Bülent Pakman. https://bpakman.wordpress.com/turk-dunyasi/gunumuz-turkleri-turk-devletleri/tatarlar/

Eski Türk Devletleri. Bülent Pakman. https://bpakman.wordpress.com/turk-dunyasi/eski-turk-devletleri-turk-yurtlari-turk-topluluklari/eski-turk-devletleri/

Bülent Pakman. Eylül 2014. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz.

Kırım ve Kırım Tatarları ile ilgili yazılarımız:
KIRIM TATARLARI
KIRIM HANLIĞI
KIRIM TATARLARININ GÖÇLERİ
GÖÇLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
KIRIM
Sivastopol
Yalta
Gözleve
Çibörek
MUSTAFA ABDÜLCEMİL KIRIMOĞLU
Sürgün (1) _ Can Pazarı (2)
Küllerinden Yeniden Doğmak (3) _ Sürgünde Yeşeren Vatan (4) _ Cesur insanlar Kremlin’e karşı (5)
Sovyet Hapishanelerinde Bir Kahraman (6)_ Sürgünlere Rağmen Yine Kırım Yine Kırım (7)
Ya Vatan Ya Ölüm (8) _  Evimizi Geri verin (9)
İSMAİL GASPIRALI (Bölüm 1)
İSMAİL GASPIRALI (Bölüm 2)
İSMAİL GASPIRALI (Bölüm 3)
İSMAİL GASPIRALI (Bölüm 4)
Kırım belgeseli
Karay/Karaim Türkleri

Twitter Widgets

IMG_2080Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s