Nazım Hikmet’in Bakü Ziyaretleri

kurtlerin-nasim-dusmanligiGünümüz Türkiye’sinde ve Azerbaycan’ında ‘Aydın’ kavramı, aydınların gelişen toplumsal olaylara bakışı ve sergiledikleri tutum ciddi biçimde sorgulanmaktadır. Tartışmalar bizleri tarihe yine ve yeniden göz atma noktasına götürerek gerek Türkiye gerekse de Azerbaycan’da örnek aydınların rolünü yeni kuşaklara bir daha sunma fırsatını da sunuyor. Bu açıdan ünlü şair Nazım Hikmetin 1950-li yıllarda Bakü’ye gelişi ve toplumda ulusal bilincin yükselmesine yaptığı katkılar örnek teşkil etmektedir.

1950’li yıllarda Azerbaycan’da yeniden uyanmaya başlayan ulusal bilinç yıllardan beri yasaklanmış bulunan Türklük bilincinin dışavurumunu ortaya koymuştu. Bu bağlamda 1957 sonbaharında 1951 yılında Sovyetlere göç etmiş ünlü Türk şairi Nazım Hikmetin Bakü’ye gelişi Azerbaycan’da büyük coşkuyla karşılanmıştı. 18 Ekim’de Nazım’ın Bakü üniversitesinde konuşma yapmaya davet edilmesi öğrenci ve aydınlarımız için çok önemli bir olaya çevrilmişti. Üniversitenin toplantı salonuna Azerbaycan Meclis Başkanı, ünlü yazar Mirza İbrahimov ve popüler şair Süleyman Rüstem ile birlikte gelen Nazım Hikmet burada büyük coşkuyla karşılanmıştı. Nazım’ın gelişi onu gölge gibi takip eden istihbarat kurumları açısından da bir hayli ilginçti.

TÜRK ŞİİRİNİN PROMETHEUS’U

Üniversite rektörü Ord.Prof. Yusuf Mehmetaliyev açılış konuşmasında Nazım Hikmet’i selamlayarak onun Azerbaycan’a gelişini ‘büyük ve önemli olay’ olarak nitelendirmişti. Dil-Edebiyat fakültesi dekanı Prof.Dr. Ali Sultanlı ünlü şairin yaratıcılığıyla ilgili olarak salonda bulunanlara bilgi verirken şunu vurgulamıştı:’ Bugüne değin biz burada Nazım Hikmet gibi önemli bir misafiri ağırlamamıştık. Biz onu kendi öz sanatçımız ve şairimiz gibi severiz. Kalbi sadece mücadele aşkıyla, Türkiye’nin parlak geleceği namına atan Nazım Hikmet Türk şiirinin Prometheus’udur’. Prof.Dr. Sultanlının bu sözlerinden sonra salonda herkes ayağa kalkarak Nazım’ı alkışlamıştır.

Bulgaristan’dan gelip de Bakü’de eğitim gören Türk kökenli iki öğrencinin Nazım Hikmetin ‘Davet’ ve ‘Yürüyen adam’ şiirlerini Türkçe söylemeleri salonu daha da coşturmuş, Nazımsa öz ana dilinde okunan şiirlerinin etkisi altında gözyaşlarını tutamamış ve her iki öğrenciyi kucaklayarak bağrına basmıştır. Alkış sedaları altında kürsüye gelen Nazım Hikmet konuşmasında şöyle demiştir: ’Bugün benim ömrümün en mutlu günlerinden bir tanesidir. Bakü’ye gelmeyeli tam 30 yıl oldu. Şimdi Bakü’yü tanıyamıyorum. Yoldaşlar, siz çok mutlusunuz. Ben kendi Türkiye’mi de böyle görmek istiyorum’. Daha sonra Türkçe yaklaşık 10 şiirini okuyan Nazım Hikmet öğrencilerin sorularını cevaplandırırken bir öğrencinin ‘Azerbaycan dilini bilmeyen ya da bilip de bu dilde konuşmayan aydınla ilgili görüşünüz nedir?’ sorusunu yanıtsız bırakmıştır. Toplantı bitiminde Nazımın yanıtsız bıraktığı soruyu yüksek sesle tekrarlayan ünlü romancı ve Meclis Başkanı Mirza İbrahimov’un ‘Azerbaycan dilini bilmeyen veyahut bilip de bu dilde konuşmayan aydın –şerefsizdir’ –sözleri salondaki heyecan dalgasını ayyuka çıkarmıştır. 1958 yılında Baküye tekrar gelen Nazım Hikmeti genç besteci Arif Melikov ziyaret ederek onun ‘Bir aşk masalı’ piyesine bale yazmak isteğini ortaya koymuş, ünlü şairin ‘Gençtir, yazacak’- sözlerinden sonra Melikov ‘Aşk efsanesi’ balesini yazmıştır. Bale dünyanın 77 ülkesinin tiyatrolarında sahnelenmiştir.

SOVYET RAPORLARINDA VAR

1950-lerin ortalarından itibaren Azerbaycan’da Nazım Hikmete olan sevginin yükselmesinin başlıca nedeni onun komünist veya muhacir olmasında değil, bizzat kardeş Türk şairi olmasıyla direkt ilintiliydi. Bu durumu Sovyet istihbarat kurumlarının Nazımla ilgili en gizli raporlarında da görmekteyiz. Onun Bakü’ye gelişinden kısa süre önce Azerbaycanlı bilim adamı Akper Babayev’in Moskova’da ‘Nazım Hikmet’ kitabı yayınlanmıştır. Nazımın Bakü’ye 30 yıl sonraki gelişi memleketimizin satılmış ve kendi lisanını konuşmaktan ar eden aydınlarının yüzünde tokat gibi patlamıştır.
Nazım Hikmetin Bakü üniversitesindeki konuşması ve Meclis Başkanı Mirza İbrahimovun ‘Azerbaycan dilini bilmeyen aydınlar- şerefsizdir’ –sözleri istihbarat birimlerince anında Moskova’ya ulaştırılmıştır. Nitekim 2 yıl sonra Kremlinden Bakü’yü teftişe gelen komisyon Mirza İbrahimov’un Bakü üniversitesinde Nazım Hikmetin öğrencilerle buluşmasında sarf ettiği sözleri de raporuna almış ve İbrahimov Meclis Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştır. Türkiye’ye karşı propaganda sürecinde Nazım Hikmet gibi önemli bir insandan istifade etmeye çalışan Moskova’nın asılında bunu beceremediğini görmekteyiz. Onun karizmatik kişiliği ve özellikle Azerbaycan’da ona duyulan sevgi Kremlinin planlarını önemli ölçüde engellemiştir. Çünkü O bir aydındı ve aydınlık pozisyonundan hiçbir zaman feragat etmedi.

Nazım Hikmet Bakü ziyaretlerinde KGB’nin istekleri dışına çıkmış, kendisinden istenleri söylememiş, Türkçe konuşmuş vatan hasreti gidermiş, Azerilere Türk olduklarını hatırlatmıştır. “Ben Türküm, siz de Türksünüz! Dilimiz bir, geleneklerimiz bir, milletimiz kardeştir!”. O devirlerde kendi dillerini konuşamayan, Türkiye’ye seyahat etmeleri, Türkiye’den misafir kabul etmeleri yasak olan Azerbaycan Türkleri için bunlar çok önemliydi.

Nazım Azerbaycan’ın ünlü şairi Resul Rızayev’in yakın arkadaşıydı. Resul Rızayev’in oğlu Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rızayev, Nazım’ı anlatıyor:Türk cumhuriyetlerinde, Azerbaycan’da  Nâzım Hikmet, Türklüğün, Türk dilinin simgesiydi. Bizler Türkçeyi yıllarca konuşamadık. Siz Türk değilsiniz, Azeri`siniz` derlerdi bize. ‘Türk’ sözcüğü yasak olduğu zaman, Nazım buraya geldiğinde ‘ben Türk’üm, siz de Türk’sünüz, dilimiz bir. Kardeşiz. Aynı milletiz.’ derdi. O zamanlar Azerbaycan’da bu sözleri kullanmaya kimse cüret edemezdi. Ama Nâzım diyordu ve komünist olduğu için onu affediyorlardı.  Nazım`a çok büyük bir ilgi ve sevgi var bizde. ‘Buranın hürriyetindense, Türkiye`nin zindanlarında yaşamayı tercih ederim.` derdi, Sürekli olarak Türkiye özlemini anlattığı şiirlerini okurdu.”

nazimNitekim aradan 50 yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen Azerbaycan Türkleri Nazım’ın Bakü ziyaretlerini unutmamışlar.

Kaynaklar:

Nazım Hikmet Bakü’de Nasıl Karşılandı. Prof.Dr. Cemil Hasanlı 22.01.2011. Odatv.com http://www.odatv.com/n.php?n=nazim-hikmet-bakude-nasil-karsilandi-2201111200

Azeri Yazar Anar Rızayev Nazım Hikmet’i Yazdı, 04 Şubat 2010, http://www.haberler.com/azeri-yazar-anar-rizayev-nazim-hikmet-i-yazdi-haberi/,

Nazım`ı, hasretimizi giderdiği için sevdik. Aslıhan Aydın. Zaman. 07.11 2009. http://www.zaman.com.tr/cuma_nazimi-hasretimizi-giderdigi-icin-sevdik_912746.html

Bülent Pakman. Bakü. Şubat 2011. Link düzenleme Ocak 2015. İzinsiz ve aktif link verilmeden yayımlanamaz, alıntı yapılamaz.

Azerbaycan’da Kimlik ve Dil

YANLIŞ: Türkiye’de Azerbaycan Türklerine “Azeri” konuştukları dile de “Azerice” denmektedir.  Azerbaycan resmi politikasında bu tanımlar  “Azerbaycan Halkı”, “Azerbaycanlı” ve “Azerbaycan’ca”, “Azerbaycan Dili” şeklindedir. Bunlar külliyen yanlıştır.

Bir: Azerbaycan bir coğrafya ismidir, millet değil, Ayrıca soyu bilinen, kendine has dili olan halklar coğrafi adlarla kimliklendirilemezler. 
İki: Azeriler İran’da yaşayan küçük bir etnik topluluktur. Azeri sözcüğü, ilk defa olarak, tarihin en azılı Türk düşmanı Stalin, daha sonra ise hasta beyinli İran-Fars şovenistleri tarafından, Azerbaycanlıların Türklük şuurunu yok etmek, unutturmak için uydurulan sahte bir kimliktir. Eğer Ruslar, Çarlık ve Sovyet dönemlerinde Allah korusun Anadolu ya hakim olsalardı, orada da benzeri şekilde Egeli, Karadenizli ve İzmirli diye uyduruk milletler ve kimlikle yaratmaya çalışırlardı.

DOĞRU:  “Azerbaycan Türkleri” ve “Azerbaycan Türkçesi”.

Kurtlar olur çobanların koyunu
İtten öğrenirse, kendi soyunu
“Azerilik” komunizmin oyunu
Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz!

Bahtiyar VAHAPZADE

Günlüklerimizde arada Azerice ve Azeri kelimelerinin kullanılmasının sebebi arama motorlarında daha çok o şekilde bulunabilmesindendir.

AZERBAYCAN GÜNLÜKLERİ:

Bakü’ye gelmeyi düşünen “özellikle beyaz yakalı” Türk vatandaşlarına yardım için şahsi görüşler yanında bazı bölümleri kaynakları verilmiş yorumlu-yorumsuz alıntılarla derlenmiştir, tenkidi (eleştirel) ya da başka hiç bir amacı yoktur.  Yaşanmakta olan hızlı gelişimler sonucu çok şeyin değişmekte, güncelliğini yitirmekte olduğu da göz önüne alınmalı, burada yazılan her şeyin doğru ve aktüel olduğu düşünülmemelidir.  Kelimelerin çoklu anlamlarında ve ifadelerde tam bilgi sahibi olunmadan değerlendirmeler yapılması da yanlış anlamalara sebep olabilir. 

Başka yerlerde bana ait olarak gösterilen yazılarla ilgim yoktur. Özellikle fotolar eklenmiş, orası-burası, fotoları, alıntıları, linkleri silinmiş olanlarla. Özgün yazılarım sadece buradadır.

 

Azerbaycan coğrafyası ve Azerbaycan Türkleri aşağıdaki günlüklerde anlatılmaktadır. Okumak için lütfen tıklayın:

Parçalanan Azerbaycan

Kuzey Azerbaycan

 

Twitter Widgets Facebook Widgets

IMG_2654Bülent Pakman kimdir  https://bpakman.wordpress.com

 

Bülent Pakman’ın video kanalları/arşivi:

Bülent Pakman youtube video kanalı 1

Bülent Pakman youtube video kanalı 2

Bülent Pakman dailymotion video kanalı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s