Sultan Abdülhamid’in idam ettirdiği er Halim ve er Abbas

8 Ağustos 1903’de  II. Abdülhamid döneminde Rusya’nın Manastır Konsolosu Aleksandır Arkadiyeviç Rostkovski  Nüzhetiye Karakolu önündeki askerlerin, kendisini selamlamadığını görünce üzerlerine yürüdü; hakaretler etti ve kamçıyla suratına vurmaya başladı. Bunun üzerine gururu kırılan  Halim adlı jandarma eri konsolosu vurup öldürdü.

Rusya ayağa kalktı; II. Abdülhamit’e baskı yaptı. Rusya’nın yanısıra İstanbul’daki bütün elçilikler ayağa kalktılar, erin cezalandırılmasını istediler. Rusya, İğneada açıklarına donanma göndererek Osmanlı Devleti’ne ültimatom verdi.

Manastır’da alelâcele  Divan-ı Harp (askeri mahkeme) toplandı.  Olay sırasında karakolun dışında bulunan bir diğer asker Abbas da mahkemeye verildi. Mahkeme 4 günde tamamlanan yargılamanın ardından Halim’i; ve Abbas’ı idama mahkum etti. Halim’in suçu “cinayet”, Abbas’ın da “cinayete mâni olmamak” idi.

II. Abdülhamid mahkemeyi takip eden Hüseyin Hilmi Paşa’ya Rus Konsolosun öldürülmesi nedeniyle iki Osmanlı askerinin idamının derhal uygulanmasını emretti. Konsolosun ailesine de 400.000 frank (Günümüz değeriyle 1.400.000 Euro civarı) tazminat ödenmesine karar verildi.

İki Mehmetçik, II. Abdülhamit’ten af diledi. Kabul görmedi. Aksine II. Abdülhamit, “ilişkiler bozulmasın” diye Rusları hediyelere boğdu.
Rus konsolosun öldüğü yerde kurulan darağacında iki Mehmetçik idam edildi. Rus Konsolosun Osmanlı askeri Halim’e küfrettikten sonra öldürüldüğünü söyleyen bir asker 15 yıl ve Tevfik adlı bir temizlik görevlisi de 5 yıl hapis cezası aldı. Ayrıca nöbetçi asker Halim’in bölük komutanı ile öldürülen Rus Konsolos hakkında kötü konuşan iki Osmanlı teğmeni de meslekten uzaklaştırıldı.

Enver Paşa yayınlanan otobiyografisinde olayı anlatıyor (günümüz Türkçesi ile):

“…Bu sırada ortaya çıkan bir vak’a, büsbütün işi karıştırdı. Rusya Hükümeti’nin Manastır Genel Konsolosu Mösyö Rostkofski askerlere taarruza, rast geldiği yerde selâm vermediğinden dolayı azarlamaya ve hattâ bir topçu neferini darba kadar varmıştı.

Nüzhetiye Karakolu önünden geçerken orada bulunan jandarma neferi Halim konsolosu tanımadığından saygı göstermez. Konsolos bunun üzerine kırbaçla yürür. Nefer de askerlik namusunu korumak için ateş eder. Konsolos iki kolunu, vücûdunu delen bir kurşunla yere serilir.

Silâh sesi üzerine, kışladan olay yerine koşmuştum. Nefer sakinliğini bozmayarak ‘Ben vurdum’ dedi ve silâhını bana teslim etti. Derhal kurulan askerî mahkemede bulundum. Rusya Sefareti Baştercümanı Mandelstam’ın hükümete yaptığı hakaret bütün âsâbımı tahrik ediyor, ‘Âh, ne vakit iyi bir idare kurulacak, ne vakit bizi bu tahkirlerden kurtaracak bir hükümet teessüs edecek?’ diyordum.

 Bu sırada genel müfettişliğe tâyin edilmiş olan Hilmi Paşa, Manastır’da idi. Askerî mahkeme, Halim ile bir arkadaşının idamına karar verdi. Mahkemenin kâtibi olduğumdan verilen bu hükmün hiçbir kanuna dayanmadığını söylemeden geçemem. Öldürme hadisesinin jandarma tarafından kızgınlık neticesinde icra edildiğini konsoloshanenin askerî mahkemedeki vekilleri de tasdik ettiler. Bununla beraber idam hükmü ‘Nefer Halim, kızgınlıkla giriştiği öldürme eylemini taammüden tamamladığından ve arkadaşı da öldürmekten menetmediği için idamlarına karar verilmiştir’ şeklinde idi.

Askerî mahkeme, böylelikle ismini sonsuza kadar lekeleyecek bir hüküm vermiş oluyordu. İki nefere verilecek ceza en fazla on beş sene hapis ve beş sene kürek olacaktı. Hüküm böyle verildikten sonra idare kararı idama çevirebilir ama askerî mahkeme haksız bir muamele yapmış olmazdı.

Cezanın infazı sırasında sefaret baştercümanı benimle beraber seyre gitmek istedi. Mahkeme başkanı genel müfettişliğin bu emrini bana tebliğ etti fakat kabul edemeyeceğimi ricâ ettim ve uygun gördüler. Yalnız, ölen konsolosun cenaze alayı gittiği sırada bataryam beş pâre top atışına memur edilmişti, bunu yaptım. Maamafih bu olaydaki haksızlığı hiçbir vakit unutamayacağım”.

Kâzım Karabekir 2008’de çıkan “Hayatım” isimli otobiyografisinin 150. sahifesinde olayı anlatıyor: “…Rus konsolosu aksi ve müthiş Türk düşmanı bir adammış. Biraderin anlattığına göre Kışla Caddesi’ndeki bir gazinoda arkadaşlarıyla bilardo oynarken kışlaların karşısındaki Nüzhetiye Karakolu’ndan birkaç el silah sesi gelmiş. Oraya koşmuişlar ve konsolosun yerde yattığını görmüşler. Hadise şöyle olmuş: Topçu kışlasının karşısında bir jandarma karakolu var. Adı, Nüzhetiye Karakolu… Yanında piyade kışlasının (Kırmızı Kışla) karşısına da Nüzhetiye belediye bahçesi düşer… Konsolos bu tarafa her zaman gezmeye çıkarmış. Bugün de kavasıyla beraber karakolun önünden geçer. Nöbetçi selam durmamış diye kızmış.

Nöbetçinin yanına giderek, “Ben Rus konsolosuyum. Neden bana selam durmadın?” demiş. Nöbetçi, “Tanımadım konsolos olduğunu” demiş. Konsolos “Kavası da görmedin mi,” diyerek kamçısıyla ve tokatla dövmüş. Sonra “Beni iyi tanırsın, size böylesi layık alçak Türkler!..” diye edepsizliğe başlamış ve yoluna devam etmiş. Birkaç adım ayrılınca mehmetçik silahını konsolosa çevirmiş, “Türk neferi de kendini döven Rus konsolosuna böyle tanıtır…” diyerek herifi vurmuş. Konsolos ve kavas ağaçların arkasına kaçarak yalvarmaya başlamışlarsa da konsolos aldığı yaradan yıkılmış, can vermiş.

Meselenin Rusların müdahalesini Bulgar İhtilali kazanamadı diye kasten yapıldığını herkes söylüyor. Ruslar hükümetimizi iyice sıkıştırmışlar, nöbetçi neferi mani olmadı diye orada bulunan diğer bir arkadaşı Divan-ı Harp kararıyla idam olunmuş. Hükümet resmen taziye ve tazminat vermiş. Divan-ı Harp katibi Enver Bey imiş, resmen asılma yerinde bulunmuşlar.”

İki hatırat arasındaki fark, Karabekir’in Enver Paşa’nın idam mahalline gittiğini yazmasıdır.

Tâviz tarihimizin ilk şehitleri, Halim ile Abbas ve Sultan Abdülhamid.

Kaynaklar

Tâviz tarihimizin ilk şehidleri. Murat Bardakçı. Habertürk Gazetesi. 16.09.2016 https://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/1297215-taviz-tarihimizin-ilk-sehidleri

Moskova Operasyonu. Soner Yalçın. Sözcü Gaztesi. 22 Aralık 2016 https://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/soner-yalcin/moskova-operasyonu-1579402/

Enver, Murat Bardakçı,  S.84-85, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2015

Hayatım, Kazım Karabekir, S.150, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2014

Hanefi Türkçüler. Facebook sayfası 28 Aralık 2015. https://www.facebook.com/418065518365437/posts/470162543155734/

Abdülhamid Vikipedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/II._Abd%C3%BClhamid

Bülent Pakman Mart 2021. İzin alınmadan, aktif link verilmeden alıntılanamaz.

2. Abdülhamid ile ilgili yazılarımız:

Sultan 2. Abdülhamid han

33 Yıllık Abdülhamid devrinin ekibi 

Abdülhamid “Yahudiler, Mezopotamya’ya yerleşsinler” demiş

II. Abdülhamid’in utanç anıtı

Abdülhamit’in çürüttüğü donanma

Sultan Abdülhamid İngiltere’ye niçin sığındı?

Sultan Abdülhamid’in idam ettirdiği er Halim ve er Abbas

Bakü Ofis 2011Bülent Pakman kimdir?