Yaşar Nuri Öztürk’e göre Reenkarnasyon (Ruh göçü – Tekrar doğuş) 2

Not: Reenkarnasyonla ilgili tüm sorulara cevap veren, dünyaya nereden, neden gelindiği, nereye gidileceğini açıklayan  REENKARNASYON HAKKINDA ÖĞRENMEK İSTEDİĞİNİZ HERŞEY‘i  de okumanız tavsiye olunur.

Yaşar Nuri Öztürk’ün (YNÖ) 13.04.2012 tarihinde Show TV’de “Saba Tümer (ST) ile Bugün” programında, reenkarnasyon ile ilgili görüşleri: (ÖNCEKİ SÖYLEŞİ İÇİN TIKLAYIN)

Cenab-ı hak insan yapısını kodlamış. 150 yıla kadar yaşayabilir. Bunu 150 yılın altına çekmek insanın davranışlarıyla ilgili bir hadisedir. Yoksa Cenab-ı Hak zalim mi? Sana şu kadar yıl, ona şu kadar yıl, buna bu kadar yıl. Niçin, sebep ne? Herkese aynı yıl vermiş, 150 yıla kadar yaşayabilirsiniz, gerisi size kalmış. Değişmez kanun kader budur. Allah herkese göre bir kader takdir ederse Allah zalim olur. Emevi zalimleri kendi zulümlerini kapatmak için, Arap Emevi kodamanları, Allah’ı zulümlerine alet ettiler, bu kader kavramıdır dediler.

Hocam peki mesela hani anne karnında ölen bebekler var veya doğduğu anda ölen bebekler var onlar ne oluyor o zaman?

Onu bilemem, ben onu. Yalnız ben orada reenkarnasyonun mutlaka devrede tutulması gerektiği kanaatindeyim kanaat-i acizem odur. Reenkarnasyonu dışlayarak hayatı izah edemezsiniz. Benim kanaatim bu. Hintli bunu sekiz bin yıl önce bulmuş. Biraz aşırıya götürmüş olabilir ama kutsal metinler bunu düzeltiyor. Yani reenkarnasyon yoktur, ahiret inancına aykırıdır filan” ya git şurdan ya. Ne aykırısı? Ahiret inancının en büyük takviye edicisi reenkarnasyon. Bu reenkarnasyonu ileriki zamanlarda insanlık ciddi biçimde gündeme alacaktır. Bunsuz hayatı izah edemezsiniz.

Eee tamam o zaman bebeğin mesela ölmesinin reenkarnasyonla alakası var mı?

Var.

Anlatın.

Ben, onun izahının hepsini ben yapamam. Yani külli adalet sistemi, ilahi adalet reenkarnasyonla ciddi biçimde bağlantılıdır. Eski hayatlar yeni gelişleri etkiliyor, şekillendiriyor. Kur’an diyor ki bunu hatırlama imkânını sizden aldık. Hatırlarsa o zaman bunun hiçbir kıymeti kalmaz. Haa… ben eski hayatımda şöyle yapmıştım, şimdi… yok öyle yağma. Li keyla ya’leme min ba’di ilmin şeyyan diyor (“ilimden sonra birşey bilmemesi için” Bülent Pakman’ın notu)

Onun için mi mesela helalleşilir hocam?

Gayet tabi. Siz adam gibi yaşamanın önünüze konmuş evrensel şartlarına uarak yaşayacaksınız. Eski şöyleydi, böyleydi ama lütfen, Allah zulüm mü yapıyor bazı insanlara ya? Biri orda doğuyor, biri burada doğuyor, biri kör doğuyor biri kötürüm doğuyor, öbürü malul doğuyor, öbürü sefalet içinde. Bir Fransız yazar okumuştum, Krono Üniversitesinde Profesördü, eserinin son cümlesi şuydu: doğunun yoksul ülkelerinin külleri içinde heba olup giden Beethovenları, Schopenleri görüyorum ve içim sızlıyor diyor. Bak. Allah adildir. Ahret denen bir yerde mahşerde milleti bir meydanda toplayacaklar, bütün insanlığı, ve orada bir terazi kurulacak ve herkesin orda … ya Allah’ın sünnetullah diye kanunları var bunlar orda da işliyor burda da böyle bir şeyin olacağına kafanız basıyor mu? Bunlar müteşabih kavramlardır. Hesap sorulacak, nasıl sorulacağını Allah biliyor, işte reenkarnasyon bunun nasıl sorulduğunun izahlarından biridir. Ha biri derse ki kardeşim hesap sorulacak ama reenkarnasyonu falan bu işe karıştırma, bu başka bir şekilde olacak bunu bilmiyoruz, eyvallah başım üstüne ona da bir itirazım yok.

Peki hocam şimdi bütün hayatlara dair mi hesap sorulacak yoksa öteki gelişler mesela bir takım gelişleri telafi etmek için mi?

Kur’an’dan bakıyorsak ki burda öyle bakıyoruz, Kur’an her yaratılan ruha, gönderilen her ruha bir kredi veriyor.  Kur’an’ı adam gibi okumadılar ki. Kur’an’ın şaşmaz milimetrik sapma yapmayan ilahi bir insicamı sistemi var. Onu Kur’an istediği gibi okuduğu zaman bulursunuz onu. Allah’a bin şükür ben onu bulanlardan biri olarak görüyorum kendimi. Şimdi Kur’an diyor ki her insana, her ruha bir kredi veriyorum ben. Bu kredinin adı ömür. Kur’an’da geçiyor. Bu krediyi adam gibi kullanan bir kere gelir kullanır hakkını verir gider ve öbür alemlerde devam eder. Krediyi ihlal eden, krediye ihanet eden, kredinin haklarını çiğneyen, icaplarını yapmayan faturayı ödemek üzere tekrar gelir. Yine olmadı bir daha gelir. Olmadı bir daha gelir. Kur’an iki, üç gelişten bahsediyor. Gelir, faturayı öder.

Sonuncuyla mı ödeniyor, yani?

Faturayı ödeyene kadar gelir.

Ha, haaa.

Faturayı nasıl ödeyecek? Bu dünyada çektikleriyle. Yani Allah’tan fazla merhametli olmaya da kalkmayın denmiştir. Bu ne demek biliyor musunuz? Siz sahip olduğunuz imkanların hakkını verip insanlarla paylaşacaksınız, onlara yardımcı olacaksınız, bu sizin kredinizi adam gibi kullanmanızın icabıdır. Fakat. Ya Allah da amma yanlış yapıyor, nedir bu sefalet, ben bunları düzelteceğim filan diye böyle Allah’a  posta koymaya kalkanlar da var. Hayır efendim orda dur bakalım. Adam geçmişte yaptıklarının hesabını burada ödüyorsa sen bunun önüne hiç set çekemezsin. Dolayısıyla…

Siz bu sefer niye geldiğinizi biliyor musunuz hocam?

Ben… ben ikinci sefer mi geldim, kaç sefer geldim, niye geldim, bilmiyeceksiniz diyor. Bilirseniz bunun hiçbir espirisi kalmaz.

Ama hayır, şimdi mesela yaşam amacınızı bulmak, ne bileyim ben onu bir şekilde değerlendirmek, deneyimlemek filan… Ne olmuş olabilir sizin gelme sebebiniz mesela? Nedir misyonunuz?

Valla bilmem. Amerika’da Morgan’ın bana dediğine göre üçüncü gelişim benim. Demek ki ben de birtakım haltlar işlemişim, yanlış yapmışım.  Bundan önceki hayatımda Suriye dolaylarında büyük bir kumandan…

Hocam niye zaten üçüncü gelişte bu şekildeyseniz bence iyi bir şey kaç kere gele.. yani ne kadar çok gelirsen o kadar iyi derler.

Niye adam gibi gelip… gerçi büyük Mevlana  diyor ki insanoğlu bir kere, nihayet 2 kere doğar. Bense defalarca doğdum diyor. Şimdi bir de bazı ruhların gelişleri kendilerinin hatalarını tamirden çok hemcinslerine ışık tutmaya yönelik olabilir.

Hocam peki daha önceki gelişlerinizde neymişsiniz?

Son gelişimde ordu kumandanı, 3 hatunu olan ve hatunlardan birini devamlı yanında taşıyan…

Gene erkekmişsiniz yani.

Evet.

Üç hatun var. Bir tanesini hep yanınızda taşıyorsunuz.

Hep yanımda taşırmışım.

Bence sizin kadınlarla ilgili bir şeyinizi çözmeniz lazım hocam bu gelişte.

Neymiş o?

Bilmiyorum, siz kendiniz bulacaksınız.

Defteri kapatırsın olur biter.

Hayır işte çözün ki yani bir daha bir daha olmasın

Benim öyle bir problemim yok. Niye öyle çözün diyorsun? Çözülesiye bir problem gibi görmüyorum.

Hocam söyleyene değil, söyletene bakın.

Benim bir şikayetim yok.

Şikayetiniz yok da yani, ne bileyim ben. Çıktı bir anda ağzımdan ben de bilmiyorum niye çıktı.

Yani benim orda bir…bir defa Allah’a bin şükür kompleksim yok

Yani bir şey demedim

Bastırılmış heveslerim falan filan yok

Onu da demedim hocam.

Demedin ama ben güzelliklere meftun bir insanım. İnsan münasebetleri de güzelliğin bir parçası, ona bir şey dediğim yok ama benim böyle ısrarım falan böyle bir şey yok

Ondan demedim, şundan da bakarsak, herkesin içerisinde bir kadın bir erkek var hepimizin içerisinde, belki de onunla mı acaba bir dengelemek lazım?

Canım var yani altmış sene oldu var şimdi ne yani mezar kapısına kadar da ille kadın olacak diye bir şart yok

Hocam daha o aşkınız var daha kavuşamadığınız, a aa… Olmazsa hocam bir dahaki gelişinizde yine çıkacak karşınıza

Yok onu bu sefer halledeceğiz.

İşte onu diyorum

Şu nekahet dönemini bir geçirelim

Bir geçirin onu, bence de yani. Peki ilk gelişinizde neymişsiniz?

Onu söylemedi Morgan. Bilmiyorum.

İlginç bir şey bu konu. Gerçekten ama hani, gerçi Morgan neciydi hocam?

Morgan erkek ismi gibi duruyor ama kadın.

Kadın mı?

Zenci bir kadın.

Ha falcı mıydı?

Yani. Falcı diyebiliriz, evet. Beni zorla bir nevi tuttu elden girerek falan böyle.

Ha hah elden söyledi..

Böyle…yani elim…bir saate yakın…şu elde bir saate yakın ne okunur allahaşkına. Korkunç bir kadın o. Her neyse.

Peki hocam böyle şeylere inanmak mı gerekir inanmamak mı?

İnanmak çok ağır bir tabir ama bunları safsata görmek de isabetli değil bence. Onların da bir yeri var.

Ama safsata olanları da var.

Kesin tabi. Onun için öyle diyorum. Bunların matematik gerçekliği yok. Ama ben bunları…tamamen de alt etmiyorum yani. Bunlar insanlığın asırlık tecrübeleriyle  yürütülüp gelen bir takım deneyimleri de bize aktarıyor, yani onu da gözden uzak tutmayalım.

Peki ikincideki göreviniz neymiş, hani subaydınız üç tane hatun vardı da

Hayır, birinci ikinci, bundan önceki yani ikinci. Ordu kumandanı.

E tamam da yani hani şey olaraktan, eee, misyon, o işiniz o, misyonunuz neymiş? Tamamlamamışınız ki geldiniz yani.

Misyonum ordu kumandanlığı da neresini eksik bıraktık…bilmiyorum.

Onu bence bi…

Biyerini eksik bıraktık.

Bence de

Ama çok önemli bir kumandanmışım. Çok önemli bir kumandan imişiz.

Şimdi de bambaşka bir şekilde onu şey yapıyorsunuz işte.

Şimdi de fikirde.

Fikir kumandanısınız.

Görev yapıyorum. Allah’ın izniyle.

Neyse bunlar…şey…güzel konular, derin konular filan da……..

Hocam bir de bu reenkarnasyonla ilgili soracağın gine..şey derler…o doğru mudur, mesela daha önceki hayatında kimi tanıyorsan, bu hayatında tanıdığın herkesi, herkesle daha önceki hayatarında muhakkak ki tanışmışlığın bir irtibatın olmuştur derler, doğru mu?

O biliyor musunuz, o Peygamberimizin de bir sözüdür yani aşağı yukarı aynı anlamlarda “ruhlar, dünya öncesinde, ruhlar aleminde tanışır, bilişirler veya itişirler, nefretleşirler demeyim tenakür tabirini kullanmıştır Hazreti Peygamber. Orada tanışıp, bilişen, birbirine ısınan, taaruf onun karşılığı da, bu dünyada da birbiriyle ısınır, kucaklaşırlar, tenakür edenler orada itişenler birbiriyle zıtlaşanlar burada da zıtlaşırlar, senin dediğini hatırlatıyor.

Hemen hemen benziyor yani. Demek ki öyle bir şey var. Ne kadar çok

Yani şu dünya bir önceki şeyin bir şeylere devamıdır. Ne başlangıçtır ne sondur.

Çok ilginç değil mi yani, sizinle de Halil’le de, ne bileyim ben  kameraman arkadaşlarla da herkesle de demek ki daha önceden de bir irtibatımız varmış.

Olabilir.

Belki de daha önce ben onların kameramanıydım.

Yani şimdi siz bu dünyada geliyorsunuz biriyle çok da izah edemediğiniz biçimde yakınlık hissediyorsunuz, birbirinizi adeta çekiyorsunuz veya birine aşık oluyorsunuz. Niye o değil de o.

Evet hocam, niye?

Şimdi, Mecnun’a demişler sen bu Leyla’ya  böyle, işte mecnun olmuş Leyla için, “nedir bu ya bu kara, kuru, yamga bir kız, bunun neyine aşıkı bu ya, bu kadar şiirler, bilmemneler yahu yazık” . Diyor ki “siz ona benim gözümle bakmıyorsunuz, Benim gözümle baksanız beni yadırgamazdınız”. Niye o gözle bakıyor?

Niye hocam?

E… belki geçmiş hayatta yarım kalmış bir şi var.

Şimdi hocam olayı birazcık böyle şey yaparsak . eee magazinselleştirirsek demeyim de böyle “light”laştırırsak, onu da şimdi Türkçe, mesela geçtiğimiz günlerde Gönül Yazar gelmişti, hatta Gönül Yazar size de sormamı söyledi programda, altı kere evlenmiş ya…işte bu diyor…

Altı mı?

Altı diyo.

İyi ben onbir biliyordum.

Neee?

Öyle bir şey var benim kafamda, neyse, evet…

Neyse altı diyelim. Şimdi diyo ki öyle yazılmış benim yazım diyo. Altı kere evlendi diye yani hepsi yazılmış mı olmuş oluyo o zaman yani?

Allah sizin evliliklerinizle mi uğraşıyor her şeyi bitirdi de?

…..

Hani  denir ya. Allah.. işte..kiminle evleneceğini bilir.

Allah cüziyatla meşgul olmaz. Kuralları koyar, külli irade, şimdi bunların altından kalkamıyacaksın diye girmiyorum. Külli irade. Sana ne dedim? Ana koordinatlar. Kur’an da cüziyatla uğraşmaz mesela. Koordinatları koyar. Kur’an bu ayrıntılarla uğraşmadığı için Kur’an’ı dinin dışına attılar, ayrıntıları doldurdukları kitapları da Kur’an’ın yerine koydular. Felaket buradadır. Kur’an koordinat veren kitaptır. Cenab-ı Hak da koordinatları koyar, teferruatla uğraşmaz, kasap hesabı çetele tutmaz.

Peki hocam o zaman deminkinden yola çıkarak belki daha önceki hayatta yaşamışlardır, ordan bir temasları vardır, Leyla ile Mecnundan işte örnek verdiniz, o gözle bakıyordur. O zaman öyle mi olmuş oluyor?

O sizin işiniz. Olur. Olur.Yani ben size bir daire çizmiştim, bak…

Hocam niye sizin işiniz diyorsunuz canım hepimizin işi.

Hayır, hayır sizin derken bizim, insanlığın. Bir daire çizmiştim. İşte bak. Şu geniş daire, külli irade. İnsanoğlu bunun dışına asla çıkamaz. Kader bu. Varlığa Cenab-ı Hakkın egemen kıldığı kanunlar ki Kur’an bunlar değişmez diyor, sünnetullah. Bunun içinde sonsuz daireler var. Kum tanelerinden daha çok. Bizim dairelerimiz. Biz bunların içinde istediğimiz gibi hareket ederiz. Özgürlük verilmiş bize. Ama şu ana sınırları zorlayıp buralarda bir taşma yapamayız. Kader budur. Bize nasıl anlattılar kaderi? Şu bizim küçük kum  tanesi kadar küçük dairelerimizin içinde kader, senin alnına ne yapacaksan yazılı. Yani neredeyse akşama mercimek çorbası mı içeceksin, tarhana çorbası mı? O da yazılı. Ben akşama arpalı,yoğurtlu çorba söyledim mesela yapın özlüyorum şimdi bu benim kaderimde yazıldı mı bu ya? Bunla uğraşır mı Cenab-ı Hakkı? Bir Fransız yazar muhteşem bir söz söylemişti. En büyük hatalarımızdan biri Allah’ı minimize etmememiz, pazar yerine indirmemiz. Dinci hurafeciliğin yaptığı en büyük kötülük budur. Allah’ı minimize etmeyin, küçültmeyin, hesaplara uydurmayın. Pazar yerine indirmeyin. Allah’ı ulvi ve külli koordinatların müteal kudreti olarak ait olduğu yerde tutun.

Peki hocam mesela çok sevip de kavuşamayan çiftler var. O ne?

…..

Sevip de kavuşamayanlar. Şimdi, iki şey geliyor aklıma.

Mesela istiyorsunuz, istiyorsunuz, olmuyo yani…

Samimiyetle. Ya tam istesen olur Saba, yapma. Bir takım sıkıntı, hesaplar, şöyle olursa şöyle olur. Şimdilik şöyle olsun, şunu da şöyle yapalım. Çıkıp adam gibi “tamam kardeşim ben gönlümün götürdüğü yere giderim” tak “ver elini yallah” de bak nasıl oluyor.

Neden demediniz o zaman, orda takın yüzüklerinizi….

Çünkü sosyolojik bağlar her birimizi şartlandırıyor. Ben ki özgürlüğü, çılgınca yaşamayı hayat edinmiş bir adamım, ben bile bu şartlardan kurtulamıyorum. Mecburum, toplum içinde yaşıyoruz. Neyse onu geçelim. Şimdi iki şey olabilir. Sevip de kavuşamıyor diyorsun. Ne olabilir? Sevip de kavuşma durumunda olanları bir biçimde haksız yere engellemiştir, şimdi faturasını böyle ödüyor.

Öncekinde.

Bak adalet-i ilahiye. İki. Bir hikmete mebni sevip kavuşamıyor, ödülü bir biçimde ona hayat tarafından verilecektir. Sen bilir misin ki  Peygamber efendimize isnadedilen, isnat demeyim, sanki uydurma gibi oluyor çünkü, bu söz gayet yerinde bir sözdür, Peygamberimiz söylemiş olabilir, “samimiyetle birbirine aşık olarak kavuşmadan ölenler şehit mertebesindedir” diyor. Ne muhteşem bir söz. Bakar mısınız? Bir biçimde engellenmiş. Anadolu’da böyle binlerce vardır. Ben ne örnekler biliyorum. Şehit mertebesinde. Hükmen şehittir. Nasıl? Peygamberin bu sözünden hiç bahsedildiğini duydun mu bugüne kadar? Varsa yoksa Arap fistanı, Arap takkesi.

Gerçekten hiç duymadım, haklısınız.

….

Ha bire takke pompaladılar. Ha bire takke pompaladılar. “Peygamber efendimizin def-i haceti de gaitayı şerifedir, o da tahirdir.”  Senin Allah iyiliğini versin. Senin Allah iyiliğini versin. Peki ahlakı nedir? Ama ahlakını hiç şerif yapmadılar Peygamberin…..

Alternatif video linki: SÖYLEŞİNİN TAM BÖLÜMÜ

(ÖNCEKİ SÖYLEŞİ İÇİN TIKLAYIN)

Bülent Pakman. Nisan 2012. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kısmen veya tamamen alıntılanamaz.

Notlar:

Arapça ve yabancı kelimelerin aktarımında hatalar olabilir.

Reenkarnasyonla ilgili tüm sorulara cevap veren, dünyaya nereden, neden gelindiği, nereye gidileceğini açıklayan  REENKARNASYON HAKKINDA ÖĞRENMEK İSTEDİĞİNİZ HERŞEY‘i  de okumanız tavsiye olunur.

Ruh göçü – Tekrar Doğuş – Reenkarnasyonla doğrudan ve dolaylı ilgili yazılarımız:

Twitter Widgets Facebook Widgets

Bakü Ofis 2011

Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Yaşar Nuri Öztürk’e göre Reenkarnasyon (Ruh göçü – Tekrar doğuş) 2 için 4 cevap

  1. Ayşegül dedi ki:

    Reenkarnasyon ile ilgilenenlerin Akaşa Yayınlarından çıkan Ruhsal Astroloji Yazar:Jan Spidler kitabini okumalarını öneririm. Doğum gününüe göre hangi kuzey ay düğümü ile dünyaya geldiğinizi buluyorsunuz. K.A. düğümünün doğum haritasında düştüğü ev de konu ile ilgilidir. G. Ay Düğümü ise geçmiş yaşamda geçtiğiniz süreçle ve bu hayatta bırakmanız gereken eğilimlerinizle ilgilidir.

    Sayın Pakman Psikoloji mezunu genç bir Odtü’lü olarak siteniz ile gurur duydum. Odtü’lüler hangi meslekten olursa olsun fark yaratıyorlar, okulun verdiği vizyondan olsa gerek…

  2. Geri bildirim: İslam’da reenkarnasyon | Sosyal Yazılar

  3. Geri bildirim: Reenkarnasyon hakkında öğrenmek istediğiniz herşey | Pakman World

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s