İzmir’in kurtuluşu _ Kaymakam Reşat Beyin hatıraları

Öncesi için lütfen tıklayın

İzmir’e ilk girenlerden İzmir’in Kadifekale’sine bayrağımızı çekmeye muvaffak olan Dördüncü Alayın Kumandanı Kaymakam Reşat Bey anlatıyor:

”Mensup olduğum süvari ikinci fırkası 8 Eylûl 922 günü Manisa’dan, Sabuncu Boğazı’ndan İzmir’e doğru hareket etti. Boğazda Nif’den (Mustafa Kemal Paşa kasabası) İzmir’e ricat eden Yunan kuvvetlerine tesadüf etti. Akşama kadar düşmanla muharebe etti ve geceyi Sabuncu Boğazı’nda geçirdi. 9 Eylûl alessabah fırka İzmir’e doğru hareket etti. Alayım, fırkanın piştarı idi ve bölüğü Yüzbaşı İskender Efendinin bölüğü idi, boğazdan kurtulur kurtulmaz, İzmir göründü. İzmir’e girmek ve kavuşmak arzusu zabitan, efrat ve hattâ hayvanatta bile yorgunluktan eser bırakmadı. Muavinim olan Binbaşı Şerafeddin Beyin, bidayette uc bölüğü ile hareket etmesini emretmiştim. Fırkadan aldığım emir üzerine Bornova’nın cenubunda makineli tüfek ateşiyle İzmir’e ricat etmekte olan düşman kuvvetlerine ateş edildi. Uc bölüğünü derhal diğeer bir bölükle takviye ederek Bornova’ya girmesini ve mütebaki bölüklerimizle de mezkûr bölükleri takip edeceğimi Binbaşı Şerafeddin Beye bildirdim. Şerafeddin Bey kumandasındaki bölükler ve onu takip eden alay da Bornova’ya dahil oldu. Bundan sonra Bornova – İzmir şosesi takip olundu. Yollarda her taraf Yunan perakende askerleriyle dolu idi. Ara sıra ateş edenler oluyordu. Bunlara kat’iyyen ehemmiyet verilmedi. Tuçakoğlu fabrikasından uc bölüğüne edilen ateşten alayımın kahraman efradının dört kişinin şehit olduğunu biraz sonra haber aldım.
Bu fabrikanın bulunduğu mevkiden, fırka kumandanından aldığım emir üzerine Kadifekale’ye tevcihi istikamet ettim. Binbaşı Şeraffeddin Bey de iki bölükle İzmir hükûmet konağına doğru gitmişti.
Yolda topladığım bir çok Yunan zabit ve efradını, emniyet tesisi için yaya olarak yürüttüğüm birkaç neferin önüne koydum. Bunlara, Rumca olarak, herkesin silâhını teslim edip işiyle gücüyle meşgul olmaları ve kimseye fena muamele yapılmıyacağını bağırtmakta idim. Geçtiğimiz Hristiyan mahalleleri sekenesinin, küçüğünden en büyüğüne kadar, ellerinde silâh ve bazılarında bomba bulunuyordu. Hemen hiç birisi bunları istimâle cesaret edemiyor, sersem sersem bakınarak öteye beriye kaçışıyorlardı. Bu mahallelerden kurtulur kurtulmaz Basmahane’ye geldik. Dindaşlarımızın âzim tezahüratı karşısında bin müşkülâtla Kadifekale’sine çıktım ve emir çavuşum Bilecekli Celil’e kalenin üstüne Türk bayrağını çektikdim. Saat on buçuk vardı.
Ertesi gün Aydın’dan İzmir’e ricat eden Zenginis fırkasıyla muharebe ettik, mezkûr fırka zabitan ve efradı kâmilen esir edildi.”

Kaynak: turkoloji.cu.edu.tr/ATATURK/kitap/agustos.pdf

Bülent Pakman. Eylül 2015. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kısmen veya tamamen alıntılanamaz.

Devamı için lütfen tıklayın

Twitter Widgets

Viyana Parlamento Binası

Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Youtube video kanalım