Big Bang – Büyük Patlama

Günümüz koşullarında bilimsel olarak tanımlayamayan bir kaynak, bir düşünce enerjiye doyum sağlaması sonucu 14 ila 100 milyar yıl önce 10-43 saniyelik bir süre içerisinde patlamış bundan daha önce var olmayan atom altı parçacıklar, atomlar  oluşmuş birleşme ve soğumalarla madde ve anti madde alemleri teşekkül etmiştir. Buna Big Bang yani Büyük Patlama denmektedir.

Evrendeki tüm maddeleri düzenleyen ve onlara madde özelliğini veren bir “enerji alanı” vardır. Bu enerji alanı sayesinde evreni meydana getiren 16 parçacık  var olmuştur.  Higgs Bozonundan meydana gelen söz konusu enerji alanı, maddenin tüm diğer temel parçacıklarının var olması için gerekli kütleyi oluşturur.   Büyük Patlamadan hemen sonra parçacıklar bu alandan geçerken kütle kazanmışlar ve böylece gözlemlediğimiz evren oluşmuştur.

Yani evren, geçmişte sonlu bir zamanda başlangıçta sıcak ve yoğun olan ilk yaradılış halinin genişlemesiyle yukarıda bahsi geçen 16 parçacıktan meydana gelmiş olup genişleme halen sürmektedir.  Galaksilerin günümüzde bir merkezden ileriye hareket etmesi onların geçmişte birbirlerine daha yakın olduklarını göstermektedir. Yeni galaksiler keşfedilmektedir. Bunlar da evrenin genişlediğini göstermekte böylece evren artık kapalı değil açık bir sitem olarak telakki edilmektedir. Bu da evrenin bizatihi canlı olduğunu ve bir zihne sahip olduğunu düşündürüyor. Biz de bu kozmik ve onun bilincinin birer organeliyiz yani parçasıyız. Bunun bilimsel  açıklaması tamamlandığında tasavvufdaki levh-i mahfuz denilen evrensel ve evrimsel külli bilgi de doğrulanmış olacaktır.

Büyük Patlama evrenin başlangıç koşulları ve sonraki gelişiminin kozmolojik modelidir.  Model, patlamadan önceki başlangıç durumunu değil patlama ve hemen sonraki durumu açıklamaktadır. Patlamadan önceki yani başlangıç yerinde ise bugün kara delik olarak tabir edilen belirsiz bir bölge olduğu sanılmaktadır. Bu bölge gerisinde ise paralel bir evren oluşmuş olabilir, büyük patlamayla birlikte veya başka bir zamanda.

Einstein’a göre madde enerjinin şekil almış halidir. Bilim adamları önce ışıktan parçacık (partikül) üretilebileceğini öne sürmüşler (Gregory Breit ile John Wheeler 1934) 1997 yılında Kaliforniya’da Stanford Linear Accelerator Center (Stanford Doğrusal Hızlandırıcı Merkezi) da bu teori gerçekleşmiştir.

Bilimsel olarak tanımlanamayan söz konusu Big Bang öncesi kaynak, dinsel ve ezoterik ritüellerde YARATAN olarak adlandırılmaktadır. Böylece evrende bulunan her şeyde YARATAN vardır.

Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.” Kaf 16

Bağdatlı Mansur diğer bir adıyla Hallac-ı Mansur bunu Enel-Hak diyerek gayet güzel açıklamıştır. “İnsan kadimdir; yaratılmamıştır, yaratandır. Her kişi tanrıdır” diyen Şeyh İsmail Maşuki gibi başka mutasavvıflar da benzer görüştedir. Tasavvuftaki Vahdeti Vücut yani varlık birliği kavramı da aynı paralelliği taşır ve var olan herşeyde Yaratan olduğunu ifade eder. Yani “her şey Allah’tır, Allah’ın vücududur”. Bu “her şey Allah’tan” demek değildir.

Ancak bundan Allah, haşa, parça parça olmuş da evrendeki bulunan bütün herşeye girmiş veya o parçaları kendi vücuduyla meydana getirmiş, gibi bir anlam düşünülmemelidir. Bu Allah’ın gücünün ermediği, girmediği, hükmetmediği hiçbir şey yoktur demektir. Bu bir anlamda bilinç bütünlüğüdür, sonuçta kozmik beyindir. Evrenin özü bilinçtir. Tüm evren tek bir bilinçten meydana gelmektedir. Vücut (varlık/madde-anti madde) bütünlüğü bilinç bütünlüğünün göstergesidir.

Bilim Big Bang ile başlamıştır. Bu başlangıç, çok mükemmel şekilde hesaplıdır, programlıdır. Bundan sonra da olan her şey mükemmel plan ve düzen ile olmuş ve olmaya devam etmektedir ve açıklaması da olmalıdır. İnsanlığın tekamülü ile bilimsel açıklamalar da gelişmektedir.

PARALEL EVRENLER

Bir görüşe göre kimi zaman bağımsız ve farklı, hiçbir şekilde birbiriyle etkileşime girmeyen çok sayıda evren var. Bir diğer görüşe göre ise paralel evrenler aslında sanılanın aksine birbirlerinden bağımsız olmayan, birbirleriyle etkileşimde olan çok sayıda evrendir. Bu evrenlerin birbirleriyle etkileşime geçtiği hallerde ise, küçük evrenler parçalanıyor ya da büyüğü tarafından yutuluyor; örneğin ısının aniden yükselmesi sonucunda küçük evrenin yanması; dinsel betimlemelerdeki ‘kıyamet’i çağrıştırıyor.

KAYNAKLAR:

http://www.absoluteastronomy.com/topics/Big_Bang

http://www.physics.princeton.edu/~mcdonald/e144/nytimes.html

Bu konuda daha geniş açıklamalar için bkz. bir başka YAZIMIZ

Bülent Pakman Kasım 2009. Son güncelleme Ekim 2013. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

Twitter Widgets

Abu Dhabi 2013Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bülent Pakman’ın video kanalları/arşivi:

Bülent Pakman youtube video kanalı 1

Bülent Pakman youtube video kanalı 2

Bülent Pakman dailymotion video kanalı


Big Bang – Büyük Patlama için 2 cevap

  1. Geri bildirim: Öteki Alem « Pakman World

  2. Araştırmacı dedi ki:

    Merhaba.Big-bang ,big-bang’a neden olan ALLAH’ın varlığının kanıtıdır.Ateistler bu durumu çok iyi bildikleri için big-bangtan çok rahatsızdırlar.Uzayın yoktan var olduğu Enam-101.Ayettede yazmaktadır.Saygılarımla.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s