İdil-Ural Tatarları

Bugün Rusya stepleri olarak anılan Kıpçak Düzlükleri, Deşt-i Kıpçak, Karadeniz’in Kuzeyindeki dev coğrafya, bir zamanlar önce Doğudan sonra Kuzey’den gelen kavimlerin karşılaştığı yerdi. İlk dalga 4. yüzyılda gerçekleşti ve tarihin akışını değiştirdi. Hunların baskısıyla Avrupanın sosyal, kültürel, demografik yapısını alt üst eden Kavimler göçüne sebep oldu. Bu göçlerle ilgili yazımızı OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

Büyük Bulgar Hanlığı

Pontic_steppe_region_around_650_AD Bu topraklarda Doğudan gelen savaşçı göçerler ile Kuzey’deki kavimler verimli otlaklar yüzünden sık aralıklarla çatıştılar. Yerli topluluklar bu çatışma içinde farklı taraflarla kaynaşıp büyük bir değişim geçirdiler. Hazar ve Karadenizin Kuzeyinde uygarlık tarihine yön verecek siyasi birlikteliklerin ortaya çıkışı 6. ve 7. yüzyıllarda gerçekleşti.   Büyük Bulgar Hanlığı bunlardan biriydi. Bir çok Türk aşireti tarafından Kubrat Han önderliğinde 630 yılında kurulan bir konfederasyon olan Büyük Bulgar Hanlığı Kubrat Hanın ölmesini takiben yine Türk kökenli Hazarların baskısıyla 668 yılında dağıldı. Buradan Asparuh önderliğinde Batıya göçenler bugünkü Bulgaristanın kurucuları oldular. Bir kısmı yine Doğu Avrupa’da Avarlara katıldılar.

1280px-State_of_Cuman-Kipchak_(13.)_trBu coğrafyada gerçekleşen bir başka büyük göç dalgası 8. yüzyılda Kıpçak kavimlerin Batı’ya ilerleyişiyle meydana geldi. Çoğu Sibirya’daki İrtiş nehri kıyılarından ve Altaylardan gelen göçenler kısa zamanda Hazar ve Karadeniz’in Kuzeyine yerleşip buraların hakimi oldular. Kıpçakların yakın akrabaları olan ve  tam olarak kaynaştıkları Kumanların da bu hakimiyetin gerçekleşmesinde büyük rolleri oldu.

İtil/Volga Hanlığı

Bulgar Hanlığının yıkılmasından sonra  göç etmeyip kalanlar  965 de yıkılıncaya kadar Hazar Devletine tâbi İtil/Volga Hanlığını oluşturdular ve Hazarlara vergi veriyorlardı. İtil Bulgarlarının bilinen ilk hanı Kotrga Han’dır. Devletin teşkilatlanma ve yapılanma şekli ile tam anlamıyla bir Türk hanlığı/devleti olduğu sonucuna varılmaktadır. İtil Bulgarları aynı zamanda İslamı devlet dini olarak kabul eden iki Türk Devletinden biridir. Zeki Velidi Togan tarafından 1923 yılında İran’da bir kütüphanede bulunan İbn-i Fadlan’ın seyahatnamesine göre İtil Bulgar Hanı Alamuş (Almış) Abbasi halifesi Muktedir’den 921 yılında İslam hakkında bilgi almak ve öğrenmek için mimar, mühendis ve din bilginleri göndermesini istemiş, 922 yılında Arapların teşviki sonucu İtil Bulgarları  Alamuş önderliğinde İslamiyet’i kabul etmişler, Alamuş (Almış) Han adını da Cafer olarak değiştirmiş.

Aynı tarihlerde 920 de Karahanlılar da  Müslüman olmuştur. Karahanlılar bir başka sayfamızda anlatılmıştır. OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

İtil/Volga Bulgar Devleti

İtil Bulgarları 965 yılında Hazar devletinin yıkılmasından sonra Kıpçaklarla İdil (İtil/Volga) ve Kama nehirlerinin birleştiği bölgede yeni bir bağımsız devlet, İtil/Volga Bulgar Devletini kurarak başkentlerine Bulgar adı verdiler.

Altın Orda

1227 yılından itibaren Moğollar Kıpçak Düzlüklerini istila ve işgal etmeye başladılar.  1242 de Cengiz Han’ın torunu Batu Han bu topraklarda Altın Orda (Altın Ordu) Devletini kurdu ve böylece İtil/Volga Bulgar devleti ortadan kalkmış oldu. Batu Han’ın yerine 1257 de Berke Han geçti. Onun döneminde Altın Orda  Türkleşerek  bir Türk-Moğol imparatorluğuna dönüştü ve bu dönüşümü gerçekleştirerek yönetiminde söz sahibi olanlar da Kıpçaklar oldu.  Berke Han, Buharalı Türklerin etkisiyle İslam dinini benimsedi ve  Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın kızı Melike hatun ile evlendi. 1260 da Ortaçağın en büyük kentlerinden biri olan Saray’ı kurdu.

Tatar kimliği

Moğol istilası sırasında başta Bulgar olmak üzere şehirler tahrip edildi. Şehirlerden ve büyük yollardan uzakta kalan , şehirli ve köylü İdil Bulgar halkı ahaliden birçoğu kaçarak, ormanlarda saklandı kalanlar da istilâdan zarar görmedi. Orta İdil sahasındaki Bulgar devleti ortadan kaldırıldı ama Bulgarlar ortadan kaldırılmış olmadı. Yok olan müstakil bir Bulgar devleti ve halkın kimliğiydi.  Zira halka yeni Türk-Moğol kimliğiyle diğer kavimler Tatar demeye başlamışlardı.

Tatar kelimesinin kökeni hakkında çeşitli görüşler:

– Asıl Tatar halkı eski bir Moğol kabilesidir.

– Tatar eski Türk dillerinde “diğer insanlar” anlamına gelmektedir. 

– İslâm dünyasında, “Tatar” kelimesiyle kastedilen, “Moğol” dur.

– Avrupa Moğollara Tartar/Tatar diyordu.

– Rusların Altın Orda’ya tâbi olmuş bütün Türk halklara (hattâ bazı hallerde temas ettikleri -Osmanlılar hariç- bütün Türklere) verdikleri bir isimdir.

– Ruslar, Türkleri sevmediklerinden dolayı onları kötüleme maksadıyla Kazan ahalisine, Moğollara izafen Tatar diyordu.

Etnik ve linguistik açıdan bugün Tatarlar denilen halkların ne “asıl Tatarlar”la, ne de Moğollarla hemen hiç bir ilişkileri yok ve hattâ kendi aralarında da (umumen Türk dilli ve Müslüman olmaları dışında) büyük farklar mevcut ise de, “Tatar” tabiri bir şekilde empoze olmuş ve yerleşip kalmıştır.

Tatar Hanlıkları

14. yüzyıl sonunda, Timur’un Altın Orda topraklarına sefer düzenlemesi ve taht kavgalarının yeniden başlamasıyla Türk tarihinin altın sayfalarını yazan imparatorluk  zayıfladı. Ortaya çıkan altı Tatar/Kıpçak Hanlığı günümüz Rusya’sının etnik ve kültürel çeşitliliğine büyük katkı sağlamışlardı. Bunlar Kırım, Kazan, Kasım, Astrahan, Nogay ve Tümen bölgesindeki Sibir hanlıklarıydı.

Rusların Volga adını verdiği Avrupa’nın en uzun nehri İdil’in kıyısında bin yılı aşkın bir süredir yaşayan Türk kökenli topluluklar, günümüzde İdil-Ural Tatarları olarak biliniyorlar. Daha Kuzeydeki Slav kavimlerinin oluşturduğu Rus varlığı ise ancak 9. yüzyılda siyasi ve askeri bir güç olarak tarih sahnesine çıktı. O süreçte Ruslara ve Kuzey’deki kavimlere  500 yıl hükmeden bir halk oldu Tatarlar.  Tatarların tarihi aynı zamanda Rusların da tarihidir.

Bulgar Kenti

Bulgar, Tatarların atası kabul edilen Proto-Bulgarların daha önce yerleştiği coğrafyanın adı.  Türklerin en önemli boylarından biri olan Kazan Tatarlarının öyküsü Kazan’a 130 km uzaktaki kadim Bulgar kentinde başlar. İlk Türk-İslam Başkenti olan Bulgar kenti bu yüzden Müslüman Tatarlar için büyük önem taşıyor. Bulgar kenti Kazan Tatarları, Mişer Tatarları ile Çuvaşların baba ocağı.

Eski Bulgar kentinden camisiz iki minare, türbe, hamam görünümlü yapılar, mezarlık ve su kuyusu kalmış. 1732 yılında Ruslar tarafından yapılmış kilisenin temeli ve duvarı Bulgar Müslüman mezarlarının taşları kullanılarak inşa edilmiş. Kentin çıkışında Bulgar Medeniyeti müzesinde Bulgar ve Rus halklarının hikayeleri anlatılıyor, eserler, Türk göçleri sergileniyor. Dünyanın en büyük baskılı Kur’an’ı Kerim’i de burada. Ölçüleri 1.5 x 2 m. Ağırlığı 800 kg. Alamuş Han ile Tatarları İslama davet eden İbn-i Fadlan’ın buluşmasını gösteren yakın zamanda yapılmış bir mozaik bulunuyor. Rusların Kazan kentini alırken üs olarak kullandığı Syiyaşk adasındaki kale de restore edilmiş. Ada, Rusların Tatarlara karşı kazandıkları zaferin sembolü.

Devamı: Kazan Tatarları  OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN

Ahmet Yeşiltepe’nin hazırlayıp sunduğu prodüktörlüğünü Ali Kara’nın üstlendiği NTV’de yayımlanan “Zaman Yolcusu” belgeseli 2. Sezon, bölüm 5 ve birçok kaynaklardan yararlanılarak derlenmiştir.

Bülent Pakman. Temmuz 2014. İzin alınmadan, aktif link verilmeden yayımlamaz, alıntı yapılamaz.

Twitter Widgets

Bülent Pakman’ın Youtube video kanalları/arşivi:

https://www.youtube.com/user/aliant28

http://www.youtube.com/user/pakman

IMG_1345Bülent Pakman kimdir?  https://bpakman.wordpress.com/pakman/

İdil-Ural Tatarları için 1 cevap

  1. Geri bildirim: Belarus – Litvanya – Polonya Tatarları | Pakman World

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s