100 Yıl Önce de Oradaydık

Bir yazımızda Kabil’de görev yapan Türk askerlerinin fotoğraflarını yayınlamış ve kısa bilgi vermiştik:  OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN. Türk birliği Kabil’e 2002 yılında gitmişti. Ancak bu Türk askerinin Afganistan’a ilk gidişi değildi. Gelin yıllar öncesine dönelim.

Habibullah han

Habibullah han

Afganistan’da Habibullah han zamanında Subayları eğitmek amacıyla 1904-1906 yıllarında Medrese-i Harbiye-i Siraciye kurulur ve eğitim görevi 1907’de Türk albayı olan Said Mahmud Efendi’ye verilir. Türk askerinin Afganistan’da ilk görevi böylece başlar.

I. Dünya Savaşı sona erince İttihat ve Terakki Partisi’nin ileri gelenlerinden Ahmet Cemal Paşa Osmanlı topraklarını terk eder. Birinci Dünya Harbinde Ruslar’a esir düşmüş ve Sovyetlerin serbest bıraktığı Türk subaylarının bir kısmını yanına almış, bunlardan altısını Hive’de, altısını Buhara’da bırakarak Türkistanlı gençlere harbiye kurslarını açmalarını emretmişti. Cemal Paşa yaveri, Teğmen Ragıp Efendi ve 19 arkadaşı 15 Eylül 1920 de Taşkent üzerinden Kabil’e doğru hareket ederler. 17 Eylül 1920 ‘de Cuma vakti Herat’ta askeri törenle karşılanılar ve Şahbağı’na yerleşirler.

Başkâtipzâde Teğmen Ragıp Efendi Hatıratına göre, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarında Afgan Ordusunun, Türk subayları tarafından eğitildiğini özetle şöyle anlatır :

Herat’da birkaç gün dinlendikten sonra Naib-i Saltanat tarafından davet edilir, şaşalı bir alayla saraya gidilir ve yemek yedik, yemekten sonra Ramazanlarda eskiden Osmanlı İmpatarorluğu Döneminde olduğu gibi diş kirası yarımşar Afgan lirası verirler. 30 Ekim 1920 Cumartesi günü Kabil’e hareket ederek 5 Kasım Cuma günü Kabil’e varırlar, özel bir karşılama töreninden sonra sarayda konaklarlar….

16 Kasım 1920 Cumartesi günü Savunma Bakanlığını ziyaret ederler. Giritli Enver Efendi Kabil’e varıldığında hastalanmış ve hastaneye kaldırılmıştı, Ziyaret dönüşü ölüm haberi gelince herkes müteessir oldu.

19 Kasım 1920 de Afgan Kralı tarafında at yarışlarına davet edilirler, Aynı gün Silah Fabrikası Müdürü Türk Yüzbaşısı Ali Rıza Efendi davetine icapla Fabrika gezildi ve Türkiye’den Kabil Büyükelçisi olarak gelen Yüzbaşı Abdurrahman Efendi de beraberlerinde idi.”

Emanullah Han, Kabil’e gelen Cemal Paşa’ya Afgan ordusunu tanzim görevi vermiş ve bundan da hoşnut kalmıştır. Afgan emiri Emanullah Han; Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya yazdığı 13.07.1921 tarihli mektubunda; esaretten kurtulduktan sonra azad Türkistan ve müstakil Buhara yoluyla ülkesine gelen üç Osmanlı subayının Afganistan Devleti askeri hizmetine memur edildiğini, yaptıkları hizmetten memnun kaldıklarını, yalnız bu subayların kendilerine verilen görevleri tamamlayınca aziz vatanlarına dönmek isteklerinin kabul edildiğini, Afganistan Devleti Harbiyesini tanzim etmek üzere bir askeri heyet gönderilmesini istemiştir.

Cemal Paşa 1921 yılının sonuna doğru Moskova yoluyla Avrupa’ya geçmek üzere yaveri Nusret beyle Kabil’den ayrılır. Ertesi yıl diğer Türk subaylarından Teğmen Ragıp Bey ve arkadaşları da ülkelerine dönmek isterler. Emir Emanullah Han’a gerekli müracaatları yapıp, gerekli izin alındıktan sonra 29 Ekim 1922  de Kabil’den ayrılırlar. Ayrılmadan önce Emanullah Han kendilerine Afgan Nişanı verir.

Türk subaylarının Afganistan’a Afgan Ordusuna eğitim vermeleri amacıyla gönderilmeleri daha sonra da sürer. Ayrıca öğretmen ve doktorlar da gider. Afganistan’dan gelen Afgan subay ve askeri öğrenciler de Türk ordusundan eğitim alırlar.

Türk subaylarının 1907 yılında Afganistan’a gitmiş olduklarına değinenlerden biri de Hürriyet Gazetesi muhabiri Zeynep Gürcanlı. Gürcanlı’nın yazısında bir başka ilginç husus daha var. Yukarıda belirttiğimiz yazımızda Afganlıların Türk askerini Amerikalılar gibi işgalci olarak görmediğini anlatmıştık: OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN. Zeynep Gürcanlı  bunu da aynen vurguluyor. Bu arada Gürcanlı Amerikan askerlerinin çelik yeleksiz dışarı çıkmadığını yazmış. Ancak eksik yazmış. Sadece çelik yelek değil, çelik kasklar da giyiyorlar. Jipleri zırhlı. Jiplere ayrıca Jammerlar (karıştırıcı- GSM sinyallerini karıştırıcı) da refakat ediyor.

Gürcanlı’nın yazısı:

“Kandahar ve Helmand’da ABD asker ve paralı askerlerinin gözetiminde neler yaşadıysak, Türk askerinin gözetimindeki Kabil’de tam tersi uygulanıyor…

Amerikalı askerler hiçbir yaya Afganı, zırhlı da olsa araçlara yaklaştırmıyor, bizim askerler araçtayken yavaşlayıp, hal hatır soruyor.

Amerikalıların tüfekleri hep karşıya bakıyor, her an ateşlenmeye hazır gibi, bizim Mehmetçiğin tüfeğinin namlusu yere bakıyor.

Amerikalılar çelik yeleksiz burunlarını üsten dışarı çıkarmıyorlar, Türk askeri Afganların arasında üzerinde çelik yelek olmadan geziyor.

Amerikan askeri, Afganlarla mümkün olduğunca göz teması kurmuyor, bizimkiler sokaklarda çocuklara şekerleme, oyuncak dağıtıyor; davet edildikleri evlere girip, Afganların ikram ettiği çayı içiyor.

Böyle olunca da, Afganistan’da Türk askerine bakış da farklı oluyor.

Bunu ülkedeki tüm uluslararası koalisyon gücünün komutanı Amerikalı General McChrystal da anlamış ve Kabil bölge komutanı Türk Tuğgeneral Levent Çolak’la yaptığı görüşmede açık açık da söylemiş: “Biz de artık Türk askerini, onun Afgan halkına yaklaşımını örnek alacağız.”

ŞAŞIRTAN FOTOĞRAF

Tam bu noktada, McChrystal görüşmesine ilişkin ilginç bir anısını da anlatıyor Türk Komutan. “Görüşmede Amerikalı General’e bir fotoğraf gösterdik. Bu fotoğraf 1914 tarihini taşıyor. Daha o zaman, Osmanlı ordusunun temsilcileri yine eğitim için Afganistan’daymışlar. General McChrystal bu fotoğrafı görünce çok şaşırdı. Amerikalılar Afganistan’a gelmeden 100 yıl önce, Türklerin burada olduğunu gördü…”

İlişkiler bu kadar eski ve sağlam olunca, sorumluluk da büyük. Bu çerçevede, Afganistan’daki Türk askerlerinin en büyük korkusu da, Afgan halkının güvenini kaybetmek.

“1907’de Afgan harp akademisinin komutanı bir Türk subayı. İlişkiler bu kadar eskiye dayanıyor. Bu kadar eski ve güvenliğe dayalı ilişkileri devam  ettirmek çok önemli. Afgan halkının bu güvenini kaybetmemek için, bize bırakılan bu güven mirasını kaybetmemek için elimizden geleni yapıyoruz.”

“DEDEMİ DE TÜRK KOMUTAN EĞİTMİŞTİ…”

Türklerin burada olmasından Afganlar da çok memnun. General Çolak’ın bu anısı ise, bir Afgan subayı görüşmesinden. “Geçenlerde bir Afgan subayı ile sohbet ediyorduk. ‘Biliyor musunuz, benim dedem de askerdi. Üstelik onu da Türkler eğitmişti’ dedi bana. İşte bu nedenle Türk askeri olarak Afganistan’da kabulümüz yüksek…”

Afganistan’da halen yaklaşık 1,700 Türk askeri görev yapıyor. Ülkenin başkentinin, yani Kabil’in güvenliğini sağlayan bölge komutanlığının denetimi de Türk birliğinde. Tuğgeneral Levent Çolak’ın bu anlamda iki “şapkası” var.

Hem ülkedeki Türk birliğinin en üst düzey komutanı, hem de Kabil bölgesinde görev yapan, Fransız, Makedonyalı gibi pek çok ülke askerinin komutanlığını yürütüyor.

Kabil bölgesinde Şubat ayında Türkiye bir askeri eğitim merkezi kurdu. Gazi Askeri Eğitim Merkezi’nde 2 ayda 500 Afgan subayı yetiştirildi.

Eğitim çalışmaları sadece bununla da sınırlı değil. Afganistan’dan her yaklaşık 120 kişilik bir birlik Türkiye’ye gönderiliyor, Afgan askerlerine Isparta’da dört haftalık eğitim veriliyor.

Şu ana kadar 3 Afgan birliği eğitimini tamamladı. Bunun sayısı yıl sonuna kadar 6 birliğe ulaşacak.

Ayrıca Türkiye, yine eğitim amaçlı olarak, Amerikalıların yeni buluşu Harekat Yönlendirme İrtibat Timi Operational Mentor and Liason Team “OMLT”lere () de katkı sağlıyor.

Bu askeri terimin anlamı, Afgan birliği içinde, yabancı askerlerden oluşturulmuş bir nevi “gölge komutanlık” yapılanması.

Sözkonusu Afgan birliği harekata gittiğinde, Türk askerleri de onlarda birlikte olup, alanda komuta-taktik eğitimi veriyor, Afgan birlik komutanlarına tavsiyelerde bulunuyorlar.

Şu anda Türkiye 5 ayrı OMLT’de Afgan subaylara eğitim veriyor. Her OMLT’de, birliğin büyüklüğüne göre 6 ila 16 Türk subay ya da astsubayı görev yapıyor.

Ancak Türk askerine konulmuş, Kabil dışında operasyona katılmama, savunma dışında ateş açmama gibi tüm kısıtlamalar, OMLT’deki Türk subay ve astsubaylar için de geçerli.

TÜRK KOMUTAN’DAN ÖVGÜ

Kabil görece, Afganistan’ın diğer bölgelerine göre daha sakin gibi. Ama Türk Komutan bunun “yanıltıcı” olabileceğine dikkat çekiyor.

“Kabil başkent. Ülkede ne olursa, buraya yansıyor. Mesela, Kandahar’da birinin burnu kanasa, hemen burada gösteri oluyor” diye anlatıyor Tuğgeneral Çolak.

Ancak Başkent’te de önemli gelişmeler olmuş Afgan ordusu ve polisi açısından. Kabil’de, Ocak ayının sonunda ve Şubat’ta iki ayrı büyük eylem gerçekleştirildi. Kentin çeşitli yerlerinde eş zamanlı saldırılar düzenlendi.

“Biz, Kabil’in güvenliğinden sorumlu bölge komutanlığı olarak, olayları çok yakından izledik. Ancak müdahale önceliği Afgan güçlerindeydi. Ve gördük ki, bizim müdahale etmemize gerek kalmadan, saldırıları üç saat gibi kısa bir sürede kontrol altına almayı başardılar”.

TÜRKİYE ASKER GÖNDERECEK Mİ?

Afganistan deyince, en çok tartışılan konu, Türkiye’nin ek asker gönderip göndermeyeceği.

Tuğgeneral Çolak’ın yanıtı kısa ve öz: “Rakamlarla uğraşmamak gerek. Asıl yapılan işe bakın. Türkiye’nin 1,700 askeri var. Ama bizim yaptığımız bir şey, Afgan halkı tarafından 10 algılanıyor. “

Çolak, Türk askerinin varlığının önemini, “ISAF’ta bu kadar çok ülkenin yer alması, Afganistan’da yapılan operasyonun meşruiyetini kanıtlıyor.

Ancak Türklerin konumu farklı. Türkiye’nin olması, Afganistan’daki uluslar arası operasyona aynı zamanda ahlaksallık getiriyor. Bunun önemi çok büyük” diyerek açıklıyor.”

Kaynaklar:

Afganistan Tarihine bir bakış, Sadi Bayram,      http://guneyturkistan.wordpress.com/2009/01/23/afganistan-tarihine-bir-bakis/

The Life and Times of Amir Habibullah Khan http://www.afghan-web.com/bios/detail/dhabib.html

ABD’li komutanı şaşırtan 96 yıllık fotoğraf. Zeynep Gürcanlı. Hürriyet. 19 Mart 2010 http://www.hurriyet.com.tr/planet/14148838.asp?gid=287

Bülent Pakman. Nisan 2010. Lütfen aktif link vermeden alıntı yapmayın.

Afganistan ile ilgili sayfalarımız:

AFGANİSTAN

KABİL RESİMLER

BİR ZAMANLAR AFGANİSTAN

AFGANİSTAN TÜRK BİRLİĞİ

100 YIL ÖNCE DE ORADAYDIK

KABİL 2002

DİZ BOYU YOKSULLUK

AFGANİSTAN’DA RUS HAYALETLER

AFGAN KADINI

Twitter Widgets

Al Khobar Ofis

Bülent Pakman kimdir?  https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Video arşivi:  Kanal 1    Kanal 2     Kanal 3     Kanal 4

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s