Sonuç

ATATÜRK MASON MUYDU DİZİMİZİN ÖNCEKİ YAZISINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

Önceki yazılarımızda Atatürk ve masonluk arasındaki ilişkileri ayrıntılı olarak araştırmıştık. Bu yazılarımızdan anlaşılabileceği gibi Masonluğun bırakın diğer veçhelerini, en azından giriş töreni bile Atatürk’ün prensiplerine aykırıdır.

Bizzat masonların ifadesine göre Atatürk masonluk usullerine tabi olamayacağını ifade etmiştir. Bu usuller ne olabilir? Bizce her şeyden önce Atatürk Masonluğun dışa bağımlılığını kastetmiş olmalıdır. Mustafa Kemal İttihatçıların toplantılarına katıldığı günlerde Meşrutiyet ilericiliğinin aslında Batının ajanlığı olduğunu yaşayarak görmüş, Tanzimatçılığı dışlayarak kendi fikirlerini geliştirmiştir. Atatürk tüm kökü dışarıda olan anlayışları reddetmiş, masonluk kurumundan nefret etmiştir.

Atatürk İstanbul’da bir mason locasına nasıl götürüldüğünü bizzat kendisi anlatmıştır. Bunu yapan herhalde Makedonya ya da Selanik’te de mason toplantılarına katılmış olsa onları da anlatırdı.

Bir tek Allah’ın kulu, bir tek mason bile Mustafa Kemal ya da Atatürk’ün bir mason toplantısına katıldığını gördüğünü beyan etmemiş bugüne kadar.

Atatürk 1935’de mason localarını kapatmıştır. Nedeni ne olursa olsun bunu yapan mason olamaz. Atatürk mason localarını kapatırken masonlar için ağır sözler sarf etmiştir. Bu sözler Atatürk’ün hareketlerine, kişiliğine ve inançlarına uygun olduğundan bunları nakledenin beyanı bizce doğrudur.

Atatürk’ün bir mason locasına kayıtlı olduğuna dair ortada hiçbir belge yoktur. Bazılarının belge dediği önceki sayfalarımızda verdiğimiz bir derginin verdiği liste ile bazı internet sayfalarındaki yapma listelerden başka hiçbir şey yoktur.

Yani Atatürk mason değildir, olamaz.

Peki o halde neden bu kadar gürültü kopartılıyor? Atatürk’ün öyle bir kişiliği var ki mason olması kuşkusu bile masonlara büyük prestij sağlıyor.

Masonlar çok uğraştılar, söylentilerin çıktığı İtalya, Fransa ve hatta Belçika’ya gittiler, bütün mason arşivlerini didik didik ettiler, ama birşey bulamadılar ve bunu açıkça itiraf ettiler. Dürüst masonlara göre Atatürk mason değil ama keşke olsaydı, yine de o onlara göre önlüksüz mason. Önlüksüz mason, bir mason locasına üye olmamakla birlikte, kafa yapısı, yaşantısı itibarıyla, Masonluğu üyelerden çok daha iyi uygulayanlara ‘Masonlar tarafından’ verilen ad.

Masonlardan kaynaklanan Atatürk’ün mason olabileceği iddialarına mal bulmuş mağribi gibi sarılan dinci, şeriatçı, gerici çevreler önemli malzeme elde etmişlerdir. Masonların büyük çoğunluğu Atatürk masondur diyemediği halde dinci-şeriatçı-gericilere göre Atatürk kesinlikle Allahsız bir mason olup çıkmıştır. Bunu derken de bazı masonların belge diye bahsettikleri düzmece listeleri kaynak göstermişlerdir.

Masonların Atatürk’e sempati duydukları kendi ifadelerinden görülmektedir. Ama aynı zamanda mason localarını kapattığı için Atatürk’ü masonların tedavi adı altında yavaş yavaş öldürdükleri de epey yaygın bir iddiadır. Yani söylentilerin bu kadar tutarsız olması da zaten neyin ne olduğunu göstermektedir.

Tutarsızlık bununla kalmıyor. Dinci Taraf Gazetesinin yeniyetme bir yazarına göre Atatürk bir antisemitist. Yahudiler’e  Trakya Olayları ve Varlık Vergisi gibi kötülükleri bulunmuş. Aynı zamanda dinci medyada Atatürk’ün etnik kimliği hakkında çeşitli sorular sorulur ve Yahudi olduğu ima edilir. Dinciler biraz soluk alın ve karar verin. Bu arada Prof. İlber Ortaylı’nın Atatürk’ün Yahudi asıllı – dönme olması iddialarıyla ilgili önemli bir teşhisini de okuyun:  “Atatürk’ün ne olduğu belli. Atatürk köylüdür. O karga hikayesinin üzerinde onun için çok dururlar. Köylüler Yahudi olmaz”.

İşin ironisi burada.

—————

Belli ki bu dinci-gerici-yobaz vb. takımı bu yazı dizimden hiç hoşlanmamış, gerçekleri bu kadar net açıklamam işlerine gelmemiş, Atatürk’ü karalama foyaları meydana çıkmış, o yüzden sağanak gibi hakaret içeren yorumlar yağdırıyorlar bu ciğeri beş para etmezler. Bunların bazılarına değinmek istiyorum.

Taktığım dinci yaftasına çok kızıp “dinci ne demek sen dinci değil misin, dinci değilsen dinsiz misin?” diyenlere, daha dinci ile dindarı ayırtetmekten aciz olanlara biraz eğitim:

Nedir dindar ve nedir dinci? Ana hatlarıyla görelim:
Dindar, her şeyden önce dinî Allah’a varmanın, O’nun hoşnutluğunu kazanmanın, daha iyi ve daha yetkin insan olmanın yolu ve kurumu bilen ve bu anlayışla yaşamaya çalışan insandır. Bunun içindir ki, dindarın temel meselesi daha iyiye ve daha güzele ulaşmaktır.
Dinci için en büyük sıkıntı, dindarın varlığıdır. Çünkü dindar, başkalarının mutlu olmasını, cennete gitmesini sevinçle karşılamanın da dinin gereği olduğunu söylemektedir. Bu söylem, dinciyi çok öfkelendirir.
Dindar için din, daha çok sorumlu olmanın, daha çok paylaşmanın, daha çok fedakârlığın yoludur. Dinci için ise din, başkalarından daha çok almanın, başkalarını daha rahat itham etmenin dokunulmaz ve eleştirilmez kurumudur. Bu yüzdendir ki dincinin elinde din bir ıstırap ve kahır kurumuna dönüşür ve insan haklarını çiğnemenin kutsal aracı yapılır.
Gıybet etmek, Allah’ın kurallarına suç ve ayıp bulmak, en küçük bir kızgınlık anında onları cehenneme göndermek dincinin âdeta alâmetifarikasıdır.
Dindar, ‘yaratılanları Yaratan’dan ötürü’ sever; dinci ise yaratılanları Yaratan’dan nefret ettirmek üzere rahatsız eder. İslam’ın vicdan adamlarından biri olan Muhammed İkbal, dinciden söz ederken onun sadece dünyayı değil cehennemi bile berbat edebilecek bir yaratık olduğuna dikkat çeker.
Dinci, çıkarına ters düşen hiçbir şeye ve hiçbir kişiye vefa göstermez.
Dincinin yoksun olduğu şeylerin başında ahde vefa gelmektedir. Bu tespitin bir uzantısı olarak, dindar, kıymet bilir, şükran bilir insandır. Dinci ise nankördür.
Emin olmayanın imanı olamaz. Bu bizzat, Hz. Muhammed’in bir beyanıdır.
Yüzlerce günahınız olabilir, yine de Müslüman olursunuz ama emin insan değilseniz, tüm zamanınız namazla-niyazla geçse de Müslüman olamazsınız. Çünkü emin olmamak, riyakar olmanın diğer adıdır. Riya ise, Kuran’ın ve Hz. Peygamber’in açık beyanlarıyla şirktir.
Günahtan korkma, şirkten kork. Çünkü Allah günahını itiraf edip boyun bükenleri affedecektir. Ama şirke bulaşanları asla affetmeyeceğini açıkça bildirmiştir. Evet günahtan değil, şirkten kork, yani olduğun gibi görünmemek veya göründüğün gibi olmamaktan kork!

—————–

Bir salak dinci de sanduka çevresindeki sekizgen için “Davut Yıldızı” demiş. Davut yıldızı adı üstünde yıldızdır. Yıldız ne dikdörtgendir ne sekizgen ne de altıgen. Davut yıldızı 6 köşelidir. İlle bilmemnegen haline getirilmek istenirse köşeleri birleştirilir ve bu takdirde ortaya altıgen çıkar.  Bu salağa başka ne diyeyim bilmiyorum. Ya dayak yememiş ya da geometri bilmiyor.

—————–

Devam eden dinci salaklıklara bir başka örnek:  Bir Mason Derneği Anıtkabiri ziyaret edip defteri imzalamış. Salak demek istiyor ki  bunun anlamı Atatürk mason. Bir zamanlar İnşaat Mühendisleri Odası olarak Anıtkabiri ziyaret edip defteri imzalamıştık. Şimdi salak mantığına göre Atatürk inşaat mühendisi mi olmuş oluyor?

KAYNAKLAR:

http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?board=2.0

http://www.haberciniz.biz/mason-remzi-sanver-canli-yayinda-konustu-912976h.htm

https://bpakman.wordpress.com/yurdum/israil/siyonist-evangelist-isbirligi/tapinak/hiram-usta/

http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=286.0

http://masonluk.wordpress.com/2009/09/13/ataturk-ve-masonluk/

http://www.uzmantv.com/ataturk-mason-muydu

http://www.arastiralim.com/ataturk-mason-muydu.html

http://www.masonluk.net/tapinak_s_05.html

http://muzafferdeligoz.blogcu.com/Masonluk-Masonlar

http://www.haberform.com/haber/suleyman-demirel-mason-mu-mason-siyasetciler-turk-masonlar-masonlari-yakan-belge-40436.htm

http://www.mason-mahfili.org.tr/?page_id=56

Dünya’da ve Türkiye’de Masonluk ve Masonlar,  İlhami Soysal, Der Yayınları, 512 sayfa.

Masonluk Nedir ve Nasıldır, Murat Özgen Ayfer, Pentagram Yayınevi, 2007.

Fikrimizin Rehberi, Erol Mütercimler, İstanbul, Alfa Basım Yayım. 2008, 978-605-106-045-3

Turkey in Revolution, Charles Roden Buxton, T. F. Unwin London, 1909, 285 sayfa

Jön Türklerin Serüveni, Mustafa Yalçın, İlke Yayınları, 1994, İstanbul, s.123

Kalbimizde saklı kalan Atatürk ve Masonluk, Tamer Ayan, Yurt Yayıncılık, 2008, Ankara, 536 sayfa

http://www.tsk.tr/8_TARIHTEN_KESITLER/8_3_Canakkale_Muharebelerinden_Kesitler/resim2.htm

Anıtkabir http://www.tsk.tr/anitkabir/index.html

Kemalizm Facebook sayfası http://www.facebook.com/photo.php?fbid=493935867314502&set=a.199511700090255.44459.199503873424371&type=1&theate

Anadolu Selçıklu Mimarisinde Aslan Figürü. Gönül Öney http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/14/703/8880.pdf

Allah İle Aldatmak, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk. Yeni Boyut, İstanbul. 2008

http://www.odatv.com/n.php?n=canakkale-savasindaki-yahudi-birliklerinin-asil-amaci-neydi-2903111200

—–SON——

Bülent Pakman. Kasım 2010. Son güncelleme Ağustos 2014. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kısmen veya tamamen alıntılanamaz.

Atatürk Mason muydu dizimizin tüm yazıları

Twitter Widgets Facebook Widgets

Viyana Parlamento BinasıBülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Sonuç için 5 cevap

  1. Geri bildirim: Anıtkabir Mason Tapınağı mı? | Pakman World

  2. Geri bildirim: Atatürk’e bu iftiralar neden? | Pakman World

  3. Kerime dedi ki:

    Bülent Bey; bloğunuza tesadüfen rastladım, yazınız dolayısıyla sizi gönülden tebrik eder dindar olan yada olmaya gayret eden tüm müslümanların gönüllerine tercüman olmuş 12 den vuran analiziniz için şahsım olarak minnettarlığımı bildirmek istedim. Rabbim dindarların sayısını artırsın.

  4. Geri bildirim: Atatürk ve Masonlar | Pakman World

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s