Türkiye’de İnşaat Mühendisliği Eğitimi

İnşaat Mühendisliği nedir? Ayrı bir yazımızda açıklanmıştır: OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN

Türkiye ve Kıbrıs’ta İnşaat Mühendisliği Bölümleri. Ayrı bir yazımızda verilmiştir: OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN

Türkiye’deki İnşaat Mühendisliği Bölümlerinin sıralamaları. Ayrı bir yazımızda verilmiştir: OKUMAK İÇİN LÜTFEN IKLAYIN

İnşaat Mühendisliğine yatkınlık

İnşaat mühendisi eğitiminde başarılı olmak isteyenlerin;
– İyi bir öğrenme ve konsantrasyon yeteneği olmalı,
– Sayısal yeteneği olmalı, akıldan kısa sürede matematik işlemleri yapabilmeli,
– Analitik düşünme ve problem çözme becerisine sahip olmalı.
– Perspektiften (3 boyutlu görünüşten) ön, yan, arka gibi farklı bakış açılarını göz önüne getirebilmeli,
– Üniversite öncesinde matematik, fizikte başarılı olmaları önemli göstergedir.

İnşaat Mühendisliği Bölümleri

2002-2003 döneminde Türkiye’de  44 üniversitede inşaat mühendisliği eğitim-öğretimi verilmekteydi Bu dönemde kontenjan 3 704’dü ve 3 379 öğrenci inşaat mühendisliği bölümlerine kayıt yaptırmıştı. 2017-2018 döneminde inşaat
mühendisliği eğitim-öğretimi verilen üniversite sayısı 2,7 kat artışla 117’ye, kontenjan 3,2 kat  artışla 11 858’e ve kayıt yaptıran öğrenci sayısı 3,3 kat artışla 11 275’e yükselmiştir. 2002-2017 yılları arasında ülke nüfusu % 23, 2005 yılı sabit
fiyatları ile kişi başı milli gelir % 50 artmıştır.

Türkiye’de 56, KKTC’de ise dört üniversitede inşaat mühendisliği bölümü var. 2010 itibariyle 49 devlet üniversitesinde mevcut olan inşaat mühendisliği bölümü, bu okullardan yalnızca 38’inde faaliyet göstermekte. Buna karşılık inşaat mühendisliği eğitimi verilen vakıf üniversitesi sayısı, öğretime açılmamış olan ikisi hariç, sadece beş.

Buradan hareketle Türkiye’de devlet üniversiteleri dışında inşaat mühendisliği alanına pek de öğrenci yetiştirilmediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Nitekim Türkiye’deki 38 devlet üniversitesinin yaklaşık 4800 kişilik bir kontenjanı bulunurken, özel üniversiteler her yıl yaklaşık 450, KKTC üniversiteleri ise 400 inşaat mühendisliği öğrencisi alıyorlar. Buna göre her yıl eğitime alınan inşaat mühendisi öğrencisi sayısı yaklaşık 7000. Yılda verilen mezun sayısı da yaklaşık 4150. Yani % 70 i mezun oluyor.

Yapı Sektöründe İnşaat Mühendisliği Eğitiminin Payı

Önceki bölümde açıklandığı üzere inşaat mühendisliğinde, içmimarlık ve endüstri ürünleri tasarımı bölümlerinde rastladıklarımızın tersine, çoğunlukla devlet üniversitelerinden gelen yeni meslek adamları ile karşı karşıya kalıyoruz. Bu alan, halen bir anlamda devlet üniversitelerinin tekelinde ve vakıf üniversitelerinin ilgi ve yatırım alanlarından çok uzakta.

İleride yapı sektörüne eklemlenecek olan öğrencilerin büyük bir kısmının inşaat mühendisliğinden geleceğini söylemek mümkün gözüküyor. Araştırma sonuçlarına göre ilgili bölümlerin toplam tahmini öğrenci sayısının yaklaşık % 50’si, inşaat mühendisliğinden geliyor. Bu oran mimarlıkta % 25, içmimarlıkta ise yaklaşık % 10 şeklinde karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla yapı ve ilgili üretim alanlarından yetişen uzmanların % 85’i, bu üç meslek alanından geliyor. Dışarıda kalan peyzaj mimarlığı, şehir planlama ve endüstri ürünleri tasarımı ise yaklaşık oranlar ile pastanın geriye kalan % 15’lik dilimini paylaşıyorlar.

Lisans

4 yıllık eğitim sonunda “İnşaat Mühendisi” ünvanıyla “Lisans” diploması verilmektedir. İngilizcesi “Bachelor of Science in Civil Engineering”. İnşaat mühendisliği bölümlerinin ancak yüzde 13’ünde eğitim İngilizcedir. Buralarda eğitim dili yeterli olmayanlara bir yıl dil eğitimi verilmekte ve başarı aranmaktadır.

“Hazır Beton Teknolojisi”, “İnşaat”, “İnşaat Teknikerliği”, “Karayolu Ulaşımı ve Trafik”, “Raylı Sistemler Teknolojisi”, “Ulaştırma”, “Yapı Teknolojisi” ön lisans programını başarı ile bitirenler, ÖSYM tarafından açılan Dikey Geçiş Sınavı’nda (DGS) başarılı oldukları takdirde, “İnşaat Mühendisliği“ lisans programına dikey geçiş yapabilirler.

Master (Yüksek Lisans)

İnşaat Mühendisi diploması aldıktan sonra isteyenler eğer mezuniyet puanları da iyiyse Master yapabilirler. Master; “Master of Science” ya da ”Master of Engineering” in kısaltılmışı. Bizdeki resmi adı ise “Yüksek Lisans”. Bunu almak için master eğitimi veren İnşaat Bölümlerindeki ana bilim dallarından birini seçmek gerekiyor. Her dalda boş yer olmayabilir. Yani istenmeyen bir dal da seçilmek zorunda kalınabilir. Söz konusu ana bilim dalları her üniversitede farklıdır.

Belli başlı yüksek lisans dalları

  • Yapı Mühendisliği (Structural Engineering)

  • Geoteknik/zemin mekaniği

  • Yapı Malzemesi

  • Hidrolik/hidromekanik

  • Su kaynakları

  • Ulaştırma (yol)

  • Yapı yönetimi (işletmesi)

  • Deprem Mühendisliği

  • Kıyı, deniz Mühendisliği

  • Jeodezi/Jeomatik (ölçme)

Seçilen bölümlerden ağırlıklı olmak üzere en az bir yıl belli kredili dersler alınır ve aynen lisans eğitimindeki gibi kredi usulüyle dersler tamamlanır. Bu arada öğrenciye tayin olunan bir tez hocası bir konu verir. O konu üzerinde yoğun araştırma yapılır. Bu da en az bir yıl sürer. Tez hocasından da bazen yardım alınabilir. Hem dersleri hem de tezi bir yıl içerisinde tamamlamak çok zordur.  Dersler sırasında bir işe girip çalışmak ta eğitimi aksatabilir. Genelde master yapanlar derslerden sonra tez yaparken bir işe girmektedirler. Derslerden geçilip tez de kabul edildikten sonra arkadan “İnşaat Yüksek Mühendisi” ünvanı gelir.

Master Gerekli mi?

Üniversitede kalıp, doktora yapmadıkça Türkiye’de Master’ın pek faydası yoktur. Onun yerine bir işte çalışmak deneyim açısından daha yarar getirecektir. Ancak Yüksek Mühendis unvanına sahip olmak elbette prestijdir. Bu da bazen önemli olmaktadır.

Eğitim kalitesi

Türkiye’de inşaat mühendisliği bölümlerinde, bir öğretim üyesi/öğretim görevlisine ortalama 22 öğrenci düşmektedir. Bu oran Almanya’da 8, Japonya’da 10, Portekiz’de 20, Belçika’da 10, İngiltere’de 14, Polonya’da 10’dur. Öğrencilerin yüzde 9’u kız, yüzde 91’i erkektir. Öğrenci aileleri ağırlıkla orta ve alt gelir gruplarında yer alır.   Bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki üniversite hariç, büyük umutlarla girilen bu bölümlerde gerek eğitim gerekse sosyal ve kültürel koşullar açısından tam bir hayal kırıklığı yaşanmaktadır.

Yeni açılan bölümlerde alt yapı ve öğretim kadrosu yetersizdir. Öğrenci kontenjanlarındaki önlenemeyen artış, eğitim kalitesinin düşmesine yol açmaktadır. Gereksinimden çok fazla sayıda inşaat mühendisliği bölümünün getirdiği mühendis enflasyonu, mühendis devalüasyonuna neden olmuştur. İnşaat mühendisliği eğitiminde hazır program kullanımı öğretim programlarında derslerin içine girmiştir. Öğrenci nasıl çalıştığını bilmediği bir programa, muhakemeden yoksun, sadece veri hazırlamakta, çıktılarını yorumlayamamaktadır.

İnşaat Mühendisliği Tercihleri

2008 de yapılan  bir anket sonuçları:

1. İnşaat mühendisliği öğrencilerinin % 57 si ÖSS’de inşaat mühendisliği bölümünü ilk üç tercih arasında, % 15’i dördüncü ve beşinci sıralarda tercih etmişler. Geri kalan % 28 si inşaat mühendisliği mesleğini daha az tercih etmelerine rağmen bu eğitim programına yerleştirilmişler.

2. Bu öğrencilerin inşaat mühendisliğini tercih nedenleri:

Yeteneklerime uygun bulduğum için % 46

Üniversite sınavındaki tercihlerimden biri olduğu için % 24

Ailemin önerisi ile % 17

İş bulabilme kolaylığını düşündüğüm için % 16

Gelir düzeyinin yüksek olduğunu düşündüğüm için % 15

Kamu sektöründe çalışabileceğim için % 3

İdealim olduğu için % 2

Aile mesleği olduğu için % 1

Cevap verilmemiş % 3

3. İnşaat mühendisliği bölümü öğrencileri iki veya üç senelik eğitim deneyimlerinin sonucunda büyük bir çoğunlukla (% 84) meslek eğitimlerinden memnun olduklarını belirtmişlerdir.

İnşaat mühendisleri arasında başka bir meslek seçmiş olmayı isteyip istemedikleri sorulan bir ankette de, % 56’lık bir kısım hayır demiş, % 21’lik bir kısım da kararsız olduğunu ifade etmiş % 26’lık bir bölüm ise başka bir meslek seçmiş olmayı istediklerini ifade etmişlerdir. İnşaat mühendisliğinin 20-30 yıl sonra bulunacağı durumun ne kadar olumlu olduğunun düşünüldüğünü anlamaya yönelik sorulara verilen yanıtların dağılımı çok iyi % 8, iyi % 41, orta % 37,  kötü % 12  ve çok kötü % 2 şeklindedir.

İMO Ankara Şubesi hinterlandında bulunan inşaat mühendisliği eğitim-öğretimi verilen üniversitelerde 2016-2017 eğitim -öğ­retim döneminde yapılan anketten bazı sonuçlar

%)

 

3. ve 4. Sınıf öğrencileri aldıkları eğitimi 1. ve 2. Sınıf öğrencilerine göre daha yüksek oranda yetersiz ve kötü olarak değerlendirmektedir. 3. ve 4. Sınıflarda verilen eğitim-öğretimin meslek dersleri ağırlıklı olduğu ve öğrencilerin % 50’yi geçen bir oranda aldıkları eğitimi yetersiz ve kötü olarak değerlendirdikleri göz önüne alındığında, öğrencilerin mesleğe ilişkin gelecek kaygılarının yıllar itibarı ile arttığını söylemek mümkündür.

Kırıkkale ve Bartın üniversitesinde okuyan öğrencilerin % 60’ı aşan oranı verilen eğitim-öğretimi yetersiz ve kötü olarak değerlendirirken ODTÜ öğrencilerinin % 15’i verilen eğitimi yetersiz ve kötü olarak değerlendirmek­tedir. ODTÜ öğrencileri arasında % 15’e gelen, Kırıkkale ve Bartın Üniversitesi öğrencileri arasında ise % 60’ı aşan bu oranlar öğrencilerin geleceğe ilişkin umutsuzluklarının işareti olarak değerlendiril­melidir.

Eğitiminiz Sonrasında Mühendis Formasyonuna Sahip Olacak mısınız? sorusunu genç mühendislerin % 59,8’i “ hayır” olarak yanıtlamıştır. “ Fikrim yok” yanıtının oranı % 7,1, “evet” yanıtının oranı % 33,2’dir. Yaklaşık 3 inşaat mühendisinin 2’sinin okuldan mühendislik formasyonuna sahip olmadan ayrıldığını belirttiği bir eğitim öğretim
sistemine sahip bulunmaktayız. ODTÜ öğrencilerinin eğitim-öğretimleri sonrasında
mühendislik formasyonu edineceklerine ilişkin olumlu düşünceleri diğer üniversitelerdeki öğren­cilerden yüksektir. Buna karşın her 2 ODTÜ öğrencisinden 1’i bu soruya olumsuz cevap vermiştir.

Üniversite kapılarındaki yığılmanın çözümü için üniversiteye girecek öğrenci sayısının arttı­rılması anlayışıyla yeni üniversite kurmanın yanlışlığı ortadadır. Eğitim-öğretim sonrasında yetersizlik, işsizlik v.b. sorunlarla ortaya çıkabilecek hoşnutsuzluklar ileri bir tarihe gün verilerek yaratılan umutlarla sönümlenebilmekte, her geçen yıl da bu
sorunlar­la boğuşanların sorunların çözümüne yönelik sorgulama isteğini yok etmektedir. İnşaat mühendisliği özelinde baktığımızda bu anlayışın sonucu, aldığı eğitim-öğretim sonucun­da mühendis formasyonuna dahi sahip olamayacağını düşünen mutsuz ve gelecekten umutsuz bir gençliktir. Bu durumun ülkemizin geleceği açısından sorunlu olduğunu söylemek mümkündür.

Bülent Pakman. Ağustos 2013. Son güncelleme  Mart 2018. İzinsiz ve aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

İnşaat Mühendisliği ile ilgili tüm yazılarımız:

Facebook Widgets

OLYMPUS DIGITAL CAMERABülent Pakman kimdir   http://bpakman.wordpress.com/pakman/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s