Belarus – Litvanya – Polonya Tatarları

Tarih

1502 de Timur tarafından yıkılan Altın Orda devletinde yaşayan Müslüman İdil Ural Tatarları ile Kırım/Nogay Tatarlarından bir bölümü Kıpçak Bozkırlarından (Deşt-i Kıpçak), Kırım’dan Büyük Litvanya Knezliği topraklarına göç ettiler. Tatarların kökeni ve Tatar adının nereden geldiği bir başka yazımızda açıklanmıştır. OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

16. ve 17. yüzyıllarda Büyük Moskova Prensliği’nin yayılması nedeniyle Litvanya’ya kaçanlarla, Litvanya’nın Osmanlı İmparatorluğu ve Kırım Hanlığı ile olan savaşları sonucunda ele geçen esirlerin de Litvanya’ya yerleşmesi 17. yüzyıl ortalarına kadar bu bölgedeki Müslüman Türk nüfusun sayısını artırmıştı.

O dönemlerde prensin isteği üzerine askerlik yapmaları karşılığında Tatar beylerine arazi verilmişti. Büyük Litvanya Prensliği döneminde 20. yy ‘a kadar Litvanyalı Tatarlardan yaklaşık 50 general vardı.

1410 yılında gerçekleşen Grünwald savaşında yaptıkları hizmetlerden, gösterdikleri kahramanlıklardan dolayı dönemin Prensi tarafından ödüllendirildiler. Polonya ve Beyaz Rusya’nın bağımsızlık tarihinde önemli rol oynadılar.

1831 – 1863 yıllarında Ruslara karşı Polonyalılarla birlikte isyan eden Türkler bu isyanlar kanlı bir şekilde bastırıldıktan sonra dalgalar halinde Osmanlı topraklarına göç ettiler.

Kırım’ın Bolşevikler tarafından zaptından sonra, Kafkaslardan, Volga boylarından ve Kırım’dan bir çok devlet ve siyaset adamı Polonya’ya kaçtılar. Polonya’da mevcut Tatar nüfuzundan yararlandılar. Tatarlar aralarına gelen bu kardeşlerine sahip çıkarak onları korudular. Stalin-Beria döneminde Kırım Tatarlarının bir gece içerisinde Sibirya’ya sürülmesinden endişeye kapılıp Amerika’ya göç edenler oldu.

Belarus-Litvanya-Polonya Tatarları ayrı ya da birlikte Belarus Tatarları, Litvanya Tatarları, Polonya Tatarları, Büyük Litvanya Knezliği Tatarları, Radzivil Tatarları, Tatar-Kazaklar olarak da adlandırılmıştır.

Litvanya’da iki küçük Türk topluluğu yaşıyor: Karaim Türkleri ve Tatar Türkleri. Tatarlar, mutfaklarında hala Tatar aşı pişiriyor. Ancak çoğu, ana dillerini hemen hiç bilmiyor.
Tatar Türklerinin büyük bölümü, başkent Vilnius’a 40 km. uzakta, “Kırk Tatarlar” (Keturiasdesimt Totoriu) adlı köyde yaşıyor. Sayıları 700 kadar. Kırım’dan gelip buraları yurt edinen Tatarlar bu köyü, 14. yüzyılın sonlarında, Litvanya Dükü Vytautas’ın özel izni ile kurmuşlar. Bu insanlar, biri “Kırk Tatarlar” köyünde, 6 ayrı cami ve mescitte ibadetlerini yapıyorlar.
Litvanya’daki Tatar toplumunun lideri Hasan Adamas, 70 yaşında emekli bir ulaştırma uzmanı. Hasan Bey Tatarca biliyor. Türkçesi yok. Tatarların Litvanya’ya gelişlerinin 600. yıldönümü nedeniyle “Kırk Tatarlar” köyü camiinin avlusunda yapılmış anıtı gururla işaret ediyor. Hasan Adamas, “Bayramları hiçbir zaman unutmayız. Hem Kurban, hem Ramazan bayramının gereklerini elimizden geldiğince yerine getiririz. Ramazan’da oruç tutanlarımız da vardır,” diye ekliyor. Bu topluluk genellikle kendi içinde evleniyor.
Bu toplumun 6 cami ve mescidi var.

Litvanya’da yaşamını sürdüren Türk kökenli bir başka topluluk da Karaim Türkleri. Bu insanlar Hazarların bir kolu olan Türk boyundan gelirler. Bugün Litvanya’daki sayıları 300 dolayında. “Konargöçer” diye tanımlanan Karaim kavimi (Karaylar) , 6. yüzyıl ortalarında Hazarlar’a katılarak Kafkasya’ya kadar gelmişler, daha sonra Güney’e, Kırım’ın dağlık bölgelerine inerek buraları kendilerine yurt edinmişler. Karayların bir bölümü, 11. yüzyılın başlarında ortaya çıkan Rus baskısı üzerine bulundukları yerleri terkederek Litvanya ve Polonya ovalarına göç etmişler. Bugün Litvanya’da “Karaim Türkleri” adı ile anılan küçük topluluk bu göç ile Litvanya’ya yerleşmiş Kırımlıların torunlarıdır. Karayların Türk soyundan geldikleri bilimadamları tarafından, dilleri, gelenekleri, kültürel özellikleri saptanıp kabul edilmiştir. Karaim Türklerinin büyük bölümü bugün, ülkenin eski başkenti Trakai ve dolaylarında yaşamaktadır.
Karayların konuşmayı sürdürdükleri dil ise Türk dilleri ailesinin Batı Kıpçaklar grubundan olup Karaçay, Kalmuk, Tatar ve Balkar Türkçeleri ile büyük yakınlıklar gösterir.

Bazı görüşlere göre Litvanya Tatarları denilen Müslüman Türk halkı aslında Nogaydır. Osmanlı topraklarına göç edenlerin bir kısmı Karadeniz’den Anadolu’ya dağılmışlar evlilikler yoluyla Anadolu Türkleri arasına karışmışlar. Eşimin baba tarafından dedesinin dedesinin babasının söz konusu göçü yaşayanlardan biri olduğu tahmin ediliyor.

1. Dünya savaşından sonra üçe bölünmüş olarak Belarus (Beyaz Rusya), Litvanya ve Polonya’da yaklaşık 600 yıldan beri yaşamaktadırlar. Günümüzde sayıları yaklaşık 22 bindir. Belarus’takilerin sayıları yaklaşık 11 bin olup ülke nüfusunun % 0.1 ini oluşturuyorlar, onlara Lipka Tatarları da deniliyor. Minsk, Slonim, Smiloviçi, Ivye, Novogrudok, Grodna, Kletsk de oturuyorlar. Litvanya’dakilerin sayısı ise yaklaşık 6 bin olup ülke nüfusunun % 0.2 sini oluşturuyorlar,  genellikle Vilnius, Kaunas, Kozaklaru, Nemezis ve Kırk Tatar (Keturiasdesimt Totoriu) da yaşamaktadırlar, Polonya’dakileri sayısı 5 bin olup Gdansk, Wielkopolska, Sokolka, Bialystok, Bohoniki, Kruşiyani de yaşıyorlar.

Sovyetler Birliği’nin dağılması üzerine, 1988 yılından sonra Litvanyalı Tatarlarda milli hareket başlamış ve bunun sonucu çeşitli Tatar Cemiyetleri kurulmuş. Geleneklerini korumak, devam ettirmek ve yaşatmak için festivaller, toplantılar, yaz kampları, şarkı ve dans şölenleri düzenleyen “Litvanyalı Tatar Cemiyeti” eğitime büyük önem veriyor.

Din
Belarus-Litvanya Tatarları, göçlerinden sonraki iki asır boyunca yerli halk ile karışırken birlikte tarihî değişiklikleri yaşayıp, kültürüne entegre olurken kısmen de olsa kendi özgünlüklerini ve en önemlisi de kendi dinlerini korumayı başardılar. Müslüman Doğu’dan uzak ve Hıristiyanların arasında kalmaları doğal olarak geleneksel adetleriyle edebiyatlarını da etkilemiştir. Ancak söz konusu dış etki, asırlar boyunca korunan İslam doktrininin temel tezlerine dokunmamıştır. Aralarında Kazan’da, Kırım’da dinlerini öğrenip dönen ve halklarına da öğretenler olmuş.

Tatarlar 1925 yılında o zamanlar Polonya’nın bir şehri olan Vilnius’ta Müftülük kurdular. Stalin döneminde dini faaliyetler kesintiye uğradı. İnsanlar evlerinde bulundurdukları kutsal kitaplardan dolayı bile cezalandırıldılar.

Polonya Tatarları dini bayramları 600 yıldır geleneklerine ve dinsel kurallara uygun kutluyorlar. Polonya kültürünün etkisiyle adetlerin değişiklik gösterdiği düğünlerde imam nikahı muhakkak yapılan bir uygulama. Cenaze merasimleri de yine dini geleneklere göre yapılıyor ve Polonya’nın neresinde ölmüş olursa olsun bir Tatar muhakkak bir Müslüman mezarlığına gömülüyor. Litvanya Tatarları atalarını unutmamanın, ancak geçmişi korumakla mümkün olduğunu bildiklerinden mezarlıklarına gerekli titizliği ve önemi gösteriyor. Litvanya Müslümanlarının dini bayramlarda en çok ziyaret ettikleri yerler mezarlıklar.

Camiler
pl06bYaşadıkları yerlerde cami yapmalarına medrese açmalarına izin verişmişti. 18. yüzyılda 20, 1914 de 25 camileri vardı. Bu camilerden beşi, 1. Dünya Savaşı sırasında yıkılmıştır. Camileri daha çok ağaçtan yapıyorlardı. Ancak XX. Yüzyılın ikinci yarısında taştan da camiler inşa etmeye başlamışlardır (örneğin Minsk ve Kaunas’daki camiler).

Litvanya camileri doğa koşullarının gerektirdiği şekilde ve kilise mimarisine benzer bir yapıda dörtgen olarak inşa edildiğinden İslam Dünyası’nın en ilginç camii olma özelliğine sahipler. Litvanya’da yasak olduğu için camilerin küçük minarelerinden ezan sesi duyulmuyor. Ezan sadece camilerin içinde okunuyor.

Camilerde ilk özellik kadın ve erkekler için iki bölüme ayrılması. Belarus’daki camilerde bölünmeler enine, Litvanya’daki camilerde boyuna oluşturulmuştur. İkinci önemli özellik ise hem kadınların hem erkeklerin bölümlerine ayrı girişlerin olması. Üçüncü özellik de camilerde duvar boyunca ağaç iskemlelerin mevcudiyetidir. Bu iskemleler, yaşlı ve hastalar için yapılmıştır. Birinci ve üçüncü özelliklerin karşılığını Kazan Tatarlarında da bulmak mümkün. Vilnius‘a 40km uzaklıkta küçük bir köy olan Kırk Tatar’ın girişinde alışılagelmiş camilere benzemeyen, oldukça sade, ahşaptan küçük, dörtgen şeklinde Litvanya’nın en eski camilerinden olan Kırk Tatar köyü camii 16. yüzyılda Dük Vitaustas zamanında yapılmış. Kenainiay kasabasındaki minare ise, şehrin belediye başkanı olan Totleben tarafında Kırım Savaşlarında hayatlarına kaybeden Tatar ve Karaim anısına 1882 yılında inşa edilmiştir. Günümüzde Litvanya’da Vilnius, Nemezis, Kırk Tatar (Keturiasdesimt Totoriu), Kaunas ve Raiziai’de dini faaliyetler sürdürülüyor.

Dil
16. yüzyılın 2. yarısında Türkçe’yi bırakıp Lehçe, Belarusça ve Litvancayı kullanmaya başladıklarından konuştukları Türk lehçeleri neredeyse hemen unutulmuştur. Bunun sebepleri Hıristiyanlarla evlenmeleri sonucu yeni neslin annelerinden Türkçe öğrenememesi, sosyal açıdan bir bütün oluşturmamaları ve sayıca az olmaları, ana vatanlarından uzak olmaları ve dinî ayinler için halk dilinin olmamasıdır. Günümüzde konuşma dili olarak Leh, Belarus, Rus ve Litvan dillerini kullanmaktadırlar. Belarus- Litvanya Tatarlarının kültürel mirasının özelliklerini Arap alfabesiyle kaleme alınan Slav dilindeki yazılar, orijinal dinî mimari, zengin folklor ve özgün adet ile geleneklerde bulmak mümkündür. Elyazmalarda “saray hetmanı”, “zamanın efendisi”, “şatolar”, “onluk rubleler”, “kuruş” gibi kelimelere rastlanmaktadır. Günümüzde Litvanya Tatarlarının konuştuğu dillerin sözcük dağarcığında bulunmayan ama dillerinde yaşayan doğu kökenli kelimeler mevcuttur. Azan, bayram, dalavarı, hamail, mizar, sadaka, ahşam, ayet, kurancey, kutlu, namazlık, sünnetcey, tehret, faldcey, ibrik, mekteb, şehat, tabut, yastık, sarık, mihrap, nikah gibi. Litvanya Tatarları Türk dilini bildikleri için devlet erkanında, Osmanlı İmparatorluğunda ve Kırım Hanlığında elçi olarak görev almışlardır.

Charles Bronson (Litvanya Tatarı 1921-2003)

Amerikalı ünlü aktör. ABD’de Pennsylvania’ya bağlı Tamaqua adlı maden kasabasında Charles Dennis Buchinsky olarak doğdu. Babası Litvanya’nın Belarus ve Polonya sınırına yakın olan Druskininkai kasabasından çıkıp göçmen olarak Amerikaya gelmiş bir Litvanya Tatarıydı. Annesi de Amerikaya daha önce gelmiş Litvanya Tatar göçmeniydi. Charles Buchinsky gençliğine kadar İngilizceyi iyi konuşamıyor ama Rusça ve Litvancayı çok iyi biliyordu. Amerika Birleşik Devletlerinde  1919-1920 yılında politik aktivistlere ve sosyalistlere karşı başlatılan ve Kızıl Tehlike (Kızıl Panik) adı verilen antikomünist propaganda yüzünden Rusluğu çağrıştıran soyadını değiştirmek zorunda kaldı. Gençliği ucuza çalışan kömür madeni işçisi olarak fakirlik içerisinde geçti. Onbeş kardeşin onbirincisiydi. 2. Dünya savaşına B-29 uçaklarında makineli tüfekçi olarak katıldı, yaralanıp Mor Yürek madalyası aldı. Ancak 40’lı yaşlarının sonlarına doğru Hollywood’da önemli roller alabildi. Tipi ve kökeni nedeniyle filmlerde Meksikalı, yerli ve melez etnik tipleri canlandırdı.

Ankara’da Litvanya Cumhuriyeti Büyükelçiliğini yapmış Bayan Dr. Halina Kobeckaite de, Litvanya’daki Karaim Türklerinden.  Vilnius Üniversitesi‘nden mezun olduktan sonra anadili dolayısıyla Taşkent Üniversitesi‘nde Özbek Dili çalışmaları bursu kazandı. Farklı Türk lehçelerinde 20 tane roman çevirdi. Son olarak, “Reşat Nuri Güntekin‘in, Çalıkuşu” adlı romanını çevirerek Litvanya‘da yayınlattı.

Halina Kobeckaite (Litvanyalı Karay)

Bugün, dünyanın küçük bir Türk topluluğu olan Karayların temsilcisi sıfatıyla sizinle burada bulunmak benim için büyük bir onurdur. Bizim soyumuzun kökleri, Türk dünyasında çok eskilere dayanan Kıpçaklara dayanmaktadır

..Türkçe öğrenmek için herhangi bir eğitim almadım. Türkiye‘de bulunduğum dönemde hayatın normal seyri içerisinde öğrendim. Bu arada şunu da vurgulamak istiyorum; Türkiye‘ye Litvanya büyükelçisi atanmam sadece profesyonel kabiliyetlerimden dolayı olmadı. Türk kökenli olmam da bu atamada önemli rol oynadı.

Size bir anekdotu anlatmak istiyorum; 1997‘de Ankara‘da Türk Dil Kurumu‘nu rahmetli eşimle ziyaret ettiğimizde, anadilimizle konuştuk. Kurum Başkanı, Karay dilindeki konuşmamızı dinlediğinde çok şaşırmıştı. Ve bize, ” Siz, 11. Yüzyıl Türkçesini konuşuyorsunuz” demişti. Aynı şeyi, Polonyalı ünlü Türkoloji uzmanı T. Kowalski de ifade etmişti. Kowalski, ” Karay dilini bir kehribarın içindeki fosil gibi saklamışsınız” demişti.

Bizler fosil gibi cansız değiliz. Gerçekten canlıyız ve uzun yıllar boyunca Türk milletinden başka milletlerle yaşayan bir ulus olmamızla da gurur duyuyoruz. Türk dil ailesine ait olan dilimizi, milli kimliğimizi, geleneklerimizi ve alışkanlıklarımızı koruduk. Ayrıca bir arada, birbirimize ve Türk dünyasına da yakın olma amacımızı hep koruduk.

Karaylar, dünya üzerindeki küçük bir Türk topluluğudur. Bizim soyumuz, eski bir Türk kavmi olan Kıpçaklara dayanmaktadır. Litvan‘da sadece 250 Karay Türkü yaşamaktadır. Bizim ulusumuzun tarihi dramatik olaylarla doludur. Ulusumuzun hiçbir zaman devleti olmadı. Geleneklere ve bazı ünlü bilginlere göre biz, Hazar‘dan gelmekteyiz. Sonra Kırım‘a yerleşmişiz. Litvanya‘nın büyük Dükü Vytaunuas 1397‘deki Altınordu Devleti ile yaptığı savaştan sonra Litvanya‘daki iki Türk ulusunu beraberinde götürmüştür. Bunlar; Karaylar ve Kırım Tatarlarıdır. Bizler o zamandan beri Litvanya‘da yaşıyoruz. Bazı bilim adamları tarafından Avrupa‘nın en Batısındaki Türkler olarak addediliyoruz.

Bu şartlar altında yaşarken zorluklar ve sorunlarla karşılaşıyorsunuz. Eğer özelliklerinizi ve kimliğinizi korumak istiyorsanız çok çaba sarf etmelisiniz. Öyle de yapıldı. Litvanya‘da kapalı topluluk olarak yaşadık. Ailelerimize, geleneklerimize ve dilimize özen gösterdik.

Dış etkenler de vardı, elbette. Karaylar ta ilk günlerde Litvanya‘nın eski başkenti Trakai‘ye yerleştiler. Büyük Dük Vytautas‘un askerleri olarak büyük saygı ve hoşgörü gördüler. Litvanya toplumu bu hoş görüyü devam ettirmektedir. Bu sayede Karaylar, etnik azınlık olarak kültürlerini, dillerini ve kimliklerini koruyabildiler. Bizler aynı zamanda Türk dünyasıyla sıkı bağlarımızı koruyoruz.

Bizler her zaman yaşadığı toprağa bağlı olarak sosyal hayata aktif olarak katılan vatandaşlar olduk. Sadece Karay topluluğu üyesi olmakla yetinmedik. Zira ailemizi geçindirmek için profesyonel mesleklere ya da şahsi yeteneklere sahip olmak zorundaydık. Klik topluluk yaşamı buna imkan tanımıyordu. Bu yüzden çoğumuz, bilim, ordu, tıp, pedagoji, müzik, diplomasi ve değişik ülkelerde sivil hizmetlerde görev aldık, almaya da devam ediyoruz.

Karaylar sadece Litvanya‘da değil, Kırım‘da, Türkiye‘de ve daha başka ülkelerde yaşamaktadır. Karayların dini kendine has bir din olan Karaylık dini… Eski Ahite inanıyorlar… Litvanya‘da 2 kilisemiz var.

Şaşıracaksınız ama 3 milyon 500 bin nüfuslu Litvanya‘da 119 etnik topluluk var. Örneğin; yüzde 7 Polonyalı, yüzde 6 Rus, yüzde 1-1,5 Ukraynalı, Almanlar,  Karaylar, Tatarlar,Yahudiler var. Şimdi Azeri ve Özbekler var…

Litvanya‘daki Müslümanların sayısını tam olarak bilemiyorum ama 5 bin Kırım Tatarı yaşıyor. Faal olan 4 tane cami var. 650 yıldan bu yana Litvanya‘da yaşayan Tatarlar genelde köylerde hayatlarını sürdürüyorlar. Dinlerini yaşamada hiçbir problem yok. Bizim anayasamızda 9 din yazmakta, bu dinler devlet tarafından tanınmakta.

Avrupa Birliği üyeliği Litvanya ekonomisini çok olumlu yönde etkiledi. 6 yıllık AB üyeliğimizde insanlarımız da çok memnun oldular. Ancak maalesef küresel kriz Litvanya‘yı da etkiledi. Fakat bu konuda da iyileşmeler oldu. Başbakanımız, bu konuda tedbirler alındığını söyledi. Dolayısıyla ekonomik durum daha da iyileşecek. ,

Ülkem Litvanya. Ben o ülkenin tüm görevlerini yerine getiren bir vatandaşıyım, ama Türkiye‘ye gelince de kendimi evimde gibi hissediyorum.

Ayşa Miskiewicz (Polonyalı Tatar)

“Bayram gelince biz Bohoniki Camisi’ne geliyoruz. Elbette mezarı da ziyaret ediyoruz, sadaka veriyoruz, toplaşıyoruz, akrabalarla görüşüyoruz birbirimize ikram ediyoruz. Her türlü milli yemekleri. Sonra çocuklarımıza dini kaideleri ile öğretiyoruz. Bonçuk adlı çocuk dans takımı vardır. Şiir söylüyorlar. Bohoniki’nin dışında Kurşiniyani’de Tatar cemaatı vardır. Orada da bir camii ve mezarlık vardır. Biz onları da ziyaret ediyoruz… ”

Emir Bogdanoviç (Polonyalı Tatar)

“Bizim Tatar geleceğimizi güzel görüyorum. Bu kadar yüzyıl var olabildiysek, gelecek yüzyıllarda da var olacağız. Geleneğimiz bu kadar sene korundu. Biz de yemeklerimiz ve Tatar baloları gibi buluşmalarla bunu korumaya çalışıyoruz. Gençler her sene balolara katılıyorlar. İnternette buluşuyor, kontak kuruyorlar. Birbirleriyle buluşuyor, geziyor, oynuyorlar. Geleceğimizi gerçekten güzel, renkli görüyorum. ”

Adas Yakubauskas (Litvanyalı Tatar)

Sovyetler Birliği dağılmasaydı, Litva Tatarları ulusu kaybolurdu. Ama şimdi geleceğe yönelik büyük umutlarımız var. Umarım ki gelecek nesillerimiz dedelerimiz gibi kültürümüzü yaşatırlar. Litva Tatarlarının geleceğine inanıyorum. Gelecek nesiller bizim yaptığımızı devam ettireceklerdir. 50 yıldır kaybolan geleneğimizi yeniden yaşatmaya çalışıyoruz. Bu hayatın paradoksu; Sovyetler Birliği döneminde gelenekleri devam ettirmek yasakken herkes devam ettirmeye çalışıyordu, şimdi ise kendi kültürünü öğrenmek isteyen çok az. Bu çok ilginç. İnsanlara yasak konulunca daha fazla kendi kültürüne yöneliyordu. Şimdi ise serbest olunca kimse ilgi göstermiyor. Bizi Litvanya’daki insanlar sevmiyorlar. Ama kendi kültürümüzü dilimizi bilmek istiyoruz. “

Dr. Galina Miskiene (Litvanyalı Tatar)

“Onlar Litvanlar gibi şimdi yurtdışına gidiyor. Mesela pazar okuluna biz onlara teklif ediyoruz Türkçe yada Tatarca öğrenmek için. Onlar pek ilgi göstermiyor. Çünkü önemli olan şimdi İngilizce. Ve böyle kursuna gidiyor. Bu nedenle biz soruyoruz; Niçin? Siz Tatarsınız. Tamam Tatarım ama bu dili nerede ve kiminle konuşacağım nerede kullanacağım? Sizinki gibi çeşitli kültürel faaliyetlerle uğraşan kişiler gelirse ne kadar fazla gelirse o kadar tanıtım oluyor bu kültürlerin tanıtım. Çünkü televizyon böyle Türkiye ile ilgili programlar yok. Çok az. Sadece Türkiye’de Antalya’yı biliyorlar. Aynı kökenden geliyoruz, bunu da anlatıyoruz ve bakın diyoruz nasıl zengin böyle gururlu aktarmak için böyle göstermek gerekiyor. Bu nedenle Türkiye bize yardımcı olabilir. Ne kadar fazla gelirse böyle gruplar kişiler o kadar faydalı oluyor. mesela Türklerle beraber kamplar yapmak o da çok faydalı. Tamam biz dili kaybettik ama yine de Türkçe öğrenebiliriz. Yine de çok yakın bir dil. Aynı zamanda bu kültüre daha yakın olacağız. ”

İrena Vilcinskiene (Litvanyalı Tatar)

“Burası benim vatanım, biz burada çoktan beri oturuyoruz. Sovyet Birliği yüzünden şehirden geldik, ama şimdi biz tekrar köyde döndük. Bizim yerimize döndük ama evimize değil. Böyle bir bina aldık, sonra zar zor evi inşa ettik ve şimdi burada oturuyoruz. Biz inekler aldık ve şimdi toprağı işletiyoruz, çalışıyoruz. Ama bizim için her şey çok zor.

Romas Vilvinskas (Litvanyalı Tatar)

Şimdilik bekarım ama umarım ki ilerde güzel bir Müslüman kıza rastlayacağım . Büyük bir ailem olacak ve iyi ve uzun bir hayatımız olacak.

Kaynaklar:
Kültürler arası diyalog, İdil Ural Bölgesinden Büyük Litvanya Knezliğine Belarus-Litvanya Tatarları. ORSAM Rapor No: 147 The Black Sea International Rapor No: 31 Ocak 2013 http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2013128_147turrus.pdf

TRT belgeseli.  2007 http://www.ozu-turk.com/pltatar.htm http://www.ozu-turk.com/pltatar1.htm

Avrasya İslam Şurası Üçüncü Toplantısı. Ankara, 25-29 Mayıs 1998 Belarus Müftü Yardımcısı İbrahim Kanapatski’nin Konuşması http://bit.ly/1nHhNoV

Litvanya’da Tatar-Karay İzleri ve seyahat izlenimleri. Prof. Dr. Mustafa Sunu. 8 Ağustos 2013. http://www.son.tv/haber-199261

Litvanya tatarlarının konuşmalarında kullandıkları doğu dilleri kökenli kelimeler. Natela Nasibova. Turkish Studies / Türkoloji Araştırmaları Volume 2/2 Spring 2007 http://www.turkishstudies.net/Makaleler/3224191_nasibovanatela.pdf

1921: Tatar Origin of the Famous Charles Bronson https://history.info/on-this-day/1921-tatar-origin-of-the-famous-charles-bronson/

Kehribar İçindeki “Canlı Fosil”: Karayca. Tasam https://tasam.org/tr-TR/Yazar/768/doc-dr-halina-kobeckaite

Daima Türk dünyasına yakın olmak istedik. Milli Gazete 07 Kasım 2010 https://www.milligazete.com.tr/haber/1132505/daima-turk-dunyasina-yakin-olmak-istedik

Litvanya’daki Türkler hayatlarından memnun 04.04.1999. Milliyet https://www.milliyet.com.tr/the-others/litvanyadaki-turkler-hayatlarindan-memnun-5265353

Karaim _ Karay Türkleri

Bülent Pakman. Ağustos 2014. Eklemeler Ekim 2019, Mart 2021. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kısmen veya tamamen alıntılanamaz.

Facebook Widgets

Facebook sayfam

IMG_1345Bülent Pakman kimdir?

3 Responses to Belarus – Litvanya – Polonya Tatarları

  1. Geri bildirim: Nogaylar - Yörük Türkmen Dernekleri

    • bpakman dedi ki:

      Yukarıdaki sayfa sürekli benim sayfamdan komple alıntılar yapıyor ama adımı ve linkimi vermiyor

  2. Kaan dedi ki:

    Umarım bir gün bu insanlarla tanışma imkanı bulurum. Güzel yazı teşekkürler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.