Gümüşhanevi Dergahı, Museviler ve BOP

Gümüşhanevi dergahı Recep Tayyip Erdoğan ve Museviler

Nakşibendilik 1300’lü yıllarda Buhara kenti yakınlarındaki Kasrı Arifan’ın Nakşibent köyünden Mehmet Bahattin-ül-Üveys-ül Nakşibendi (1318 – 1389)  öncülüğünde kurulan bir Türk İslam tarikatıdır. Sonrasında aradan geçen çok uzun yıllar içinde bu tarikatın birçok kolu oluşmuştur. Bunlarda biri, bu yazı konusu araştırmamızı ilgilendireni, kurucusu Mevlana Muhammed Halid-i Bağdadi (1779 – 1827) olan Halidiye koludur.

Halidiye Cemaati Nakşibendi miydi?

Bu soruya, Halidiye Risalesi şöyle bir cevap veriyor; “Halid, Nakşibendi yolunun esaslarına sadık kalmış, icazet almış olduğu diğer Kadiriyye, Çiştiyye, Seühverdiyye ve Kübreviyye yolunun bir takım esasları ile Nakşibendi esaslarını birleştirerek Halidiye kolunun esaslarını belirlemiştir.”

Yani verilecek cevap: Tam anlamıyla değil. Yoksa niye ayrı bir kol olsun? Ancak Recep Tayyip Erdoğan’ın Nakşibendi olduğu hep söylenir. Bu pek de yanlış sayılmaz. Ancak daha doğru olanı onun Gümüşhanevi dergahına bağlı olduğudur.

Nedir Gümüşhanevi Dergahı?

Günümüzde, Halidiye kolunun Türkiye’de dört büyük tekkesi  Gümüşhanevi, İsmet Efendi, Kelami ve Kaşgari tekkeleri. Halidi kolundan Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi Efendi’nin 1859’da İstanbul, Cağaloğlu’ndaki Fatma Sultan Camii’nde vaazlarına başlaması sonrasında bu camiinin adı “Gümüşhanevi Dergahı / tekkesi” olarak anılmaya başlamıştır.

İstanbul merkezli Gümüşhanevi dergáhı Millî İslamcılık akımının oluşumunu da tez olarak öne çıkarmıştır. 1950 sonrası Türk siyasal hayatında önemli roller üstlenen siyasetçiler bu tekkenin mürididir. Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Recai Kutan, Ömer Dinçer, Bülent Arınç, Kemal Unakıtan, Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül vb.
Ziyaüddin Efendiden sonra son yıllarda bu dergahın şeyhliğini yapanlar arasında Abdülaziz Bekkine, Mehmed Zahid Kotku, Mahmud Esad Coşan, Muharrem Nureddin Coşan bulunmaktadır. Bunları ve İslami Cemaatlerin Musevilerle ilişkilerini bir önceki yazımızda ayrıntılı irdelemiştik. OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

Halidiye koluna bağlı olan bir diğer önemli isim de  Şeyh Küçük Hüseyin Efendi  (1827 – 1930). Küçük Hüseyin Efendi’nin kabri Eyüp Mezarlığında. Musevi işadamı Üzeyir Garih bu kabri ziyareti sırasında kabrin yanıbaşında öldürüldü. Küçük Hüseyin Efendi tekke/dergah tarzından ziyade daha çok evinde müritlerine ders ve irşat veren bir Şeyh. Küçük Hüseyin Efendiden sonra müritleri Arusilik dergahını oluşturmuş, geliştirmiş ve tarikat haline getirmişler. Musevi-İslami Cemaat ilişkilerinde çok önemli bir halka olduğu için Küçük Hüseyin Efendi ile ilgili daha geniş bilgiler başka bir yazımızın konusu edilmiştir. OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN. Üzeyir Garih’in Küçük Hüseyin Efendiye ilgisini, özellikle babası Azra Garih’in onun müridi oluşunu, Hüseyin Efendi’den sonra yerine oturan Ömer Fevzi Mardin’in Yahudilere olan aşırı sevgisini de başka bir yazımızda ayrıntılı irdelenmiştir. OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

Bu girişi neden yaptık?

Çünkü Küçük Hüseyin Efendi’nin müritlerinin büyük bir kısmı, Mehmet Zait Kotku’nun (1897 – 1980) şeyhliği döneminde Gümüşhanevi Dergahına intisap etmişler (bağlanmışlar). Böylece geleneksel Musevi-Cemaat ilişkileri Gümüşhanevi Dergahına devrolunmuş.

Artık biliniyor: Türk siyasetinde bir kişi, parti kurmayı, genel başkanlığı ya da İstanbul belediye başkanlığı gibi önemli mevkilere aday olmayı düşünüyorsa, mutlaka ABD’ye gidiyor. Öyle sadece ABD’ye gitmekle de olmuyor bu işler, gidenlere bir de çeşitli güçlü isimlerle ve lobilerle ilişki kurduracak, derdini anlatmaya vesile olacak, özellikle oradaki Yahudilere yakın bulunan, onların güvenini kazanmış birileri lazım. Bu birilerinin her zaman Yahudi ve onlara aracılık eden Yahudi dostu Türkler olması,  yukarıda bahsettiğimiz yazımızın bir bölümünü teşkil etmişti. OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

Şimdi artık önceki yazımıza ek olarak diğer “bu birileri” ile Türk siyaseti ilişkilerine gelebiliriz

Bu “birilerden” biri MOSSAD ajanı aynı zamanda İsrail’in Türkiye Özel Uzmanı ve İsrail Büyükelçilik görevlisi Yahudi Alon Liel. “Demo İslam; Türkiye’nin Yeni Yüzü” adlı İbranice kitabında söz konusu “birilerden” karşı tarafta olanı, Tayyip Erdoğan’ı on yıl öncesinden keşfettiklerini yazmış.

Turgut Özal’ın kardeşi Korkut Özal, Erdoğan’ın Başbakan olmasının ardından şöyle konuşuyordu: “O seçilmiş bir kişiliktir.”

Tayyip Erdoğan’ın ABD’deki JINSA Jewish Institute for National Security Affairs Yahudi Ulusal Güvenlik İşleri Enstitüsü ile 16 Temmuz 2000 görüşmelerini Nasuhi Güngör “Yenilikçi Hareket” adlı kitabında şöyle anlatılıyor:

 “Erdoğan 16 Temmuz 2000 tarihinde ABD’ye gitti. Jewish Commite’nin davetlisi olarak orada bulunuyordu. Ayrıca, burada JINSA yetkilileri ile de görüşmeler yaptı. Bu gezide kendisiyle beraber KİPTAŞ eski genel müdürü ve eski bakan Erdoğan Bayraktar ve Münci İnci’de yer alıyordu.”(sh.92)

JINSA, İsrail’in, daha geniş anlamıyla Yahudilerin dünyadaki çıkarlarını korumak ve özellikle de güvenlik konusunda politikalar üreten bir kuruluş. . . JINSA, iç içe geçmiş bir CIA-MOSSAD yapılanmasıdır.”

“Erdoğan henüz Refah Partisi’nin İstanbul Beyoğlu İlçe Başkanı iken dönemin ABD Büyükelçisi Morton Abramowitz ile görüşmeye başlamış ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı olduğu dönemde de bu görüşmeler devam etmiştir. ABD Büyükelçisi Morton Abramowitz ise belediye başkanı olduğu dönemde Erdoğan’ı geleceğin lideri olarak tanımlamıştı.”  (sh 83)

“Tayyip Erdoğan’ın 18 Temmuz 2001’de İsrail büyükelçisi David Sultan’la bir görüşme yaptığı ve Ona ‘Yeni oluşacak partinin İsrail ve ABD politikalarına asla ters düşmeyeceği’ yolunda garanti verdiği konuşulup yazıldı. Bu David Sultan, uzun yıllar İsrail ordusunda görev yaptıktan sonra dışişleri kadrosuna alınan azılı bir İslam düşmanıydı… GÜL O TOPLANTI HABER YAPILINCA TEPKİ GÖSTERDİ” (sh. 111)

Erdoğan, Belediye Başkanlığı döneminde yanına aldığı Kahraman Emmioğlu ve bir kişi ile birlikte ABD’ye gidiyor ve Los Angeles sokaklarını arşınlıyordu. Hedefleri, kısa bir sürede kârlı bir duruma geçen İstanbul Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (İGDAŞ)’ı pazarlamak ya da malum adıyla satmaktı. İGDAŞ’ı pazarlama uğrunda masaya oturdukları, Howard Energy bir Yahudi şirketiydi.

Tayyip Erdoğan 10 Aralık 2002 de   ABD Dışişleri Bakanı Colin Powel ile görüştükten sonra, Monarch Oteli’nde küresel şebekenin yöneticileri Musevi Örgütlerinin temsilcileri ile bir araya geldiği toplantıda şunları söylüyordu: “Şu andaki Türk–İsrail ilişkilerini yeterli bulmuyorum. Biz bu ilişkilerin çok daha ileri gitmesini istiyoruz. Bizim iktidarımız döneminde çok daha ileri gittiğini göreceksiniz…” diyor ve ekliyordu: “Biz Yahudilerden çok şey öğrendik, Beni İstanbul’daki dostlarınıza sorabilirsiniz.”

04 Nisan 2003 de ABD’nin ünlü Wall Street Journal gazetesindeki haberde Tayyip Erdoğan’ın  ABD dışında Irak ve Afganistan’da savaş şartlarında görev yapan Amerikan askerleri için verdiği mesaj: “Kahraman genç erkek ve kadınlarınızın anavatana en az kayıpla dönmesini umuyor ve dua ediyoruz. We further hope and pray that the brave young men and women return home with the lowest possible casualties...”

diploma26 Ocak 2004 de kısa adı AJC olan Amerikan Yahudi Kongresi “American Jewish Congress” Tayyip Erdoğan şerefine HSBC Bankası’nda bir yemek düzenledi, kentin işadamları, politikacıları, güç simsarları, toplam 500 kişi yemeğe katıldı.  Bu yemek sırasında Başbakan’a “Profiles in Courage” (Cesaret Portresi) ödülü takdim edildi. Erdoğan, ödülünü aldıktan sonra şöyle konuştu: “Türkiye ve İsrail arasında her zaman var olan dostluk, karşılıklı anlayış ve güven temelindeki ilişkilerin son dönemde kazandığı ivmenin altını memnuniyetle çizmek isterim.

adlBu ödül, Amerikan Yahudi Kongresi’nin Erdoğan’a verdiği hizmetlerinden dolayı cesaret ödülüydü. Bu Musevi örgütünden o zamana kadar Yahudi olmadığı halde ödül alan tek kişi Recep Tayyip Erdoğan olmuştu. 5 Şubat 2004 tarihinde Taha Kıvanç yani Fehmi Koru Yeni Şafak Gazetesi’ndeki köşesinde bu ödülü şöyle değerlendiriyordu: “Daha önce AJC tarafından 10 kadar kişi bu ödüle layık görülmüş; bunlar arasında Musevi olmayan tek kişi Recep Tayyip Erdoğan. Listede İsrail’in önemli bütün başbakanları yer alıyor. Türkiye Başbakanı’na böyle bir ödülün verilmesi bayağı anlamlı...”

AJC Amerikan Yahudi Kongresi, aynı zamanda Demokrat Parti iktidara geldiğinde, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar’ı Amerika’ya davet eden kuruluş. Siyonizmin babası olarak kabul edilen Theodor Herzl tarafından 19’uncu yüzyılın sonlarında kurulan ve bir süre önce 100. yaşını kutlayan Yahudi kuruluşu.

Amerikan Yahudi Kongresi adına düzenlenen ve Başbakan’a bir ödül de verilen bu toplantıyı ayarlayan ünlü bir Yahudi avukat, Norman Liss.

Norman Liss Türkiye ile, Irak’ın işgalinden önceki tezkere görüşmelerinde ilgilenmeye başlıyor. Sonra da gönüllü lobici oluyor. Aynı zamanda Türkiye’nin en köklü ailelerinden birinin New York’taki temsilcisi. Adalet Bakanlığı kayıtlarına göre 2008 Nisan’a kadar Türkiye için lobi yapmış. Tüccar bir yanı var, bir gazeteciyle konuşurken reklamının yapılacağını da düşünüyor ama nedense lobi faaliyetleri için Türkiye’den ücret almamış. “Neden para almadınız” sorusuna, “Ben gönüllüyüm” diye cevap veriyor. Liss, New York’taki Yahudiler arasında Türkiye uzmanı olarak biliniyor. O yüzden o zamana kadar Türkiye’yle ilgili bir hamle yapılacaksa, mutlaka Liss ve diğer Türkiye uzmanlarından görüş alınıyordu. Liss, yıllar önce Miami’de Mustafa Sarıgül ve eski eşiyle tanışıp dost olmuş. Hatta Türkiye’ye gidip Sarıgül’ün Şişli’deki bir seçim kampanyasını bile izlemiş.

0.0.1MENORA_BABAKANLIK_KONUTUNDA1 ATV televizyonunda  10 Eylül 2004 de yayımlanan  Ali Kırca’nın Başbakanlık konutunda Tayyip Erdoğan ile yaptığı röportajında, Ali Kırca ve Erdoğan’ın koltuklarının arasında kameranın tam karşısında,  Yahudilerce kutsal olarak kabul edilen Menorah ya da bilinen adıyla yedi kollu şamdan görünümüne hiçbir engel olmayacak şekilde yerleştirilmişti. Bununla birilerine, bir yerlere mesaj verilmek mi istenmişti?

11 Haziran 2005 tarihli Yeni Şafak Gazetesinin haberine göre Tayyip Erdoğan,   Ayrımcılıkla ve İnkarla Mücadele Birliği ADL’nin (Anti Defamation League)  “‘Courage to Care’ Yahudilere üstün hizmeti ödülünü ve ödülün simgesi olan Davut Boynuzu’nu Yahudi Abraham Foxman’dan alırken şunları söylüyordu: “Yahudi karşıtlığı utanç verici bir akıl hastalığının tezahürüdür, katliamla sonuçlanan bir sapkınlıktır. Musevi düşmanlığının Türkiye’de yeri yok.” Töreni dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Devlet Bakanı Ali Babacan ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül de izliyordu.pzyxh

Tayyip Erdoğan New Yorktaki temasları sırasında 15 Eylül 2005 de Türkevi’nde AJC Amerikan Yahudi Kongresi, ADL Anti-Defamation League, B’nai B’rith ve Amerikan Musevi Örgütleri temsilcilerini kabul ederek görüştü.  Erdoğan, İsrail Başbakanı Ariel Şaron ile de bir görüşme yaptı.  Yani Erdoğan ABD’ye her gittiğinde hiç boş geçmemiş mutlaka Yahudi Lobisi ile Yahudilerle görüşmüştür.

Hizmetlerin şaronla sonucu alınıyor

açılmazsa alternatif video 16 Şubat 2004 de Kanal D’de yayınlanan “Teke Tek” programında Tayyip Erdoğan şöyle diyordu: “Şu anda Amerika’nın da Büyük Ortadoğu Projesi var ya, Genişletilmiş Ortadoğu!.. Yani bu proje içerisinde Diyarbakır bir merkez, bir yıldız olabilir. Bunu başarmamız lazım.

28 Temmuz 2004 de Erdoğan’ın İran’da basın mensuplarına verdiği cevap: “Demokratik bir ortak olarak Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi içinde, bu projenin eşbaşkanları arasında yer alıyoruz.

28 Ocak 2005 de Davos’ta Klaus Schwab’la söyleşi sırasında: “Türkiye işlevini büyük Ortadoğu Projesi içinde, bu bölgede etkin bir şekilde yerine getirecektir. her görüşmede, attığımız her adımda bunun uygulamasını yapıyoruz“.

7 Haziran 2005 de ABD yolculuğu sırasında Zaman gazetesine verdiği röportajdan:
Biliyorsunuz GOP, bir alt biriminin eşbaşkanlığını üstlendiğimiz bu proje. Olay sadece Ortadoğu’yu kapsamıyor…bu konuda yapacağımız çalışmalara komşu ülkelerden başladık. Suriye, Lübnan, Fas, Tunus gibi ülkelere geziler düzenliyoruz. yakında Cezayir’e gideceğiz, Ürdün’e gideceğiz“.

8 Haziran 2005 de ABD’de Willard Otel, basın toplantısında. “‘Sea Island’ sürecinde Türkiye, İtalya ve Yemen Geniş Büyük Ortadoğu Projesi’nde bir görev üstlendik ve eşbaşkanlık bu üç ülkeye verildi“…  “Geniş Büyük Ortadoğu Projesi’nde demokratik ortak olarak bir görev üstlendik. Şu anda Ortadoğu coğrafyası üzerindeki ülkelere yapmış olduğumuz ziyaretler de, bunun açık, net örnekleridir.

10 haziran 2005 de ABD’de Amerikan Dış Politika Derneği FPA toplantısında
Biz Türkiye olarak, bildiğiniz gibi, geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika inisiyatifi çalışmalarında rol aldık. Eşbaşkan olarak bu süreci işletmeye devam ediyoruz“.

12 Haziran 2005 de  ABD dönüşü Esenboğa havalimanında verdiği demeç: “Biz büyük Ortadoğu Projesi’ne bu seyahatte başlamadık. biliyorsunuz adı değişti, geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika inisiyatifi olarak belirlendi. Bunun içerisinde Türkiye, İtalya ve Yemen, eşbaşkan olarak çalışmaya başladık“.

21 Şubat 2006 de Erdoğan’ın TBMM AKP grup toplantısında yaptığı konuşma: “Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika projesindeki rolümüz bize özellikle Ortadoğu’da önemli görevler yüklemektedir.” (Bu sözler, ertesi gün bazı gazetelerde aynen yer aldı.) açılmazsa alternatif video 4 Mart 2006 de Bayrampaşa AKP İlçe Kongresi’nde yaptığı ve AKP’nin internet sitesinde de yer alan konuşması  “Türkiye’nin Ortadoğu’da bir görevi var. Nedir o görev? Biz Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi’nin eş başkanlarından bir tanesiyiz. Ve bu görevi yapıyoruz…”. açılmazsa alternatif video Bunu 30 Mayıs 2006 de TBMM’de AKP Grup Toplantısında da tekrarlıyordu: “Büyük Ortadoğu Projesinin amaçları bellidir ve bu amaçlar içerisinde üstlendiği görevler de bellidir. Türkiye’nin Ortadoğu’da bir görevi var. Biz Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanlarından biriyiz. Bu görevi yapıyoruz.”

27 Temmuz 2006 de Erdoğan’ın CNN’de Larry King Show’daki konuşması: “Daha önce Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika girişimi içerisinde zaten yer almıştık. Barış, huzur, insan hakları, hukukun üstünlüğü, ileri demokrasi için bir eşbaşkanlık görevi üstlenmiştik.” (Bu sözler, ertesi gün bazı gazetelerde aynen yer aldı.)

Bilindiği gibi Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) başlangıçta ABD’nin Ortadoğu’daki çıkarlarını İsrail’in yanında bir Kürt varlığına dayandırılmasını, Türkiye, Irak, İran ve Suriye’deki Kürt topraklarının katılımıyla İsrail’i Büyük İsrail haline getirerek Orta Doğu’nun toprak, su ve petrolüne hakim kılınmasını amaç edinmişti.

Bu Proje Orta Doğu’nun Dönüşümü (Transforming The Middle East ) adı altında ABD’nin Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice  tarafından 7 Ağustos 2003 tarihli Washington Post gazetesinde yayınlanan yazıyla deklare edilmişti. Yazıda bölgenin 22 devleti kapsadığının belirtilmiş olması projeye Orta Doğu, Türkiye, Kuzey Afrika ve Güney Batı Asya Devletlerinin de dahil edildiğini göstermektedir. Böylece BOP, revize edilmiş haliyle yani “Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi”  Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, S. Arabistan, Yemen, B.A.E, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Lübnan, İsrail, Suriye, Türkiye, Irak, Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, İran ve Türkmenistan devletlerini içine alarak Batı’nın ihtiyaç duyduğu enerji kaynaklarının bulunduğu coğrafyada, ‘Müslüman toplulukların’ yaşadığı 22 ülkenin sınırlarını ve rejimlerini değiştirmeyi, yeniden oluşturmayı amaçlamaktadır.  Condoleezza Rice’ın  11 Aralık 2005 tarihli Washington Post’ta  yayınlanan makalesinde de genişletilmiş Orta Doğu’ya (broader Middle East) vurgu yapılarak bu çerçevede neler yapılacağına ilişkin bilgiler vermektedir. Nitekim Arap Baharı, Suriye’de rejim karşıtı ayaklanma  bu proje çerçevesinde başlatıldı, Kuzey Irak’ta Kürt Devleti kurduruldu. “Ortadoğu’nun yıldızı olacak” denilen Diyarbakır, ABD Silahlı Kuvvetler dergisinde yayınlanan bir haritada, ‘Yahudi-Kürt Devleti’nin sınırları içerisinde gösterildi.
Bu Türkiye’yi parçalara ayırılmış şekilde gösteren harita,  Roma’daki NATO toplantısında yeniden ortaya çıktı  ve buna tepki gösteren Türk subayları toplantıyı terk etti.

BOP konusunda 29 Eylül 2006 de Erdoğan’a en büyük destek  bölücü terör örgütünün başı Abdullah Öcalan’dan gelmişti: “Erdoğan’ın Büyük Ortadoğu Projesi’ndeki görevini destekliyoruz.”

Nisan 2008 de yukarıda bahsi geçen Yahudi Alon Liel  tekrar ortaya çıkmış,  “Ortadoğu’da tüm dengeler bizim lehimize değişecek, Erdoğan’ı Nobel’e aday göstereceğiz” diyerek Erdoğan’ın BOP eşbaşkanlığı görevini teyit etmiş ve bu görevi yerine getirmesi karşılığı alacağı ödülü de açıklamıştır.

15 Mayıs 2008’de  İsrail Başbakanı Ehud Olmert İsrail’in kuruluşunun 60. yıldönümü kutlamalarında şunları söylüyor: “İsrail Cumhurbaşkanı Türkiye’ye gidiyor. Türk Başbakanı eminim yakında yine gelir…Türkiye ile yılda 3 milyar dolar ticaret yapıyoruz. Çünkü Türkiye ile İsrail’in çok ortak noktası var. Birlikte iş yapmak istiyoruz...Bana Ortadoğu’da başka bir demokrasi gösterin. Bölgeye en yakın demokrasi Türkiye. Türkiye de Avrupa’nın parçası… Hemen hemen..Hakikaten iyi arkadaşım, Başbakan Erdoğan bana, Suriye ile görüşme süreci (zemini) yaratma girişimi amacıyla aracı oldu. Umarım bu süreç hayata geçer ve başarılı olur. Bu kadarını söyleyeyim. Ama Türk Başbakanı’na çabaları için minnettarım.

1 Mayıs 2010 da Tayyip Erdoğan,Başbakanlık Merkez Binasında kabul ettiği Musevi Cemaati lideri Sami Herman ve beraberindeki heyete Musevilerle arasındaki yakın ilişkiyi  ve onlardan aldığı desteği şu sözleri ifade ediyordu: “Zaten siz benim en önemli referansımsınız.

Gümüşhanevi Dergahının Musevilerle ilişkisi sadece Tayyip Erdoğan ile sınırlı değil. Geçmişte dergahın bir başka önemli mensubu daha vardı, Necmeddin Erbakan. Sürekli antisemitist   görünme gayreti içerisinde olan Erbakan Başbakanlığı sırasında  28 Ağustos 1996′da İsrail ile  Türk Hava Kuvvetleri`nin elindeki F-4 ve F-16 uçaklarının modernizasyonu ile ilgili bir anlaşma imzaladı. Erbakan kendisinden önce 21.01.1994 de  imzalanmış olan İsrail ile Savunma İşbirliği Anlaşmasını  ve diğer anlaşmaları (Gizli Güvenlik Anlaşması, Terörle Mücadele Anlaşması gibi) uygulamaya devam etti. Türkiye İsrail ile ortak askeri tatbikatlar yaptılar. İsrailli turistler yoğun şekilde yaz tatillerini Türkiye’de geçirdirler. Amerika’daki Yahudi lobisi Ermeni soykırımı gibi tartışmalarda Türkiye’ye destek çıktı. Oğlu Fatih Erbakan’ın 2003 deki düğün organizasyonunu iki Yahudi ailesinin sahibi olduğu, daha çok Yahudi çocuklarının on üçüncü yaş kutlamalarını, yani Bar-Mitzva törenlerini organize eden, Dalya Akkohen ve İvet Adut’un, Da-Vet adlı bir organizasyon şirketine yaptırmış. Erbakan’ın Yahudi Üzeyir Garih ile iyi ilişkileri vardı. Yazar Soner Yalçın’a göre Necmettin Erbakan’ın 1996’da iktidara gelmesinde de Üzeyir Garih’in ABD’deki Yahudi lobisindeki etkinliği yardımcı olmuş.

KAYNAKLAR

Musevi-İslami Cemaat İlişkileri. Bülent Pakman. 9 Nisan 2010. https://bpakman.wordpress.com/yurdum/musevi-islami-cemaat-iliskileri/

Başbakan Erdoğan Hangi Cematten? Erdal Sarızeybek. 14 Ocak 2014 http://www.sarizeybekhaber.com/haberler/basbakan-erdogan-hangi-cemaatten-h628.html

Başbakan Erdoğan’ın Üç Büyük Halifesi Kimdi? Erdal Sarızeybek. http://www.turkishnews.com/content/2014/01/23/basbakan-erdoganin-uc-buyuk-halifesi-kimdi-cemaat-bu-ise-cok-sasiracak/

Halidiye Risalesi, Semerkand Pazarlama.

Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı Efendi 2, Soner Yalçın,  Doğan Kitapçılık A.Ş. İstanbul, Haziran 2006.

Museviler Erdoğan’a cesaret Ödülü verecek. Hürriyet Gazetesi. 21 Ocak 2004. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=197302

Nedir bu New York’taki Yahudi lobisi. Tolga Tanış. Hürriyet Gazetesi. 8 Şubat 2009. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10953038.asp

Yahudi ödülünün iadesi gereksiz. ANKA. Hürriyet Gazetesi. 21 Ağustos 2010.  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15603091.asp

Referansımsınız. Sabah Gazetesi. 1.5.2010.  http://www.sabah.com.tr/Gundem/2010/05/01/referansimsiniz

Arkadaşıma minettarım. Hürriyet Gazetesi. 15.05.2008 http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=8945454

Tayyip Erdoğan’ın Şeref Madalyaları. Yılmaz Polat.  Yurt Gazatesi 22.6.2013  http://www.yurtgazetesi.com.tr/tayyip-erdoganin-seref-madalyalari-makale,4860.html

Soykırım tasarıları için Musevi Desteği. Hürriyet Gazetesi 15 Eylül 2005. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=350208

Bir TC Başbakanı, BOP’ta ‘Eşbaşkan’ sıfatı ile görev alabilir mi?. İsrafil K. Kumbasar. Yeniçağa Gazetesi. 13.2.2007.  http://www.yenicaggazetesi.com.tr/bir-tc-basbakani-bopta-esbaskan-sifati-ile-gorev-alabilir-mi-1763yy.htm

O elbiseyi hemen çıkart Tayyip. Yıldıray Çiçek. OrtaDoğu Gazetesi. http://www.ortadogugazetesi.net/makale.php?yid=21&makale=O+Elbiseyi+Hemen+%C7%FDkart+Tayyip&id=286

İTÜ Sözlük. http://www.itusozluk.com/goster.php/b%FCy%FCk+ortado%F0u+projesi+e%FE+ba%FEkan%FD

Transforming the Middle East. Condoleezza Rice. The Washington Post 7.8.2003  http://www.iraqwatch.org/government/US/WH/us-wh-rice-wp_oped-080703.htm

The Promise of Democratic Peace. Condoleezza Rice. The Washington Post 11.12.2005 http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2005/12/09/AR2005120901711.html

The U.S. Broader Middle East and North Africa Initiative. International Crisis Group. 7.6.2004. http://www.crisisgroup.org/~/media/Files/Middle%20East%20North%20Africa/B014%20The%20Broader%20Middle%20East%20and%20North%20Africa%20Initiative%20Imperilled%20at%20Birth

Yenilikçi Hareket. Nasuhi Güngör. Anka Yayınları 2001

Video kaydı https://www.youtube.com/watch?v=p9CYl6cUd4I&feature=youtu.be

Video kaydı https://www.youtube.com/watch?v=H5NoqEG1eAk&feature=youtu.be

Video kaydı  https://www.youtube.com/watch?v=wkuRxj91nu4&feature=youtu.be

http://www.sansursuzhaber.com/erdogani-yahudi-lobisi-isbasina-getirdi-225750h.htm

www.akparti.org.tr/haber.asp?haber_id=4808  (bkz. not)

www.akparti.org.tr/haber.asp?haber_id=10522 (bkz. not)

www.akparti.org.tr/haber.asp?haber_id=11245  (bkz. not)

Not: Erdoğan’ın BOP eşbaşkanı olduğunun itirafının yer aldığı bu sayfaları AKP daha sonra web sitesinden kaldırmıştır.

Bülent Pakman, Mayıs 2014. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

MUSEVİ-İSLAMİ CEMAAT İLİŞKİLERİ İLE İLGİLİ DİĞER SAYFALAR:

Musevi-İslami Cemaat İlişkileri

Mevlana Küçük Hüseyin!

Nurculuğun Museviliğe İlgisi

Fethullah Gülen, Yahudiler ve Gazze

Gülen’e Yahudi Vekaleti

Ehli Kitap Mümini

Türkiye-İsrail İlişkileri

Not: Bu yazı dizisinin kategorisi dini değil siyasidir. Din ve inançlarda eleştiriyel olmaktan kaçınılırken din ve inançların siyasallaştırılması ortaya konulmaktadır.

DİNLER ARASI DİYALOG, ILIMLI İSLAM ve TÜRKİYE ÜZERİNE OYNANAN OYUNLAR  İLE İLGİLİ SAYFALARIMIZ

Twitter WidgetsFacebook Widgets
Sharjah 2011

Bülent Pakman kimdir?    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Gümüşhanevi Dergahı, Museviler ve BOP için 1 cevap

  1. longway dedi ki:

    bülent bey sizi yeni keşfettim bu çalişmalariniz çok güzel ancak benmde daha önce araştırmalarım olmuştu şimdi kafam iyice karişti.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s