Gümüşhanevi Dergahı, Museviler ve BOP

Gümüşhanevi dergahı ve Museviler

Nakşibendilik 1300’lü yıllarda Buhara kenti yakınlarındaki Kasrı Arifan’ın Nakşibent köyünden Mehmet Bahattin-ül-Üveys-ül Nakşibendi (1318 – 1389)  öncülüğünde kurulan bir Türk İslam tarikatıdır. Sonrasında aradan geçen çok uzun yıllar içinde bu tarikatın birçok kolu oluşmuştur. Bunlarda biri, bu yazı konusu araştırmamızı ilgilendireni, kurucusu Mevlana Muhammed Halid-i Bağdadi (1779 – 1827) olan Halidiye koludur.

Halidiye Cemaati Nakşibendi miydi?

Bu soruya, Halidiye Risalesi şöyle bir cevap veriyor; “Halid, Nakşibendi yolunun esaslarına sadık kalmış, icazet almış olduğu diğer Kadiriyye, Çiştiyye, Seühverdiyye ve Kübreviyye yolunun bir takım esasları ile Nakşibendi esaslarını birleştirerek Halidiye kolunun esaslarını belirlemiştir.”

Yani verilecek cevap: Tam anlamıyla değil. Yoksa niye ayrı bir kol olsun? Ancak Recep Tayyip Erdoğan’ın Nakşibendi olduğu hep söylenir. Bu pek de yanlış sayılmaz. Ancak daha doğru olanı onun Gümüşhanevi dergahına bağlı olduğudur.

Nedir Gümüşhanevi Dergahı?

Günümüzde, Halidiye kolunun Türkiye’de dört büyük tekkesi  Gümüşhanevi, İsmet Efendi, Kelami ve Kaşgari tekkeleri. Halidi kolundan Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi Efendi’nin 1859’da İstanbul, Cağaloğlu’ndaki Fatma Sultan Camii’nde vaazlarına başlaması sonrasında bu camiinin adı “Gümüşhanevi Dergahı / tekkesi” olarak anılmaya başlamıştır.

İstanbul merkezli Gümüşhanevi dergáhı Millî İslamcılık akımının oluşumunu da tez olarak öne çıkarmıştır. 1950 sonrası Türk siyasal hayatında önemli roller üstlenen siyasetçiler bu tekkenin mürididir. Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Recai Kutan, Ömer Dinçer, Bülent Arınç, Kemal Unakıtan, Abdullah Gül vb.
Ziyaüddin Efendiden sonra son yıllarda bu dergahın şeyhliğini yapanlar arasında Abdülaziz Bekkine, Mehmed Zahid Kotku, Mahmud Esad Coşan, Muharrem Nureddin Coşan bulunmaktadır. Bunları ve İslami Cemaatlerin Musevilerle ilişkilerini bir önceki yazımızda ayrıntılı irdelemiştik. OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

Halidiye koluna bağlı olan bir diğer önemli isim de  Şeyh Küçük Hüseyin Efendi  (1827 – 1930). Küçük Hüseyin Efendi’nin kabri Eyüp Mezarlığında. Musevi işadamı Üzeyir Garih bu kabri ziyareti sırasında kabrin yanıbaşında öldürüldü. Küçük Hüseyin Efendi tekke/dergah tarzından ziyade daha çok evinde müritlerine ders ve irşat veren bir Şeyh. Küçük Hüseyin Efendiden sonra müritleri Arusilik dergahını oluşturmuş, geliştirmiş ve tarikat haline getirmişler. Musevi-İslami Cemaat ilişkilerinde çok önemli bir halka olduğu için Küçük Hüseyin Efendi ile ilgili daha geniş bilgiler başka bir yazımızın konusu edilmiştir. OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN. Üzeyir Garih’in Küçük Hüseyin Efendiye ilgisini, özellikle babası Azra Garih’in onun müridi oluşunu, Hüseyin Efendi’den sonra yerine oturan Ömer Fevzi Mardin’in Yahudilere olan aşırı sevgisini de başka bir yazımızda ayrıntılı irdelenmiştir. OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

Bu girişi neden yaptık?

Çünkü Küçük Hüseyin Efendi’nin müritlerinin büyük bir kısmı, Mehmet Zait Kotku’nun (1897 – 1980) şeyhliği döneminde Gümüşhanevi Dergahına intisap etmişler (bağlanmışlar). Böylece geleneksel Musevi-Cemaat ilişkileri Gümüşhanevi Dergahına devrolunmuş.

Artık biliniyor: Türk siyasetinde bir kişi, parti kurmayı, genel başkanlığı ya da İstanbul belediye başkanlığı gibi önemli mevkilere aday olmayı düşünüyorsa, mutlaka ABD’ye gidiyor. Öyle sadece ABD’ye gitmekle de olmuyor bu işler, gidenlere bir de çeşitli güçlü isimlerle ve lobilerle ilişki kurduracak, derdini anlatmaya vesile olacak, özellikle oradaki Yahudilere yakın bulunan, onların güvenini kazanmış birileri lazım. Bu birilerinin her zaman Yahudi ve onlara aracılık eden Yahudi dostu Türkler olması,  yukarıda bahsettiğimiz yazımızın bir bölümünü teşkil etmişti. OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

BOP

Yeni Dünya Düzeni’nin teorik temelleri, Harward’lı Profesör Samuel Huntington tarafından “Uygarlıklar Çatışması” adlı çalışmasıyla atılmıştır.  Prof. Huntington bu çalışmasında, Soğuk Savaş yıllarında “kapitalizm ile komünizm arasında” olduğu değerlendirilen temel çelişkinin din ekseninde tarif ettiği “uygarlıklar arasına” taşındığını öne sürmüştür.  Nihai tahlilde Prof. Huntington, Hıristiyan uygarlığının İslam dışındaki bütün dinlerle uzlaştığını, bu nedenle günümüzün temel çelişkisinin “Hıristiyanlık ile İslam arasında” keskinleştiğini öne sürmüştür.

Prof. Huntigton’un “uygarlıklar çatışması” tezi 1990’lı yıllar itibariyle Yeni Dünya Düzeni’nin temel felsefesi olmuş ve ABD dış politikası yönlendirmiştir. Bu gelişmenin iki temel sonucu olmuştur.  Bir sonuç genelde İslam coğrafyasını, diğer sonuç ise doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmektedir.

İslam coğrafyasını genelde etkileyen sonuç, 11 Eylül 2001 İkiz Kule saldırısıyla yaşama geçirilen Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) – İnisiyatifi’dir. Türkiye’yi doğrudan etkileyen sonuç ise, 2002 yılı sonrasının AKP iktidarlarıyla bütünleştirilen “Ilımlı İslam” tuzağıdır.

Büyük Ortadoğu Projesi, bilinen kısa adıyla BOP, Ortadoğu eksenli enerji zengini İslam coğrafyasını kapsamaktadır. Sınırları, petrol ve doğalgaz kaynaklarına bağlı olarak Orta Asya’dan Kuzey Afrika’ya kadar genişletilmiştir.

Proje ABD tarafından, “uluslararası teröre karşı mücadele ediyoruz” ve “bölgeye demokrasi getireceğiz” denilerek pazarlanmaktadır.  Ancak, ABD’nin bu pazarlama stratejisi inandırıcı olmamaktadır. Projenin gerçek amacı, bölgenin petrol ve doğalgaz kaynakları üzerinde kontrol kurmaktır. Bu amaç doğrultusunda, gerektiğinde askeri müdahale yolu da açık tutulmaktadır.

ABD enerji zengini İslam coğrafyasında kendisine bağlı yeni bir düzen kurmak istemektedir. Hedefi de Suriye, Irak ve İran ile sınırlı değildir. ABD, bölgede 22 ülkenin ekonomik ve siyasi coğrafyasını, etnik ve dini cemaat temelinde değiştirmeyi öngörmektedir.

ABD’nin ekonomik ve siyasi sınırları değişecek ülkeler listesinde Türkiye de yer almaktadır. NATO toplantılarında açılan Kürdistan haritaları bunun kanıdır.

Cumhuriyetçi Bush döneminde çizilen bu stratejiyi Demokrat Obama da sürdürmektedir. Afganistan ve Irak işgalleri ile Kuzey Afrika’dan Suriye’ye uzanan sözde Arap Baharları bu doğrultu gelişmiştir.

Bilindiği gibi Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) başlangıçta ABD’nin Ortadoğu’daki çıkarlarını İsrail’in yanında bir Kürt varlığına dayandırılmasını, Türkiye, Irak, İran ve Suriye’deki Kürt topraklarının katılımıyla İsrail’i Büyük İsrail haline getirerek Orta Doğu’nun toprak, su ve petrolüne hakim kılınmasını amaç edinmişti.

Bu Proje Orta Doğu’nun Dönüşümü (Transforming The Middle East ) adı altında ABD’nin Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice  tarafından 7 Ağustos 2003 tarihli Washington Post gazetesinde yayınlanan yazıyla deklare edilmişti. Yazıda bölgenin 22 devleti kapsadığının belirtilmiş olması projeye Orta Doğu, Türkiye, Kuzey Afrika ve Güney Batı Asya Devletlerinin de dahil edildiğini göstermektedir. Böylece BOP, revize edilmiş haliyle yani “Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi”  Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, S. Arabistan, Yemen, B.A.E, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Lübnan, İsrail, Suriye, Türkiye, Irak, Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, İran ve Türkmenistan devletlerini içine alarak Batı’nın ihtiyaç duyduğu enerji kaynaklarının bulunduğu coğrafyada, ‘Müslüman toplulukların’ yaşadığı 22 ülkenin sınırlarını ve rejimlerini değiştirmeyi, yeniden oluşturmayı amaçlamaktadır.  Condoleezza Rice’ın  11 Aralık 2005 tarihli Washington Post’ta  yayınlanan makalesinde de genişletilmiş Orta Doğu’ya (broader Middle East) vurgu yapılarak bu çerçevede neler yapılacağına ilişkin bilgiler vermektedir. Nitekim Arap Baharı, Suriye’de rejim karşıtı ayaklanma  bu proje çerçevesinde başlatıldı, Kuzey Irak’ta Kürt Devleti kurduruldu. “Ortadoğu’nun yıldızı olacak” denilen Diyarbakır, ABD Silahlı Kuvvetler dergisinde yayınlanan bir haritada, ‘Yahudi-Kürt Devleti’nin sınırları içerisinde gösterildi.
Bu Türkiye’yi parçalara ayırılmış şekilde gösteren harita,  Roma’daki NATO toplantısında yeniden ortaya çıktı  ve buna tepki gösteren Türk subayları toplantıyı terk etti.

Gümüşhanevi Dergahının önemli bir mensubu Necmeddin Erbakan. Sürekli antisemitist   görünme gayreti içerisinde olan Erbakan Başbakanlığı sırasında  28 Ağustos 1996′da İsrail ile  Türk Hava Kuvvetleri`nin elindeki F-4 ve F-16 uçaklarının modernizasyonu ile ilgili bir anlaşma imzaladı. Erbakan kendisinden önce 21.01.1994 de  imzalanmış olan İsrail ile Savunma İşbirliği Anlaşmasını  ve diğer anlaşmaları (Gizli Güvenlik Anlaşması, Terörle Mücadele Anlaşması gibi) uygulamaya devam etti. Türkiye İsrail ile ortak askeri tatbikatlar yaptılar. İsrailli turistler yoğun şekilde yaz tatillerini Türkiye’de geçirdirler. Amerika’daki Yahudi lobisi Ermeni soykırımı gibi tartışmalarda Türkiye’ye destek çıktı. Oğlu Fatih Erbakan’ın 2003 deki düğün organizasyonunu iki Yahudi ailesinin sahibi olduğu, daha çok Yahudi çocuklarının on üçüncü yaş kutlamalarını, yani Bar-Mitzva törenlerini organize eden, Dalya Akkohen ve İvet Adut’un, Da-Vet adlı bir organizasyon şirketine yaptırmış. Erbakan’ın Yahudi Üzeyir Garih ile iyi ilişkileri vardı. Yazar Soner Yalçın’a göre Necmettin Erbakan’ın 1996’da iktidara gelmesinde de Üzeyir Garih’in ABD’deki Yahudi lobisindeki etkinliği yardımcı olmuş.

BOP’un yol haritası

BOP ve genişletilmiş BOP’un Türkiye ayağı şu şekilde gerçekleştirilecek:

  1. Atatürk sürekli ve her açıdan kötülenerek Kemalizm/Atatürkçülük Türk halkının zihninden silinecek.

  2. Türklük kötülenecek, ırkçılık olarak nitelendirilecek yerine Türkiyelilik ikame edilecek.

  3. Türk ordusunun defteri dürülecek. BOP aşamalarına müdahale edemez hale getirilecek.

  4. Osmanlı Devleti yüceltilecek, Cumhuriyet dönemi kötülenecek. Lozan başarısızlık, toprak kaybı olarak nitelendirilecek.

  5. Türkiye bölünmüyor tersine genişliyor, toprak kazanılıyor, Kürt sorunu kökten çözülüyor aldatmacaları altında ulus devlet sona erdirilecek, Yeni Türkiye veya Yeni Osmanlı gibi bir adla Musul, Kerkük dahil Kuzey Irak ve Kuzey Suriye ile üniter federasyon oluşturulacak. Federasyon eyaletlere bölünecek, eyaletlere öz güvenliklerini sağlama da dahil olmak üzere yerinde yönetim adı altında yerel yönetim yetkileri tanınacak. Yeni devlete federasyon denilmeyebilecek, ilgisi olmamasına rağmen üniter olduğu iddia edilecek.

  6. Verilen yetkilerle örgütlenerek kendi güvenlik güçlerini de kurmuş ve İkiz Yasalar gereği kandi kaderlerini tayin hakkını elde etmiş olan Kürtler Güney Doğu Anadolu, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye dahil olmak üzere, ülkenin savunma açısından iyice zayıflamış ekonomik krizle çökmüş anında federasyondan ayrılacak.

  7. “İkiz Yasalar” gereği yabancı barış gücünün araya girerek çatışmalara müdahale edebileceği göz önüne alınarak ayrılma silahla bastırılmaya teşebbüs edilemeyecek.

İkiz Yasaları hatırlayalım

Türkiye’nin uzun yıllar kabul etmekte direndiği “İktisadi, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme” ve “Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme” dış baskılar sonucu 15.08.2000 tarihinde imzalanmak zorunda kalınmış, 3 yıl sonra AKP iktidarı tarafından 23.09.2003 tarihinde “İkiz Yasalar” olarak bilinen 4867 ve 4868 numaralı yasalarla yürürlüğe konulmuştur. Bu Sözleşmelere göre ayrı halk, ayrı dil ve ayrı sosyal yapı olma özelliğini kazananlar, taleplerini daha ileri götürerek kendi kaderlerini tayin hakkına sahip olacaklardır. Bu uluslararası Sözleşmeleri kabul edip yasallaştıran devletler, halkların kendi kaderlerinin tayin hakkının sağlanması için çaba göstermeyi ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne uygun olarak bu hakka saygılı olmayı kabul etmiş olmaktadırlar.  Sözleşmelerde, ulustan değil halktan bahsedildiği için, bir ülkede halk olma özelliğini kazanmış, “halk” kimliğini elde etmiş topluluklar, Avrupa Birliği ile doğrudan doğruya temas kurabilecekler, yaşadıkları ülkenin egemen gücünün kendilerine yönelik baskı, cebir – şiddet ve tehdit yöntemlerini kullandığını iddia etmek suretiyle Birleşmiş Milletler Örgütü’ne başvurduklarında, Örgüt’den askeri seçenek de dahil olmak üzere yardım ve destek alma hakkını kazanacaklardır.

KAYNAKLAR

Musevi-İslami Cemaat İlişkileri. Bülent Pakman. 9 Nisan 2010. https://bpakman.wordpress.com/yurdum/musevi-islami-cemaat-iliskileri/

Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı Efendi 2, Soner Yalçın,  Doğan Kitapçılık A.Ş. İstanbul, Haziran 2006.

Nedir bu New York’taki Yahudi lobisi. Tolga Tanış. Hürriyet Gazetesi. 8 Şubat 2009. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10953038.asp

Referansımsınız. Sabah Gazetesi. 1.5.2010.  http://www.sabah.com.tr/Gundem/2010/05/01/referansimsiniz

Arkadaşıma minettarım. Hürriyet Gazetesi. 15.05.2008 http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=8945454

Soykırım tasarıları için Musevi Desteği. Hürriyet Gazetesi 15 Eylül 2005. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=350208

Bir TC Başbakanı, BOP’ta ‘Eşbaşkan’ sıfatı ile görev alabilir mi?. İsrafil K. Kumbasar. Yeniçağa Gazetesi. 13.2.2007.  http://www.yenicaggazetesi.com.tr/bir-tc-basbakani-bopta-esbaskan-sifati-ile-gorev-alabilir-mi-1763yy.htm

İTÜ Sözlük. http://www.itusozluk.com/goster.php/büyük+ortadoğu+projesi+erbakan%FD

Transforming the Middle East. Condoleezza Rice. The Washington Post 7.8.2003  http://www.iraqwatch.org/government/US/WH/us-wh-rice-wp_oped-080703.htm

The Promise of Democratic Peace. Condoleezza Rice. The Washington Post 11.12.2005 http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2005/12/09/AR2005120901711.html

The U.S. Broader Middle East and North Africa Initiative. International Crisis Group. 7.6.2004. http://www.crisisgroup.org/~/media/Files/Middle%20East%20North%20Africa/B014%20The%20Broader%20Middle%20East%20and%20North%20Africa%20Initiative%20Imperilled%20at%20Birth

Yenilikçi Hareket. Nasuhi Güngör. Anka Yayınları 2001

Uluç Gürkan: ADD – KEMALİST İDEOLOJİ http://add.org.tr/uluc-gurkan-add-kemalist-ideoloji/

Eyaletler. Bülent Pakman. Eylül 2016.  https://bpakman.wordpress.com/2016/09/21/cozum-sureci/

Bülent Pakman, Mayıs 2014. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

MUSEVİ-İSLAMİ CEMAAT İLİŞKİLERİ İLE İLGİLİ DİĞER SAYFALAR:

Musevi-İslami Cemaat İlişkileri

Mevlana Küçük Hüseyin!

Nurculuğun Museviliğe İlgisi

Fethullah Gülen, Yahudiler ve Gazze

Gülen’e Yahudi Vekaleti

Ehli Kitap Mümini

Türkiye-İsrail İlişkileri

Not: Bu yazı dizisinin kategorisi dini değildir. Din ve inançlarda eleştiriyel olmaktan kaçınılırken din ve inançların siyasallaştırılması ortaya konulmaktadır.

DİNLER ARASI DİYALOG, ILIMLI İSLAM ve TÜRKİYE ÜZERİNE OYNANAN OYUNLAR  İLE İLGİLİ SAYFALARIMIZ

Facebook Widgets
Sharjah 2011

Bülent Pakman kimdir?    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Reklamlar

One Response to Gümüşhanevi Dergahı, Museviler ve BOP

  1. longway dedi ki:

    bülent bey sizi yeni keşfettim bu çalişmalariniz çok güzel ancak benmde daha önce araştırmalarım olmuştu şimdi kafam iyice karişti.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s