Dünyanın Kırılma Noktası Suudi Arabistan

Suudi Arabistan ABD’nin en önemli birkaç müttefikinden birisi! George W. Bush döneminin siyasi terimleriyle ifade etmek gerekirse, Suudi Arabistan “özgür dünyada” yer alıyor! Çocukların evlenmesinin yasak olmadığı Suudi Arabistan’da kadınların araba sürmesi yasak! Toplu ulaşımın olmadığı Suudi Arabistan’da arabasız bir yaşam ise imkânsız! O nedenle çoğu Suudi Arabistanlı kadının şoförü var.

Suudi Arabistan’da üniversite mezunlarının yarısından fazlası, %55’i kadın… Ama kadının Suudi Arabistan’da iş hayatında fazla bir yeri yok. Çoğu firma kadınlara iş vermiyor. Zaten kadın personeli olan şirketler onlar için ayrı bir kat veya bina tahsis etmek zorundalar. Çünkü kadın ve erkek bir arada çalışamıyor! Çalışan kadınların %60’ı gelirini olduğu gibi kocasına vermek zorunda, çünkü kocalarının buna hakkı ve yetkisi var.

İslamiyet’in başlangıcında kadın işverenlerin olduğu ve kadınların savaşa gittiği topraklarda bugünkü siyasi sistem ve sosyal düzen olması gerekenden çok uzakta. Örneğin Suudi Arabistan’da bir kadın eşinden boşanmak isterse, kocasının da boşanmak istemesini beklemek zorunda, çünkü kadının böyle bir hakkı yok. Ama Suudi Arabistan’daki kadının durumunu en iyi “trafik yasağı” anlatıyor. 1990’da, Birinci Körfez Savaşı sırasında dünya kamuoyu Suudi Arabistan’ı hiç olmadığı derecede yakından ve içinden izledi.

O dönemde Suudi Arabistanlı kadınlar bu fırsatı iyi değerlendirip dünya kamuoyunu, uluslararası toplumu ve dünya basınını harekete geçirmek istediler. Kadınlar bunun için bir konvoy meydana getirip Riyad’ın sokaklarında arabayla gezdiler. Böylelikle kendilerine uygulanan ayrımcılığı duyurmayı hedeflediler. Suudi Arabistan’daki yönetim bu eylem üzerine yasakları kaldırmadı, kısıtlamaları da azaltmadı. Yönetim eylemcilere çok sert tepki gösterdi ve eylemciler tutuklandı. Eylemcilerin pasaportlarına el konuldu ve bir yıl hapis yattılar. Eylemcilerin çoğu işini de kaybetti. Uzun yıllar sonra Wajeha Al Huwaider 2008’de Dünya Kadınlar Günü’nde internete “araba kullanırken yaptığı kaydı” yükleyerek sansasyona neden oldu. Suudi Arabistan’ın önemli din adamlarından Şeyh Andel Mohsen Obeikan geçen yıl Suudi Arabistanlı kadınların “akraba olmadıkları halde düzenli biçimde bir araya geldikleri erkeklere” ana sütü vermeleri gerektiğini söyledi. Şeyh böylelikle kadınlar ile söz konusu erkekler arasında bir tür meşruiyet sağlamayı hedefledi. Ama bu yaklaşım ciddi tepkilere neden oldu.

Bu tepkinin bir bölümü de “şoförlerin ülkedeki misafir işçi olması dolayısıyla hukuken kadından daha düşük seviyede bulunmasından” kaynaklanıyordu. Nüfusun üçte ikisi otuz yaşın altında olan Suudi Arabistan’da genç nesil bu kuralları ve yasakları benimsemek istemiyor. Elbette 86 yaşında sağlık sorunlarıyla boğuşan Kral Abdullah’ın bunu anlayışla karşılaması beklenmiyor. Ama Kral Abdullah’ın halefi olarak görülen İçişleri Bakanı Naif sertlik yanlısı bir isim olarak tanınıyor. Kral Abdullah’ın oğlu Mutaib ise görece liberal sayıldığı için değişim isteyenlerin desteğine sahip. Kral Abdullah da ülkesindeki gerginlikten rahatsız; Magrep’te yaşananlardan endişeli. Kral Abdullah Suudi Arabistan’da maaşların artırılması ve eğitim burslarının geliştirilmesi için bir kalemde 36 milyar USD ayırdı.

Ayrıca hükümette de bazı görevlileri değiştirdi. Kuşkusuz petrol ihracatının getirdiği zenginlik Suudi Arabistan’da toplumun tansiyonunu düşürecek harcamaları finanse edebiliyor. Ama bu yeterli olur mu? Belki bir süre daha devam eder. Ama sonsuza kadar yetmeyebilir. Çünkü bir süre sonra kadınlar da, muhalefet de susmayabilir. Suudi Arabistan’da yasal siyasi parti yok. Suudi Arabistan’da ayrıca grev de yasak. Çünkü bu ülkede sendika da yasak! Kral yasakladığı için muhalefet de yok. Yani Suudi Arabistan’da herhangi bir nedenle kendisini bir konu karşısında muhalif hisseden bir kimse, kralın buyruğuna aykırı hareket ettiği için yasadışı… Suudi Arabistan’da dört adet muhalefet partisi var. Hepsi yeraltında. Arap Sosyalist Eylem Partisi, Suudi Arabistan Komünist Partisi, Suudi Arabistan Yeşil Parti ve Arabistan İslami Reform Hareketi (MIRA). MIRA muhalif örgütler arasında en güçlü olanı.

MIRA Suudi Arabistan’da “güçler ayrılığı ilkesinin” uygulanmasını istiyor. Ayrıca Suudi Arabistan’da “kadın hakları” ve “düşünce özgürlüğü” talep ediyor. Bunun doğal sonucu olarak MIRA -tıpkı diğer muhalefet partileri gibi- yasak. O nedenle MIRA Suudi Arabistan için taleplerini bu ülkede değil, İngiltere’de dile getirebiliyor. Ama Suudi Arabistan’ın bütün bunların yanında bir özelliği daha var. O da Suudi Arabistan’ın Arap dünyanın en büyük ekonomisi olması. Muhtemelen o nedenle Suudi Arabistan ABD’nin “küresel terörizmle mücadele” döneminde, ABD’yi 11 Eylül 2001’de vuran 19 eylemciden 14’ü Suudi Arabistanlıydı. Ayrıca El Kaide’nin kurucusu, lideri ve finansörü Usame bin Ladin de cabası. Fakat Suudi Arabistan’ın kişi başına düşen gayri safi yurt içi üretimi Yemen’in 38 ve Mısır’ın 16 katı. Suudi Arabistan 2000’de dünya petrol üretiminin %12,3’ünü temin ediyordu. Suudi Arabistan’ın petrol rezervleri 36 milyar ton –yaklaşık 262,7 milyar varil- seviyesinde tahmin ediliyor.

Dünya petrol rezervlerinin %25’ine sahip olan Suudi Arabistan dünyanın sekizinci büyük rafineri kapasitesine de malik. Suudi Arabistan “Batı” için hem Soğuk Savaş ve Afganistan hem de Körfez Savaşı ve İran İslam Devrimi gibi kritik dönemlerde ve zorlu konularda “sadık müttefik” olma vasfını muhafaza etti. Suudi Arabistan kendi rezervlerini devreye sokarak Irak’ın ve Kuveyt’in kendi petrolünü dünya piyasalarına ulaştıramamasından doğan dalgalanmaların fiyat üzerindeki baskısını absorbe etti. Suudi Arabistan 2006’ya kadar günde 9 milyon varil petrol üretti. 2006 yılında bütün dünyada ise 3,942 milyar ton petrol üretildi. Suudi Arabistan tek başına bunun 525 milyon tonluk kısmını sağladı. 2007’den beri Rusya günde 9,4 milyon varil ile Suudi Arabistan’dan fazla üretiyor. Suudi Arabistan ise 8,7 milyon varil/gün seviyesini koruyor. Suudi Arabistan’ın sadece Ghawar bölgesinde dünya petrol üretiminin %6’sı mevcut. Suudi Arabistan dünya petrol üretiminin %16’sını sağlıyor.

Suudi Arabistan’ın 49 petrol sahası ve 28 doğal gaz bölgesi var. Suudi Arabistan dünyanın dördüncü büyük doğal gaz rezervlerine sahip ve dünyanın yedinci büyük doğal gaz üreticisi. Suudi petrolünün %92’si yedi petrol sahasında çıkarılıyor. Bunların altı tanesinde günde 300.000 varilin üzerinde üretim yapılıyor. Ancak rakamlarda gerileme başladı. Bir önemli not; Aramco Nisan 2006’da mevcut petrol sahalarında durgunluk dönemine girildiğini ve üretimin yılda %8 düşeceğini açıkladı. Aramco bunu önlemek için yüksek maliyetli sondaj kuleleri ve yatırımlar gerektiğini bildirdi. Buna karşılık Manifa petrol sahasında bugüne kadar hiçbir faaliyet başlatılmadı. Belki gelecekte çok önemli bir detay olabilir; Suudi Arabistan petrolü ABD Doları ile satıyor. Ama küresel mali kriz doları düşürünce Şubat ve Mart 2008’de Avro’ya geçmek istediler. Suudi petrolünün bir numaralı ithalatçısı olan ABD buna ciddi tepki gösterdi. Suudi Arabistan bunun üzerine vazgeçti. Yaşanan süreç çok zorlu ve çok gergin… Ama Suudi Arabistan’ın bu süreçten etkilenmeme olasılığı yok. Eğer kaos olursa veya kötü bir senaryo hayata geçerse, Suudi Arabistan’da karmaşanın baş göstermesi dünya siyasetinde pek çok şeyi değiştirir, keza dünya ekonomisinde de…

Burada çok önemli bir soruya cevap bulmak gerekiyor. Magrep’te Tunus’ta ve Mısır’da liderler değişti. Dünya Tunus’un liderine destek vermedi. Dünya Mısır’ın lideri konusunda bölündü. Libya’nın lideri konusunda ise çok daha farklı bir tutum söz konusu! Bu nedenle Suudi Arabistan söz konusu olduğunda “tutumun ne olacağı” konusunda kesin bir öngörü mümkün değil. Ama “krizden çıkış” için veya “dip noktaya çabuk ulaşmak” için, hatta “krizden sonraki dünyada kurulması tasarlanan düzen” için Suudi Arabistan harcanabilir! En azından bugüne kadar verilen “destek” bundan sonra “şartlı destek” haline gelebilir. Ama sanki bir şeyler değişecek gibi… Hem de kadınlara araba sürme hakkından fazlası!

Diplomatik Gözlem 30 Mart 2011 http://www.diplomatikgozlem.com/TR/belge/1-7476/dunyanin-kirilma-noktasi-suudi-arabistan.html den alıntılanmıştır. Bu alıntının yapılmasının nedeni şudur: Suudi Arabistan’da yaşamayanlar anlayamazlar orasının ne kadar nevi şahsına münhasır olduğunu. Yaklaşık 2.5 yıl önce kaleme alınan bu yazıda Arap Baharının Suudi Arabistanı etkileyeceği iddia edilmiş. Yazı tarihinden 2.5 yıldan fazla zaman geçti. Değişen hiç bir şey yok. Batı Emperyalizminin umurunda değil. Kendilerine bağlı bir yönetim olsun da ne olursa olsun. Halk özgür olmuş, demokratik, insan haklarına sahip olmuş, olmamış onları zerre kadar ilgilendirmez. İlgilendikleri sadece ve sadece Orta Doğu petrolleridir. Kendi çıkarlarıdır.

Bülent Pakman. Aralık 2013. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz.

Twitter Widgets Facebook Widgets

Bakü Ofis 2011Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s