ABD’nin Devreye Girişi

ÖNCEKİ YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN: ERMENİSTAN’IN AZERBAYCAN TOPRAKLARINI İŞGALİ

İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

24 Ağustos 2001 tarihinde Türk Hava Kuvvetleri’nin akrobasi timi Türk Yıldızları, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gösteri uçuşu yaptı. 1 milyon Azerbaycan halkının Türk Yıldızları’nın gösterisini izlediği tahmin ediliyor. Zamanın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu gösteriyi Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev ile yan yana izledi. Kıvrıkoğlu ayrıca ertesi gün Azerbaycan Harb Okulu Mezuniyet Törenine de katıldı. O günlerde Azerbaycan Hazar petrolünün paylaşımı konusunda  İran ile gerginlik yaşıyordu. O nedenle bütün bunlar Türkiye’nin Azerbaycan’a desteği olarak algılandı.

ALLAH BENi BÖYLE AĞLAT!..
Öz helal Türk Yıldızlarım
Uçtu benim öz göğümde.
Aslan gücü, kaplan azmi
Duydum o gün bileğimde.
Bana parmak gösterene,
Öz yerini bellettiler!..
Onlar Bakü semasına
Yürek şekli resmettiler!
Dediler ki sizinledir
Daim bizim yüreğimiz
Her aşkımız dileğimiz.
Sen ey bana güç gösterip
Bazen beni hedeleyen (Tehdit eden)
Onlar sana gösterdi ki,
Tek değilim dünyada ben.
O gün bakıp gökte uçan yıldızlara,
Ben kendimi arkalı bir dağ sayırdım
Sevincimden ağlayırdım!..
Biz bir daha anlıyorduk
Nedir inam, nedir inat
Ben ağladım sevincimden
Tanrım beni böyle ağlat!..

Bahtiyar Vahapzade (Azerbaycan Ulusal Şairi, Doğ: 1925 Şeki, Ölm: 2009 Bakü)

Azeri 525. Gazetesi bütün bunları “Azatlıktan bu yana başına binbir musibet gelen Azeri halkının gördüğü en iyi gelişme” olarak değerlendirdi.   Aliyev’in dış politika eski danışmanı Vefa Kuluzada, Türk jetlerinin Azeri semalarında yaptığı gösterinin, Aliyev’in Hazar petrolleri için Tahran’a yapacağı ziyaret öncesinde İran karşısında Azerbaycan’a güç verdiğini açıkladı ve ekledi “Eğer bu uçuşlar olmasaydı, İran bizim deniz ve hava sınırlarımızı ihlal etmeyi sürdürecek, dış politikasını zorla bize kabul ettirmeyi deneyecekti. Bakü semalarında Türk askeri gücünün gösterileri sayesinde Haydar Aliyev, Tahran’a boynu bükük gitmeyecek.” Muhalif Müsavat Gazetesi bile olaya çoşkuyla yer verdi.

Azerbaycan halkı Türkiye’nin 1993 de Ermenistan ile sınır kapısını kapatmasının ardından bu desteğini de unutmadı, Türkiye arkamızda dedi. Bakü ve Azerbaycan’daki Türkler o tarihten sonra  sempati ile benimsenir oldu.

ÖN SİNYALLER

Ancak belli çevreler bu durumdan hiç memnun değildi ve bir şeyler yapılması gerekiyordu. Nitekim bu çevrelerinin Türkiye ayağında yer alanlardan biri olan Cengiz Çandar 14.02.2007 tarihli köşe yazısında Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozma tezgahının ön haberini satır başlarıyla vermekteydi:

ABD nezdindeki tüm gayretlerine rağmen Türkiye’nin bir “Ermeni sorunu politikası”nın olmadığını görmeliyiz. Ermenistan’la kapıları kapatarak “negatif tepkisellik”ten öteye bir şey üretmemek, siyaset de sayılmaz, diplomasi de.   Ermenistan’la diplomatik ilişki kurmak ve sınır kapısını açmak, hem içerdeki Ermeni vatandaşlarımıza bir “manevi jest”niteliği taşıyacak hem Avrupa’nın kapalı tek sınırını açık hale sokarak, Türkiye’ye Kafkasya’da jeopolitik manevra alanı sağlayacak, hem AB rotasında bir engeli kendiliğinden kaldırmış olacak hem Türk-Amerikan ilişkilerinde bir rahatlama imkânı yaratacak.      

Ermenistan’la diplomatik ilişkiler kurmak ve sınır kapılarını açmak, Erivan’la her konuda anlaşmak anlamına gelir mi? Fransa ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerimiz yok mu? Var.  Aynı zamanda, bir sürü siyasi ihtilafımız da var. Biri diğerini engellemiyor. Ermenistan’la ilişki kurulmasını da engellememesi gerekir. Ermenistan’ın Karabağ’daki işgali onaylanamaz. Doğru ama bu mantıkla Irak’ta işgali süren ABD ile de ilişkileri kesmemiz gerekmez mi? Diplomatik, ticari ve ekonomik ilişkiler, Karabağ’ın mevcut statüsünü tanımayı öngörmüyor ki.

Erdoğan hükümetinin seçim yılında, bu örneklerden yola çıkarak, oy kaygısıyla hareket etmemesi umulur. Dış politikada “ezber bozma” zamanı. Ermenistan’la kapıları açma ve diplomatik ilişki kurma zamanı.

Karen Fogg çocuklarına yakında dışardan gelecek önemli bir talimat öncesi kamuoyu oluşturma görevi verilmişti.

ABD’NİN DEVREYE GİRİŞİ

Soros destekli Turuncu Devrim ile ABD güdümündeki ülkeler işaretlenmiş, Türkiye güneyden ve kuzeyden bir yanda Ukrayna’dan Yunanistan’a uzanan bir hat diğer taraftan İsrail’den Gürcistan’a çizilen diğer hatla kuşatılmıştı. Harita bu şekilde çizildiğinde, merkeze Türkiye Cumhuriyeti konulduğunda bu kuşatmanın yıkılacağı hat da ortaya çıkıyordu. Kıbrıs-Türkiye-Azerbaycan hattı.

2008 Ağustos’unda Rusya-Gürcistan Savaşı sonrasında Kafkaslarda ABD çok önemli bir prestij kaybına uğramıştır. ABD  bu kaybını Ermenistan’ı yanına çekerek kapatmak ve kolu kanadı kırık Gürcistan’ın Rusya tarafından tanınan Abhazya ve Güney Osetya toprak eksilmelerini telafi etmek için Doğu Karadeniz’de yeni bir müttefik ve konum kazanmak istemiştir. Ermenistan’ın bunun karşılığında ABD’den isteği Türkiye sınırının açılması için Türkiye’ye baskı yapması olmuştur.

ABD’nin gerekçeleri sadece bunlar değildi elbette.  ABD’de epey Ermeni seçmen ve etkili bir diaspora olması yanında AB ve ABD’nin Rusya’nın Ermenistan üzerinde tam kontrol sahibi olmasını istememeleri Ermenistan’ı Rusya’nın güdümünden kurtarmak veya en azından uzaklaştırmak istemeleri de bu şekilde hareket edilmesinin diğer nedenlerini teşkil etmekteydi. Zira Azerbaycan’ın işgal edilen topraklarını savaşarak geri almasına Ruslar engel olduğundan Ermenistan Ruslara bağımlı yaşamak zorundadır.

ABD’nin planını uygulamak için o sırada ortaya çok elverişli bir fırsat çıktı. Ermenistan’ın başşehri Erivan’da oynanacak Ermenistan – Türkiye milli futbol maçı. Bir sonraki yazımızda buna değineceğiz.

Bu arada dış güçlerin Türkiye Azerbaycan ilişkilerinde Türkiye üzerinde ne kadar etkili olduğu Azerbaycan Türk Kadınlar Birliği Başkanı Tenzile Rüstemhanlı’nın, 26 Şubat 2011 de Aydın Üniversitesi’nde düzenlenen bir konferansta  yaptığı konuşmadan da anlaşılabilir. AKP Hükümeti’nin Azerbaycan ilişkileri konusunda Azerbaycan’ın halkı doğru bilgilendirmediğini savunan Rüstemhanlı’ya göre; Azerbaycan, Ankara’ya “Biz KKTC’yi tanımak istiyoruz” talebini iletti. Ancak Ankara’dan gelen cevap,  “Hayır, Avrupa ile sıkıntı yaşarız” oldu.  Kaynak: http://www.kibrissondakika.com/kktc-konusunda-azerbaycana-akp-vetosu.htm 

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN: TÜRKİYE’NİN ERMENİSTAN AÇILIMI

YARARLANILAN KAYNAKLARI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bülent Pakman Ekim 2010. İzinsiz ve aktif link verilmeden yayımlanamaz, alıntı yapılamaz.

Azerbaycan’da Kimlik ve Dil

Azeri diye bir millet var mı?

YANLIŞ: Türkiye’de Azerbaycan Türklerine “Azeri” konuştukları dile de “Azerice” denmektedir.  Azerbaycan resmi politikasında bu tanımlar  “Azerbaycan Halkı”, “Azerbaycanlı” ve “Azerbaycan’ca”, “Azerbaycan Dili” şeklindedir. Bunlar külliyen yanlıştır.

Bir: Azerbaycan bir coğrafya ismidir, millet değil, Ayrıca soyu bilinen, kendine has dili olan halklar coğrafi adlarla kimliklendirilemezler. 
İki: Azeriler İran’da yaşayan küçük bir etnik topluluktur. Azeri sözcüğü, ilk defa olarak, tarihin en azılı Türk düşmanı Stalin, daha sonra ise hasta beyinli İran-Fars şovenistleri tarafından, Azerbaycanlıların Türklük şuurunu yok etmek, unutturmak için uydurulan sahte bir kimliktir. Eğer Ruslar, Çarlık ve Sovyet dönemlerinde Allah korusun Anadolu ya hakim olsalardı, orada da benzeri şekilde Egeli, Karadenizli ve İzmirli diye uyduruk milletler ve kimlikle yaratmaya çalışırlardı.

DOĞRU:  “Azerbaycan Türkleri” ve “Azerbaycan Türkçesi”.

Azerbaycanlılar Türk müdür?

Kurtlar olur çobanların koyunu
İtten öğrenirse, kendi soyunu
“Azerilik” komunizmin oyunu
Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz!

Bahtiyar VAHAPZADE

Azerbaycanlılar Türktür dilleri Türkçedir

Arama motorlarında bulunabilmesini kolaylaştırmak için yazılarımızda arada Azerice ve Azeri kelimeleri kullanılmaktadır.

Azerbaycan’da Türk milleti vardır, dilleri Türk dilidir

AZERBAYCAN GÜNLÜKLERİ:

Türk vatandaşlarına Bakü’ye gelmeden önce yardım için şahsi görüşler yanında bazı bölümleri kaynakları verilmiş yorumlu-yorumsuz alıntılarla derlenmiştir. Tenkidi (eleştirel) ya da başka hiç bir amacı yoktur. Burada yazılan herşeyin doğru ve aktüel olduğu düşünülmemelidir. Azerbaycan’ın yaşamakta olduğu hızlı gelişim sonucu çok şeyin değişmekte, güncelliğini yitirmekte olduğu da göz önüne alınmalıdır.  Kelimelerin çoklu anlamlarında ve ifadelerde tam bilgi sahibi olunmadan değerlendirmeler yapılması da yanlış anlamalara sebep olabilir.

Twitter Widgets
Facebook Widgets

Bülent Pakman kimdir  https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s