Allah Nedir?

Allah’ın sıfatları yoktur. Allah’ın isimleri vardır. Sıfat birşeyin ne olduğunu belirtir. Kur’an’daki sıfatlar aslında isimdir. Sıfat olsaydı (haşa) Allah’ı tarif ederdi.

Allah’a var veya yok denemez. Allah eşya için kullanılan tabirlerle anılamaz. Var veya yok eşya için kullanılır.

“Allah …dır” ifadesindeki noktalı yerlere sadece “Mutlak” konulabilir. Mutlak tarif olamaz zira eşya için kullanılamayan tek kelime “mutlak”tır. “Allah yoktur” diyenler kadar “Allah vardır” diyenler de hata içindedir. Zira “Allah vardır” demekle Allah (haşa) tarif edilmiş olur ki Allah tarif edilemez.

“Allah …dır” arasına “Yaratıcı” da konamaz. Sırf dindarları memnun etmek için olsa da böyle yapılamaz. Yaratıcı, Dünya ve Evrenler enkarnasyonlarını bitirip yaratıcı düzeyine yükselmiş büyük varlıklar için kullanılabilir. Varlıklar Allah’ın bilgisine dair hiçbirşey bilemezler, ancak Allah’ın sevgisi ile dolup taşabilirler. Tekamül (olgunlaşma) Allah’ın bilgisi doğrultusunda değil Allah’ın sevgisi doğrultusundadır. Mutlak Allah inancında Allah ile bilgi bağı yoktur sadece “sevgi” bağı vardır.

Mutlak kavramının kavranması olanaksızdır. Mutlak hiçbir şeyle karşılaştırılamaz, oranlanamaz, hiçbir sıfat ve değer biçilemez, benzerlik ve karşıtlığı kabul etmez. Mutlak’a hiçbir şey etki edemez, eksiklik ve tamlık kavramlarından aridir. Mutlak değişmez. Mutlak’a maddi ve insani anlayışla anlaşılan ve yokluğa oranlanan bir varlık kavramı da yakıştırılamaz.

Allah’ın bilgi ve erdem bakımından yetkinliğinde eksiklik ya da tamlık söz konusu olamaz. Allah hakkında “…mutlak, ölçüye ve ölçümsüzlüğe, uzaklığa ve uzaklıksızlığa, büyüklüğe ve büyüklüğün sonsuzluğuna, tüm sonsuzluğa ve sonsuzluğun sonsuzluğuna, velhasıl tüm evrenlere ve sonsuzluğa, öncesizliğe varlığa her kavrama, her kavramın dışında kalana ve tüm değerlere oranı söz konusu olmadan kullanan ve onları bir anda var veya yok edebilen Güçtür…” demek bile Onun mutlak gücü karşısında yine bir başlangıç bile olamayacak kadar hiçtir, sıfırdır. İnsanı Allah’ı duyması, Ona inanması, kendisini Ona yakın hissetmesi için hiçbir törene, formaliteye ve organizasyona gerek ve gereksinim yoktur.

Allah, evreni kendisine bir mesken veya destek olsun diye yaratmamıştır. Allah’ın gücü en küçük parçacıkta, her yerde ve her varlıkta vardır sözü insanı yanıltıp da evreni Allah’ın eczası ya da hayaliymiş gibi kabul eden demode inançlara sürüklememelidir.

Din kitapları Mutlak Allah kelamı olmayıp “Yüksek Planlardan” gelmişlerdir. Aksi takdirde Allah (haşa) konuşan insana benzetilmiş olur.

Bizde böyle düşüncelerin gittikçe bilinç kazanması bizi Allah’a karşı sonsuz bir sevgi ile dolu hayranlık duyguları içine dalarak O’na doğru yönelme ve yücelme yolunda güçlendirecektir.

Yukarıdaki satırlar Dr. Bedri Ruhselman’ın Allah adlı eserinden alıntılarla günümüz Türkçesinde derlenmiştir.

Üstad her ne kadar “Mutlak” kavranamaz diyorsa da yine de TDK sözlüğünde Mutlak karşılığı neymiş bir bakalım: “Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan, bağımsız, saltık (yani kendi başına tam sayılan)”.

Kul huvallâhu ehad. Allâhus samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekun lehu kufuven ehad…De ki: O, Allah’tır; Ahad’dır, tektir! Allah’tır; Samed’dir/tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir! Ne doğurmuştur O ne doğurulmuştur! Hiç kimse onun dengi ve benzeri olmamıştır, olamaz! (İhlas 1-4)

Allah: sınırsızdır, sonsuzdur, bölümlere ayrılamaz. Tektir. (Ahad). Kusursuz, tam ve som’dur. (Samed). Kendisinden başka bir varlık meydana gelmez (Lemyelid).  Kendisinden başka ikinci bir varlık yoktur (Lemyuled). Dengi, misli ve benzeri olmayan tektir (Lem yekun lehu küfüven Ahad).

Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız. (Kaf 16)

Evrenin genişlediği bilinmekte, böylece evren artık kapalı değil açık bir sitem olarak telakki edilmektedir. Bu da evrenin bizatihi canlı olduğunu ve bir zihne sahip olduğunu düşündürüyor. Evrenin özü bilinçtir. Tüm evren tek bir bilinçten meydana gelmektedir. Varlıklar da bu kozmik zihnin ve onun bilincinin birer organelidir yani yapılarıdır. Varlığı oluşturan en küçük yapı birimi özellikleri (atom altı parçacıklar), evrenin bütünlüğünde varolan yapı ile aynıdır. Bilimsel  açıklamalar tamamlandığında tasavvufdaki levh-i mahfuz denilen evrensel ve evrimsel külli bilgi de doğrulanmış olacaktır.Tasavvuftaki vahdeti vücut görüşüne göre: Allah’ın sahip olduğu tüm özellikler, varlıkta kendini esma (Arapça karşılığı: isimler) birleşimleriyle gösterir. Tüm varlıklar Allah’ın esma ül hüsna (Arapça karşılığı: çok güzel isimler) adı verilen isimlerinden ibarettir. Varlıkta sadece Allah vardır.  İnsanlar ve her varlık Allah’ın bir parçasıdır. “Yaradılmışı severim yaradandan ötürü” sözünün vardığı noktanın da bu yaklaşım olduğu düşünülebilir.  Ancak bundan Allah, haşa, parça parça olmuş da evrendeki bulunan bütün herşeye girmiş veya o parçaları kendi vücuduyla meydana getirmiş, gibi bir anlam düşünülmemelidir. Bu Allah’ın gücünün ermediği, girmediği, hükmetmediği hiçbir şey yoktur demektir.

Allah’tan gelen esma özelliklerinin bireyde açığa çıkışı “Rab” olarak ifade edilmiştir. Grinin ton zenginliği gibi sahip olunan esma özelliklerinin derecesi de her insanda farklı olacak ve böylece kişiler arasında çeşitlilik ortaya çıkacaktır. Yeryüzünde insanın esas amacı, esma özelliklerini güçlendirerek varlığında bulunan Rab özelliklerini tanımaktır. Her insan, ulaştığı esma gücü ölçüsünde veli, evliya, arif gibi farklı bilinç düzeylerine işaret eden “yakınlık dereceleri” elde eder. Hallacı Mansur, “en el Hakk” (ben Hakkım) derken, ulaştığı bilinç düzeyinde Rab özelliklerini anladığını ifade etmek istiyordu. Kaldır benliğini aradan, çıksın ortaya Yaradan”. Tasavvuf öğretisine göre; insan bedeni, insanın Rabb’ına ulaşması önündeki en önemli engeldir. Beden kaydıyla yaşayan insan, sahip olduğu üstün özelliklerini ortaya çıkartamayacak ve bunun sonucu yaşamı, bu dünyada ve öldükten sonra, cehenneme dönecektir. Bu nedenle oruç gibi kimi ibadetler, beden ve benlik kaydından arınma üzerine kurulmuştur. 

Bülent Pakman, Nisan 2010. Son güncelleme Ağustos 2013. İzinsiz ve aktif link verilmeden alıntılanamaz.

Facebook Widgets

Twitter Widgets

Abu Dhabi 2013 Bülent Pakman kimdir?  https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s