Tevhid – Üçleme arasında ne fark var?

Hıristiyanlar  Meryem’i muhtemelen yapay döllenme ile hamile bırakan uzaylıları Tanrılar sanıp İsa’ya da sonuç itibarıyla (haşa) Allah’ın oğlu demişler. Bu konudaki geniş açıklamaları okumak için lütfen tıklayın

Kafaları iyice karışıp kendilerince Tanrı tarifini Üçleme – Teslis – Trinity yani “Father, Son ve Holy Spirit – Baba, Oğul ve Kutsal Ruh”a kadar götürmüşler.

Kendimi onların yerine koyup bir açıklama getirmeye çalışıyorum. Aslında büyük akıldan gelmiş olan tüm varlıklar Holy Spirit yani büyük aklı, bilinci, bilinç bütünlüğünü oluşturuyor diyebiliriz. Onların da üzerinde, olamaz ya hadi “Son-Oğlu” ve “Father-Baba” var diyelim. Trinity yani üçleme, Hıristiyanların aklında böyle birşey olabilir.

Gerçekte evrende herşeyin Allah’ın sureti yani kendisi (açıklamaları okumak için lütfen tıklayın) olduğunu düşünmüşler ama dinlerinin peygamberi, Lordları “Son” yani “Oğul” adını verdikleri yani Hazreti İsa’yı biraz daha üstün kılmak ve böylece peygamberlerine, diğer dinlere göre kendi dinlerinin saygınlığını artırmak için, böyle Trinity (Üçleme) diye birşey icad etmişler kanımca.

Gerçekte bu kadar abartmasalar ve saptırmasalar özünde tasavvuftaki Bağdatlı (Hallac-ı) Mansur’un “Enel hak” kavramıyla bir anlamda örtüşecek.

Doğu da batı da yalnız Allah’ındır! O halde, nereye dönerseniz orada Allah’ın yüzü vardır. Allah Vâsi’dir, sürekli genişler/varlığı sürekli genişletir; Alîm’dir, her şeyi en iyi bilendir. (Bakara, 115)

Herşey Allah’ın ise her insan da doğal olarak Allah’ın yarattığı çocuğu, Hz. İsa erkek olduğundan ona da Allah’ın oğlu denebilir. Bir şartla. O zaman sadece Hz. İsa değil herkesin Allah’ın oğlu ve çocuğu olduğunu da kabul ederseniz. Yani sen, ben, bizler, onlar. Akıl yürütünce mantık öyle diyor.   Halbuki Hıristiyanlığın aksine İslamda herkesin kökeni ne ise Hz. Muhammed’in ki de aynı. O da herkes gibi Allah’ın kulu. Sadece Hz. Muhammed bir görev için, yani Allah’ın elçisi olarak seçilmiş farkı o.

Yalnız tasavvuf değil birçok inaçlara göre herşey basitten mükemmele bir piramit gibi Allah’ı meydana getiriyor. En üstteki, en mükemmeli, kimilerinin farklı tariflerle, şirkten uzak olmak kaydıyla, Fenafillah, Vahdeti Vücut, Nirvana dediği en üst düzeyde, herşeyin üzerinde ve aynı zamanda içinde Allah. Yani Mutlak ve O’nun izniyle, iradesiyle faaliyet gösteren İlahi İdare Mekanizması. Onun içindir ki Allah hem yerdedir, hem gökte denilir, yani Allah her yerde, her şeyde vardır denildiğinde bunları anlamak gerekir. Özetle Kuran “Allah insana şah damarından yakındır” diyor:

Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız. (Kaf 16)

Bu da Enel-Hak ile tam örtüşüyor. Nitekim Allah Kuran’da yaratışlarını ve eylemlerini anlatırken “ben” değil “biz” diyor. Böylece herşeyi, tüm varlıkları kendisi ile bütünleştiriyor. İşte Hıristiyan doktrini bu “biz” kavramına takılıp kalıyor ve Tanrı’nın tek parçadan oluşmadığını öne sürüyor. İyi hoş da bu Tanrı’ya Hz. İsa’yı eş koşmak da neyin nesi oluyor?

Bir şirket düşünün. Tüm çalışanları işlerini bilgisayar ile yapıyorlar. Hepsinin bilgisayarlarının üzerinde bir server var. Tüm bunlar beyinlerle entegre olarak bir sistemi oluşturuyor. Ve şirket böyle yönetiliyor. Bu sistem internetle diğer serverlere yani sistemlere, insan beyinlerine bağlanıyor. Sonunda komplike ama karmakarışık olmayan ve düzenle çalışan bir ağ ortaya çıkıyor. Bütün bunlar bir bütün oluyor. Tek bir bütünlük, ama mükemmel şekilde bölünmüş sistemler, planlar, boyutlar, üst-alt yönetimler, sürekli bir tekamül. Ancak bundan maddi bir düşünce ile Allah’ı kişiselleştirip, Allah veya O’nun zerreleri her şeyin içine girmiştir anlamı çıkarılmamalıdır. Allah her şeyde vardır, derken Allah’ın gücünün ermediği, girmediği, hükmetmediği hiçbir şey yoktur demek isteniyor. Evren O’nun ilahi isteğinin ve egemenliğinin dışında kalamaz. Bu anlama göre her şeyde O’nun gücünün eserlerini görmek, her varlıkta onun isteğinin egemenliğini duymak, varlıkların tekamülleriyle olabilecek bir gerçektir. İşte her şeyde bulunan O’nun varlığının anlamı budur. Yoksa Allah, haşa, parça parça olmuş da evrenin bütün en küçük parçalarına girmiş veya o parçaları kendi vücuduyla meydana getirmiş, gibi bir anlam düşünülmemelidir. Evrenin özü bilinçtir. Tüm evren tek bir bilinçten meydana gelmektedir.

Hıristiyan arkadaşlara Üçleme-Trinity’nin çelişkilerini anlattığımda “bu doktrindir, aynı zamanda birliği ifade ediyor” diyorlar. Öğreti anlamına gelen doktrin olabilir ama Trinity’ye inanmadan Hıristiyan olunamıyor. Bunu bana söyleyenler 16 yıl birlikte çalıştığım İtalyan dostlarım. Ayrıca birşey nasıl oluyor da aynı zamanda hem üç hem de bir olabiliyor? Bu durumda bana ne kadar Hristiyanlık şöyle iyidir, böyle mükemmeldir denilirse denilsin, bu Trinity – Üçleme oldukça benim için beş kuruş etmiyor inanç olarak, mantık açısından. Burada yaptıkları en önemli hata “Son” yani Oğul = Hz. İsa kabulü. Bu olmasa ben de buna evet nihayetinde bir doktrindir der geçerdim. Ancak bu resmen şirke giriyor.

Ne gerek varmış ki böyle bir şey icad etmişler Hıristiyanlar? Nitekim  Kuran da bu hatayı düzelterek üçlemeyi ağır şekilde suçluyor:

Ey Ehlikitap! Dininizde aşırılığa gidip doymazlık etmeyin! Allah hakkında gerçek dışı birşey söylemeyin. Meryem oğlu İsa Mesih, Allah’ın resulü ve kelimesidir. Onu, kendisinden bir ruhla beraber Meryem’e atmıştır. Artık Allah’a ve resullerine inanın! “Üçtür” demeyin! Son verin, sizin için daha iyi olur. Allah Vahid’dir, tek ve biricik ilahtır. Kendisi için bir çocuk olmasından arınmıştır O. Yalnız O’nundur göklerdekiler ve yerdekiler. Vekil olarak Allah yeter. Ne Mesih Allah’ın bir kulu olmaktan çekinir ne de Allah’a yakınlaştırılmış melekler! Allah’a kulluk ve ibadetten çekinerek kibre saplanan bilsin ki, Allah onların tümünü huzurunda haşredecektir.(NİSA 171-172)

Burada dikkati çeken sadece Hz. İsa’nın değil aynı zamanda Ayette Melekler olarak ifade edilen Kutsal Ruh-Ruh ül Kudüsün de Allah’ın kulları olduğunun vurgulanmasıdır. Hıristiyan fanatiklerinin İslam düşmanı olmasına ve İslam’ı yok etmeyi amaç edinmelerinin nedeni işte bu ayetlerdir.

Çok ilgi gören, Katolik ve Ortodoks camiasında rahatsızlık yaratan  Da Vinci Şifresi kitabı ve filmi de Hz. İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğu doğmasını yerle bir edecek tezler içeriyor, İslam inancına paralel olarak, Hz. İsa’nın insan olduğunu hatta daha da ileri giderek fahişe denilen Maria Magdalena ile evlendiğini ve soyunun halen devam ettiğini işliyor.

Bir yanda hem Tanrı birdir, hem bu birlikte (haşa) üçtür , hem bu üçün biri de Oğuldur, Oğul (haşa) Jesus-İsa’dır , İsa Tanrı’nın (haşa) oğludur  diye doktrin dedikleri Allah’a şirk yani eş koşma, diğer yanda Allah birdir ve bu birlikte de birdir, madde, anti-madde, enerji yani var olan herşey Allah’a aittir, O’nun suretidir, parçasıdır, İsa Allah’ın elçisi, kuludur, özetle herşey Allah’a aittir Allah herşeye aittir değil diyen akılcı düşünüş.

Yaratılmışı sevdik Yaratan’dan ötürü.

Mevlana Fihi Mâhîf eserinde bakın neler diyor: “Enel Hak (Allah benim) demeyi büyük bir iddia sanıyorlar. Oysa, bu büyük bir alçakgönüllülüktür. Bunun yerine, “Ben Hakk’ın kuluyum, kölesiyim” diyen biri kendi varlığı, diğeri Allah’ın varlığı olmak üzere iki varlık ortaya sürmüş olur. Halbuki, “Ben Hakk’ım” diyen, kendi varlığını yok ettiği için, Enel Hak diyor. Yani, “Ben yokum, hepsi ‘O’dur, Allah’tan başka varlık yoktur. Ben yalnızca yokluğum, ‘Hiç’im diyor. Bu sözde alçakgönüllülük daha fazla mevcut değil midir? Halk bunun manasını anlamıyor.

Mevlana’yı okuyan Hıristiyanlar neden şok geçiriyorlar? Anlıyorlar ki kendilerine bu Hıristiyan doktrini diye yutturulan şeyler fasafisodan ibaret. Bunların bazıları müslüman oluyor. Bazıları olmuyor. Neden hepsi değil de bazıları? Günümüz uygulamasındaki İslam Kur’an’daki İslam, Kuran’da tarif edildiği gibi bağnazlıktan, gericilikten, yobazlıktan uzak, içi Kuran’da olmayan ne varsa onunla doldurulmamış olsa eminim hepsi, hatta bütün dünya müslüman olurdu.

Bülent Pakman, Eylül 2009. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kıesmen veya tamamen alıntılanamaz.

Din ve inanca  ilişkin yazılarımız:

Twitter Widgets Facebook Widgets

Sharjah 2011

Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Tevhid – Üçleme arasında ne fark var? için 1 cevap

  1. Geri bildirim: Dinler Arası Diyalog ve Hz. İsa « Pakman World

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s