Azerbaycan’da Başörtüsü ve İran Faktörü

Azerbaycan’da din konusuna önceki yazımızda ayrıntılı olarak değinmiştik: OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN

Azerbaycan Müslüman bir ülke olmakla beraber halkın büyük çoğunluğu laik düşünceyi ve kavramını benimsemektedir. Bu yüzden Azerbaycan’ın müslümanlığı şimdilik ülkenin laik düzenini tehdit edecek tarafa çekilmemiştir.

İran sınırları içerisinde yaşamakta olan ve ana dilleri Azerbaycan Türkçesi olan Güney Azerbaycan Türkler ise 20. yüzyılda üç kez ayaklanmış ve bağımsızlık kazanmaya çalışmışlardır. Bu yüzden İran’da hem şah hem de mollalar döneminde Türkiye, Azerbaycan ve Güney Azerbaycan Türkleri İran’da sürekli tedirginlik konusu olması yanında İran’ın eski ve yeni rejimlerine büyük tehdit olarak görülmüş ve görülmektedir. Ebulfez Elçibey’in döneminde İran’daki Türkler’in milli uyanışını açıktan teşvik eden tarz ve politikalar ve sonrasında Haydar Aliyev döneminde de Türkiye ile ortak projeler, Türk Jetlerinin Hazar üzerinde gövde gösterileri İran’ı çok rahatsız etmiştir. Son olarak da Dünya Azerbaycanlılar Kongresi’nde İlham Aliyev’in ilk kez “Ben 50 milyonluk Azerbaycanlı’nın Devlet Başkanıyım” ifadesi İran’ın geleceğini garantiye alma çabasına itmiştir.

İran bu sebeple Güney Azerbaycan Türklerini kara cehalete yöneltmeye çalışırken Türkiye ve  Azerbaycan’a da kendi İslam tarzını ihraç etmek için büyük çaba sarfetmektedir.  Bu çerçevede Azerbaycan Türklerine göre Azerbaycan’da hicab (tesettür) Vahhabi ve İran kaynaklarınca desteklenmekte ve finanse edilmektedir. Azerbaycan’da hicab hakkı ile ilgili gerginlikleri ve gösterileri başta İran’da Azerbaycan Türkçesinde yayın yapan Seher TV olmak üzere İran molla rejimi provoke etmektedir.

Aşağıda naklettiğimiz Azerbaycan yönetiminin liselerde başörtüsünü yasaklama kararının İran tarafından büyük tepkiyle karşılanması  bunun göstergesidir. İran’lı dini liderlerden Büyük Ayetullah Cafer Sübhani 14 Ocak 2011 de Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’e açık bir mektup göndererek bu kararı İslam karşıtı olarak nitelendirdi.

Antreparantez, ünvanı kendinden menkul bu “sözde” din adamına   sormak lazım, Kur’an da ruhban sınıfı öngörülmüş mü, Peygamber zamanında her hangi birine dini ünvan verilmiş mi diye. 

Azerbaycan’ın İran Büyükelçisi Aliyar Seferli’ye göre “İran Azerbaycan üzerindeki etkisini artırmak için İslam’ı kullanmakta ve bunu yapmak için en küçük bir fırsatı dahi kaçımamaktadır”.

Azerbaycan Türkleri Türk dizilerinin etkileriyle Türkiye vatandaşlarının hayat tarzımızı kendilerine daha uygun görmektedirler kesinlikle İran’ınkini değil. Azerbaycan’ın laik bir ülke olduğu ve tesettürün baskı altında olmadığını Azerbaycan’da yaşayan Türk vatandaşları görmektedir. Ancak Azerbaycan yönetimi Türkiye’nin yaptığı hataya düşmeye de niyetli değil. Nedir Türkiye’nin hatası? Demokrasi, milli irade, inanç ve eğitim özgürlüğü vb iddialarıyla adım adım din devletine doğru gidişi adeta seyretmesi.

Aşağıdaki haber İran kaynaklı http://www.abna.ir/ web sayfasından derlenmiştir:

“Azerbaycan’da orta okullarda başörtüsü yasaklandı. Azerbaycan Eğitim Bakanı Misir Merdanov, 16.12.2010 tarihinde yaptığı açıklamada orta okullarda başörtüsünün yasaklandığını, öğrencilerin okul dışında istediklerini giyebileceklerini söyledi.

Merdanov, “Azerbaycan Anayasasının Eğitim kanununun 14.10’uncu maddesinde bu konuya ilişkin gerekli talepler yer almaktadır. Biz dinimizden vazgeçmiyoruz, hepimiz Müslüman’ız. İslam dinini yaşıyoruz, dinimizin taleplerine uymaktayız fakat ortaokullarda öğrenciler okula talep edilen okul kıyafetleri ile gelmeliler. Okul sonrası herkes istediği kıyafetle gezebilir” dedi. Bakan, vatandaşları, başörtüsünün Azerbaycan okullarında yasaklanması yönündeki dış ve iç tahrikine, provokasyonlara uymamaya çağırdı.

Şarkiyat Enstitüsü Müdürü ve Azerbaycan Milli Meclisi Bağımsız milletvekili Covher Bahşeliyeva, ülkede kapanmanın yükselişe geçişi karşısında endişelerini şöyle dile getirdi:

“Devletin özelde de Eğitim Bakanlığı’nın bu konudaki tavrını doğru olduğuna inanıyorum. Hatta şunu diyebilirim; geç bile kaldılar. Kanaatimce bunu çok daha önce yapmalıydılar. Bu bir prensip sorunu. Azerbaycan medeni bir ülkedir, burada eğitim de medenidir. Doğal olarak mantıken okul kıyafeti de medeni olmalıdır. Ben küçük çocukların kapanmasına karşıyım. Din ve vidan özgürlüğüne sahibiz. Ancak bu, kızların anne-babalarının, yada diğer aile fertlerinin, ya da bazı durumlarda komşuların baskısı altında kapanmaları anlamına gelmez. 18 yaşını doldurup reşit olduktan sonra özgür tercihlerini yapabilir, hicab giyebilirler biz de buna saygı duyarız. Tesettüre girmeyen bir kadın, Azerbaycan kadını için büyük bir kazanım ve başarıdır. Bu değerinin farkında olmalıyız. Doğuda tesettüre karşı mücadele yüzyıllar boyu sürdü. Bundan çok acı çekenler de oldu. Bu Sovyet rejiminin başörtüsüne karşı verdiği mücadele ile sınırlı sanılmamalı. 19. Yüzyılda ilericiler, yazarlar, şairler, felsefeciler Mısır’da, Suriye’de, Irak’ta ve diğer Arap ülkelerinde tesettüre ve peçeye karşı mücadele verdiler. Arap dünyasında bu konuda yazılı eserler de ortaya konuldu. Tekrar şunu söylemeliyim ki, tesettüre dönüş ne bir ilerleme ne de yararlı bir şeydir.”

Azerbaycan Parlamentosunun İnsan Hukukları Komisyonu Başkanı Rebiyyet Aslanova da, “Azerbaycan okullarında başörtüsüne bağlı fikrimiz değişmezdir. Azerbaycan okulları dünyevi okullardır. Bu bakımdan da Azerbaycan’ın orta okullarında başörtüsüne izin verilmesi imkansızdır. Bugün Azerbaycan’a sunulan bir yabani model olan başörtüsü Azerbaycan’a gerekmez. Azerbaycan’da yaşlı ninelerimiz başlarını örterler fakat gündemde olan başörtüsü Azerbaycan’ın ortaokullarında kabul edilemez bir durumdur” diye konuştu.

Başörtüsü yasağı ile ilgili olarak basın mensuplarına açıklama yapan Azerbaycan Yabancı Diller Üniversitesinin Rektörü, Milletvekili Semed Seyidov ise, “Eğitim sistemimizi geliştirmek istiyorsak, dünya değerlerini Azerbaycan’a getirmek istiyorsak, Azerbaycan’da mutlaka sivil devletin esaslarını ortaokullarda en yüksek kalitede olmasını sağlamalıyız. Bu da bize anayasamızda bize verilen imkanlardan öne gelmektedir. Hiç kimsenin Azerbaycan anayasasını değiştirmeye veya ona karşı çıkmaya yetkisi de yoktur” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan Eğitim Bakanlığından yapılan bir başka açıklamada ise, Azerbaycan üniversitelerinde öğretim üyeleri ya da öğrencilerle alakalı herhangi bir başörtü yasağı bulunmadığı belirtildi. Ancak dinci çevreler böyle bir yasak olmamasına rağmen bazı üniversitelere başörtülülerin alınmadığını iddia ediyorlar.

Kaynak: http://www.abna.ir/

Aşağıdaki değerlendirme ise Azerbaycan yönetiminin liselerde türbanı yasaklama gerekçesini haklı göstermektedir:

1) Türbanın (dini giyimin) çocuklara giydirilmesi çocuk haklarının ihlalidir.

2) Giyinme özgürlüğünü savunmak birilerinin türban takma hakkını da güvenceye alır ama bunun tersi geçersizdir.

Giyinme özgürlüğü seküler, insani değerlerden kaynaklanan bir ilkedir. Tıpkı inanç/inançsızlık özgürlüğü ilkesinin inananların inanma hakkını koruması gibi isteyenlerin örtünme hakkını güvenceye alır. Ancak toplumsal güç dengelerinin siyasal İslam’ın lehine değiştiği toplumlara baktığımızda örtünme “özgürlüğünün” bir dayatmaya dönüştüğü görülür. İran İslam Cumhuriyeti, Taliban ve irili ufaklı terörist İslami çetelerin yönetimi altındaki Afganistan bunun somut örnekleridir….Giyinme özgürlüğü koşulsuzdur, ne giyeceklerine bireyler karar verir. Ancak bu ikilemin dışında kalan, sorulması gereken çok önemli bir soru var: Kadınlar (veya insanlar) niçin (aşkınsal bir buyruğun zoruyla) örtünmek zorundadırlar? …Örtünme özünde kadını toplumsal ilişkilerden dışladığından kadını ayrı düzlemlerde metalaştırır: İlkin kadın artık bir insan değil örtünme yoluyla korunması gereken “namus”, “onur”, “iffet” gibi aşkın, soyut bir varlık olur. Kadın, tesettürün hediye kağıdına sarılarak dolaşıma sunulmuştur artık….

Peki, Azerbaycan’da İslami faaliyetler sadece İran ve Suudi Arabistan kaynaklı mıdır. Türkiye’nini hiç mi rolü yok? Bazı Azerbaycan Sivil Toplum Kuruluşları bu konudaki olumsuzluklara neden olarak açıkça Türkiye’nin AKP iktidarının politikalarını göstermektedirler. “Biz dindar değildik; bu kadar dindarlaşmamızın nedeni AKP hükümetidir” diyenler var. İyi ama İslami hayat tarzı ve İslami rejim faaliyetçilerinin en başında yer alan Fethullah Gülen’in  okulları, dersaneleri ve TV kanalı Azerbaycan’da serbestçe eğitim veriyor. 2009 rakamlarıyla Gülen’in Çağ Öğretim Şirketi’ne bağlı Bakü, Sumgayıt, Mingeçevir, Şeki, Lenkeran, Guba, Nahçivan, Ağdaş gibi büyük şehirlerde 12 adet ilköğretim ve lise, Bakü ve Sumgayıt’da Araz Kursları adı altında 11 adet üniversite hazırlık dersaneleri ve Bakü’de Kafkas Üniversitesi bulunmaktadır. Samanyolu TV kanalı Bakü’de kablo paketi içinde yayın yapmaktadır. Buna ne demeli?

Bülent Pakman.Şubat 2011. İzin alınmadan, aktif link verilmeden yayımlamaz, alıntı yapılamaz.

Azerbaycan’da Kimlik ve Dil

Azeri diye bir millet var mı?

YANLIŞ: Türkiye’de Azerbaycan Türklerine “Azeri” konuştukları dile de “Azerice” denmektedir.  Azerbaycan resmi politikasında bu tanımlar  “Azerbaycan Halkı”, “Azerbaycanlı” ve “Azerbaycan’ca”, “Azerbaycan Dili” şeklindedir. Bunlar külliyen yanlıştır.

Bir: Azerbaycan bir coğrafya ismidir, millet değil, Ayrıca soyu bilinen, kendine has dili olan halklar coğrafi adlarla kimliklendirilemezler. 
İki: Azeriler İran’da yaşayan küçük bir etnik topluluktur. Azeri sözcüğü, ilk defa olarak, tarihin en azılı Türk düşmanı Stalin, daha sonra ise hasta beyinli İran-Fars şovenistleri tarafından, Azerbaycanlıların Türklük şuurunu yok etmek, unutturmak için uydurulan sahte bir kimliktir. Eğer Ruslar, Çarlık ve Sovyet dönemlerinde Allah korusun Anadolu ya hakim olsalardı, orada da benzeri şekilde Egeli, Karadenizli ve İzmirli diye uyduruk milletler ve kimlikle yaratmaya çalışırlardı.

DOĞRU:  “Azerbaycan Türkleri” ve “Azerbaycan Türkçesi”.

Azerbaycanlılar Türk müdür?

Kurtlar olur çobanların koyunu
İtten öğrenirse, kendi soyunu
“Azerilik” komunizmin oyunu
Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz!

Bahtiyar VAHAPZADE

Azerbaycanlılar Türktür dilleri Türkçedir

Arama motorlarında bulunabilmesini kolaylaştırmak için yazılarımızda arada Azerice ve Azeri kelimeleri kullanılmaktadır.

Azerbaycan’da Türk milleti vardır, dilleri Türk dilidir

AZERBAYCAN GÜNLÜKLERİ:

Türk vatandaşlarına Bakü’ye gelmeden önce yardım için şahsi görüşler yanında bazı bölümleri kaynakları verilmiş yorumlu-yorumsuz alıntılarla derlenmiştir. Tenkidi (eleştirel) ya da başka hiç bir amacı yoktur. Burada yazılan herşeyin doğru ve aktüel olduğu düşünülmemelidir. Azerbaycan’ın yaşamakta olduğu hızlı gelişim sonucu çok şeyin değişmekte, güncelliğini yitirmekte olduğu da göz önüne alınmalıdır.  Kelimelerin çoklu anlamlarında ve ifadelerde tam bilgi sahibi olunmadan değerlendirmeler yapılması da yanlış anlamalara sebep olabilir.

Twitter Widgets Facebook WidgetsOLYMPUS DIGITAL CAMERABülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Azerbaycan’da Başörtüsü ve İran Faktörü için 3 cevap

  1. Cahid dedi ki:

    Selamun Aleykum!
    Ben Azerbaycandaki okullarda bas ortusune karsi uygulamalarin tarafdari deyilim.Neden derseniz?
    Eger Azerbaycan Dunyavi bir devletse o zaman her bir vatandasin kendi dinine hurmetle yanasmalidir.Bu uygulama Azerbaycanin degil aksine bazi ” batili ” -larin uygulamasidir…..Her bir vatandas oldugu gibi karsilanmalidir.Nasil oluyor Yahudiler icin “Sinagog” okul(lari) aciliyor ……..hurmetle :Cahid/ Azerbaycan/Baku……

    • bpakman dedi ki:

      Okullarda, özellikle ilk, orta ve lise düzeyinde kurallar şarttır. Azerbaycan devleti çok iyi yapıyor bence.

      • çiko dedi ki:

        Neden şarttır bi açında anlaşılsın malum açıklıktan yanasınız ya?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s