Başkurtlar

Ural dağlarının güneyinden itibaren batı kısmında kadim bir Türk halkı, Rus ve Tatarlara karşı ana dillerini korumuş, geleneklerine sımsıkı bağlı Başkurtlar yaşıyor.

Tüm paleontolojik ve antropolojik bulgular doğrultusunda MÖ 1700 ile MÖ 1200 arasında tarihlenen Andronovo kültürü Başkurt halkının muhtemel kökeni olarak tahmin edilir.

Tarihçi ve türkolog Ahmet Zeki Velidi Togan’a göre Başkurt adı Beş Ogur (Biştigur) anlamını taşıyor. Başkurtlar Beş Ogur aşiretinin birlikteliğiyle meydana geldi. Kimi tarihçilere göre Ön Oğuzlar ya da Oğuzların kardeşleri olan Ogurlar M. S. IV – VI yüzyıllar arasında  Urallardan Kafkasya, Karadeniz’in Kuzeyi ve Doğu Avrupa’ya doğru  göç ettiler.  Sonradan Slav halklarıyla kaynaşıp kimliklerini kaybeden günümüz Macar ve Bulgarların da ataları olarak kabul ediliyorlar. Başkurt destanına göre ise  Başkurt halkının Urallara gelmesini bir kurt sağlamış. Başkurtça, Kıpçak Türkçesi grubuna girmektedir. Tatarca’ya çok yakındır. Ogur kökenli bir başka halk da Çuvaşlar.

Göçebe hayatı yaşayan Başkurtlar 10. yüzyıldan itibaren birlikte hareket ederek tarih sahnesine çıktılar. Rusya bozkırlarının en korkulan süvarileri Başkurtlardı. 11. yüzyılda Müslümanlığı seçtiler. 1552’de Kazan Hanlığı’nın yıkılmasından sonra Rus işgaline uğrayan Başkurtlar ve Tatarlar Ruslara karşı aralıklarla direndiler. Son ayaklanma 1773 – 1775 arasında Ruslara karşı geniş katılımla meydana geldi. Diğer ayaklanmalardan farklı olarak bu ayaklanma, Rus avamıyla birlikte Rus Çarına karşı bir ayaklanma olarak gerçekleşmiştir. Artık kimse bağımsız Başkurdistan adına savaşmıyordu. Rusların kendi çarlarına karşı ayaklanması, son yıllarda Başkurdistan topraklarında açılan maden ocaklarında ve fabrikalarda köle olarak çalıştırılmalarından kaynaklanmaktaydı. Başkurtlar 20 yaşındaki Batır (Bahadır) ünvanlı Salavat Yulayoğlu (Yulayev) önderliğinde Kazak lider Yemelyan Pugaçev’e destek verdiler.

Başkurtların milli kahramanı Salavat hem okumuşluğu ile hem şiirleri ile hem kuvveti ile herkesi kendine hayran bırakan, çok ustaca da Başkurt kavalı (koray) çalan biriydi. 1775 de Başkurtlar’ın Rus egemenliğine girmek zorunda kalmasıyla Salavat 20 yaşında esir düşüp, babası Yulay ile birlikte Estonya’ya sürgüne gönderilmişti. Orada Rogervik kalesinde  hapsedildikten 26 sene sonra vefat etmiştir. Ama halkının yüreğinde onun şiirleri ve şarkıları kalmıştı. Ruslar Salavat Yulayev’den o kadar korkmuşlardı ki, adını bile yasaklamışlardı. Yayık nehrinin adı da akıllarda bu ayaklanmayı çağrıştırmaması için Ural nehri olarak değiştirildi. Ancak 1917 yılından sonra Salavat ismi tekrardan çocuklara, meydanlara verilmeye başladı. 1967 de Ufa’ya atlı heykeli dikildi.

1905 Rus Devriminden sonra Türkçülüğün başlangıcını teşkil eden Tüm Rusya Müslümanları Kongresi hareketine Başkurtlar’da katıldı. Başkurt Türkçüsü, Türkolog Zeki Velidi Togan Rus Millet Meclisi Duma’da Ufa Müslümanlarının temsilcisi olarak bulundu. Zeki Velidi Togan ile ilgili daha geniş bilgileri OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.
Bolşevik İhtilâli patlak verince Rusya Müslümanlarının Merkez Bürosunun 1917 Haziranı’nda Kazan’da topladığı kurultayda Başkurtistan’ın da dahil olduğu “İç Rusya ve Sibirya Müslüman Türk-Tatarlarının medenî muhtariyeti” ilan edildi. Bolşevik İhtilâli’nden 22 gün sonra 29 Kasım 1917 tarihinde “İdil-Ural Devleti Milli Meclisi” kuruldu. Başkurtların da dahil olduğu bu Meclis, Bolşevik ordusu tarafından, yerine Sovyet Sosyalist Tatar-Başkurt Cumhuriyeti’ni (İdil-Ural Devleti’nin Sovyet şeklini) kuracakları gerekçesiyle, dağıtıldı. 23 Mart 1919 da Bolşevikler tarafından Başkurt Muhtar Cumhuriyeti hükumeti kuruldu. Zeki Velidi Togan, hükumette harbiye nazırı oldu. Bolşevikler 27 Mayıs 1920’de de Tatar Muhtar Cumhuriyetini ilan ettiler. 1917 Rus Bolşevik Devrimine kadar Kazan Tatarları ve Başkurt Türkleri birbirine kaynamış haldeydi. Bolşevikler Devrimden sonra Başkurtlara ve Kazan Tatarlarına ayrı statü vererek iki toplumu böldüler.
Bolşevikler Devrim sırasında mücadelede kendilerine yardım eden Başkurtlara ve Kazan Tatarlarına verdikleri sözleri hiçbir zaman yerine getirmediler.

Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte Başkurtlar 15 Ekim 1990 tarihinde bağımsızlıklarını ilân ettiler. Rusya Federasyonu Başkurtların bağımsızlığını kabul etmedi, Rus baskısı üzerine büyük bir mücadele başladı. Ekim 1991 de Başkurt gençleri parlâmentodaki Rus bayrağını indirerek, Başkurt bayrağını diktiler.
Bu gelişmeler üzerine 14 Ekim 1991 tarihinde Başkurtistan’a Özerk Cumhuriyet statüsü tanındı. Bugün Rusta Federasyonuna bağlı olan Başkurtistan’ın parlâmentosu, anayasası, cumhurbaşkanı ve bayrağı bulunmaktadır.

Dünya’da nüfusları 3 milyon kadar olan Başkurtların yaklaşık yarısı Rusya Federasyonu’na bağlı federe (özerk) bir Türk cumhuriyeti olan Başkurdistan Cumhuriyeti’nde yaşamakta. Başkurtdistan 11 Ekim 1991 tarihinde özerkliğine kavuşmuştur. Yüzölçümü 143.600 km2 .  Nüfusu 4.5 milyon. Bunun % 30 unu Başkurtlar oluşturuyor. Başkenti  Ufa. Ufa’da Başkhort Milli Müzesi bulunuyor.

Günümüzde Başkurtlar kendilerini “Başkhort” olarak telaffuz ediyor. Rusya’dan devşirilmiş uydurma isimler Beşkir, özellikle Başkırt denilmesinden hiç hoşlanmıyor ve uyarıyorlar. Aynen Azerbaycan Türklerinin kendilerine, uydurma isim olan, Azeri denilmesinden hoşlanmadıkları gibi.

Devamı için lütfen tıklayın: BAŞKURTİSTAN

Bülent Pakman. Haziran 2014. İzin alınmadan, aktif link verilmeden yayımlamaz, alıntı yapılamaz.

Twitter Widgets Facebook Widgets

IMG_1345Bülent Pakman kimdir?  https://bpakman.wordpress.com/pakman/

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s