Saha Türkleri

Saha (Saka – Yakut – Caxa) Türkleri Türk dünyasının en uzağında, Başkenti Yakutsk olan Saha Yerinde (Yakutistanda) yaşamaktadırlar. Ülkenin diğer büyük şehirleri Aldan, Verkoyansk, Olyokminsk’tir.

“Yakut” Saha Türklerine kimliklerini unutturmak amacıyla Rusların uydurduğu bir isimdir. Saha Türkleri kendilerine Saha (Kiril alfabesiyle yazılışı Caxa) derle . Özerkliklerini kazandıktan sonra 27 Aralık 1991 de yurtlarının adını “Yakutistan” yerine “Saha Yeri” ve devletlerinin adını da “Saha Cumhuriyeti” olarak değiştirmişlerdir. 

Topraklar

3.103.200 km²’lik bir alanı kaplayan Saha Yeri dünyadaki en büyük yüzölçümüne sahip özerk ülkedir. Saha Yeri Rusya Federasyonu topraklarının beşte birini oluşturmaktadır.

Saha Yeri, Sibirya’nın donmuş toprakları bölgesinde bulunmaktadır. Ortalama sıcaklık kışın -50, sıcaklık ise yaz aylarında +29 derecedir. Maksimum ve minimum sıcaklıklar ise -70 ve + 40 olmuştur. Kış 8-9 ay sürmektedir. Bu ülkede kışın güneş aylarca doğmaz, yazın ise hiç batmaz. Yakutistan kadar sert iklime sahip bir başka ülke dünya üzerinde yoktur. Kuzey bölgeleri 1,5 km. kalınlığında buz tutmuş buz çölleri ile Orta ve güney bölgeleri yeşil bir denizi andıran ormanlarla kaplıdır. Gerisini büyük dağlar, geniş tunduralar teşkil eder. Ülkede 700 bin göl ve sayısız nehir vardır. Başlıca nehirleri Kuzey Buz Denizi’ne dökülen Lena, Yana, İndigirka ve Kolıma’dır. Dünyanın en büyük ırmağı olan Lena’nın okyanusa dökülen ağzı 15 km. genişliğindedir. Nehir yolları 9000 km’den daha fazladır. 

İdare

Hükümet, cumhurbaşkanı ve onun yardımcılarından oluşmaktadır. Yardımcıların kendi bölümleri vardır ve çeşitli konulardan sorumlu olarak çalışırlar. Saha cumhuriyetinde 14 bakanlık vardır. Bunlardan 12’sinin başında Saha Türkleri vardır. Ülkenin parlamentosu (İl Tümen) 200 kişiden oluşmaktadır. Bunların da % 83’ü Saha Türk’üdür. Cumhuriyetin sembolü beyaz turnadır.

Etnisite

Saha Türklerinin, tarihteki Sakaların (İskitlerin) kapalı bir topluma dönüşerek günümüze kadar gelen torunları oldukları kabul görmektedir. Kendileri de Saka Türklerinden geldiklerini kabul ederler. İskitler  M.Ö. 8. yüzyıl – M.Ö. 250 arasında Avrupa’nın doğusu (Kırım ve Pontik Bozkırlar) ile Orta Asya’da, Tanrı Dağları ve Fergana Vadisi’ni de içine alan, Bering Boğazına kadar uzanan bölgelerde yaşamış göçebe bir halktır. İskitler hakkında daha geniş bilgileri okumak için LÜTFEN TIKLAYIN.

Daha yakın ataları Tülüs (Tölös) Türk boyları ve Kıpçak boylarıdır. Tölösler teşkilatsız Türk grupları olup 7.- 8. yüzyıllarda Kore’den Kafkaslara kadar yayılmışlardı. 10. – 12. yüzyıllar arası Moğol aşiretleri Baykal kıyılarına gelip, eski Sahalarla çeşitli temaslarda bulunmuşlardır. 13. – 14. yüzyıllar arasında Moğol kökenli Buryatların akınlarından sonra Türkçe konuşan insanlar Sibirya’nın Baykal Gölü bölgesinden kuzeye göçmüşler. 15. – 16. yüzyıllar arası Baykal Gölü kıyılarından Saha Yeri’ndeki Orta Lena havzasına gelip, 17. yüzyıldan önce Saha Türklerini oluşturmuşlar. Bölgenin yerlisi olan daha küçük sayıdaki Moğol, Even (Lamut), Tunguz ve Eski Asya halkları da Sahalarla kaynaşmıştır. Sahalar Orhun kitabelerinde de Kurıkan adıyla geçmektedirler.

Kültür

Eski Türk kültürünün izlerinin büyük oranda hissedildiği Saha kültürünün tüm unsurlarının onları çevredeki tayga halklarından kesin biçimde ayırdığı, Güney Sibirya ve Orta Asya’nın öteki Türk topluluklarına yaklaştırdığı  kabul edilmektedir.

Saha Türklerinin süsleme sanatlarında, M.Ö. 1. yüzyılda Altay Dağlarında, gelişen Pazırık kurganının motiflerini tekrarladıkları görülmektedirler. Pazırık kurganı hakkında daha geniş bilgileri okumak için LÜTFEN TIKLAYIN. İskitlere olan benzerlikler maddi kültür açısından, hayvancılığa dair unsurlar (kısrakların sağılması için kemik boru), kadın küpeleri ve kolyeler, hafif deri ayakkabılar, vahşi hayvan sitilinin gözlendiği bezekler, ölü gömme törenleri (bilhassa at ile gömme), meskenlerin iç ve dış yapısı şeklinde sıralanmaktadır.

Saha Türkleri eski Türk giyim-kuşamını bugüne kadar yaşatmış olan bir Türk boyudur. Bu giysiler arasında boynuzlu şapkalar, tuma tüylü sorguçlu kadın şapkası ve kuşakları vardır. Kışın ayakkabı olarak Ren geyiği derisinden yapılmış ayakkabılar ve kürk çoraplar giyilir. Yumuşak yaz botları da fabrika ayakkabılarına tercih edilir. Bütün bu kültürel malzeme eski Türk giyim-kuşamını canlandırmaktadır.  Sahaların en gelişmiş barınma tipleri yurtlar ve balaganlardır. Bunlar kare biçiminde bir zemin üzerine sivri direklerin aşağı doğru eğimiyle hazırlanır. Giriş kapıları doğu yönündedir.

Olonholar, Saha Türklerinin kahramanlık destanları ve sözlü edebiyatlarının zirvesidir. Saha Cumhuriyetinde ilk etapta Olonhoların 150 tam metni ve 80’den fazla kısa özeti toplanmış 17 tam metin, 28 kısa özet ve 21 küçük parça basılmıştır.

Saha milletinin gururu ve sembolu güneş, at, kımız, kopuzdur. Sahalarda at kutsal bir hayvandır.Saha inançlarına göre atın tanrısı olan Cohogoy-Toyon, dokuz katlı kutsal göğün üçüncü katında güneydoğu tarafında bulunur. Sahaları ve atları korur.

Ata saygıya, Sahalann inançlarında, ayinlerinde çok rastlanır. Mesela, Ihtax bayramı Sahalann yeni yılı, kımız bayramıdır. Buraya gelen adamlar sert kımızı zevkle içer, at etini doyasıya yerler. Ihtax’ta kısrak sütünden yapılan kımızı içmek için pek çok kap kullanılır. Bu kapkacaklar ağaçtan, deriden ve ağacın kabuğundan yapılır.

Nüfus

Sahaların topraklarındaki nüfusu 2010 sayımına göre 466 binden fazla olup, Saha Yerinin (Yakutistanın) nüfusunun yarısını, Tatar Türkleriyle birlikte ise çoğunluğunu oluştururlar. Rusların oranı % 38’e yakındır. Yakutların nüfusu 1926 ile 1959 arasında Bolşevik kolektivizasyonun ve Sovyet baskısının sonucunda hızla düşmüştür.  Kadın-erkek oranı birbirine yakındır.

Din

Sibir Hanlığını yıkarak doğuya ilerleyen Çarlık Rusya’sı, misyonerlik çalışmalarının sonucunda Saha Türklerinin bir kısmını Hıristiyanlaştırmıştır. Rus işgalinden sonra, süratli bir şekilde Hıristiyanlık propagandası yapılmasına rağmen, eski Türk dininin izleri silinememiştir. Halkın bir kısmı eski Türk dini olan Gök Tanrı (Tengricilik) dininin gelenek ve ibadetlerinden vazgeçmeyerek bu gelenekleri günümüze kadar sürdürmüştür. Böylece Doğu Ortodoks Kilisesi ile Şaman inançlarının sentezi benimsenmiştir.

Saha Türklerinin hayatında Kök Tengri dini çok önemli bir rol oynamıştır. Günümüzde Şamanizm olarak adlandırılan merasimler sürmektedir. Saha Yeri’nde Şamanizm bir inançtan ziyade bir meslek durumuna gelmiştir. Saha bilim adamlarına göre bugünkü Şamanizm, eski Türk dininin felsefi, sanat ve tıbbi yönlerini göstermektedir. Saha Şamanizmine ait ilk bilgilerin 13. yüzyıldan kalma olduğu söylenmektedir.

Saha Türkleri erkek din adamına “Oyun” ve kadın din adamına da “Udagan” derler. Bunlar ak ve kara olabilirler. İyi işleri Ak-Kamlar üstlenmişlerdir ki, onlar gökyüzünün dokuzuncu katına kadar çıkabilirler. Bir inanışa göre, Saha Türklerinin tarihinde yalnız bir Oyun dokuzuncu kata ulaşmış ve bugüne kadar da geri dönmemiştir. Kara Şamanlar veya Kamlar halk tıbbını bilen ve kullanan halk hekimleri (Omosutlar) olarak tanınmaktadırlar.

Dil

Sahaların dilleri Türk dilinin Uygur-Oguz grubunun kuzey öbeğine bağlı önemli ölçüde Moğolca ve Tunguzca kelimeler karışmış bir dildir. Sahaca ve Yakutça da denir. Çoğunluğu Saha Yerinde olmak üzere, bu dili yaklaşık 456.000 kişi konuşur. Magadan, Sahalin bölgelerinde, Taymir ve Evenk özerk bölgelerinde de konuşulur. Saha/Yakut Türkçesi Türkiye Türkçesinden ve diğer Türk lehçelerinden biraz uzaktır. Sahaların dili, aynı zamanda kuzey Sibirya’nın küçük halklarının ticârî dilidir. 1960 ve 70’lerde kültürel ve manevi canlanma Saha (Yakut) dili ve edebiyatının yeniden doğmasını sağlamıştır. 1939’dan beri Rus alfabesi, yani Kril kullanılmaktadır. Okullarda ve üniversitelerde Rusça eğitim verilmektedir. Saha Yeri’ndeki Rusların çok azı Türkçe öğrenmişlerdir. 

Geçim

Halkın geçim kaynakları arasında kürk avcılığı ve balıkçılık önemli yer tutar. Saha Yeri’nde 22’den fazla kürk hayvanı mevcuttur. Ayrıca ren geyiği ve yabani kuşlar da geçim kaynağı olarak avlanmaktadır. Ülkede bulunan samur, kutup tilkisi, sincap, tilki ve nadir balık çeşitleri; avcılar ile maceraperestleri kendine çeker.  Kaliteli kürklerin ve balıkların şöhreti bütün dünyada meşhurdur.

Saha Yeri Rusya’nın en zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının bulunduğu bölgedir. En önemli kaynaklarından biri de yer altı zenginlikleridir. Ülkede elmas, altın, gaz, kömür, gümüş ve bakır çıkarılmaktadır. Mendeleyev tablosundaki bütün elementler Saha Yerinde bulunmaktadır. Elmas, Saha yurdunda çok önemli bir yere sahiptir. Bunların en değerlilerinden biri de Moskova’da müzede bulunan ve 342,5 karatlık pırlantadır. Yakutistan’ın hemen her bölgesinde elmas çıkarılmaktadır.

Rusların gelişi

Ruslar, Saha Yeri’ne 17. yüzyılın başından itibaren girmeye başladılar. O zaman Sahalar, Vilyuy ırmağı boyunda oturmakta olup, Ruslarla ölüm-kalım savaşına giriştiler. Fakat kalabalık ve zamanın şartlarına göre üstün teknoloji ile donatılmış olan Ruslar, Saha Yeri’ni işgal ettiler. 1632’de Saha Yeri, resmen o zamanki Rus Çarlığına bağlandı. Çarlık Rusyası’nın buradaki en belli-başlı politikası küçük halkları talan etmek oldu. 1633 ve l634’de Sahalar ayaklandılarsa da onların bu isyanı bastırıldı. İkinci büyük başkaldırı l636-l637’de meydana geldi. 1639 yılında Aldan Sahaları, Tunguzlarla beraber Ruslara karşı durmak istedilerse de, yine başarı kazanamadılar. 1641′ de Yakutsk’ a tayin edilen yeni vali Petr Golovin, ülkeyi açıkça soymaya başladı. Hem halktan normal vergi topluyor, hem de haraç alıyordu. Sahalar 1642′ de kürk toplamaya gelen Rus memurlara hücum ettiler, fakat bu hareket de susturuldu. 23 Saha Türkü asıldı, birçoğu da işkence ile öldürüldü.  Bölge valilerinin elinde topları ve tüfekleri bulunuyordu. Vergisini vermeyen veya suç işleyen yerli halk en ağır cezalara çarptırılıyordu, Saha Yeri’nin birçok yerine hapishaneler kurulmuştu.

Orta Asya geleneklerine uygun olarak, konar-göçer olan Saha Türkleri yavaş yavaş yerleşik hayata geçtiler. Saha Yeri, Rus işgaline uğradıktan sonra buraya Kazan’dan dört tanede rahip getirilmişti. Onlarla beraber din kitapları ve kilise malzemeleri de gönderilmişti. 1663’te Yakutsk şehrinin yakınında bir manastırda inşa edildi. Kilise gerçek amaçlarının dışında Rus idaresine yardımcı olan bir vasıta durumundaydı. 18. yüzyıldan itibaren Ortodoks hıristiyanlık yayılmıştır. Ancak Saha Türklerinin hıristiyanlığı yüzeysel kaldı. Bunun asıl sebebIeri arasında eski Türk dininin tesiri de vardır.

Ruslar Lena’ya gelişlerinin ilk yıllarından itibaren fakir halktan ağır vergiler toplamaya başladılar. Rus işgalinin başlangıç yıllarında vergi nüfusunu düzenlemek maksadıyla defterler tutulmuş, çocuklar dahi kaydedilmişti. Ruslar vergi olarak genelde pahalı kürk topluyorlardı. Ayrıca at ve sığırdan da vergi alınması bazı durumda halkın bunları tamamen kaybetmesine sebep oluyordu. Saha samurları
serbest pazarda 450-550 ruble ettikleri halde, Ruslar bunları Saha Türklerinin elinden 20-30 rubIeye satın alıyorlardı. Sonrasında fazla avlanma yüzünden zamanla samur nesli azaldı ve 17. yüzyılın sonlarına doğru tilki derileri de vergi olarak alındı. Daha sonraları ise vergiler para olarak da alınmaya başlandı. Bunun yanında vergi memurlarının usulsüzlükleri de Saha halkının belini kırdı.  19. yüzyılın sonlarında Saha Yeri ‘nde kapitalist ekonomi kökleşti ve bugünkü sınırlar da o zamanlar belirlendi. Bu sınırlara Asya’nın bütün kuzey-doğusu, Çukotka, Kamçatka, Kuril Adaları, Ohotsu Denizi ve Udrayl dahildi.

Bolşevik dönemi

1917 Komünist İhtilalinden sonra Saha milliyetçileri komünizmin hakimiyetini tanımadılar. Karşı ihtilalciler 20 Kasım 1917′ de Saha Halkının Huzurunu Koruma Komitesi’ni kurdular. 28 Mayıs 1918 tarihinde Kızıl-Ordu birlikleri Ridzinsky komutasında Yakutsk şehrine harekete geçti. 1 Temmuz 1918’de üç saatlik bir çarpışmadan sonra Yakutsk şehrine girdiler. Hemen ertesi gün Yakutsk’ta sıkıyönetim ilan edildi, fakat bir süre sonra topraklar Beyaz ve Kızıl Rusların mücadelesine sahne oldu. Ancak 15 Aralık 1919’da Kızıl-Ordu tekrar Yakutsk’a hakim oldu. Birçok Türk milliyetçisi idam edildi. Milliyetçi dernekler kapatıldı.

Sovyet baskısı ve sömürüsü

27 nisan 1922’de Yakut Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ilan edildi. 1922 Ağustosunda Amerikalılar ve Japonların desteğiyle Beyaz Rus Generali Anatol Pepelyayev’in birlikleri Mançurya’dan Saha Yeri’ne geldiler. Saha Türkleri genç cumhuriyetlerini korumak için silaha sarıldılar. Pepelyayev 1923 Mayısında Ivan Strod komutasındaki Kızıl Orduya mağlup oldu.

Saha Türkleri tam anlamıyla eski Sovyetler Birliğinde olup-bitmiş bütün baskıların acısını yaşadılar. Bilhassa yerli aydınlar birkaç defa topyekun ortadan kaldırıldılar. Sahalar II. Dünya Savaşı ‘nda Rusya adına pekçok kahramanlıklar gösterdiler. 60 binden fazla Saha Türkü savaşa gitti ve bunların büyük kısmı da savaşta öldü. Bu arada ürettikleri maddelerle de savaş ekonomisine destek oldular. Aynı zamanda 1942-43 yıllarında Rusların üretilen ve yetiştirilen herşeyi ellerinden almasından dolayı suni bir açlık baş gösterdi ve binlerce kişi bu yüzden öldü. Fakat Ruslar bunu hiçbir zaman dünya kamuoyuna duyurmadılar.

Savaştan sonra Saha Yeri ‘nde birtakım sosyal rahatsızlıklar ortaya çıkmaya başladı. Meydana gelen problemlere köklü çözümler aranmadı. Mesela, düzensiz bir göç problemi vardı ki, Saha Yeri ‘nin nüfusu dört katı arttı. Rusların ekseriyeti şehirlerde ve sanayi bölgelerinde ikamet ettirildiler. Bu yüzden köylülerin hayat seviyeleri şehirlilerden çok düşük kaldı.

Eski Sovyetler Birliği ve Rusya Federasyonu’nun aşırı kar hırsı yıldan yıla orman, gôl ve nehirleri yok etti. Saha Türklerinin tarihi toprakları yavaş. yavaş yok olmaktadır. 1974’den 1987’ye kadar Saha Yeri’nde 12 atom bombası patlatıldı. Bunların en müthişi ve tabiata korkunç zarar vereni Ağustos 1978’de patlatılan Kraton-3 adlı bomba oldu. 12 Kasım 1991 ‘de Saha Yeri’nde toplanan yüksek şura, bu toprakların nükleer silahlardan arındırılmasını resmen ilan etti.
Km kareye düşen nüfusun çok az olması, iklimin soğuk, yağışın az, donmuş toprakların ziraata elverişsiz oluşu yüzünden, Saha Yeri bugüne kadar yalnızca bir hammadde bölgesi olarak görünüyordu. Dünyanın en zengin toprağı Saha Türklerinin arazileridir. Yıllarca Saha Türklerinin bütün zenginlikleri hemen hemen Moskova’ya aktarıldı. Ham maddeyi işleyen sanayinin olmayışı Cumhuriyetin mali durumunun da zayıf olmasına sebep oldu. Sovyetler Birliğinin toplam gelirinin sadece % 1’ i Saha Yeri’ne aktarıldı. Ayrıca yerli halk sosyo-ekonomik gelişmenin sevk ve idaresinden de uzaklaştırıldı. Eski Sovyetler Birliği’nin elmas üretiminin % 99.8’i Saha Cumhuriyeti’nde gerçekleşmekteydi. Özerklikten önce bu taşların bir gramı bile cumhuriyette kalmıyordu. Hepsi Rus hazinesine aktı.

Kaynaklar:

Tarihte ve Günümüzde Saha Türkleri. Doç. Dr. S. Gömeç. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü Tarih Araştırmaları Dergisi. 1998. Sayı: 30 Sayfa: 175-203 http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/27/166.pdf

Yakutistan http://tr.wikipedia.org/wiki/Yakutistan

Yakutlar http://tr.wikipedia.org/wiki/Yakutlar

Prof. Dr. Kazım Mirşan’ın Facebook sayfası https://www.facebook.com/106688482950/photos/a.389988797950.168537.106688482950/10152616177672951/

Bülent Pakman. Nisan  2015. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz.

Twitter Widgets Facebook WidgetsIMG_2654

Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s