Şahin Filiz’e göre örtünme

SELÇUK Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şahin Filiz, Kuran’da başörtüsünün yer almadığını savunup şunları söylüyor:

“Dini temeller bakımından başörtüsü, kesinlikle dinin bir emri, ya da farz ibadeti değildir. İnançla da ilgili uygulanan bir ibadet olmadığı halde, sanki dini bir emirmiş ve farzmış gibi yansıtılıyor. Başörtüsü takılmadığı takdirde de, dini yönden büyük cezaları varmış gibi hareket ediliyor.

Burada, siyasi ve sosyal anlamda çözüme ilişkin kamusal bir dinsellik yaratılmıştır. Normalde başörütüsü ile ilgili olduğu belirtilen ayetlerde Nur Suresi 30, 31, 33. Ahzab Suresi’nin 59’uncu ayetlerinde, sadece bir tanesinin başötüsü ile ilgili olduğu iddia ediliyor. O da Arapların, İslam öncesinde başlarına taktıkları örtünün çeki düzeni ile ilgili bir ayettir. Daha önce Arap kadınlarının göğüsleri ve pek çok bölgeleri açıktı.

Hatta Kabe’yi bile çıplak tavaf ederlerdi. Çıplak tavaf etmenin bir fazilet olduğunu düşünürlerdi. Örtünme ayetleri, gerek kadının, gerekse erkeğin her ikisine birden geçerlidir. Temel, kaba avret yerlerinin açık olmasından dolayı toplum içinde hoş karşılanmayan kaba avret yerlerinin (ön ve arkalarını) ve kadınların göğüslerinin örtülmesine yönelik emirlerdir.

Ama son dönemlerde başörtüsü siyasallaştığı için, kamusal bir dinsellik yaratıldığından dolayı, insanın temel örtünmesine ilişkin ayetleri, tamamen başörtüsü simgesinde toplamışlar ve bunun bir farz ve emir olduğu söylenmiştir. ’Başörtüsüne özgürlük ve kadına özgürlük’, tamamen siyasi ve sosyolojik bir hadisedir. Başörtüsünün farz olduğunu kimse iddia edemez.

Kuran-ı Kerim’de sadece ‘Hımar’ kelimesi geçiyor. ‘Hımar’ kelimesi, normal bir örtüyü ifade etmektedir. Başörtüsünü değil. Giysi sıkıntısının çekildiği, hatta çıplak ibadet edildiği dönemde, Kuran’ı Kerim’in söylediği şuydu: ‘Nasıl Hz. Adem ile Havva’nın cennet açıldığında ön ve arkaları açılınca, doğal olarak, kendi yaratılışları icabı örtündülerse, siz de öyle örtünün’ demektedir. Yoksa başınızı, saçınızı örtün, örtmediğiniz takdirde yaptığınız haramdır anlamına gelmez.”

Başörtüsü söyleminin arkasında yatan unsur; İslamın, insana ve kadına vermiş olduğu hak ve şeref payesini, henüz islam toplumu içine sindirebilmiş değildir. Kadını, insan diye görmeyen kültürden gelen müslümanlar, henüz daha islamın, kadını insan olarak görmesi emrini hazmetmiş değiller. Hala daha akademik seviyede bile cariyeler ve hür kadınlar şeklinde ayrımlar vardır. Hatta, deniyor ki ‘Hür kadınlar örtünür de, cariyeler örtünmez’ Peki kim bu cariyeler, denince. Buna cevap yok. Burada başörtüsünün, belirli sınıfa ait hür kadınların, bir simgesi olarak gösterilmesi ve başını açanların ise kadın bile sayılmadığı söylemleriyle karşılaşıyoruz.”

Hz. Muhammed’in de başörtüsü ile ilgili net bir hadisi bulunmamaktadır başörtüsü ile ilgili olan rivayetlerin birbirleri arasında çelişki içermektedir.

Başörtüsü Yahudi geleneğidir Tevrat ve Talmud’da başörtüsü ile ilgili ayetler bulunmaktadır.


“Yahudi geleneğini inceledim. Yahudilerde, ’Başörtüsüz kadınlar iffetsizdir, namussuzdur. İffet ve namusun korunmasının ölçüsü baş örtüsüdür. Baş çirkindir, örtülmesi gerekir. Başörtüsüz hiçbir kadın dışarı çıkmamalıdır’ denilmektedir. Yahudi geleneği direkt olarak islamı etkilemiştir. Yoksa islamda başörtüsü kesinlikle söz konusu değildir. İslamda, oruç tutmadığınızda, tutmadığınız oruçu ya sonradan tutarak telafi edersiniz, ya da parasını ödersiniz. Başörtüsü, örtemeyenler ile ilgili kesin bir ceza yoktur. 76 tane temel farzdan bahsedilmektedir. Bu 76 farzda kesinlikle başörtüsü geçmemektedir. Kesin bir dini emir diyeceksiniz ve yapmayan hakkında da bunun bir cezası yok diyeceksiniz. Allah ile kul arasında diyeceksiniz. Allah ile kul arasında ise, kamusal alana dinsellik taşınmak isteniyor. Dinsel kanıtlarda dil oyunu yapılıyor.”

2006 yılında Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, Şahin Filiz’in sicil raporunda ‘pekiyi’ olan notunu düşerek ‘orta’ verdi. Bu sicil raporu da dava edildi. Konya 2’nci İdare Mahkemesi, sicil raporunu iptal etti. Mahkeme sonuçlandıktan sonra Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, Şahin Filiz ile sürekli ters düştükleri için sicil raporunu düşük verdiğine dair ulusal bir gazeteye açıklamada bulunmuştu. Şahin Filiz, sürekli üniversite yönetimi tarafından baskı altında oldu. Son olarak,yukarıdakileri söylemesi üzerine üniversite yönetimi ‘izinsiz il dışına çıktığı’ gerekçesi ile soruşturma başlatmıştı. Soruşturma, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Öcal’ın, Filiz’e destek çıkmasının ardından kaldırıldı. Fakat yine psikolojik baskılar devam etti. Filiz, artık üzerindeki baskılara dayanamadı. Profesörlüğü hak ettiği ve Selçuk Üniversitesi’nde kadro açılmadığı gerekçesi ile profesör olamadığı için de Akdeniz Üniversitesi’ne müracaat etti. Yapılan müracaat sonucunda Akdeniz Üniversitesi Yönetim Kurulu, Filiz’i Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne profesör olarak atadı.

KAYNAK

Bülent Pakman. Kasım 2009. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz. İslam dinine  ilişkin yazılarımız için lütfen aşağıdaki sayfaları tıklayın:

Twitter Widgets Facebook Widgets

Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s