Milli Mücadelede Doğu Cephesi ve Moskova ile ilişkiler – Olaylar

Önceki yazıyı okumak için lütfen tıklayın: Kızıl Ordu’nun Azerbaycan’a girişi – Olaylar

BÖLÜM 5 – MİLLİ MÜCADELEDE DOĞU CEPHESİ VE MOSKOVA İLE İLİŞKİLER

5.1 Doğu Anadolu’da Ermenistan ve Kürdistan hayali

Azerbaycan’ın işgal edildiği günlerde, 30 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi  taraf devletlerin dışişleri bakanlıklarına gönderdiği bir yazıyla İstanbul’dan ayrı olarak Ankara’da hükümet kurulduğunu bildirdi.

25 Haziran 1920’de Batı Cephesi oluşturuldu ve komutanlığına Ali Fuat Paşa getirildi.

Yunanlar 8 Temmuz 1920’de Bursa’yı, 12 Temmuz 1920’de İznik’i işgal ettiler.

10 Ağustos 1920’de İtilâf Devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu hükümeti arasında Sevr Antlaşması imzalandı. Buna göre Osmanlı Devleti, sınırları ABD Başkanı tarafından belirlenecek olan Ermenistan’ı tanımayı, Fıratın doğusunda Kürt Devleti kurulmasını kabul etti.

800px-Sevr_Antlaşması_Türkçe

5.2 Milli Mücadele’de Güney ve Kuzey Cepheleri

Fransızlar 1 Nisan 1919´da Antep´i işgal ettiler.

22 Ocak 1920’de başlayan Maraş savunması 12 Şubat 1920 tarihinde işgalin ortadan kalkması ile sonuçlandı. Fransız askerleri arasında çok sayıda Ermeni bulunmaktaydı.

Ocak 1920 de Urfalılar, Kuva-yı Milliye ile (Millî Kuvvetlerle) işbirliği yaparak Fransızlara karşı savaş açtılar. 9 Ocak 1920’de Millî Kuvvetler Urfa’nın yarısını Fransızlardan aldı. Kuşatma altında tutulan Fransızlar yiyecek ve cephane sıkıntısına girince 10 Nisan 1920’de şehri boşaltmaya mecbur kaldılar.

1 Nisan 1920´de başlayan Antep savunması 11 ay sürdükten sonra açlık yüzünden sona erdi. Savunma süresince Fransızlar şehre 70.000 mermi atmış, 6.000 Antepli ölmüştü.

Fransızların desteğiyle 10 Temmuz 1920’de Adana’ya giren Ermeni İntikam Alayı, Güney Cephesi komutanı Albay Kılıç Ali Bey’e bağlı birliklere yenildiler.

5.3 Pontus Rum isyanı

Yunanistan’dan gelen gönüllülerin de katılımıyla sayıları 25 bini bulan ve Aralık 1920 de isyan eden Rum çetecilere karşı Kuzeyde, Merkez Ordusu oluşturulmaya başlandı ve civardaki birlikler bu orduya bağlandı. İdarî önlem olarak Rumlar üzerinde etkili olan Ortodoks din adamları sınır dışı edildi, bir bölümü İstiklal Mahkemelerinde yargılandı, Rum köyleri boşaltılarak burada yaşayan Rumlar Anadolu’nun iç bölgelerine yerleştirildi.

Merkez Ordusunun yeterince güçlenmesiyle başlayan büyük çaplı temizlik harekatı 6 Şubat 1923’e kadar sürdü, ayaklanmacıların bütün elebaşıları ve de yardımcıları yok edildi, bir kısmı da teslim olmak veya af dilemek suretiyle etkisiz hale getirildi. Ayrıntılarını OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

5.4 Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti

29 Nisan 1920 de Azerbaycan Halk Komiserleri Sovyeti kuruldu ve Ermeni hükümetine şu ültimatom yollandı:

Sovyet Azerbaycan’ındaki işçi -köylü hükümetinin devrim komitesi adına şu taleplerde bulunmuştur:  

1. Ordunuz Karabağ ve Zengezur’u terk edecek.  

2. Kendi gerçek sınırlarınız içine çekileceksiniz.  

3. Nihayet halklar arası boğazlaşma durdurulacak.”

Neriman Nerimanov 16 Mayıs’ta Moskova’dan gelerek Devrim komitesinin başına geçti. Gelir gelmez gördüğü XI. Kızıl Ordunun siyasi şube başkanı V. Pankratov’un her hangi bir kararının tartışmasız kabul edilerek uygulandığıydı. Resulzade’ye göre de Azerbaycan’ın gerçek diktatörü baş cellat Pankratov idi. Hiç kimse onun emirlerine karşı gelemiyordu.

1 Eylül 1920 günü Bakü, Sovyet Sosyalist sisteminin içine alındı ve bağımsız Türk Cumhuriyeti olarak kurulmuş olan Azerbaycan devleti 23 ay sonra, Azerbaycan Meclisinin 27 Nisan 1920 beyannamesine/şartlarına,  Stalin ve Lenin 24 Kasım 1917 deklarasyonuna, Ankara’nın beklentilerine aykırı olarak, SSCB’ye bağlı bir kukla bir Sovyet cumhuriyetine dönüştürülerek Moskova‘nın denetimine girdi.

5.5 Şark Milletleri Kurultayı

1-8 Eylül 1920 de Bakü’de Şark Milletleri Kurultayı düzenlendi. Enver Paşa ilk defa Bakü’ye gelerek Kurultaya katıldı. Kurultayın başkanlığını, “Lenin’in sağ kolu” diye bilinen Alexander Zinovyev üstlendi.Zinovyev’in ‘Dünya tarihindeki en önemli olay’ olarak nitelediği kurultaya 3.280 delege bekleniyordu, ancak 37 milletten 1891 delege katıldı. Tutanaklara göre 469 Azeri, 461 Kafkasyalı, 322 Türkistanlı, 197 İranlı ve Farisi, 157 Ermeni, 100 Gürcü, 104 Rus ve 235 Türk delegeye karşılık, koskoca Çin ve Hindistan’dan sadece 22 kişi vardı. Tutanaklara ‘Kürt’ olarak geçen sekiz delegeden biri, daha sonra Azadi örgütünde görev alan İsmail Hakkı Şaweys idi; diğerleri ise büyük ihtimalle Türkiye dışındandı.

Ancak, tertip heyeti başkanı ‘ak saçlı’ Bayan Stasova’nın raporuna bakılırsa, delegelerin çoğu, siyasi bilinçten yoksundu ve Bakü’ye halı, deri ve benzeri mallarını satın alacak yeni müşteriler bulmak ümidiyle gelmişlerdi. Azerbaycan heyetinin çoğunluğunu ise mallarının müsadere edilmesini önlemek için kamufle olmaya çalışan büyük toprak sahipleri oluşturuyordu. Bir İngiliz ajanı raporuna “Rusça, Azerice, Türkçe ve Farsça dışındaki dilleri bilmeyen delegeler konuşmalardan çok birbirlerinin kıyafetleri ve silahları ile ilgileniyorlar, geri kalan zamanlarda ise uyukluyorlar” diye yazmıştı.

Türklerden adı bilinenler arasında Mustafa Suphi, Süleyman Nuri, Tahsin Bahri ve İsmail Hakkı ve kardeşi Naciye Hanım gibi komünistler, Dr. İbrahim Tali (Öngören), Trabzon Mebusu Hafız Mehmet, Erzurum Mebusu Cevat (Dursunoğlu) ve Süleyman Necati (Albayrak) gibi Ankara’nın temsilcileri, Halil (Kut) Paşa gibi hem Ankara hem İttihatçılarla ilişkisi olanlar, Albay Arif ve Teğmen Asım gibi Kazım Karabekir’in gözlemcileri, Bahaettin Şakir, Azmi, Küçük Talat (Muşkara), ‘Yenibahçeli’ Nail gibi İttihatçılar vardı.

Ama en ilginç delege, Fas, Cezayir, Tunus, Trablus, Mısır, Arabistan ve Hindistan İhtilal Teşkilatları Birliği’ni temsil ettiğini söyleyen Enver Paşa’ydı. Dahası Enver Paşa ve İbrahim Tali, Bakû’ye Zinonyev’in treni ile gelmişlerdi. Başında papaklarıyla (kalpak) Enver Paşa ve 30-40 kişilik ekibi delegeler arasında büyük heyecan yaratmış, Müslüman delegelerin Enver Paşa’nın atını havaya kaldıran, ellerini ayaklarını öptüğünü gören Zinovyev, “Anlaşılan büyük bir aydınlanma hamlesi yapmamız gerekiyor” diye mırıldanmıştı. Enver Paşa Kurultayda konuşturulmadı.  Kurultayla Britanya İmparatorluğu’na gözdağı vermeye çalışan Bolşevikler hem emperyalizme karşı koymanın o kadar da kolay olmadığını hem de Batı yardımı olmadan kalkınamayacaklarını çabuk fark etmişler, İngilizler ise Bolşeviklerin Asya’nın Müslüman halklarını yanlarına çekerek Britanya İmparatorluğu’nun altını oyabileceğini hissetmişlerdi.

TBMM Hükümeti, bu kongreye resmen davet edilmediği için tepki göstermiş ve resmî olarak delege göndermemişti. Yalnız temsilci olarak Moskova’da bulunan Dr. İbrahim Tali Bey, Türkiye adına kongreye gözlemci olarak katılmaya memur edilmişti. Ankara hükümeti, daha önce Enver Paşa ve yanındakilerinin, Ankara hükümeti tarafından görevlendirilmediğini Sovyet Rusya’ya bildirmişti. Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren bu kongrenin çıkardığı ana karar; Anadolu’da kurulması gereken hükümetin yönetim şekli, tek bir sınıfa dayanan Sosyalist sistemidir. Bu kongre, Anadolu’da yaşanan olaylara karşı hiçbir şekilde içten ve gerçekçi yaklaşmamıştır. Atatürk, Bakü Kongresi hakkında özetle şunları söylemiştir: “… Biz kongrelere de gideriz. Her tarafa gideriz, her şeye katılırız. Yalnız biz yaparız. Ulus gider, yani yalnız ulusun temsilcilerinden oluşan Meclis gider ve yapılması gereken şeyi o yapar… Bakü’deki kongre gayri resmidir. O resmi olsa idi, tabii Millet Meclisini davet ederdi.”

10 Eylül 1920 de Bakü’de Türkiye Komünist Partisi kuruldu.

Tahmin edildiği gibi Azerbaycan petrolü yalnız Rusya’ya nakledilmeye başlandı.  Bolşevik Rusyası Bakü petrolleri sayesinde ekonomik sıkıntılardan kurtuldu. 1937 yılında Rusya’nın petrol ihtiyacının % 73’ü Bakü’den karşılanıyordu. Azerbaycan halkına mazotlu göller, sefalet ve yoksulluk kaldı. Sovyetlerin dağılışına kadar olan süreçte kolektifleşme adı altında Azerbaycan’ın köy gelir kaynakları dağıtıldı, özel mülkiyet lağv edildi; zengin şahıslar hapislerde yattılar; sanayileştirme adı altında özel teşebbüs mahvedildi; müesseseler devletleştirildi; medeni devrim adı altında milli aydınlar mahvedildiler; eski elyazmaları yakıldı; alfabe değiştirildi; halkın adından Türk ifadesi kaldırıldı, “Azerbaycanlı” olarak sanki farklı bir kavimmiş gibi adlandırıldı; milli şuur ve kimliğin unutulması siyaseti takip edildi. Milli aydınlar, görkemli din büyükleri, Pan-Türkçü, Pan-İslamcı ve Türkiye ajanı damgası ile toplu halde öldürüldüler, zindanlara atıldılar. Taşnaklar daha sonra Bolşeviklerin tam desteği ile Karabağ topraklarında, Dağlık Karabağ Muhtar Vilayetinin kurulmasına nail oldular. Azerbaycan toprağı olarak kabul edilen Karabağ’da, Dağlık Karabağ Muhtar Vilayetinin kurulmasından sonra Ermenilerin Azerbaycan ve Türkiye toprakları üzerindeki iddiaları daha da güçlendi.

5.6 Doğu’daki Türk Ordusu

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti 120 bin er, 3500 subaydan oluşan Yunan ordusuna karşı Batı cephesinde çok ihtiyacı olmasına rağmen, Kazım Karabekir Paşa komutasındaki dört tümen ile süvari ve topçu alaylarından oluşan, sayıları 15.000 ile 20.000 olan, milislerle beraber 50.000’e kadar çıkan muharip personele sahip 15’nci Kolorduyu Doğu’daki Türkleri yalnız bırakmamak için Batı’ya nakletmedi. Nakletse Batı Cephesinin askeri gücü % 20 artacak buna karşılık Kızılordunun gelişinden önce İngilizlerin de desteğiyle ilk etapta Batum, Ardahan Gürcülerin, Kars, Iğdır, Ağrı, Erzurum, Van, Bitlis, Muş, Nahçıvan, Dağlık Karabağ, Laçin, Kubatlı, Zengilan Ermenilerin eline geçecekti. Bolşeviklerin iç savaşı, Mustafa Kemal’in de Kurtuluş savaşını kaybetmeleri halinde ise Bakü ve yöresi İngilizlerin, Azerbaycan’ın geri kalan toprakları Ermenilerin eline geçecek, Pontus Rumlara verilecek, Ermenistan Güney Doğu’da kurulacak Kürt Devleti ile komşu olacaktı.

5.7 Ermeniler Nahçıvan’a saldırıyor

Ermeniler 1700 piyade, sekiz top ve bir zırhlı trenle, Zengibasar Millî Şûra Hükûmeti’ne karşı harekete geçtiler. Bu taarruza karşı, içlerinde Türkiye’den giden kuvvetlerin de bulunduğu Zengibasar Şûra Kuvvetleri birkaç defa Ermenileri püskürttülerse de, takviye alan Ermeniler tekrar saldırdılar. 11. Kafkas Tümeni tarafından Zengibasar’a gönderilen 1. Taburun iki piyade bölüğü ile Millî Şûra Kuvvetleri Uluhanlı’da üstün Ermeni kuvvetlerine yenilerek Aras’ın güneyine çekilmek zorunda kaldılar. Bunun üzerine, Zengibasar’dan 40-50 köy halkı göç ettirildi.

2 bin kişilik bir kuvvetle Çul’u işgal ederek Nahçıvan’a doğru saldırıya geçen Ermenileri durdurmak için, Bölge Komutanı Binbaşı Ali Timur, Nahçıvan’dan Teğmen Cemil idaresinde kuvvetleri buraya şevketti. Bu sayede, 25 şehit vererek çekilen milisler, Mezreç-Emiç hattında takviye edilerek, Ermeniler durduruldu. Bu durum karşısında, Doğubayazıt’taki 11. Kafkas Tümen Komutanı, Nahçıvan’ın Vedi cephesinden taarruza uğrayabileceğini düşünerek 18. Alayın 1. Taburunu 1 Temmuz 1920’de Doğubayazıt’tan Şahtahtı’na gönderdi. Aynı gün Mezret-Erniç hattındaki Ermenilere karşı saldırı düzenlenerek, geri çekilmeleri sağlandı.

Bu arada Kızılordu’nun Gerus’ta görünmesi Nahçıvan’ı Ermenilerin büyük bir saldırısından kurtardı. Ermeniler, 14 Temmuz 1920’de, Dehne Boğazı’na saldırdılar. 18. Alay 1. Tabur 3. Bölüğü ile 34. Alay 1. Taburu 1. Bölüğü’nün de geri çekilmek zorunda kalmaları üzerine, Dehne Boğazı Ermenilerin eline düştü. Ermeniler topçu ve zırhlı tren yardımı ile 2.000 piyade ve 200 süvari ile 23 Temmuz’da saldırıya geçtiler. Yapılan kanlı savaşlara, bütün direnme çabalarına rağmen Ermeniler 25 Temmuz’da Şahtahtı’nı işgal ettiler.

Moskova’dan Halil Paşa, 28. Kızıl Tümen’in Süvari Tugayı’na mensup 1. Kuban Kazak Alayı ile beraber Nahçıvan’a geldi. Halil Paşa’nın etkisiyle, Kızıl Tugay Komutanı Ermenilerden Şahtahtı’ndan çekilmeleri ve Nahçıvan’a temsilciler göndermelerini istedi. Ermeniler de Nahçıvan Millî Şûra Hükûmeti’nin teslim olması için 31 Temmuz 1920’ye kadar süre verdiler. Doğu Cephesi Komutanlığı’ndan bir Piyade Taburu ve bir bataryadan oluşan kuvvetin 1 Ağustos’ta Halil Paşa’nın emrine verilmesiyle Nahçıvan’da Ermenilerden geri alındı. Mustafa Kemal bunu 2 Ağustos 1920 tarihinde T.B.M. Meclisinde şöyle anlatır. “1 Ağustos tarihinde Rus Bolşevik Hükûmeti’nin Kızıl Ordusuyla Büyük Millet Meclisi’nin Ordusu Nahcivan’da birbiriyle maddeten birleşmiş oldu.(Alkışlar) Oraya giden kuvvetlerimiz, Kızıl kuvvetler tarafından özel törenle ve olağanüstü saygılar ile kabul edilmişlerdir. Burada birleşen iki hükûmet kuvvetleri, diğer kuvvetler gelinceye kadar yerinde ortaklaşa önlemler almakla şimdi, bugün de meşguldür. Kızılordu süvarisinden Şahtahtı yönüne çıkan bazı seyyar kuvvetler, Nahcivan’ın otuz kilometre kadar kuzeyinde Ermeni keşif kollarını bulmuş ve onları uzaklaştırmıştır.”

Sovyetler, 10 Ağustos 1920’de, Ermeni Taşnak Hükümeti ile yaptıkları antlaşma ile Nahçıvan’ı kağıt üzerinde Ermenilere verdiler. Ayrıca, Şahtahtı-Erivan-Culfa demiryollarını da Ermeni kontrolüne bıraktılar. Kızılordu birlikleri Zengizor’dan çıktı. Ancak  V. İ. Lenin, Moskova’da görüşmelerde bulunan Bekir Sami ve Yusuf Kemal Beylere bu antlaşmayı kastederek; “Biz muahede yapmakla hata ettiğimizi anladık düzeltmeye çalışacağız. Biz düzeltemezsek de, siz düzeltirsiniz” dedi. Mustafa Kemal Sovyetlerin Ermenileri kayıran tutumundan memnun değildi. Nitekim Moskova’ya hitaben yazdığı 26 Nisan 1920 tarihli mektubunda Ermenistan’a askeri harekat yapmayı üstlenmekte ve teklif etmekteydi..

5.8 Türk Ordusunun Doğu Harekatı

20 Eylül 1920 tarihinde  TBMM, Doğu Cephesi Komutanlığına,  Ermenilerin İngilizlerin kışkırtmasıyla Elviye-i Selâse ve Kafkaslardaki Türklere uyguladıkları saldırılar, işgaller, mezalim ve soykırıma son vermek için 1919-1920 sürecinde işgal ettikleri Kars, Ardahan, Nahçıvan, Şerür, Iğdır mıntıkalarından çıkarılması talimatını verdi. Aslında talimat 6 Haziran’da verilmiş ancak Mustafa Kemal’in 26 Nisan 1920 tarihli mektubuna Çiçerin’in cevabının Türk tarafına 15 Haziran 1920 tarihinde ulaşması, Çiçerin’in Ermenistan’ın da içinde olduğu çeşitli bölgelerde referandum yapılmasından yana olduklarını bildirmesinden sonra teati edilen mektupların sonucu beklenmişti.

28 Eylül 1920 de  Kâzım (Karabekir) Paşa, 20 000 kişilik ordusuyla Doğu Harekâtı’nı başlattı. Başarılı olan bu harekâtın sonunda  Türk Ordusu 29 Eylül 1920 de Sarıkamış,  1 Ekim’de Kağızman’a girdi.

17 Ekim 1920’de Gürcüler Ardahan’a kuvvet sevketmeye başladılar. 24 Ekim 1920’de,  Kâzım Karabekir Paşa, Şark Ordusu Kumandanı sıfatı ile, Sarıkamış’daki karargâhından Kars’a hücum emri verdi. 30 Ekim’de Kars,  7 Kasım’da Gümrü ele geçirildi. Ermenilerin Savunma Bakanı ile Genelkurmay Başkanı da esirler arasındaydı. 14 Kasım’da Iğdır ve Nahçivan yöresi Ermenilerden kurtarıldı.   Ermeniler Bolşevik Rusya’dan ve ABD’den yardım istedi. Bolşevik Rusya, Kafkasyayı kendi nüfuz alanı olarak kabul ettiği ve Türklerin Kurtuluş Savaşı’nı emperyalizme karşı gördüğü için, ayrıca, Mustafa Kemal’in mektupları, ustaca siyaseti yüzünden Türkiye’nin ilerde sosyalist bloğa katılacağı beklentisiyle de Ermenilere yardım etmeyi reddetti. ABD’den de olumlu yanıt alamayan Ermeniler 17 Kasım 1920’de Kâzım Karabekir’in öne sürdüğü barış şartlarını kabul etmek zorunda kaldılar. Bunun üzerine 22 Kasım 1920’de Gümrü’de barış görüşmelerine başlandı. Aynı gün ABD Başkanı Wilson Sevr Anlaşmasının kendisine verdiği yetkiyle Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan’a verdiğini ilan etti. Ama artık çok geçti. Ermeniler Türkler tarafından İngilizler de Bolşevikler tarafından o topraklardan defedilmişlerdi. Atatürk’ün istediği olmuştu.

5.9 Nahçıvan, Laçın, Qubadlı ve Zengilan satışta

30 Kasım 1920 de Azerbaycan Komünist Partisi,  henüz Ermenistan Sovyetleştirilmeden önce, Sovyet Rusya’nın baskısıyla:
* Sovyet Ermenistan’ı ile sınırların kaldırılmasını,
* Ermenistan ile askeri ittifak ve petrol işbirliğinin kurulmasını,
* Ermenistan’a karşı askeri faaliyetlerin durdurulmasını,
* Karabağ’a kendi iradelerini tayin hakkı tanınmasını,
* Nahçıvan ve Zengezur’un Ermenistan’a hediye edilmesini
kararlaştırdı.

Zengezur günümüz Ermenistan Cumhuriyetinin Syunik Marzı ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Laçın, Qubadlı ve Zengilan ilçe (rayon) topraklarını kapsayan bölgenin adıdır. Buna gerek Nahçıvanlılar gerekse TBMM Hükümeti şiddetli tepki göstermekte gecikmediler.

1 Aralık 1920’de, Rusya Komünist Partisi’nin Kafkas sorumlusu Orconikidze’nin Başkanlığında Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya Komünist Partisi temsilcilerinin katıldığı bir toplantıda, Azerbaycan Sovyet Hükümeti lideri Neriman Nerimanov, Zengezur, Nahçıvan ve Karabağ bölgelerini Ermenistan’a bırakarak, Müslümanlarla Ermeniler arasındaki tarihsel kavgaya son verdiğini ilan etti. Ancak bu sürpriz bir karardı. Azerbaycan Meclisinin şartlarına da aykırıydı. Ancak bu sefer de Kızılordu Ermenistan’a girme aşamasındaydı ve işgali kolaylaştırmak için Azerbaycan’ın toprak kaybetmesi uğruna Ermenistan’a bu taviz verilmişti.

5.10 Ermenilerle Gümrü anlaşması

2/3 Aralık 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Ermenistan arasında imzalanan Gümrü Antlaşması ile Elviye-i Selâse (Kars, Ardahan, Batum) Türkiye’ye verildi. Nahçıvan, geçici olarak Türkiye’nin  himayesine bırakıldı, Türk askeri hem sınırları koruyacak, hem de kontrolü elinde bulunduracaktı. Anlaşmayla Gümrü Ermenistan’a Tuzluca (Kulp) Türkiye’ye bırakıldı.  Gümrü Antlaşması’nın 2. Maddesi gereğince, “Nahçıvan, Şahtahtı, Şerur mıntıkasında bilâhare arây-ı umûmîyenin tayin edeceği şekl-i idare ye ve bu idarenin ihtiva edeceği araziye Ermenistan müdahale etmeyecek ve işbu mıntıkada şimdilik Türkiye himayesinde bir idare-i mahalliye tesis olunacaktı.”

4 Aralık 1920 de, Gümrü Antlaşmanın imzalanmasından bir gün sonra,  Kızıl Ordu Ermenistan’a girdi. Ermenistan’ın Türk Kolordusu karşısında savaşı kaybetmesi bu işgalde büyük rol oynamıştır.

Ermenistan’da Sovyet Hükümeti kurulduğu için Gümrü antlaşması onaylanamadı. Yeni kurulan Sovyet Ermeni Hükümeti, Taşnak Hükümeti’nin imzaladığı Gümrü Antlaşması’nı reddetti. Ayrıca Gümrü Antlaşması’nı, Sovyet Rusya ve 27 Nisan 1920’de Bolşeviklerin Azerbaycan’da idareyi ele geçirmeleri üzerine kurulan Azerbaycan Sovyet Hükümeti de reddetti. Ancak daha sonra imzalanan Moskova ve Kars anlaşmalarıyla bunların önemi kalmadı.

5.11 Moskova ile görüşmeler

TBMM Meclisi ile Moskova arasında ilk doğrudan görüşme için 11 Mayıs 1920’de Ankara’dan hareket eden Türk heyeti Trabzon üzerinden denizyolu ile Karadeniz’e geçti ve Moskova’ya ancak 65 günde ulaşabildi. Bekir Sami Bey başkanlığındaki Türk heyeti 19 Temmuz 1920’de Moskova’ya geldi. 24 Temmuz’da Sovyet Hariciye Komiseri Çiçerin tarafından kabul edildi.Görüşmelerde, Sovyet Dışişleri Komiseri Çiçerin’in, Kafkasya’da Türkiye’ye ait bazı bölgelerin Ermenistan’a verilmesini istemesi üzerine, hiçbir ilerleme sağlanamadı.

5.12 Nahçıvan Türk kapısıdır

13 Aralık 1920 günü Millî Mücadele’nin Haricîye Nazırlarından Yusuf Kemal (Tengirşenk) Bey Ruslarla Nahçıvan’ın nihai statüsünü tesbit etmek üzere  Moskova’ya hareket etmeden önce Mustafa Kemal’le bir veda görüşmesi yaptı. Bu görüşmede Yusuf Kemal Bey, Mustafa Kemal’e “Paşam Ruslar, Nahcıvan üzerinde ısrar ederlerse ne yapalım” diye bir soru yöneltti. Mustafa Kemal Paşa’nın cevabı gayet açık ve netti. “Nahcıvan Türk kapısıdır. Bu hususu nazar-ı itibara alarak elinizden geleni yapınız” diye buyurmuştur.

BÖLÜM 6 – 1921’in İLK AYLARINDA DURUM

6.1 Batı’da Yunanlılarla savaşırken isyanları bastırırken Doğu’da harekata devam

Batı Cephesinde  6 Ocak 1921’de Bursa yöresinden saldırıya geçen Yunan Kuvvetleri ve düzenli Türk ordusu ilk kez I. İnönü savaşında karşı karşıya geldiler. Yunanlılar 11 Ocak 1921’de geri çekildiler.

Kuzey Kafkasya’da 20 Ocak 1921’de SSCB’e bağlı olarak Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu.

Güney Kafkasya’da Kızılordu 15 Şubat 1921 de Gürcistan’a girmeye başladı. TBMM Hükümeti, 22 Şubat 1921’de Gürcü Hükümetine bir nota göndererek Brest-Litovsk antlaşması ile Türkiye’ye verilen ve hala Gürcülerin elinde bulunan Artvin ve Ardahan’ın iade edilmesini istedi. Türkiye’nin bu sert tutumu karşısında Gürcüler, Ardahan ve Artvin’i Türklere bırakmayı kabul ettiler.

Kazım (Karabekir) Paşa 23 Şubat 1921’de Ardahan, Çıldır ve Posof kazalarını Gürcü işgalinden kurtardı.

5 Mart 1921’de Koçgiri Aşireti’ne bağlı bin kişilik grubun İmranlı kasabasını basarak, bir köyü işgal etmesiyle Koçgiri isyanı başladı. 6 Mart 1921 de uzun çarpışmalar sonucu Koçgiri Aşireti’ne mensup isyancılar, Sivas’ın Ümraniye kasabasına girdiler. Yunan uçakları, Çerkez Ethem imzalı bir bildiriyi Bozöyük üzerinde Türk mevzilerine attılar. Bakanlar Kurulu, Koçgiri olaylarına karşı Elâzığ, Erzincan, Divriği ve Zara’da sıkıyönetim ilân etti.

Doğu cephesinde Türk birlikleri 7 Mart’ta Ahıska’ya girerek gereken tedbirleri aldı. Türk birliklerinin ardından 8 Mart’ta bir Kızıl Ordu müfrezesi Ahıska’ya geldi ve her iki taraf birlikleri aldıkları talimat gereğince dostluk ve anlayış içinde kasabayı iki kısma ayırarak ortaklaşa bir idare kurdular. Kızılordu Kumandanı Hekker, 9 Mart 1921’de Kazım (Karabekir) Paşa’yı telgraf başında arayarak, Ahıska’da her iki taraf ordularının samimi temasını tebrik eti, Kazım Paşa da bu kutlamaya teşekkürle karşılık verdi.

6.2 Batum’a giriş – Batum’dan çıkış

Kazım Paşa Batum konusunda oldukça endişeli bir tutum sergiliyordu. Ona göre Batum’un işgal edilmesi, Sovyet Ruslarla görüşmeler sonrasında ele alınması gereken bir meseleydi. Bir taraftan Sovyet Rus diğer taraftan Türk işgalinin yaşandığı Gürcistan’da Batum gibi stratejik önemi olan bir bölgenin işgali meselesi iki taraf arasında sorun yaratacağı gayet açıktı. Ancak Türk ordusu Albay Kazım (Dirik) Bey komutasında 11 Mart 1921 de Batum’a girdi Albay Kazım Bey, 17-18 Mart gecesi Batum’da bir Türk hükümeti kurdu ve vali olarak işe başladı. Bunun üzerine Batum’daki Menşevik Gürcü Alayı Komutanı Bolşevik safına geçti. Bolşevikler, en büyük düşmanlarından aldıkları destekle Kazım Bey’in yerleştiği vilayet konağına baskın yaptılar, baskında 4 subay, 26 er öldü, 26 er yaralandı ve 46 er de kayboldu.

Sonrasında Bolşevik hükümetinin ültimatomu üzerine üzerine Kazım Bey Batum’u boşalttı. 16 Mart 1921’de TBMM ile Sovyet Rusya arasında imzalanan Moskova Antlaşması ile Ahıska, Ahılkelek ve Batum Türk sınırları dışında bırakıldı. Böylece Moskova Antlaşması’yla Türkler, Kars ve Ardahan’ı almış ancak Batum’u Sovyet Rusya’ya bırakmak zorunda kalmıştır. 19 Mart 1921 de Bolşevikler Batum ve Gürcistan işgalini tamamladılar. 28 Mart’ta Türk ordusu Ahıska ve Ahılkelek’i de boşalttı.

6.3 Aynı anda Ruslarla görüşme ve Yunanlılarla savaş 

Türk Heyeti Ruslarla yapılan görüşmelerinde, Nahçıvan’ın Türkiye’de kalmasını kabul ettiremeyince  Nahçıvan’ın Türkiye ve Azerbaycan himayesinde olmasını teklif etti. Buna karşılık Azerbaycan Hükümeti temsilcisi Behdûd Şah Tahtenski, Stalin ve hayretler içerisinde kalan Türk delegelerin önünde, Nahçıvan’ın Türkiye ile bir ilgisi olmadığını, Nahçıvan’ın Rusya’nın malı olduğu ve ona verilmesi gerektiğini iddia etti. Azerbaycan’ın niyeti, Türk-Sovyet antlaşmasıyla Nahçıvan’ı “müstakil hale getirerek Sovyetlere dahil etmekti.  Sovyetler ise Van ve Bitlis’in de Ermenilere bırakılması yolunda teklifler ileri sürüyorlardı. Niyetleri Nahçıvan’ın batısındaki araziyi Ermenistan’a bıraktırarak Türkiye ile Nahçıvan’ın irtibatını tamamen kesmek ve Nahçıvan’ı tamamen Ermeni insafına bırakmaktı. Sovyetlerin Ermenilere karşı sergiledikleri tarafgîr politika Türk Murahhas heyeti (delegeleri) tarafından tepkiyle karşılandı. O sırada resmen Sovyet Rusya’nın siyasi,  askeri işgal ve kontrolü altında olan Sovyet Azerbaycanının Nahçıvan’ı Ermenistan’a terk etmesini önlemek için, Türk Heyeti 16 Mart 1921 tarihinde imzalanan Moskova  Antlaşması’nın 3. Maddesi’ne özel bir ifade koydurmayı başarmıştı. Buna göre Nahcivan, himaye hakkını üçüncü bir devlete hiç bir zaman bırakmamak koşulu ile, Azerbaycan sınırlarına dahil  özerk bir bölge oldu. Nahçıvan, ayrıca Türkiye’nin garantörlüğünde de olacaktı. İlerde Azerbaycan’ın, Nahçıvan’ı Ermenistan’a veya Rusya’ya terk etmek istemesi halinde Türkiye’ye müdahale hakkı doğuyordu. Böylece o tarihlerde resmen Sovyet Rusyasının siyasi, askeri işgal ve kontrolü altında olan Sovyet Azerbaycanının Nahçıvan’ı bir kez daha Ermenistan’a satmak istemesi önlenmiş oldu.

Bu antlaşmanın akabinde Batı Cephesinde Yunanlıların Eskişehir yönüne saldırısı 23 Mart – 1 Nisan 1921 tarihleri arasında yapılan İkinci İnönü Muharebesiyle durduruldu. Mustafa Kemal’in deyimiyle Türk ordusu orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yenmişti. Yunanlılar Temmuz 1921 de Kütahya ve Eskişehir’e saldırdı, çatışmalardan sonra Türk Ordusu Sakarya nehri doğusuna çekildi. Polatlı’ya kadar gelip Ankara’ya yaklaşan Yunan Ordusu 23-Ağustos 13 Eylül 1921 arasında Sakarya Muharebesi  ile durdurabildi.

Ankara’daki Meclis ve hükümetin Kayseri’ye nakledilme hazırlıklarının yapıldığı bu kadar hayati savaşlar esnasında Bolşevik Moskova yönetimi ile görüşmelere devam edilerek 13 Ekim 1921 tarihinde Kars Anlaşması imzalandı. Anlaşmanın taraflarına bu kez Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ve Rusya Sovyetleri Sosyalist Federal Cumhuriyeti’ne ilaveten Ermenistan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti, Azerbaycan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti, Gürcistan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti de katılmıştı. Sonuçta, Kars ve Ardahan ile Sürmeli ve Artvin Türkiye’ye bırakıldı. Böylece, Batum, Acara ve Çürüksu topraklan Gürcistan tarafında kalırken karşılığında Elviye-i Selâse’ye Artvin dahil edildi. İlerde sınır, askeri ve siyasi problemler çıkması ihtimali önlenmiş oldu. Mustafa Kemal’in ve Türk Hükümetinin diplomatik başarısı ile Nahcıvan ve Karabağ Azerbaycan’ın bünyesinde olmak şartı ile Muhtar Cumhuriyetler olarak tanındı. Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan Cumhuriyetlerinin bugünkü sınırları bu anlaşmayla belirlenmiştir. Sonuçta Brest Litovsk anlaşmasına göre tek kayıp Batum oldu. Bazı maksatlı kaynaklar Batum’un Sovyet yardımına karşılık verildiğini öne sürmektedirler. Bu doğru değildir. Batum o zaman Sovyet işgali altındaydı. Sovyet Rusya,  Moskova Antlaşması’ndan bir yıl önce yani 7 Mayıs 1920 tarihinde Menşevik Gürcü Hükümeti ile yaptığı gizli antlaşmanın 3. Maddesi ile Sovyet Bloğuna katılmaları karşılığında Batum’u Gürcistan’a hediye etmeyi kabul etmişti.  Bu yüzdenSovyetler görüşmelerde Batum’u  Türkiye’ye bırakmamakta direndiler. Türkiye Batum’u yeterli askeri gücü olmadığından daha önce vermişti. Batum’a karşılık Artvin, Laçin, Qubadlı, Zengilan ve Nahçıvan kazanılmıştır.

6.4 Tatar göçü

1921–1922 yıllarında Sovyet Rusya’da benzeri görülmemiş bir açlık meydana geldi. Bu açlıkta bütün Sovyet Rusya’da beş milyon civarında insan öldü. Kırım yarımadası  açlığın en feci sahneleriyle yaşandığı yerlerden biriydi. Sovyet rejiminin bütün engellemelerine rağmen açlıktan mahvolma durumuna gelmiş 1575 Kırım Tatarı bulabildikleri deniz araçlarıyla Türkiye’ye iltica ettiler. Bu sayı bazı kaynaklara göre 10 bini bulmuştur. Tam o günlerde Türkiye İstiklâl Savaşı vermekteydi. Buna rağmen, bu mülteciler Türkiye’ye kabul ve iskân edildikleri gibi, o yokluk günlerinde, cephedeki askere kuru ekmek verildiği, askerin ayağında bırakın postalı çarık olmadığı günlerde, Türkiye’den Kırım’a başta Samsun sancağının bütün buğday ürünü olmak üzere gıda yardımı gitti.

6.5 Ankara, Moskova ve Kars Antlaşmalarının önemi

Anlaşmalar sürecinde Doğu Cephesi birliklerinden 3’ncü Kafkas Tümeni —11’nci Piyade Alayı hariç— Batı Cephesine gönderildi. 23 Ağustos 1921 de başlayan Sakarya Meydan Muharebesine katıldı. 12’nci Tümeninin de 4 Ağustos 1921‘den itibaren sevkine başlandı. Tümen 28 Eylül 1921’de Ankara’ya vardı.

Türkiye’nin savaşı kazanması halinde Sosyalist bloğa katılabileceği beklentisiyle Sovyetler Türkiye’ye silah, altın ve benzin yardımı yaptı, ayrıca Azerbaycan ve Buhara’dan da yardım alındı.

Aynı tarihlerde 20 Ekim 1921 de  TBMM ve Fransız Hükümeti arasında imzalanan Ankara Anlaşmasıyla Güney Cephesindeki faaliyetler de durduruldu, o cepheden de Afyon cephesine kuvvetlerin, mühimmatın sevkedilme imkanı doğdu.

İki Kafkas tümeninin Batı Cephesine katılmasıyla da Yunan Ordusu karşısındaki sayısal asker ve teçhizat açığı azaltılabildi. Böylece 9 ay süren hazırlıklar ve sevkiyatlar sonunda 26 Ağustos 1922 de başlayan Büyük Taarruzla Anadolu ve Trakya’nın düşman işgalinden kurtarılarak bağımsız Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

Devamı BÖLÜM 7‘de bu süreçle ilgili olarak; 

* Osmanlı Azerbaycan’ı ilhak etmek mi istiyordu?
* Azerbaycan’ı, Dağıstan’ı kim bırakıp gitt?
* Türklerin Azerbaycan’ı terketmesiyle Mustafa Kemal’in ilgisi var mı?
* Azerbaycan Misak-ı Milli’ye dahil edilebilir miydi?
* Kafkas seddi neyin nesiydi?
* Ermeniler neden imtiyaz görüyordu?
* Kızılordu yaklaşırken Güney Kafkasya ve Anadolu’da durum nasıldı
* Bolşevik ihtilali sonrasında Rusya’daki Türkler ne yaptılar?
* Bolşevik ihtilali sonrasında Azerbaycan ne yaptı?
* Türkiye Azerbaycan’a yardıma gelemez miydi?
* Kızılordu’nun Azerbaycan’ı işgalinden 1 yıl sonra Türk ordusu ne haldeydi?
* Kızılordu’nun Azerbaycan’ı işgalinden 3 yıl sonra Türkiye’nin hali nasıldı?
* Milli Mücadelede Bolşevik sempatizanlığı ne kadar etkindi?
* Mustafa Kemal neden Bolşeviklere dönük bir politika izledi?
* Kızılordu gelirken Azerbaycan ordusu ne durumdaydı?
* Kızılorduyu kim davet etti?
* Mustafa Kemal’in sözde Azerbaycan ihaneti iddiaları nelerdir?
* Rıza Nur’un hatıraları
* Mustafa Kemal’in 26 Nisan 1920 tarihli mektubu
* Yeşil Ordu Türkiye’ye yardıma mı gidecekti?
* Kızıl Ordu Azerbaycan’dan geçip Türkiye’ye yardıma mı gidecekti?
* 22 Ocak 1921 tarihli TBMM tutanakları
* Ruslara karşı koymaya Halil Paşa mı engel olmuş?
* Halil Paşa kimdir, Ankara temsilcisi midir?
* Mustafa Kemal’in TBMM’de 2 Ağustos 1920 de yaptığı konuşma
* Kazım Karabekir’in anıları
* Atatürk’e diğer iftiralar
* Batum’dan Sovyet yardımı karşılığında mı vazgeçildi?
* Nahçıvan bugün Azerbaycan toprağıysa bu kimin sayesindedir?
* Atatürk ve Mehmet Emin Resulzade kavgalı mıydılar?
* Atatürk Sovyetlerden kaçan soydaşlara kucak açmıştır
* Azerbaycanlıları ne diyor?
* Prof. Altan Göyüşov’un görüşleri
* Orhan Aras’ın görüşleri
* Prof. Dr. Cemil Hasanlı’nın görüşleri
* Azerbaycan halkının haberdarlığı
* Dr. Mehman Ağayev’in görüşleri
* Günümüzde hortlatılmaya çalışılan yeni Kafkas Seddi Projesi
* Tarihsel sosyoloji

gibi birçok önemli  soruların  cevapları verilerek süreç yorumlanmaktadır: Okumak için lütfen tıklayın: Osmanlı Ordusunun Kafkasya’yı terk süreci -Analiz

Kaynaklar (tüm yazı dizisi için):

Kafkas İslam Ordusu. Bülent Pakman. Eylül 2010. https://bpakman.wordpress.com/baku-2010-fotograflar/temel-bilgiler/azerbaycan-tarihi/kafkas-islam-ordusu/

Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti. Bülent Pakman. Ağustos 2014. https://bpakman.wordpress.com/turk-dunyasi/gunumuz-turkleri-turk-devletleri/kuzey-kafkasya/kuzey-kafkasya-cumhuriyeti/

Osmanlı’nın Milli Mücadele’ye İhaneti. Bülent Pakman. Ocak 2015.https://bpakman.wordpress.com/ataturk/ataturkun-devraldigi-ulkenin-hali/osmanlinin-milli-mucadeleye-ihaneti/

Dersim gerçeği. Bülent Pakman. Ocak 2015. https://bpakman.wordpress.com/dinler-arasi-diyalog/siyonist-evangelist-isbirligi/kurt-ozerkligine-dogru/ataturk-kurtlere-ozerklik-vadetti-mi/dersim-gercegi/

Dürrizade Fetvası. Bülent Pakman. Mayıs 2010. https://bpakman.wordpress.com/ataturk/ataturkun-devraldigi-ulkenin-hali/durrizade-fetvasi/

Azerbaycan Topraklarının İşgali. Bülent Pakman. Ekim 2010. https://bpakman.wordpress.com/baku-2010-fotograflar/ermenistan-siniri-acilacak-mi/azerbaycan-topraklarinin-isgali/

Kurtuluş Savaşına Buhara Altınları. Bülent Pakman. Ağustos 2011. https://bpakman.wordpress.com/ataturk/ataturkun-devraldigi-ulkenin-hali/kurtulus-savasina-buhara-altinlari/

Milli Mücadeleye Azerbaycan Desteği. Bülent Pakman. Ağustos 2012. https://bpakman.wordpress.com/ataturk/ataturkun-devraldigi-ulkenin-hali/milli-mucadeleye-azerbaycan-destegi/

Azərbaycan Xalq Cümhurriyəti – 90 (1918 – 1920) Azerbaycan Respublikası Medeniyet ve Turizm Nazırlığı. М. F. Аhundov adına Azerbaycan Milli Kitabhanası
http://www.anl.az/down/az.xalq.cumhuriyyeti.pdf

Azerbaycan Cumhuriyeti. Prof. Dr. Musa Gasımov http://coedev.miami.edu/
Nisan 1920 darbesi ve Azerbaycan demokratik Cumhuriyetinin düşmesi. Prof. Dr. Cemil Hasanlı, Tarih Bilimci. İRS Tarih bilinci. http://irs-az.com/new/pdf/201308/1375679518393304782.pdf

Ermeni Terör Örgütü Taşnaksütyun’un 1918-1920 Yıllarında Güney Kafkasya ve Yukarı Karabağ’da Yaptığı Katliamlar. Sevinç Seyidova. Doç. Dr., Azerbaycan Devlet Pedoqoji Üniversitesi, Tarih Fakültesi. Turkish Studies – International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 9/1 Winter 2014, p. 485-494, ANKARA-TURKEY http://www.turkishstudies.net/Makaleler/1315668642_27SeyidovaSevinç-trh-485-494.pdf

İlk Cumhuriyet Döneminde Azerbaycan Petrolünün Ermeni Faaliyetlerindeki Rolü (1918-1920) BeşirMustafayev Doç. Dr. Iğdır Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü. Iğdır Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Sayı: 1. Nisan 2012. 59-79. http://sosbilder.igdir.edu.tr/Makaleler/634303309_05_Mustafayev_%2859-79%29.pdf

I. Dünya Savaşı Esnasında Nargin Adası’ında Türk Esirler. Dr. Betül ASLAN A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi [TAED], ERZURUM 2010 http://e-dergi.atauni.edu.tr/ataunitaed/article/viewFile/1020002502/1020002504

Gence İsyanı. Ahmed İsayev. 8 Ağustos 2010. http://www.anl.az/down/meqale/azerbaycan/2010/avqust/130265.htm

Azerbaycan. Devleti kaybetme faciası. http://www.azerbaijans.com/content_318_tr.html

Azerbaycan’ın askeri tarihi http://www.azerbaijans.com/content_652_tr.html

Azerbaycan Basın tarihi http://www.azerbaijans.com/content_741_tr.html

Democratic Republic of Azerbaijan. Chronology of Major Events (1918-1920) by Fuad Akhundov http://azer.com/aiweb/categories/magazine/61_folder/61_articles/61_chronology.html

Azerbaycan Cumhuriyeti Devleti’nin Kuruluşunda Türkiye’nin Yardımları İlhak Amacına mı Yönelikti? Yrd. Doç. Dr. Selma YEL http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/45/800/10219.pdf

Elviye-i Selase’nin Osmanlı Devleti’ne İadesi ve Bazı Uygulamalar
Doç. Dr. Mustafa GÜL. Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Tarih Bölümü öğretim Üyesi http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/45/814/10330.pdf

Milli Mücadele Döneminde Elviye-i Selase ve Nahçıvan. Esin Derinsu Dayı. T.C. Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı. 2013. http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-64-65-66/milli-mucadele-doneminde-elviye-i-selase-ve-nahcivan

Ahıska Türkleri -VI- Asil S. Tunçer http://www.turizmhaberleri.com/koseyazisi.asp?ID=2424

İngiliz Belgelerinde Türkiye, Erol Ulubelen, Çağdaş Yayınları. İstanbul 1982.

Yakın Dönem Tarihimizde Yeşil Ordu Cemiyeti’ne Toplu Bir Bakış. Mukaddes Arslan. T.C. Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-51/yakin-donem-tarihimizde-yesil-ordu-cemiyetine-toplu-bir-bakis

Moskova Antlaşmasına Giden Yol, Milli Mücadele Dönemi TBMM Bolşevik İlişkileri. İhsan Çolak. T.C. Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-49/moskova-antlasmasina-giden-yol-milli-mucadele-donemi-tbmm-bolsevik-iliskileri

I. Dünya Savaşı Sonunda Nahçıvan’da Yapılan Millî Mücadele ve Bugünkü Nahçıvan’ın statüsünün oluşumu. Doç. Dr. Ali Arslan. T.C. Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-41/i-dunya-savasi-sonunda-nahcivanda-yapilan-milli-mucadele-ve-bugunku-nahcivanin-statusunun-olusumu

Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri. T.C. Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı http://www.atam.gov.tr/ataturkun-soylev-ve-demecleri/erzurum-milletvekili-durak-ve-arkadaslarinin-dogu-cephesi-kuvvetlerinin-tecavuzlere-karsilik-vermemeleri-nedenlerinin-bildirilmesi-hakkindaki-soru-onergesi-uzerine

Ahmet Dursun. Toplumsal bilinci gerçekleştirme çatısı. 28 Eylül 2008. http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=2980.0

I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin Azerbaycan ve Dağıstan’a Askeri ve Siyasi Yardımı / Dr. Nâsır Yüceer http://www.tarihtarih.com/?Syf=26&Syz=290860
XIX. Yüzyılda Rusya’nın Kafkas Politikası ve Ermeniler. Yrd. Doç. Dr. Ahmet TOKSOY04.04.2014. http://ekoavrasya.net/duyuru.aspx?did=136&Lang=TR

Çöl Kartallığından Kafkas Kartallığına. Oğuzhan Yücel http://www.kayipmurekkep.com/col-kartalligindan-kafkas-kartalligina/

Kafkas Seddi. Uludağ Sözlük. http://www.uludagsozluk.com/k/kafkas-seddi/
Garp Cephesi Kurmay Başkanı Asım Gündüz Hatıralarım. İhsan Ilgar. Kervan Yayınları. İstanbul. 1973

Atatürk Azerbaycan’ı sattı iddiası Sinan Meydan ve eksikler. Cazım Gürbüz. Yeniçağ Gazetesi. 28.11.2005. http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ataturk-azerbaycani-satti-iddiasi-sinan-meydan-ve-eksi-36428yy.htm

Kafkasya’daki son Türk zaferleri.Yrd. Doç. Dr. Mesut Erşan. Tarih Tarih Almanakları http://www.tarihtarih.com/?Syf=26&Syz=290864

Red Army invasion of Azerbaijan. Wikipedia. http://en.wikipedia.org/wiki/Red_Army_invasion_of_AzerbaijanЛенин В. И.

T. B. M. M.. Gizli Celse Zabıtları. 22 Kânunusâni 1337 (1921). https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/GZC/d01/CILT01/gcz01001136.pdf

Полное собрание сочинений Том 51. Письма: март 1920 г.

Содержание «Военная Литература» Военная история, Глава 8., Взятие Петровска и Баку İçerik «Savaş Edebiyatı» Askeri tarih. Petrovska ve Bakü İşgali http://militera.lib.ru/h/shirokorad_ab3/21.html

Lenin ve Milliyetler Meselesi. Ayşe Hür. 17 Mayıs 2009. Taraf. http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/ayse-hur/lenin-ve-milliyetler-meselesi/5561/

Vahşetin belgesi KGB’de. Yeni Şafak. Murat Palavar. 08 Aralık 2007 http://www.yenisafak.com.tr/gundem/vahsetin-belgesi-kgbde-86399

Azadlık Radyosu. Azerbaycan. 3.6.2014 günlü program
http://www.azadliqradiosu.az/content/article/24926184.html

Türk Kurtuluş Savaşı Doğu Cephesi. Vikipedi. http://tr.wikipedia.org/wiki/Türk Kurtuluş Savaş1 Doğu Cephesi

Sevr Antlaşması. Vikipedi.http://tr.wikipedia.org/wiki/Sevr_Antlaşmas1

Mustafa Suphi. Vikipedi. http://tr.wikipedia.org/wiki/Mustafa Suphi

Türk Kurtuluş Savaşı. Vikipedi.  http://tr.wikipedia.org/wiki/Türk Kurtuluş Savaş1

Fətəli xan Xoyski. Vikipedi. http://az.wikipedia.org/wiki/Feteli xan Xoyski

Büyük Taaruz. Vikipedi. http://tr.wikipedia.org/wiki/Büyük Taarruz

İzmir’in İşgali. Vikipedi. http://tr.wikipedia.org/wiki/İzmirin İşgali

Minareler süngü kubbeler miğfer mercedesler zırhlı. Yılmaz Özdil. Sözcü Gazetesi. 23 Mayıs 2015. http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/yilmaz-ozdil/minareler-sungu-kubbeler-migfer-mercedesler-zirhli-839488/

Orijinal kaynağı bulunamayan başka dökümanlar

 

Bülent Pakman. Ocak 2015. Sayfaların reorganizasyonu Aralık 2015. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz, yayımlanamaz.

Azerbaycan’da Kimlik ve Dil

YANLIŞ: Türkiye’de Azerbaycan Türklerine “Azeri” konuştukları dile de “Azerice” denmektedir.  Azerbaycan resmi politikasında bu tanımlar  “Azerbaycan Halkı”, “Azerbaycanlı” ve “Azerbaycan’ca”, “Azerbaycan Dili” şeklindedir. Bunlar külliyen yanlıştır.

Bir: Azerbaycan bir coğrafya ismidir, millet değil, Ayrıca soyu bilinen, kendine has dili olan halklar coğrafi adlarla kimliklendirilemezler. 
İki: Azeriler İran’da yaşayan küçük bir etnik topluluktur. Azeri sözcüğü, ilk defa olarak, tarihin en azılı Türk düşmanı Stalin, daha sonra ise hasta beyinli İran-Fars şovenistleri tarafından, Azerbaycanlıların Türklük şuurunu yok etmek, unutturmak için uydurulan sahte bir kimliktir. Eğer Ruslar, Çarlık ve Sovyet dönemlerinde Allah korusun Anadolu ya hakim olsalardı, orada da benzeri şekilde Egeli, Karadenizli ve İzmirli diye uyduruk milletler ve kimlikle yaratmaya çalışırlardı.

DOĞRU:  “Azerbaycan Türkleri” ve “Azerbaycan Türkçesi”.

Kurtlar olur çobanların koyunu
İtten öğrenirse, kendi soyunu
“Azerilik” komunizmin oyunu
Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz!

Bahtiyar VAHAPZADE

Günlüklerimizde arada Azerice ve Azeri kelimelerinin kullanılmasının sebebi arama motorlarında daha çok o şekilde bulunabilmesindendir.

AZERBAYCAN GÜNLÜKLERİ:

Bakü’ye gelmeyi düşünen “özellikle beyaz yakalı” Türk vatandaşlarına yardım için şahsi görüşler yanında bazı bölümleri kaynakları verilmiş yorumlu-yorumsuz alıntılarla derlenmiştir, tenkidi (eleştirel) ya da başka hiç bir amacı yoktur.  Yaşanmakta olan hızlı gelişimler sonucu çok şeyin değişmekte, güncelliğini yitirmekte olduğu da göz önüne alınmalı, burada yazılan her şeyin doğru ve aktüel olduğu düşünülmemelidir.  Kelimelerin çoklu anlamlarında ve ifadelerde tam bilgi sahibi olunmadan değerlendirmeler yapılması da yanlış anlamalara sebep olabilir. 

Başka yerlerde bana ait olarak gösterilen yazılarla ilgim yoktur. Özellikle fotolar eklenmiş, orası-burası, fotoları, alıntıları, linkleri silinmiş olanlarla. Özgün yazılarım sadece buradadır.

Twitter Widgets

Facebook Widgets

IMG_2654Bülent Pakman kimdir  https://bpakman.wordpress.com

Milli Mücadelede Doğu Cephesi ve Moskova ile ilişkiler – Olaylar için 1 cevap

  1. Geri bildirim: Kurtuluş Savaşına Sovyetler ne katkıda bulundu, Taksim Anıtında Rus Generaller mi var? | Pakman World

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s