Özbekistan

Özbekistan Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırları, çölleri yanında nadir yeraltı zenginliklerinden de payını alan bir ülke. Bu zenginlik başkentin dışındaki halkın yaşamına o kadar yansımasa da ülke hızla değişiyor.

Altın Orda (Ordu) hanı Özbek Han’ın 1312 -1340 tarihlerinde kurmuş olduğu devlete Özbek devleti adı verilmiş, halkına da Özbek denmiş. Özbekistan, 1 Eylül 1991’de bağımsızlığını ilan etmiş,  tanıyan ilk ülke Türkiye olmuştur.

Devlet başkanı İslam Kerimov. Para birimi Sum (UZS). 1 Sum = 100 Tiyin.  1 ABD Doları = 2300 SUM. Dili Türk lehçelerinden Özbekçe. Özbekçe resmi dil olmasına karşın Rusça, başta kamu kurumları olmak üzere oldukça yaygın biçimde kullanılmakta. Alfabesi Kiril. Latin Alfabesi’ne dönülmesi kararlaştırılmış ancak uygulanmamaktadır.

Sirderya (Seyhun) ve Amuderya (Ceyhun) en önemli nehirlerdir. Bu iki nehir arasında kalan bölge ise Maveraünnehir, yani nehrin ötesi, ardı. Büyük İskender, Timur gibi kavimlerin ilgisi çeken bu verimli topraklar.  En büyük gölü Aral. Aral Gölü ayrıca, Sovyet dönemindeki yanlış tarım politikaları sonucunda bugün Özbekistan için büyük bir çevre felaketi doğurmuştur. 

Etnik dağılımında Özbekler % 80, Ruslar % 5,5, Tacikler % 5’lik orana sahiptir. Halkla Türkçe az da olsa iletişim kurmak mümkün. Güneye ve doğuya gidildikçe bu zorlaşıyor. Nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman. Taşkent, Buhara,Timur’un Başkenti Semerkand, Andican, Termez, Karşi, Nevai, Namangan, Nukus, Urgenç ve Fergana önemli şehirleri.

Özbekistan’ın insan hakları ve bireysel özgürlükler konusunda iç politikaları bazı uluslararası kuruluşlar tarafından ağır bir biçimde eleştirilmekte. Özbekistan’ın 1992 yılında 21 milyon olan nüfusunun 2013 de 30 milyona yükselmesi, hızlı ülkenin Çin’e dönüşmesinden kaygı duyulmasına yol açmış olup devlet nüfus artışını engellemek için zoraki kadınları kısırlaştırma kampanyaları düzenlemekte.

Yüz ölçümü 447.400 km2 olan Özbekistan topraklarının yüzde 46’sı yaylak ve bozkırlardan ve yüzde 41’i de çöl ve diğer arazi tiplerinden oluşmakta. İşsizlik Özbekistan’ın en önemli sorunu. Genç erkekler iş bulabilmek için başka ülkelere ve daha çok da Rusya’ya gidiyorlar. Özbekistan’ın ana ihraç ürünleri pamuk, tekstil mamulleri, petrol, doğalgaz, makine ekipmanı, gıda ürünleri, kıymetli metaller ve kimyasal ürünlerdir. Ana ithal malları ise makine ve ekipmanları, gıda ürünleri ve kimyasal ürünlerdir. Özbekistan, dünyanın altıncı büyük pamuk üreticisi ve dördüncü büyük pamuk ihracatçısı.  Türkiye, Özbek turistlerin en fazla tercih ettiği ülkelerin başında geliyor. 2013 yılında Özbekistan’dan Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısı 130 000.

Özbekistan’da bütün pasaportlar için (Diplomatik pasaportlar hariç) vize uygulanmaktadır. Özbekistan’a turist olarak yada görüşme yapmak üzere gelecek olan işadamlarımızın vize alabilmesi için Özbekistan’daki kişilerden, şirket veya kuruluşlardan davet yazısı alması gerekmektedir. Bunun için davet edecek kişi, firma veya kuruluş Özbekistan Dışişleri Bakanlığına başvurup gerekli formları doldurmaktadır. İlgili Bakanlığın olumlu görüşü üzerine Özbekistan’ın Ankara’daki Büyükelçiliğine bilgi verilmektedir. Bu yazışmalardan sonra vize alacak olan kişi vize için başvurusunu yapabilmektedir.

Türk Hava Yolları ve Özbekistan Hava Yollarının Taşkent-İstanbul arasında uçuş seferleri var.

Türk sürücülerin uluslararası sürücü belgesini de yanlarında bulundurmaları gereklidir.  Araba kullanırken alkol alınmamasına çok dikkat edilmelidir. Emniyet kemeri zorunludur. Hız sınırı, aksi belirtilmedikçe şehir merkezlerinde yerine göre 40-70 km/saat, diğer yerlerde 90-100 km/saat.

Özbekistan’ın uluslararası telefon kodu 998. Taşkent’in kodu yedi rakamlı telefonlar için Türkiye’den aranırken 00-998-71, altı rakamlı telefonlar için 00-998-712. Yurtdışı sabit veya mobil herhangi bir telefondan Özbekistan’daki mobil telefonlar aranırken 00-998 ya da +998 çevrildikten sonra servis sağlayıcı şirketlerden Coscom için 93, MTC için 97, Bee-Line için 90, Perfectum Mobile için 98, Buztel için 91 kodunu müteakip 7 rakamlı mobil telefon numarası aranmalıdır.

Özbek mutfağının medarı iftiharı pirinç, kırmızı ve karamelize edilmiş sarı havuç, kuş üzümü, kuru üzüm, et, soğan, sarmısak, kimyon, karabiber, nohutdan, pamuk yağı, ayçiçek yağından oluşan Özbek pilavı, plof. Pirinç nişastası gidene kadar yıkanıyor. Pilavın üzerine konan et miktarı ağırlık olarak aynı. Üzerine, Türklerde Allah’ın emri olan, kuyruk yağı konuluyor, yanında isteğe bağlı yumurta da yeniyor, yağın ağırlığını azaltmak için kök çay içiliyor. Azerbaycan’da olduğu gibi pilava “aş” da deniliyor. Yine Azerbaycan’da olduğu gibi Özbekistan’da da çayın yanında tatlılar, şekerleme, şekerler getiriliyor, bunlara “şirinlik” deniyor. Çay bunlarla kıtlama içiliyor.  Ekmeğe nan deniliyor. Hamur yemeği de mantıyı andıran bir yemek ama patatesli ve soğanlı. Hasib de mumbar dolması benzeri. Süzme yoğurdun kurutulmuş haline de “kurt” deniliyor. Diğer eski Sovyet ülkelerinde olduğu gibi Özbekistanda da votka tüketimi yaygın.

Buhara

2600 yıl önce Persler tarafından kurulmuş. Sohodlar zamanına ait, “Ateşe tapanların şehri” diye ün yapmış bir vaha şehri. Araplar bu şehri Müslümanlaştırmakta çok zorlanmış. Cuma Camii’ne gidenlere 2 dirhem dağıtarak halkı namaza alıştırmışlar. Sonunda Buhara, medreseleriyle İslamiyetin Orta Asya’daki üssü olmuş. İmam el Buhari, Hoca Ahmet Yesevi, Bahaüddin Nakşibendi gibi isimlere ev sahipliği yapmış. Bu dönemde “Ruhun güzelliği”, “İslamın kubbesi”, “Soylu”, “Kutsal” gibi isimlerle anılmaya başlayan Buhara İpek Yolu üzerinde.

Nadir Divan Bey Medresesi, Kukeltaş Medresesi, İmam-ı Gazalî Türbesi, İsmail Samanî Hanedanı Türbesi, Nasrettin Hoca Heykeli, Buhara Ark Kalesi, Kalan Mescidi ve Minaresi, Çaşme-i Eyüp Türbesi, Çar (Beş)-Minare Medresesi, Miri Arap Medresesi, Magaki Atar Camii, Bali Havuz Camisi, Şapka Pazarı, Emir Alimhan Medresesi, Uluğ Bey Medresesi, Abdülaziz Han Medresesi, Leb-i Havuz Külliyesi, Buhara Sinagogu ve Bahaeddin Nakşibend Türbesi gezi ve ziyaret yerleri.

10351901_682181295183408_7471640852634546694_nOrta Asya’da inşa edilen ilk türbe özelliğini taşıyan, İsmail Samani Türbesi, gerek yapım şekli gerekse kullanılan malzemelerden ötürü kendi sınıfındaki mimari biçimin öncüsü olmuş. Yapıldığı dönem itibarıyla işçilik, plan ve süsleme açısından üstün bir sanat değerine sahip ve dünyaca meşhur mimari eserlerden birisi olan türbe, Moğol saldırıları sırasında çölde meydana gelen fırtınaların ardından kuma gömülmesi sonucu tahribattan kurtulmuştur.

Bahauddin Nakşibendi, Nakşibendi tarikatının kurucusu türbesi ve medresesi Buhara dışında. Burada dilek tutma yine İslam öncesine ait eski bir Türk adeti.

Bundan bin yıl önce Türklerin İslamlaşmasında büyük öneme sahip Samanilerin döneminde en parlak günlerini yaşarken dönemin en ünlü bilim adamları ve entelektüelleri El Biruni, İbni Sina, El Harezmi, Nurşaki, Rudaki burada yetişmiş yaşamış. İsmail Samani’nin türbesi Türklerin türbe mimarisine örnek olmuş.

1220 de Moğolların başındaki Cengiz Han, Cuma Camii’ne sığınanları “Sizler günahkar olmalısınız, ben Tanrı’nın size gönderdiği cezayım” derken katlettirmiş. Katletdiklerinin sayısı 40 bini bulmuş. Yine binlerce Buharalı’yı, Semerkand kuşatmasında canlı kalkan olarak kullanmış. Buhara bu dönemde tamamen yakılıp yıkılmış. Kalan tek tük yapılardan biri “Kalon (kalın) Minare” o da gözetleme vazifesi görsün diye kalmış.

Timuroğulları döneminde bu hanedanın gözdesi olan Semerkand’ın gölgesinde kalan Buhara Şeybaniler yönetiminde, Muhammed Şeybani liderliğinde bugünkü etkileyici görünümüne tekrar kavuşmuş. 16 yüzyıldan itibaren bölgeye gelen Ruslar 1920’de Buhara Halk Cumhuriyetini burada kurmuşlar.

Eski Buhara’yı çevreleyen İçan Kale olarak adlandırılan surların hemen önündeki “Registan” bir zamanlar şehrin en önemli olaylarının yaşandığı büyük bir meydan. Şenlikler düzenlenmiş, idamlar infaz edilmiş. Bir dönem Lenin heykelinin süslediği bu meydan 1952’de başörtüsü takan son Buhara’lı kadının örtüsünü çıkararak yakması törenine de tanık olmuş.

Dev boyutlarıyla Cuma Camii ve önündeki Kalon Minare, masmavi kubbelere sahip Mir-i Arap medresesi olağanüstü bir bütünlük oluşturuyor. Çar Minor estetik bir Camii. Pek çok sayıdaki medrese ve diğer tarihi yapıların tamamına yakını müze veya el sanatları sergileme yerine dönüşmüş. Renkli Buhara halıları ve suzaniler çıplak duvarları süslüyor. Suzani Buharanın pamuk veya ipek üzerine el işleri. Sovyetler Birliği döneminde tüm bu tarihi mekanların işçi ve öğrencilere yönelik toplantı ve kültür merkezi olarak kullanıldığını söylüyor Özbekler. İpekten kağıt üretme ilk defa Buhara’da keşfedilmiş.

Semerkand

Çölü aşıp yaklaşırken uzaklardan silueti minareleri ve kubbeleriyle serap gibi görünür. Şairler ve gezginler adeta birbirleriyle yarışmışlar Semerkand’a isim yakıştırmada. “Dünyanın aynası”, “Ruhun bahçesi”, “İslam’ın mücevheri”, “Doğu’nun incisi”…Semerkand, Doğu öykülerinde anlatıldığı kadar etkileyici bir şehir.

Kızılkum Çölü’nün eşiğinde yemyeşil ve upuzun ağaçların sardığı bir doğanın içinde gizlenmiş şehir. İpek Yolu’nun en çok anılan durağı olmuş asırlar boyunca. Bugün de büyülemeye devam ediyor. Efsaneler, tarih ve sanat birbirini bütünlüyor, günışında “Doğu Rüyası” böyle yaşanıyor.
Bir zamanlar burada Sohodlar yaşamış. 26 asır önce Orta Asya’yı Akdeniz dünyasına bağlayan Perslerin kurduğu bu şehirden Büyük İskender’den Cengiz Han’a kadar dünyaya hakim olmak isteyen herkes geçmiş. Çin, İran, Hindistan arasındaki Semerkand, İpek Yolu’nun adeta merkezi olurken 1360 da Timur İmparatorluğu’na başkent olmuş. Güç ve zarafet sembolüne dönüşmüş. “Bizim gücümüzden şüphe edenler yarattığımız eserlere baksın” diyen Timur ve ondan sonra gelenler bu şehri olağanüstü yapılarla donatmış.

Semerkand’ın ortasındaki etrafı medreselerle çevrili “Registan” (kumluk alan) dünyanın en çarpıcı meydanlarından birisi. Üç tarafı dev medreselerle çevrili. Rengarenk çinilerle süslü dev taçkapılara sahip astronomi dersleri verilen Uluğ Bey (1420 de tamamlandı), Tella Kari (1660 da tamamlandı) ve Şir Dor (1630 da tamamlandı) medreseleri görülmeye değer. Uluğ bey Timur’un torunu ve astronomiye meraklı. Osmanlı astronomu Ali Kuşçu’da burada yetişmiş. Rasathane kütüphanesi yakılıp yıkılmış ama sekstantı 1908 de bir Rus arkeolog tarafından bulunmuş. Döneminde dünyanın en büyük imparatorluğu kuran Timur’dan kalma iki önemli eser var bugün Semerkand’da. Şehrin merkezinde cuma namazlarının kılınması için yaptırılmış olan Bibi Hanım Camii kısmen harap olmasına rağmen o ihtişamlı geçmişi bugüne taşıyor. Dönemin yazarlarından birisi caminin kubbesinin yükseklikte ve güzellikte samanyolu ile yarıştığını söylemiş. Timur’un Hindistan seferinden elde ettiği zenginlikle eşi Bibi Hanım adına yaptırdığı caminin avlusundaki dev mermer rahleye bir zamanlar Timur’un buraya getirdiği Hazreti Osman’ın kanıyla lekelenmiş Kur’an-ı Kerim konulurmuş. Bugün ise çocuk sahibi olamayan kadınlar rahlenin altındaki iki taş ayağın arasından sürünerek üç kere geçip kolay çocuk sahibi olmayı ümit ediyor.

Emir Timur döneminden kalma bir diğer eser “Gur Emir” yani hükümdarın mezarı. Yüksek kasnak üzerinde soğanı andıran kubbe masmavi çinileriyle çok güzel bir görünüme sahip. Timur gibi türbesi de sıradışı. Oniks taşından süslemeler içeriye gizemli yeşil bir ışık veriyor. İçi yıldızlarla süslü kubbe burada yatanların üzerini örtüyor. Ortada 1.8 metre uzunluğundaki yeşim taş bloğun etrafında yedi mermer taş sıralanmış… Timur ve ardılları… Timur hocası Mir Said Baraka’nın da buraya gömülmesini istemiş. Dünyayı titreten, sınırsız bir şiddet uygulamasıyla nam salan hükümdar hocasının arkasına gömülmüş, yani onu başının üstünde tutmuş.
Asıl mezar odası aşağıda ve Timur bir mermer lahitin içinde. 1941’de Sovyet bilimadamları açıp incelemek istemiş. Özbekler savaşçı ruhun lahitten çıkmasından korkup buna karşı çıkmışlar ama onları dinleyen olmamış. Mezarın açıldığı gün Naziler Sovyetler’e saldırmış! İncelemeden çıkan sonuç: Timur’un bir bacağı diğerinden kısaymış.

Bugün Timur, Özbek ulusal kimliğinin oluşturulmasında en ön planda. Lenin heykellerinin yerini dev Timur heykelleri alırken yakın geçmişin Lenin cadde ve meydanları da “Amir Timur”un adını taşıyor artık… Bilime, özellikle astronomiye meraklı Timur’un torunu Uluğ Bey’in rasathanesi, medreseler bir zamanların bilim yuvası Semerkand’ını anlatıyor. Ebu Mansue el maturidi gibi önde gelen İslam amirleri ve Timur’un yakın akrabalarını barındıran İslam dünyasının en görkemli mezar komplekslerinden birisi olan Şah-ı Zinde’de (Zinde- yani yaşayan Şah) bulunan çinilerle süslü türbeler Bursa’yı çağrıştırıyor.  Afrasiab Müzesi’ndeki 13-14 asır önceki bir düğün töreninin anlatıldığı duvar resimlerinde Göktürkler dönemindeki görünümleriyle çizilmiş Türklerle karşılaşmak heyecan verici. Hz. Hızır Camii ve Danyel Peygamber camii de efsanevi öykülere sahip eserleden.

Muhaddis yani hadis derlemecisi Sahihi Buhari eserinin sahibi İmam Buhari’nin türbesi Semerkand’ın 30 km batısında. Gök Tengricilikten kalma adet olarak çiftler evlilik öncesi bu türbeyi ziyaret ediyor.

Taşkent

Eski adı Çaş olan Başkenteki yaşam, ülkenin geri kalanından çok farklı. Sadece refah değil, halkın davranışları da. Bu gelişmiş şehirde yaşamak pek çok Özbek gencin hayali. Oysa gezginler açısından sıradanlaşmayı ifade ediyor. Buhara ve Semerkand’ın tarihi, mistik havası yok. Birbirini dik kesen geniş, temiz, yeşil caddeler, gösterişli meydanlar, kullanışlı bir metro sistemi, lüks oteller, barlar, şık restoranlar ilk bakışta göze çarpanlar. Yeni zenginlere yönelik mağazalar, kulüpler hızla artıyor.

Hareketli bir başkent Taşkent… Orta sınıf “Broadway” adıyla anılan caddede akşam yürüyüşüyle yetiniyor. Gençlerle dolu kafe ve barlardan yüksek sesli müzik caddeye taşıyor. Seyyar satıcılar, sokak ressamları bu canlılığı ateşliyor.

Broadway’in ulaştığı Amir Timur Meydanı dev ağaçlarla süslenmiş. Sıcak saatlerde halk gölgelerine sığınıyor. Geçmişte askeri geçitlerin yapıldığı bu meydana önce şehrin eski valilerinden Kaufmann’ın heykeli konmuş. Bolşevik ihtilalinden sonra heykeli kaldırılıp yerine orak çekiçli bir anıt ve Lenin büstü yerleştirilmiş. Sonra yerini Stalin, o gözden düşünce Marx ve en sonunda bugün Özbeklerin ulusal kahramanı Amir Timur’un dev heykeli almış.

1940’lı yıllarda yapılan Opera ve Bale Sarayı’ndaki gösteriler büyük ilgi görüyor. Halk konsere çocuklarıyla geliyor. İçeride olağanüstü bir saygı havası var. Salonların süslemeleri de görülmeye değer.

Büyük ve şık mağazaların sayısı günden güne artsa da çoğunluk hâlâ “çarsu” dedikleri büyük halk pazarından alışveriş yapıyor.  Çar-Char Farsça’da dört demek. Çar-su dört yol ağzı anlamında halk çarşısı, kalabalık bir çarşı ve de yankesicilerin mekanı.

2.5 milyon nüfuslu Taşkent 1966’da büyük bir depremle tahrip olmuş. Diğer cumhuriyetlerin katkılarıyla adeta yeniden yapılmış. Tarihi bölgede görebilecekleriniz Cuma Camii, birkaç medrese, Barak Han Medresesi (16 yüzyılda inşa edilmiş), Kukeldaş medresesi, Ebul Kasım medresesi gibi. Telia Şeyh (Telya Şayak) Camii’nde Hazreti Osman’ın kan izlerini taşıyan Kur’an-ı Kerim sergileniyor. Timur’un Bibi Hanım Camii’ne hediye ettiği Kur’an önce Ruslar tarafından St. Petersburg’a götürülmüş. Bolşevik ihtilalinden sonra Taşkent’e dönmüş.

Devamı için lütfen tıklayın: KARAKALPAKYA

Aşağıdaki kaynaklardan derlenmiştir:

Zaman Yolcusu, Türklerin izinde. Ahmet Yeşiltepe. NTV Belgeseli. Bölüm 5 ve 6.

Hiva’dan Buhara’ya Özbekistan. Yıldırım Büktel. Hürriyet 23 Temmuz 2012. http://www.hurriyet.com.tr/seyahat/21040963.asp

NTVMSNBC. BBC Türkçe. Özbek kadınlar zorla kısırlaştırılıyor. 12 Nisan 2012.  http://www.ntvmsnbc.com/id/25339683/

Özbekistan’ın Ekonomisi. T. C. Dışişleri Bakanlığı. http://www.mfa.gov.tr/ozbekistan-cumhuriyeti-ekonomisi.tr.mfa

T.C. Taşkent Büyük Elçiliği Kültür ve Tanıtma Müşavirliği http://www.taskenttanitma.gov.tr/TR,83442/ozbekistan.html

https://www.facebook.com/trtavaz  v.b.

Bülent Pakman. Ekim 2013. Güncelleme Mayıs 2014. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

Bülent Pakman’ın Youtube video kanalları/arşivi:

https://www.youtube.com/user/aliant28

http://www.youtube.com/user/pakman

Twitter Widgets

Bakü Ofis 2011Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Özbekistan için 1 cevap

  1. Şahruhbek dedi ki:

    Merhaba! Ben Özbekistanlı bir gazeteciyim. Makalenizi okuyunca çok hoşlandım, bizim ülkemiz hakkında bu kadar bilgiler toplamışsınız. Ama maalesef bazı bilgilere size yanlış söylemişler…neyse Türk arkadaşlarımıza Özbek ülkesiyle ilgili bu kadar bilgi verdiğiniz için teşekkür ederiz!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s