Oğuzeli _ Oğuzlar

Oğuzeli – Türkistan. Tanrı dağlarından kaynayıp Aral gölüne dökülen Seyhun Nehri (Siriderya) boyu.  Türkiye, Kıbrıs, Balkan, Azerbaycan Türklerinin,  Gagavuzların,   Stavropol, Suriye, Irak ve Türkmenistan Türkmenlerinin baba ocağı, ata yurdu.

İlk coğrafyacılar Oğuzların yurdunu Hazar Denizinden günümüzde Kazakistan sınırları içerisinde bulunan Sayram’a uzanan çöl ve Bozkırlarla Siriderya yani Seyhun boyları olduğunu bildiriyorlar.  M.S. 8. yüzyılda bu topraklarda dağınık topluluklar halinde yaşayan Oğuz aşiretlerinin  anayurtları ise Kuzeybatı Moğolistan ve Altaylar olarak tahmin ediliyor.

Oguz_Yabgu

Oğuz Yagbu Devleti

Alatau (Aladağlar) Platosu, Kurganlar

M. Ö. 8. yüzyılda tarih sahnesine çıkan Sakalar ya da İskitler Ön Türk (Proto Türk)  tarihinin antik çağdaki temsilcileri. Eski Türk büyüklerinin mezarlarının olduğu yapılara kurganlar deniliyor.  Höyük ya da tümülüs tarzında. Esik Kurganı da bunlardan biri. M. Ö. 8. ve M.Ö. 6 yüzyıla ait. Altın kıyafetleriyle defnedilmiş İskit soylularını içeriyor. Tepelerin altında tomruklardan inşa edilmiş mezar odaları bulunuyor. Bir kısmı piramitlere benziyor. Aladağ eteklerindeki Kazakistan’ın en büyük  şehri Almatı’daki Ortalık Müzesinde böyle bir altın elbiseli adam var. (Daha geniş açıklamaları okumak için lütfen tıklayın ALTIN ELBİSELİ ADAM ). İskitler altın işlemeciliği konusunda ileri düzeydeydiler. Altını kıyafetlerde kullandılar, ilk hayvan figürlerini de onlar kullandı. Hunlar buraya M. S. 2. yüzyılda gelmiş. Ortalık müzesinde M. S. 10 yüzyıla ait Oğuz kenti Otrar’a ait bir altyapı su iletim sistemi de bulunuyor.

Oğuz Yabgu Devleti

Göktürk İmparatorluğunun yıkılmasından sonra kitleler halinde Maveraünnehre gelen Oğuz aşiretleri burada yaşayan Peçenekleri yaklaşık 100 yıl süren savaşlardan sonra Batı’ya göç etmek zorunda bıraktılar. Kuzeyde İdil Irmağı Oğuzları Bulgarlar ve Hazarlardan ayırıyordu. Bu süreçte Oğuzların bir kısmının Seyhun etrafına kentler kurup buralarda yerleştikleri ve kendi aralarında konfederasyon oluşturdukları biliniyor. Oğuz Yabgu devleti denilen bu birliğin başındaysa Kaan, Hakan anlamına gelen Yabgu unvanlı bir lider bulunuyordu. Yabgu’dan sonra hiyerarşide onun vekili ve başkomutan olan Subaşı geliyordu. Oğuzlarda devlet bir bakıma demokratik prensiplere göre idare edilmekteydi. Ama devlet büyüklerine sonsuz bir saygı gösterilir ve emirlerine itaat edilirdi. Oğuzlar, genel yaşayışları ve devlet gelenekleri yönünden Göktürkler benzerdi. Göçebe bir hayat sürdükleri için küçüğünden büyüğüne kadar bütün Oğuzlar savaşa hazırdı. Eli silah tutan herkes askerdi. Disiplinli ve planlı bir hayata alışmışlardı.

Yengikent ve Cend

En Kuzeydeki Yengi/Yengikent (Yeni/Yenikent) Yabgu’nun başkenti konumundaydı. Selçuk beyin yerleşimi olan Cend ve Otrar ise Oğuzların diğer önemli kentleriydi.  Yengikend ve Cend şehirlerinden günümüze kalan hemen hemen hiç bir şey yoktur. Bu topraklarda Çavuldur, Bayındır, Teke gibi Oğuz taifelerinin (topluluklarının, boylarının) adlarını taşıyan  çok sayıda köy isimleri görülmesini saymazsak.

Resmi tarih Arapların Türkleri kılıç zoruyla Müslüman yaptığını sakladığı için Türk boylarının İslamiyeti seçme tarihleri kesin bilinmemekle birlikte 10. yüzyılın 2. yarısı olarak tahmin edilmektedir. Türk boylarının İslamiyete geçmeye başlamalarından bir süre sonra Oğuz Türklerinin Kınık boyundan olan Selçuk bey, Cend şehrinde, toplantı meclisi kurarak hem İslamiyete geçme hem de Yengi’deki Oğuz Yabgusuna vergi vermeme kararlarını aldı. Oğuz Yabgu Devleti’nin tarihi hakkında açık bilgiler olmadığından  Selçuk beyin Oğuz Yabgusu ile bundan sonraki mücadelesinin detayları bilinmiyor. Bilinen şu ki  Selçuk bey ve boyu Kınık Oğuzları kendilerinden önce İslamiyeti seçen diğer Oğuz uruğlar1yla (Urug: Orhun kitabelerinde geçen aileler birliği, sülalelerin teşkil ettiği topluluklar.) Güney ve Batıya, Horasan ve Hazar taraflarına yöneldiler.

Kıpçaklar/Kumanlar’ın baskısı ve Selçuklu aşiretinin kendilerine bağlı topluluklarla bölgeyi terk etmesi sebebiyle, Oğuz Yabgu Devleti 1000 yıllarına doğru yıkıldı.

24 Boydan oluşan Oklar

10373619_866208890061912_2341521659012990166_nOrhun yazıtlarında adı geçen 9 boydan oluşan Oğuzlar ile Seyhun boylarında 200 yüzyıl sonra ortaya çıkan Oğuzlar arasındaki ilişki Otrar kazılarında ortaya çıkmaya başlıyor. Orhun yazıtlarına göre 9, Kaşgarlı Mahmut’a göre 22 olan Oğuz boylarının sayısı Maveraünnehir’e ulaştıklarında 24 e çıkmış. Oğuzlar önce Bozoklar ve
Uçoklar olmak üzere iki kola ayrılır. Her kol da 12 boya ayrılır.

Oğuzların sözlük karşılığının “Oklar” dan geldiği sanılıyor. Oymak anlamına gelen “Ok” ile Türkçede artık kullanılmayan “z” çoğul eki birleşimi “Okz”, okunuşu Okuz. Yani Oklar, Oğuz boyları, Oğuzlar, hepsi aynı anlama geliyor.

Sayram

Dede Korkut öykülerinde Karaçuk dağları olarak anlatılan yüzyıllar öncesinin Türkistan’daki bereketli toprakları Karatav sıra dağları. Karatav’dan Kuzeyde Seyhun’un Aral gölüne döküldüğü yere kadar yaklaşık 700 km boyunca kadim Türk kentleri var. Oğuzlar askeri güç olarak tarihe burada çıktılar. Sayram bu kentlerden biri. Kazakistan’da. Sayram’da Türklerin İslama geçişlerinde çok etkili olan İbrahim Ata’nın türbesi var.

Savran

Türkistan’dan Aral gölüne kadar M.S. 9. ve 12. yüzyıllar arasında Avrupa Ortaçağ’da Seyhun kıyılarında Türk Rönesansı yaşandı. Savran ve diğer Oğuz kentlerinde. Oğuzlar bu dönemde Siriderya boyunca kentler inşa ettiler. Savran’da bunlardan biri. Bilim ve ticaret merkezi olmuş. Kerpiç sur duvarları günümüzde ayakta kalmayı başarmış. Oğuz boylarından çoğu buradan batıya göç etmiş. 18. yüzyılda burası tamamen terk edilmiş.

Kızılorda (Kızılordu)

Rusların yanlış tarım politikalarıyla Seyhun ve Ceyhun nehirlerinin yatağını değiştirip kuruttuğu Aral Gölü Güneyinde Seyhun’un Aral Gölüne döküldüğü deltanın yakınlarında yer alıyor. Kazakistan’ın Baykonur uzay üssü ve  bölgedeki Oğuz yerleşimlerinden geriye kalanların sergilendiği küçük bir müze Kızılorda’da. Müzede sergilenenler arasında kab-kacak, buğday öğütme taşları, su testileri gibi birkaç parça eşya. Yengikent ve Cend’den hiçbir şey yok.

Dede Korkut’un türbesi Kızılorda-Aral yolu üzerinde Kızılorda`ya 150 km uzaklıkta.   Dede Korkut’un bir deve üzerinde gösterilen heykeli Kızılorda’da. Bu heykel Dede Korkut destanının 1300. yılı dolayısıyla yaptırılmış. Dede Korkut Türk, Altay ve Oğuz efsanelerini, masallarını ve halk hikayelerini anlatan ozan. Dedem Korkut ve Orta Asya’da Korkut Ata olarak da bilinir. Çok uzun yıllar yaşadığı, bilge ve hikmet sahibi olduğu anlatılır. Azerbaycan Türkleri arasındaki yaygın bir inanışa göre, dünyadaki her şeyin adını Dedem Korkut koymuştur. Yiğitlere de adlarını veren Korkut Ata’nın bu özelliği onda, kökeni söze dayanan anlamlandırma ve âleminin yaratıcısının bir yansıması olma niteliklerini bir araya getirir. Onun her şeyi bilmesi, gelecekten türlü çeşitli haberler vermesi ve ayrıca tören koruyucusu olması en önemli özelliklerindendir.

Cend

Yengikent ve CendKazakistan’da Aral Gölünün Doğusunda günümüz Kazalinsk şehrine yakın önemli bir Oğuz kenti. Oğuz Yabgusuna vergi verirken Oğuz Türklerinin Kınık boyundan olan Selçuk beyin, burada toplantı meclisi kurarak İslamiyete geçme kararı aldığı, daha sonra Oğuz Yabgusuna isyan ederek bağımsızlık yolunda ilk adımını attığı ve gayrimüslim Türkler üzerine cihad hareketini başlattığı bir şehir.

Otrar

Arap tarihçilerinin deyimiyle Oğuz taifesinin en önemli yerleşim merkezi Siriderya nehrinin kıyısındaki Otrar kentiydi. 1220 yılında Cengiz Han ordusuyla buraya geldi 6 ay süren kuşatma sonunda sonunda kent düştü. Moğollar kenti direndikleri için yerle bir ettiler. Tek bir canlı ve ayakta yapı bırakmadılar. Zaten Oğuzların yapıları dayanıksız kerpiçten yapılmıştı. 1405 yılında Emir Timur burada ölmüş. Farabi burada doğmuş. O arada kent Farab olarak adlandırıldığı için kendisine Farabi (Farablı) denmiş. 30 yıldır süren kazılar şehrin ancak üçte birini ortaya çıkarabilmiş.
Otrar yerleşimi altında Kengütarban adı verilen topraklarda 8. yüzyıldan çok önceleri Türk kökenli topluluklara ait yaşam vardı.

9. yüzyıldan itibaren Oğuzları İslam dinine daha çok bağlamada etkili olan din adamlarından en önemlisi Hoca Ahmet Yesevi idi. Yesevi’nin yetişmesine büyük katkısı olan mürşidi Arslan Baba’nın Türbesi bir zamanlar Otrar’daydı. Ancak türbe 1964 yılında Sovyet rejimi tarafından yıktırılmış sadece ana gövdesi kalmış, bir de sonradan eklenmiş yapıları  var.

Türkistan

Eski adıyla Yesi şehri. Kazakistan’da bulunuyor. M.S. 4. yüzyılda kurulmuş.  Hoca Ahmet Yesevi’nin (Yesi’linin) kenti. Türbesi 14. yüzyılda Timur tarafından inşa ettirilmiştir. Mermerlerini Hindistan’dan getirtmiş. İçindeki kazan da Timur’un hediyesi. Oğuzlar islam dinini çok zor ve diğer Türk kavimlerinden daha geç benimsemişler. Özellikle dil önemli sorun olmuş. Yesevi bu süreçte Oğuzlara İslam dinini benimseten vekil olarak adlandırılıyor. Karahanlı Tükçesi ile yazdığı eserler bunda büyük rol oynamış.

Oğuz Kaan Destanı (Oğuz name)

Oğuzların milli destanı 1. bölümde Oğuz Kaan’ın yaşamı, 2. bölümde Oğuzların boy adları, damgaları ve ongunları yani sembollerini anlatarak Türk boylarının geçmişi ve kültürleri hakında önemli ipuçları verir. Destan 12-13 yüzyılda Seyhun boylarında yeni biçimler aldı. 14. yüzyılda Uygur harfleriyle kitaplaştırıldı.

Oğuzlar ve Türkmenler arasında ne fark var? OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN

Bülent Pakman. Haziran 2014. İzin alınmadan, aktif link verilmeden yayımlamaz, alıntı yapılamaz.

Bülent Pakman’ın Youtube video kanalları/arşivi:

https://www.youtube.com/user/pakman1

http://www.youtube.com/user/pakman2

Twitter Widgets

IMG_1345Bülent Pakman kimdir?  https://bpakman.wordpress.com/pakman/

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s