Dini nikah var mı?

Eskiden imam nikahı kayda alınan yani resmi nikahtı. Günümüzde imam nikahı sadece geleneksel alışkanlığın sürdürülmesidir. Resmi nikahları olmadan sadece imam nikahı ile evlendik diyenler evlendiklerini zannetmektedirler ya da metres/dost hayatlarını kamufle etmeye çalışmaktadırlar. Geçmişte de bugün de nikahta kayıt esastır. Kayıtsız nikah yasal değildir. Dinen de geçersizdir. Aşağıdaki açıklamalar da bunu kanıtlamaktadır:

“Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem, İslam dininde “dini nikahın” olmadığını belirterek, “Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kıyılan resmi nikah, İslam dininin de geçerli saydığı nikahtır” dedi.

Prof. Dr. Yeprem, dini nikahın”, kilisede, rahip ve papazlar tarafından kıyılması mecburi olan Hıristiyan nikahı için kullanılan bir terim olduğunu söyledi.

İslam’da bu anlamda bir “dini nikah” olmadığını ifade eden Yeprem, “Her işte olduğu gibi nikahta da Allah’a dua ederek hayır talep etmek, Müslümanların iyi davranışlarındandır. Bu yapılmadığı takdirde resmi nikahın geçerliliği de ortadan kalkmaz” dedi.

Dini nikahın, Hıristiyanlıkta geçerli olduğunu vurgulayan Yeprem, şunları kaydetti:

Dini nikahın kıyılması için nikahı kıyan din adamının Allah adına hüküm veren biri olması, nikahın kıyıldığı yerin kutsal yer olması ve yapılan işin de dini işlem olması lazım. Dini nikah için bu üç unsurun olması gerekir ki, bu da Katoliklerde olan bir nikahtır. Kilise kutsal sayılan yerdir, papaz, Allah adına konuşan din adamıdır, nikah da ebediyen bozulmayacak olan dini bir işlemdir. İslam’da, Allah adına söz söyleyen bir din adamı ve kutsal bir mekan yoktur. Namaz kılınan her yere mescit, cami denir ve başka amaçlarla da kullanılabilir. Buraların, kilise gibi kutsiyeti yoktur. Medeni Kanunun hükümlerine göre kıyılan resmi nikah geçerlidir. İslam dininde bu anlamda dini nikah yoktur.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde mahalle imamları tarafından kıyılan nikahların bugün belediyelerce kıyılan nikahtan farklı olmadığını vurgulayan Yeprem, “Mahalle imamlarının, devletin itibar ettiği kayıtları tutan, evlilik cüzdanını veren, mahkemelerin kayıtlarını tutan niteliği vardı, bugünkü belediyelerin evlendirme daireleri gibiydi. Bu işlemleri o zaman mahalli imamlar yürütüyordu” diye konuştu.

Nikah akti ile ilgili saptırmalar, nikahı bir akit olmaktan çıkarıp bir ibadet gibi algılamaktan kaynaklanmaktadır.

Kur’an dışı bir yığın çarpıklık taşımasına rağmen, geleneksel fıkıh, isabetli bir yaklaşımla, nikah işlemini ibadetler içinde değil, akitler (sözleşmeler) içinde ele almaktadır. Elbette ki nikah gibi, aile kurmaya, neslin devamını sağlamaya yönelik bir kavram ve kurumun ruhsal-manevi esprisi olacaktır ve vardır. Bunun içindir ki dünyanın hemen her yerinde nikah daima dinsel bir tören gibi düşünülmüş ve genellikle mabetlerde kıyılmıştır.

Ama bunun böyle olması nikahın bir hukuksal işlem olmaktan çıkarılıp ibadete dönüştürülmesine gerekçe yapılamaz. Nikah, sonuçta bir hukuksal işlemdir, bir akittir. Bunun zorunlu sonucu olarak:

1- Nikah tüm diğer akitler gibi, tarafların (evlenecek olanların) karşılıklı rıza beyanlarıyla oluşur. Rıza beyanında bulunma yetkisi (tasarruf yetkisi) diğer akitlerde nasıl sağlanıyor ve hangi şartlara bağlanıyorsa nikahta da aynı şartlar ve yöntem geçerli olur. Bu demektir ki, nikah aktinin geçerliliğini kamu otoritesi belirler, din adamları, ruhani liderler değil.

Kamu otoritesi nikah aktinin tescilinde dinsel kimliği olan birine yetki verebilir. Örneğin müftüye, imama nikah kıyma veya nikahı tescil etme yetkisi verebilir. Bu halde dahi işlem dinsel işlem değil, hukuksal işlemdir.

2- Nikahın dinisi, la dinisi olmaz: Ülkemizde kullanımı sürdürülen “dini nikah, medeni nikah” ayrımı bilimsel olarak da dinsel olarak da yanlıştır. Bu yanlış, din ticareti yapanlarla dini ülke ve rejim aleyhine kullananlar tarafından istismar edilmekte, devlet memurlarının (belediye, konsolosluk vs.) kıydıkları nikahlar din açısından geçersiz ilan edilmekte, din görevlileri tarafından ikinci bir nikah kıydırmayanların zina yaptıkları, bu nikahla doğacak çocukların sahih (hukuken geçerli) nesepli sayılamayacakları halk arasında yayılmaktadır.

Özetlersek: Nikah bir akittir, tüm diğer akitler gibi, vücut bulma ve sona erme şartları kamu otoritesi tarafından düzenlenir. Kamu otoritesi nikah kıyma ve bunu tescil etme yetkisini kime vermişse nikah onun tarafından kıyıldığı takdirde geçerli olur. Tescil edilmeyen bir nikah, tarafların, özellikle kadının haklarını savunulur hale getiremez. O halde böyle bir nikah, din açısından bakıldığında ancak Şii fıkhındaki mut’a nikahı olur. Eğer bir Müslüman mut’a nikahını kabul eden bir anlayış taşıyorsa ve bu tür bir nikahın resmi-gayri resmi sonuçları kabullenecekse bu onun bileceği bir şeydir.

Fıkıh açısından bakıldığında “Dini nikah-imam nikahı” adı altında ikinci bir nikaha ihtiyaç yoktur. Nikah akti, devletin yetki verdiği kişi tarafından tescil edildiği anda, iş bitmiş olur. İslam’ın bunun ardından ikinci bir nikah istemesi söz konusu değildir. Nikahı kıyan kişinin ne kimliği ne mesleği hatta ne de dini-imanı bir fark yaratır. Önemli olan, tarafların haklarını garanti altına alacak, doğacak çocukların neseplerini sahih kılacak bir nikahın tescil edilmesidir.

Başka bir deyişle, İslam’ın istediği nikah işte bu “resmi” denen nikahtır. Eğer “dini” denen nikah aynı zamanda resmiyet ifade ediyorsa sorun yok, o da geçerlidir. Aksi halde, resmen tescil edilememiş bir nikahın İslam açısından geçerliliği söz konusu edilemez. Çünkü nikahın “hikmet-i teşri’iyesi”nin doğmasına imkan vermemektedir.

Biz burada din istismarını önlemek ve halkımızı kaostan kurtarmak için kanun koyucuya şunu önermekteyiz: Din görevlilerine, özellikle müftülere de nikah kıyma ve tescil etme yetkisi verin. Bunu yaparsanız, dini kullanaraka kafaları karıştıran, kavga yaratan yaklaşımlar etkisiz kalır.

Büyük çoğunluğu ortaokul veya lise mezunu belediye memurları, ilkokul mezunu muhtarlar nikah kıyma ve tescil etme hakkına sahip kılınmışken, hemen tamamı üniversite mezunu müftülerin, imamların nikah kıyıp tescil etmeleri neden sağlanmıyor?”

Kaynaklar:

Diyanet: İslam’da dini nikah yok. Sabah. 12 Ekim 2006. http://arsiv.sabah.com.tr/2006/10/11/gnd136.html

İslam Nasıl Yozlaştırıldı / Vahyin Dininden Sapmalar, Hurafeler, Bid’atlar, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk. Yeni Boyut. 2012

Bülent Pakman. Kasım 2009. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz.

Din ve inanca  ilişkin yazılarımız:

Twitter Widgets Facebook Widgets

OLYMPUS DIGITAL CAMERABülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s