Kolej’in Tarihi Maçı

TED Ankara Kolejliler erkek basketbol takımı 1991-1992-1993  yıllarında  Murat Didin’in koçluğu sırasında efsanevi kadrosuyla Türkiye basketbol liginde finali kılpayı kaçırarak üstüste 2 kez ilk dörde, Türkiye kupasında final four’a giriyor, Koraç kupasında da başarılı maçlar çıkararak bir kaç tur atlıyordu. 1992 Ekim ayında Koraç kupası maçında Ankara’da İsrail’in güçlü takımı, Koraç Kupasını alma iddiasında olan Hapoel Jerusalem’i rövanş için iyi bir avantaj sayılmayan 5 sayı farkla yeniyordu.

Hapoel Koçu Sherf

Hapoel Jerusalem takımında başta point guard Avi Gordon,

Mirko Miliçeviç

sonradan Türkiye’de bir çok takımda 8 yıl oynayan Sırp pivot Mirko Miliçeviç olmak üzere yıldız ve Amerikalı oyuncular bulunmaktaydı, koçları da ünlü ve mağrur Tzvika Şerf (Sherf) idi. Bütçeleri bizimkiyle mukayese bile edilemezdi. Biz Amerikalı transfer edememiştik ancak Ruslarla idare etmeye çalışıyorduk. Şansımıza sezon başında Çukurova ve Paşabahçe kapanmış, Murat Evliyaoğlu ve Murat Özyiğit son dakikada bonservisleriyle bize bedava gelmişlerdi.

O tarihlerde TED Ankara Kolejliler Spor Klübü ağır parasal sıkıntılar içindeydi. O zamanlar teamül gereği misafir takımın otel, yeme içme (extralar hariç) ve otobüs transfer masraflarını ev sahibi takım karşılardı. Bundan yararlanarak rövanş maçına Kudüs’e Spor Klübü Yönetim Kurulu üyesi olarak ben Bülent Pakman eşimle birlikte gidelim diyoruz. Geriye uçak parası kalıyor ama THY’nin tarifeli İstanbul-Tel Aviv uçağıyla spor kafile indiriminden yararlanarak gitme imkanımız olduğunu anlıyoruz. Bu cüzi masrafa karşılık Ankara’daki maçın yabancı hakemlerinin hayli yüklü olan uçak ve otel paralarını ödeyerek klübe önemli bir miktar parasal yardım yapma imkanım oluyor.

Bu arada meğer rövanş maç günü Yahudilerin en önemli dini bayramları olan Yom Kippur’a tesadüf ediyormuş. Hapoelliler faksla rica ediyorlar kabul ediyoruz maç öne alınıyor. Ancak o zamanlar THY’nin her gün uçağı olmadığından Kudüs’e 5 gün önce gelmek ve maçın ertesi günü dönmek zorundayız diye şart koşuyoruz. Kabul ediyorlar, zira Yom Kippur’da oteller, lokantalar da dahil her yer kapanırmış, başka çareleri olmadığını anlıyoruz. Böylece maçtan 5 gün önce İsrail’e gitmek gibi çok önemli bir  avantaj elde ediyoruz.

TED Ankara Kolejliler, Ekim 1992, Hapoel Jerusalem İsrail maçı kadrosu:

Oyuncular     Doğum Tarihi Boy/ülke   Açıklamalar

Victor Brejnoi 20.02.1961, Rusya, Kaptan, 2. yılı

Elshad Gadashev 01.05.1968, Rusya (Azeri asıllı)

Murat Evliyaoğlu 02.06.1969, 1.94 m, Çukurova’dan transfer

Ali Benli 22.11.1971, 1.92 m, Karşıyaka’dan transfer

Haluk Yıldırım 25.06.1972, 2.00 m, 3. yılı

Tolga Tekinalp 28.12.1974, 2.04 m , 2. yılı

Cüneyt Bomin 02.02.1965, 2. yılı

Murat Özyiğit 11.02.1970, Paşabahçe’den transfer

Ali Şahin 03.11.1974

Mustafa Ağme 14.04.1969, PTT’den transfer

Yedekler:

Gökhan Üçoklar    12.03.1976, 1.98 m, 2. yılı (Okul takımından)

Murat Reka             16.03.1973, Okul takımından

Koç:                            Murat Didin

Yardımcı koç:          Fatmir Cuka                            (Arnavutluk)

Kafile Başkanı:        Niyazi Akdaş

Yönetici:                    Yavuz Ertürk

Yönetici:                    Bülent Pakman

Yavuz Ertürk - Bülent Pakman İstanbul-Tel Aviv uçağında

Yavuz Ertürk – Bülent Pakman İstanbul-Tel Aviv uçağında

Yönetim Viktor’un eşini ve çocuğunu getirmesine izin veriyor ayrıca üç yönetici hanımlarımızla seyahate katılıyoruz böylece aile ortamı oluşturuyoruz. Çocuklara abilik, ablalık yapıp, moral veriyor, aç kalma pahasına yemeklerimizi paylaşıyoruz, zira çocuklar acayip yiyorlar, kola içiyorlar doğal olarak kalori ihtiyaçlarından.

Otelde akşam yemeği

Antreman öncesi sahanın hazırlanmasını bekliyoruz

Antremanlarına bile beraber gidiyoruz. Antremanlarda Fatmir show izliyoruz. Çocuklar attığı üçlükleri hayranlıkla izliyorlar. Biraz daha kondisyonu olsa neredeyse guard olarak oynayacak.

Kafile

Kafile

Maç kafilesi soldan sağa, ayaktakiler: Yavuz Ertürk, Ali Şahin, Dilek Pakman, Murat Özyiğit, Cüneyt Bomin, Victor Brejnio, Viktor’un eşi, Niyazi Akdaş, Leyla Akdaş, Ali Benli, Elşad Gadaşev, Viktor’un kızı, ?, Fatmir Cuka.

Oturanlar: Bülent Pakman, Haluk Yıldırım, Mustafa Ağme, Tolga Tekinalp, Murat Evliyaoğlu, Murat Reka, masör, Gökhan Üçoklar.

Kudüs eski şehir ve Kubbet-üs-Sahra

Kudüs eski şehir ve Kubbet-üs-Sahra otelden görünüş

İstanbul ve Tel Aviv havaalanlarında çok sıkı güvenlik sorguları dışında seyahat kolay geçiyor. Ali Şahin gibi çok uzun oyuncuların  koltuklara zor sığmasını da saymazsak. Tel Aviv’den Hapoelin otobüsüyle Kudüs’e geçiyoruz. Yol boyu orman görüp hayret ediyoruz. İsrailli asker genç kızların güzelliği de dikkat çekiyor. Ayırtılan Kudüs Sheraton’a yerleşiyoruz. Otel her ne kadar Sheraton ise de çok da ahım şahım bir yer değil. Çarşıya yakın ancak çarşıdan gümüş elişleri dışında alınacak hiçbir şey yok. Otel yanında marketten içki koleksiyonum için Arak alıyorum. Eski Kudüs’e yürünebilecek uzaklıkta. Hapoel yöneticileri Allah için çok ilgileniyorlar.

Maçtan 2 gece önce Tel Aviv Büyükelçimiz Ömür Gökçe’nin davetlisi olarak Tel Aviv’e gidiyoruz. Önce Tel Aviv’de otobüsle gezinti yapıyoruz ve çarşıda 3 saat mola veriyoruz. Viktor denize giriyor. Sonra gece Elçimizin garden partisine katılmak üzere elçilik rezidansına gidiyoruz. Elçilik aşçısı ve yardımcılarının mangal köfte, şiş kebap, pirzola, pilav, çoban salata, mezeler, pide ziyafeti serin havada hepimize moral oluyor, kendimizi evimizde hissediyoruz. Viski, rakı dahil her türlü içki varsa da çocuklar doğal olarak içmiyorlar, biz Yöneticiler de çocuklar özenmesinler diye içmiyoruz. Sefire Aytul Gökçe ve kızı da Kolej mezunu olduklarından tam bir aile ortamı yaşıyoruz. Bu arada elçilik mensupları aman Gordon’a dikkat edin diye bize akıl veriyorlar.  Bizden önce Efes Pilsen gelmiş ve Gordon’un yüzünden yenilmiş. Başta Büyükelçimiz Onur Gökçe, Sefiremiz Aytul Gökçe olmak üzere tüm elçilik mensuplarına ne kadar teşekkür etsek az olur.

Türk protokolu, ailesiyle, korumalarıyla elçimiz, yöneticiler – aileleri. Önde koç Murat Didin

Takım maça böylece gayet rahat stressiz ortamda çok iyi hazırlanıyor. 5 gün maçın yapılacağı salonda antreman yapıyoruz. Sonunda maç gecesi gelip çatıyor. Otelde koçun önerisiyle çocuklarla sandviç ve portakal suyundan oluşan hafif bir snack yiyoruz. Ben ve eşim Dilek gittikçe heyecanlanıyor ve ellerimiz, ayaklarımız buz kesiyor. Ama çocuklara hiç bir şey belli etmiyoruz tersine sürekli gülümseyerek moral veriyoruz. Yöneticiler, koçlar ceket, kravatlı, bayanlar en şık kıyafetleriyle otobüse biniyoruz.

Büyükelçimiz, eşi ve kızı, elçilik mensupları da maça geliyorlar. Ayrıca İsrail’de çalışan epey sayıda Türk de maça geliyor. Onların elçilik çalışanları ile birlikte oturmalarını Hapoel yöneticileri sayesinde sağlıyorum. Takım sahaya çıkınca Murat Didin Şerf’e hangi tarafta oturacağız diye soruyor. Şerf’in ciddi ve asık bir suratla verdiği yanıt: “You sit here ve sit there” (siz burada oturun biz öteki tarafta oturacağız).

Türkler maçta birlikte oturuyor

Türkler sahayı inletiyor

Her yerde Türkler

Gadaşev ve ısınma turları

Takım ısınırken koçlar rahat, benç kenarında bayraklarımız

Takım sahaya çıkıp fanatik Hapoel seyircisinin korkunç “Jeruselamu – Jeruselamu” tezahüratları altında ısınmaya başlıyor. Ancak bir tarafta Türk protokolu diğer tarafta Türk seyircilerin bençe yakın olması takıma çok yararı oluyor. Ben de benç ucuna oturarak hem fotoğraf çekiyorum hem de kenardakilere moral veriyorum.

Seremoni

Sıra seremoniye geliyor. Takım anons yapılırken yarı alanda yerini alıyor. Fotoğraftakiler soldan sağa: Ali Benli, Elşad Gadaşev, Murat Evliyaoğlu, Tolga Tekinalp, Mustafa Ağme, Ali Şahin, Haluk Yıldırım, Murat Özyiğit, Cüneyt Bomin, Viktor Brejnoi.

Bu arada salon spikerinin oyuncuları takdim şekli hoşumuza gidiyor aynısını sonraki maçlarımızda uyguluyoruz.

Ve maç başlıyor. Önceler, karşılıklı basketler, takım fena değil ama Murat her zaman olduğu gibi gayrı memnun, oyunculara bağırıp çağırıyor, zira başta Gordon’u durdurmak mümkün olmuyor. Murat Didin bir ara adaşı Murat Evliyaoğlu’nu  ilk yarı sonuna doğru kenara aldığında paylıyor, Didin gidince yanımdaki Evliya’ya “iyisin devam et” diyorum.

Mola

Didin tekrar gelip hem Cüneyt’e hem Evliya’ya “bu maçı sizler yani gardlar kazandıracaksınız” diyor. Devre sonuna doğru Avi Gordon duruluyor, onların Avi dururken bizim Ali çıkıyor ortaya. Ali Benli leblebi gibi üçlükleri göndermeye başlıyor. Yandaki Türkler “kim bu yahu” diye bana soruyorlar. Adını öğrenince “helal sana Ali” diye bağırıyorlar. Devreyi az farkla önde kapatıyoruz. Bu arada Türklere bu sayıya Ankara’daki farkı da ekleyeceksiniz diyorum. Onu duyunca daha da moralleniyorlar. Hapoel seyircisi fanatik ama devre arasında gelip benimle konuşanlar, bir zamanlar Ankara’da yaşadığını anlatanlar oluyor. İsrailliler üzgün ama bizim takımın oyununu da takdir etmeden edemiyorlar.

İkinci yarı başlıyor. Sherf farkı kapatmak için riske giriyor, bu farkı daha da artırıyor. Bizim savunma müthiş. Bu arada Viktor orta alanda hareketsiz perde yaptığında rakip her seferinde gard Viktor’a çarpıp devriliyor. Seyirci faul diye çıldırıyor ama hakem aldırmıyor. Seyirci sahaya şişe atıyor.

Olaylar

Fırsatı kaçırmayıp idareciler itiraz ediyoruz. Maç duruyor, seyirci sakinleştirilmeye çalışılıyor. Korumalar çok deneyimli, doğma büyüme olaylar içinde yaşıyorlar zira, hemen Elçimizi saha ortasına alıyorlar.

Elçimiz Onur Gökçe

Çabalarımız etkili oluyor. Seyirci sakinleştiriliyor bir daha olay olmuyor. Maç tekrar başlıyor, arada bizim çocuklar dinlenip taktik alıyorlar, olaylar Hapoel oyuncularını maçtan soğutuyor, Sherf son çare olarak press yaptırıyor. Ama bu da efsane takımımıza vız geliyor. Bu arada Murat Didin hala kenardan bağırıp çağırıyor, Fatmir dayanamıyor Balkan şivesiyle “bırak be abi iyi oynuyorlar ama” diyor. Seyirci susuyor, hatta bizi alkışlıyor.

Maç bitiyor herkes kadın erkek bulduğunu kucaklıyor, bana da Didin düşüyor ama onu kucaklayınca sırılsıklam oluyorum. Adam duş yapmış sanki.

Çak!

Ali Benli üçlükçümüz

İsrail seyircisi Kolej’i alkışlıyor. Alkışlanmayacak gibi değil ki tarihi bir maç ve zafer oluyor zira.

İsrailli bir taraftar Ali Benli’ye “seneye seni alacağız” diyor. Ali anlamıyor maçtan sonra bana soruyor, anlatıyorum. Bu arada Ali “ya abi nasıl oldu ben de anlamadım ne attıysam girdi” diyor.

Sımsıkı taş gibi

Takım Türk seyircilerin olduğu tribün önüne geliyor, hep beraber “SIMSIKI” çekiyoruz. Saha kenarında takımın duş yapıp çıkmasını beklerken Hapoel seyircisi elenmenin şokundan biraz kurtulup Yöneticilerle hani Koraç kupasında iddialı bir takım kurmuştuk, neden elendik diye tartışmaya başlıyor. Ben de “gerçekten çok iyi bir takıma elendiniz, sizin suçunuz değil yapacağınız bir şey yoktu” diyorum.

Takım soyunma odasından çıkınca gece yarısı otobüse biniyoruz. Şoför kendisine bildirilen bir lokanta önünde duruyor.  Karnımız aç, Hapoel yöneticileri ve oyuncuları da lokantadalar, bize yemek ısmarlayacaklar. Bu arada Murat Reka “yahu bir Adana yesek” diyecek oluyor. İnanılmaz ama masaya Adana, şiş, karışık ızgara geliyor, pideler de yanında. Reka “keşke başka şey isteseymişim” diyor. Meğer gittiğimiz yer İstanbul göçmeni bir Yahudi’nin çalıştırdığı kebapçıymış. Sevinçle mis gibi kebap yiyoruz. Kaptan Viktor izin veriyor, çocuklar bira da içiyorlar. Biz de içiyoruz artık rahatlıyoruz. Murat Reka’nın ailesi Balkan göçmeni, gidip Miliçeviçle konuşayım diyor. Biraz sonra gelip “adi herif Sırpmış” diyor. O tarihten iki yıl önce Yugoslavya bölünmeye başlamış ve bizim İsrailde olduğumuz sıralarda Sırpların Bosna cinayet ve katliamları had safhaya erişmişti.

Öyle muhteşem bir maçtan sonra üstüne üstlük bir de gece yarısı yediğimiz ağır yemeğin üzerine uyumak ne mümkün. Ali Şahin bizim Dilek için novalgine verirken çocukların odalarında kağıt oynadıklarını görüyorum.

Sabah şafak sökerken isteyen oyuncuları eski Kudüs’e götürerek Mescidi Aksa, Ağlama Duvarı ve  Holy Sepulchre – Kıyamet kilisesini görmelerini sağlıyorum. Murat Özyiğit Mescid-i Aksa’da iki rekat namaz kılıyor. Sonra otele kahvaltıya dönüyoruz, Hapoel yöneticileri ve İsrailli gazeteciler geliyor. Özellikle sahaya şişe atılması konusunda ezilip büzülüyorlar. “Hakem raporuna yazmayacakmış acaba sizde …” falan diyecek oluyorlar. Biz de “olur böyle şeyler, önemli değil, biz unuttuk” deyince çok rahatlıyorlar. Önemli bir para ve saha kapatma cezasından kurtuluyorlar. Adamlar ne de olsa çok misafirperver davranmışlardı. Bu arada otel ekstralarını soruyoruz. Karşılıklı üstlenelim, siz oradakini biz buradakini diyorlar. Bundan biz karlı çıkıyoruz.  Zira bizim ekstralar epey yüklüydü. İçeceklerin tamamı bize aitti ve çocuklar çeşme gibi kola içmişlerdi.

Türkiye’ye dönünce bir öğle tenefüsünde Kolej’in Sıhhiyedeki hem Orta hem Lise kısmında tüm takım koç Murat Didin, öğrencilerle zaferi çoşkuyla kutluyoruz. Ayrıca Çankaya’da bir sosyete kebapçısında tüm takım, koç, antrenörler ve yöneticiler topluca yemek yiyerek bir kutlama daha yapıyoruz.

TED Ankara Kolej basketbol tarihinde efsanevi bir maç böyle geride kalıyor. Türkiye’de basketbolun getirisi ile giderleri arasında uçurum gittikçe açıldıkça bizim gibi okul takımları dar bütçelerle uluslararası alanda başarılarını sürdüremiyorlar. Ligde de zorlanıyorlar. Üç büyükler basketbol giderlerini futbol gelirlerinden ve yöneticilerin cebinden karşılarken müessese takımları masraflarının karşılığını bütçelerinde reklam geliri olarak  gösterdiklerinden Avrupa kupalarında başarılı olabiliyorlar. Biz de böyle geçmiş başarılarla avunuyoruz.

Fotoğrafları büyültmek için lütfen üzerlerine tıklayın.  İlk ikisi dışında fotoğrafları kendim çektim. Bülent  Pakman, 2009.

Twitter Widgets Facebook Widgets

Viyana Palmenhaus Cafe 2012

Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Kolej’in Tarihi Maçı için 5 cevap

  1. Geri bildirim: Kudüs 1992 « Pakman World

  2. Doruk Gencer dedi ki:

    Çok teşekkürler, ne güzel yazmışsınız, ne güzel fotoğraflar …

  3. murat didin dedi ki:

    süper, ne güzel duygular ile yasamissin ve aktarmisin… unutulmaz maci ve seyahati yeniden yasattin bana… saol… sana ve degerli esine sevgilerle…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s