Timur Devleti: 1370 – 1507

Timurid_Dynasty_821_-_873_(AH)

Timur Devleti Çağatay Emiri Timur tarafından kurulmuştur. Timur Harezm, Doğu Türkistan, İran, Azerbaycan, Hindistan Delhi Sultanlığı, Irak, Suriye, Altın Orda Devleti ve Osmanlı Devleti’nin de içinde bulunduğu Ege kıyılarından Orta Asya’ya ve Hint Okyanusu’na kadar topraklara hâkim olmuştur. 14. ve 15. yüzyılın büyük kişiliği Timur, 1398-1399 seferleriyle Hindistan Delhi Sultanlığı’nı, 1401’e kadar yapılan dört seferle Irak ve Güney Anadolu’yu,  1401-1402’de Suriye’yi fethetti. 1402’de yapılan Ankara Savaşı’nda, Osmanlı Devleti’ni mağlup ederek fetret devrinin başlamasına neden oldu. Anadolu’dan sonra Çin seferine çıkan Timur yolda hastalanarak ölmüştür (1405).

Timurlular devrinde Türkistan ve Horasan, İslam mimarisi açısından en parlak dönemini yaşamış, 15. yüzyılın sonlarından itibaren Türkistan, Harezm, Kırım, Kazan ve Azerbaycan’da Çağatay Türkçesi de yüksek bir kültür dili haline gelmiştir. Timur, Semerkant’ı imparatorluğunun başkenti yaptıktan sonra, şehri görkemli mimarî yapılarla donattırıp seferlerde ele geçirdiği şehirlerdeki alimleri, bilim adamlarını ve öğretmenleri Semerkand’a getirtmiştir. Bu nedenle, 14. ve 15. yüzyıllar Semerkand’ın altın dönemi olarak tarihe geçmiştir. Timur’dan sonra sonra hükümdar olan oğulları ve torunları da aynı şekilde hareket ettiler. Timur ve halefleri döneminde gelişen sanat ve bilim dünyası nedeniyle bu dönem Timur rönesansı olarak anılmaktadır. Timurluların Türkistan’a hakimiyeti Özbek, Kazak ve Türkmenlerin günümüze kadar ulaşacak olan tarihlerinin önemli bir noktasını teşkil eder.

1507’de Timurlular’ın Türkistan’daki hakimiyetine, Özbekler tarafından son verildi. Babür iktidar mücadelesini kaybederek emri altındaki beylerle Türkistan topraklarını terketti.

Timur’un Türklüğü

Timur’un soyunun Türk ve Türkleşmiş Moğol boyu Barlaslar’a dayandığı iddia edilir.  Timur dönemi ile sonraki tarihçiler, Timur’un ülkede egemenlik hakkının olduğunu kanıtlamak için onun Cengiz Han’a “Han”lık vermiş olan 4 büyük boydan biri olan Barlasların soyundan geldiğini yazmışlardır. Ancak Barlas’lar bir Moğol boyu muydu, yoksa 12. yüzyıldan çok daha önceden Türkleşmiş bir Moğol boyu mu, yoksa Moğollaşmış daha eski bir Türk boyu muydu? Bunlar tartışılabilir. Cengiz Hanın çevresinde ve ordusunun büyük çoğunluğunda Türk boyları bulunuyordu. Barlasların bir kolu da 12. yüzyılda gelerek bugünkü Semerkand’ın Keş kentine yerleştiler. Keş’teki yerleşik Türk boylarıyla yerleşik hayata geçtiler. Timur’un soyları böyle en az 2-3 yüzyıl önce Türkleşmiş bir soydan geliyor. Yani Timur’da Moğolluğun artık izi bile kalmadığı gibi, ayrıca yetişmesi dolayısıyla bütünüyle “Türk” bilincindeydi.

Yoksa Timur pekala Çağatay devletini ve Moğul egemenliğini sürdürerek bir Moğol Hanı olabilirdi. Oysa Timur Orta Asya’da Moğul egemenliğine son vererek bir Türk devleti kurdu. 200 yıldır edebi dilsiz bırakılan Türkler arasında Türk dili ve edebiyatını yeniden canlandırdı. Timur’un ve oğullarının döneminde Eski Göktürkçe, Eski Uygur ve Eski Karahanlı Türk yazı dilinin doğal devamı olan Doğu Türkçe yazı dilinin (sonradan yanlış olarak “Çağatayca” diye adlandırılacak) gelişimini sağladı. Timur’un bu dil siyaseti olmasa, ne bu Doğu Türkçesi Yazı dili (Çağatayca) ortaya çıkardı ne de Sekkaki, Lütfi, Gedayi, Nevayi, Babur gibi büyük ozanlar yetişebilirdi! Timur Moğul dilini değil, Türk dilini yeniden canlandırdı 14. yüzyıldan başlayarak… Bu yüzden Timur’a “Türkleşmiş bir Moğul” sıfatı yakıştırmak hem tarih bilimi açısından yanlış, hem de Türklüğe böyle büyük hizmet etmiş Timur’un kutuna sövgü sayılır!

Fransız tarihçisi René Grousse (1885 -1952) anlatıyor: “Tarihçiler Timur’un soyunu Cengiz Han’a dayandırmaya çalışsalar da, o gerçekte bir Moğol değil, bir Türktü!” (The Empire of the Steppes: A History of Central Asia. Rutgers University Press, 1988; s. 409).

timur

René Grousse – The Empire of the Steppes: A History of Central Asia

Timur – Cengiz Han ilişkisi

Timur asalet ve göksel bir meşruiyet aradığı için kendisini Cengiz Han’a bağlamak istemiştir. Bu Oğuz Türklerinin kendilerini Oğuz Han’a bağlamasına benzetilebilir. Şecere ve tarihlere bakıldığında Oğuzlarınki mantıklı görünmektedir. Halbuki Timur’un bu gayreti doğrudan doğruya saptanmış bir kan bağı ve çok iyi uydurulmuş bir şecere ile ilgisizdir. Sadece yaptığı evlilikle bir akrabalık tesis etmeye çalışmış, kendine gürgen, küreken (damat anlamında -Moğolca kökenli) demiş, bütün künyesi “Emir Timur Gürgen” olmuş. Onun bu iddiasından itibaren batılıların İmparatorluğun devamında “Mugal” olarak verdiği bir isimlendirme ortaya çıkmış.

Kaynaklar:

Wikipedia

Türkler Ansiklopedisi. Yeni Türkiye Yayınları 2002.

Timur Kocaoğlu Facebook sayfası https://www.facebook.com/timur.kocaoglu.1/posts/10223496235088195

Bülent Pakman. Son güncelleme Ağustos 2021. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kısmen ya da tamamen alıntılanamaz.

22072010407Bülent Pakman Kimdir?