Azerbaycan Türkçesi nasıl bir dil?

 Azerbaycan Türkçesi – Azerice nasıl bir dil?

Azerbaycan’a Türkiye’den ilk kez geldiğimizde konuşulanların ortalama yarısının anlaşılabileceği bir ortamla karşılaşıyoruz. Bu da başlangıçta yetiyor. Prof. İlber Ortaylı’nın dediği gibi Türkçe’nin Kıpçak lehçe koluna ait diğer Orta Asya Türk lehçelerine ancak 5 gün sonra aşina olmaya başlayabilirken Azerbaycan Türkçesinde öğleden sonra artık çok şey anlaşılmaya başlanıyor. Ancak sonradan Azerbaycanlıların ne dediklerinin tahmin ettiğimizden bazen çok farklı olduğunu öğrendiğimizde epey gülüyoruz. Onun gibi Azerbaycanlılar da zaman zaman bizim Türkçemize gülüyorlar. Buna bir örnek: Türklerin bir mağazaya girip “sizde kot var mı” diye sorması. Rusça’da kot “kedi” demek. Biri Türkiye’de giyim mağazanıza girip “sizde kedi var mı” dese ne yapardınız? Onlar bizim Cengiz’e, Gönül’e biz onların Çingiz’ine, Könül’üne gülüyor böylece ödeşiyoruz🙂 Azerbaycanlıların çok güldüklerinden biri de bizim şimdiki zaman “-yor” çekimleri, “geliyorum” gibi. Bunu Azerbaycan TV komedi prograınlarında da görüyoruz. Gülmekten katıldıkları bir başka şey de Türk yemek tariflerinde kullanılan “kulak memesi kıvamında / yumuşaklığında” ifadesi.

Azerbaycan Türkçesinin argosunda “huy” ve “torum“erkek cinsel organı, “çaldırmak” yalamak, “bardaq” genel-ev, “zorlamak” tecavüz anlamında. Bu kelimeleri Türkiye Türkçesindeki gibi kullanmamak gerekiyor.

Azerbaycan Türkçesinde “oxşamaq” (okhşamak okunur) benzemek, havalı” ise deli, kibirli anlamına geliyor, “oynaq”ın bir anlamı da eklem, bunlara da dikkat etmek gerek.

Azerbaycan’da “seni sevirem” konuşma dilinde birbirini seven kadın-erkek arasında söyleniyor. Yani sadece arada aşk olduğunda. Bunun dışındaki amaçlarda “senin bu terafını sevirem” gibi “sevirem” li, “sevdim” li kelime kullanırken çok dikkat etmek “seni isteyirem” veya “sizi isteyirem” demeyi tercih etmeli. Ancak buna da Azerbaycanlı dostlarımız çok dikkat etmelidir. Zira Türkiyeli bir Türke aşk dışında seni isteyirem” veya “sizi isteyirem” demek çok büyük problemler yaratabilir. Özellikle kadın erkeğe bunu söylerse.

Türkiye Türkçesi argosunda kötü anlamda olan “yapmak”, “koymak” (tek başına kullanılırsa) Azerbaycan konuşma dilinde de öyle.  O yüzden bu kelimeleri az kullanıyorlar. Hal böyleyken Türkiye Türkçesinde “Allah izin verirse” anlamına gelen “Allah koysa” yı çok sık kullanıyorlar  Diğer taraftan Azerbaycanlılar da silah anlamında kullandıkları bir kelimenin (yaraq) Türkçe argoda erkek cinsel organı anlamında kullanıldığını, bilmiyorlarsa, öğrendiklerinde hayret ediyorlar. Türkiye Türkçesinde “anladın mı?” sorusu Azerbaycan Türkçesinde aptal mısın? gibi bir anlama geliyor. O yüzden “anladın mı?” yerine “başa düştüün?” demek gerekir.

Özetleyelim. Türkiye Türklerinin kaçınmaları gereken kelimeler: “Çaldırmak”, “koymak”, “yapmak”, “zorlamak”, “bardak”, “huy”, “torum”, “havalı”, “seni seviyorum”, “anladın mı?”.

Azerbaycanlılar ise kendi lehçelerinde hangi kelimelerin, mesela pezevenk, {büyük} , yaraq {silah} gibi, Türkçede kötü anlama geldiğini çoktan öğrendiklerinden bunları bizim olduğumuz ortamlarda kullanana pek rastlanmıyor.  Hatta belden aşağı anlam taşımadığı halde  bizim yüzümüzden Azerbaycanlı dostlarımız uçak inerken anonslarını değiştirmişler artık uçak için “düşür” (Türkiye Türkçesi: iniyor) yerine “Esenboğa’ya çatırık” (Türkiye Türkçesi: yaklaşıyoruz) ya da “teyyare enişe keçir” diyorlar.  Bir başka önemli kelime de “Sok”. Rusça’da “öz su” anlamında (сок) olup Azerbaycan konuşma dilinde bazan meyve/sebze suyu olarak kullanılıyor. Azerbaycanlılar Türkiye’de meyve suyu isterken bu kelimeyi kullanmalılar zira Türkiye Türkçesinde “sokmak” fiilinin emir kipi olan “sok”  argoda çok kötü bir ifadenin karşılığıdır.

Bakü’de Türkiye Türkleri arasında çok anlatılan bir anektod var. Yeni gelen bir Türkiyeli bayan özel şoförüyle ilk kez bir yere gidiyor. Gittikleri yere geldiğinde bayan arabadan inerken şoför “maşını qarşıda saklaram, seni orada gözlerem” diyor. Bayanın ödü patlıyor, şoförü KGB ajanı falan zannediyor. Halbuki adamın dediğinin anlamı sadece “arabayı karşıya parkedip seni orada bekleyeceğim” den ibaret. Bunun tersi de oluyor. Bir Azerbaycanlı bayan İstanbul’da soruyor “maşını burada sakhlayabilerem?”. Oradaki birinden aldığı yanıt “Hayır saklayamazsınız, parkedebilirsiniz”.

İnternette Azerbaycanlı Türklerin kendi aralarında kullandıkları bazı harflere de değinelim:

“ch” : ç

“sh” : ş
“w” : ş (Rusçadaki “ш” “ş” harfine benzediği için)

“j” : y

Hazar’ın doğusunda konuşulan dil Doğu Oğuz Türkçe (Türkmence) kökenli. Azerbaycan Türklerinin Azerbaycan’ca dedikleri dilleri ise yine Türki kökenli ama Batı Oğuz dillerinden, tıpkı Türkiye Türkçesi ve Gagavuzca gibi. Zaten Türkler ve Azerbaycanlılar Oğuzların iki kolu. Bu nedenle Azerbaycan dili Türkiye Türkleri için öğrenmesi daha doğrusu adapte olması  çok kolay. Azerbaycan’a gelmeden önce bazı farklı kelime ve deyimleri öğrenen Türkiyeliler Azerbaycan’da çok rahat ederler. Sonradan da bunlar günlük hayatta yaşayarak ister istemez hemen öğreniliyor.  Azerbaycan dili  kendi varlığını oldukça korumuş, bazı Rusça kökenli kelimeler dışında dilinden çok fazla kelime atmamıştır. Osmanlıca kelimeleri oldukça yaşatmaktadırlar. Azerbaycan edebî dili ağızlarını dört grup etrafında toplanmaktadır:
1. Doğu Grubu: Bakü, Şamahı, Kuba dialektleri, Mugan grubu ve Lenkeran ağızları.
2. Batı Grubu: Kazak, Karabağ, Gence ve Ayrım ağızları.
3. Kuzey Grubu: Nuha ve Zagalata-Gah ağızları.
4. Güney Grubu: Nahçıvan, Ordubad, Tebriz ve Revan ağızları.

Azerbaycan Türkçesi dil coğrafyası itibariyle Doğu Anadolu, Güney Kafkasya yani Kuzey Azerbaycanı, Güney Azerbaycan yani İran Azerbaycanı, Kerkük ve Irak-Suriye Türklerini içine almaktadır. Azerbaycan Türkçesi (Azerice) böylece kırsal kesim Doğ­u Anadolu lehçesine, Eski Anadolu Türkçesi denilen nenelerimizin, dedelerimizin diline olduğu kadar Orta Asya Türkçesine de Türkiye Türkçesine göre daha yakın. “Böyyük”, “duz”, “dad”, “deyirmi”, “yiğirmi”, “buynuz” vb. diyen rahmetli anneannem Azerbaycan’a gelse çok rahat ederdi eminim.  “Toyuk (tavuk), göynek (gömlek), çiğin (omuz), ilan (yılan)” gibi  Konya’da çok eskiden kulanılan kelimeler Azerbaycan’da yaygın kullanılıyor. Aynı şekilde Anadolu da kullanılmakta olan çok kelimelere de aynen rastlamak mümkün, tüpürmek (tükürmek), küncüt (susam), tulug (tulum) gibi. Arada; “gelirem”, “gelersen”, “girende”, “kurtarıb”, “danışak” gibi İstanbul Türkçesine göre farklı, Doğu Anadolu Türkçesine benzer denebilecek, Türklere kimi sempatik gelen kimi daha Türkçe ve eski İstanbul Türkçesi kelimeler dikkat çekiyor. Bu da göstermektedir ki iki Türkçe arasında yazı dilinde görülen farklılık Türkiye Halk Ağzı ile Azerbaycan yazı dili arasında o kadar da derin değil. Anlamda ortaklık buralarda daha fazla. Bu durum fiiller arasında daha belirgin. Özellikle Doğu Anadolu Ağızları Azerbaycan yazı diline çok daha yakın. Azerbaycan Türkçesinin özellikleri Kars’tan başlayarak Samsun-Sivas İskenderun çizgisine bazan da Orta Anadolunun içlerine kadar hissedilir.

Yer yer açıkladığımız gibi Azerbaycan dilinde yoğ­un olarak Rusçanın da etkisi görülüyor. Bunlar çoğu zaman Türkiye Türkçesindeki bazıları Latince kökenli, Fransızca  mersi, pardon, koalisyon, puantaj, pursantaj, televizyon, tren, istasyon vb etkisi benzeri. Ne de olsa hepimiz Azerbaycan – Türkiye Türkü olarak sonuçta Türk’üz “biz bize benzeriz”. Dilimizden bazı yerlerde uzaklaşmışız.

“Çarşamba sabahı”  demek için “Salı akşamı seheri” demenin anlaşılamama sorunu karşısında günleri Pazartesiden başlamak üzere sıraya koyma alternatifi de mevcut. Mesela “Birinci gün” deyince Pazartesi, beşinci gün deyince Cuma oluyor vb. Bu yüzden 2 Ocak 2003 de kabul edilen Azerbaycan Cumhuriyetinde Devlet Dili Hakkındaki Yasa’da Azerbaycan ortografi sözlüğünün en geç her 5 yılda bir yeniden neşredilmesi öngörülmüştür. Not: Ortografi, yazı sistemleri arasındaki geçişi sağlamak üzerine yazı sistemlerini inceleyen bilim dalıdır. Dilbilimin alt dallarından olan Sesbilim içerisinde yer alır. Bir dil için farklı semboller kullanarak gösterilen sesleri farklı bir sembol sistemine aktarırken ortaya çıkan sorunların çözümü üzerine yoğunlaşır. Bu çerçevede bir çok kelimenin değiştirilmesi gündemdedir. mesela “Şəxsiyyət vəsiqəsi” yerine “kimlik”, “teyyare” yerine “uçak” gibi. Buna paralel olarak Türkiye Türkçesinin de Azerbaycan Türkçesinden yararlanacağı çok kelime var. Mesela “tren” (Fransızcadan) yerine “katar” gibi. Ancak bu kelime de Arapça kökenlidir. Yani işler zor🙂

Eski Osmanlı’ca, Arapça ve Farsça kelimeler de çok yaygın. Türkiye Türkçesindeki gibi Türkçeleştirilmiş kelimeler de var, tozsoran (elektrikli süpürge) gibi.

Bu arada Azerbaycanlılar özellikle Bakülüler, Bakü’de Türkiye Türklerinin yoğun olması ve biraz da Türk TV dizileri sayesinde Türkiye Türkçesini önemli ölçüde anlıyor ve konuşuyorlar ve ilerletmek için de Türkiye Türkleriyle konuşmaya hevesliler. Türkiye Türkçesinden biraz ya da tamamen farklı olan ve en çok kullanılan kelime ve deyimleri bir başka yazımızda listeledik. Bakınız: http://wp.me/PAexV-1lX

Bunları öğrenmek yolun yarısı sayılsa da bir Azerbaycanlı ile telefonda konuşmak karşılıklı konuşmaya benzemeyebilir. Telefonda iyi kötü anlaşabilmek zaman almaktadır. Ayrıca bazı Azerbaycanlıların lehçeleri ve hızlı konuşmaları da Türkiye’den gelen Türkleri için handikap olabilmektedir. Buna karşılık Nahçivanlılar ve Bakü’nün yerlileri Türkiye Türkçesine çok yakın konuşanlar olarak dikkati çekmektedirler.

Rusça’nın etkisi

1928’e kadar Arap harfleri kullanan Azerbaycan, 1929 – 1939 arası Latin harflerine geçmiş, 1991 yılına kadarsa resmi yazı dili olarak Rusça’yı seçmişti. Moskova, hem Azerbaycan gibi Türk asıllı cumhuriyetlerde bağımsızlık fikrini yok etmek, hem de bu halkların kendi aralarında daha kolay iletişim kurmasını engellemek amacıyla Rus alfabesinin kullanımını zorunlu tutmuştu. Bağımsızlığı takiben 1 Haziran 2001 yılında resmi yazışmalarda, gazete, dergi ve kitaplarda Kiril harfleri yasaklandı, dükkan tabelalarında, afişlerde, reklam panolarında Kiril harfleri kaldırıldı. Bundan sonra Azerbaycan Türkçesini iyi bilmeyen Ruslar ülkeyi terk etmeye başladılar.

Sovyet döneminde 1928 de basılan Rusça-Türkçe lügat varmış, adı Rusça-Azerbaycanca ya da Rusça-Azerbaycan Dili falan değil, “Türkçe”. Yani o zaman Azerbaycan halkının konuştuğu dile resmen Türkçe, Azerbaycanlılara da Türk denirmiş. Yine de Rusun zamanında millî dillerin SSCB halkları kardeşlik ailesinde, dillerin birbirine yararlı etkisi ortamında gelişeceği ideolojisiyle Ruslaştırma teorisi uygulanmış. Azerbaycan Türkçesi söz varlığının Rusçadan terim ve kelime alma yoluyla genişletilmesi çalışmaları sonucunda hem konuşma diline, hem de edebî dile belirli bir ölçüde Rusçadan ve Rus dili aracıyla başka dillerden kelime ve terimler girmiş. Böylece Azerbaycan Türkçesi söz varlığında Rusça alıntı kelimelerin oranı önceki dönemle karşılaştırılamayacak derecede artmıştır. Rusça kelimelerin hem sayısında, hem de niteliğinde farklar da bulunmaktadır. Özellikle savaştan sonraki yıllarda Rus dilinin kullanılışında artış olmuş, alıntı kelimelerin fonetik, yazım kurallarına göre yazılış şekilleri kesinleştirilmiştir. Örneğ­in ayların hepsi Rusça olup “lift” (asansör) gibi buna paralel bazı kelimeler İngilizce bilenlere aşina geliyor. Azerice’nin Rus gramer yapısından da etkilendiği görülüyor.  Örneğin saatin kaç olduğunu anlatma gibi. Bu yüzden Azerbaycan’da bir süre kalıp Azerbaycan Türkçesini öğrenenler daha sonra Rusça’yı daha kolay öğrenebiliyorlar.

Azerbaycan’ın bağımsızlığını yeni kazandığı 90’lı yıllarda, Bakü’de Ruslar’ın bile Azerbaycan Türkçesi konuşmaya gayret etiklerini duymuştuk. Azerbaycan’a ilk geldiğimizde genç nesile okullarda artık Rusça yerine İngilizce öğretilmesine bakarak, büyük başarıyla Kiril alfabesinden Latine geçen, resmi dilini, tabelaları  tamamen değiştiren, yakında soyadlarını da düzenlemeyi planlayan bir ülkede sonunda Rusça’nın yaygınlığının gittikçe azalacağını tahmin etmiştik.   Fakat 2012 sonunda gördük ki Bakü’de Rusça konuşmak trend oldu. Yoğun şekilde Azerice yanında Rusça konuşma da sürdürülüyor.

Son yıllarda dilde “Türkçe” lafını kaldırma yolunda bir siyaset izlenmektedir. Azerbaycan Türkçesi yerine “Azerbaycanca” veya “Azerbaycan dili” kavramları yerleştirilmektedir.

Bu girişi yaptıktan sonra Azerbaycan dilini daha derinden incelemeye bundan sonraki “Azerbaycan Türkçesi (Azerice) – Türkiye Türkçesi lehçe farklılıkları” yazımızla devam ediyoruz: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Bülent Pakman. 2010. Son güncelleme Aralık 2013. İzin alınmadan, aktif link verilmeden yayımlamaz, alıntı yapılamaz.

AZERBAYCAN GÜNLÜKLERİ:

Bakü’ye gelmeyi düşünen Türk vatandaşlarına yardım için şahsi görüşler yanında bazı bölümleri kaynakları verilmiş yorumlu-yorumsuz alıntılarla derlenmiştir, tenkidi (eleştirel) ya da başka hiç bir amacı yoktur.  Yaşanmakta olan hızlı gelişimler sonucu çok şeyin değişmekte, güncelliğini yitirmekte olduğu da göz önüne alınmalı, burada yazılan herşeyin doğru ve aktüel olduğu düşünülmemelidir.  Kelimelerin çoklu anlamlarında ve ifadelerde tam bilgi sahibi olunmadan değerlendirmeler yapılması da yanlış anlamalara sebep olabilir. 

Türkiye’de Azerbaycan Türklerine yanlışlıkla Azeri konuştukları dile de Azerice denmektedir. Azeriler İran’da yaşayan küçük bir etnik topluluktur. Doğrusu Türkiye Türklerine göre “Azerbaycan Türkleri” ve “Azerbaycan Türkçesi” olup  Azerbaycan Türklerine göre ise  “Azerbaycan Halkı” ve “Azerbaycan’ca” veya “Azerbaycan Dili”dir. Günlüklerimizde arada Azerice ve Azeri kelimelerinin kullanılmasının sebebi arama motorlarına daha çok o şekilde girilmesindendir.

Twitter Widgets Facebook Widgets

Bakü Ofis 2011Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Azerbaycan Türkçesi nasıl bir dil? için 3 cevap

  1. Pezevenk (pəzəvəng) kelimesinin iş adamı veya yol gösteren gibi anlamları olduğunu söyleyenler olsa da bunlar uydurmadır. Bizdeki izbandut ve hödük gibi biraz da kaba sayılabilecek sözdür.

  2. Alevi Turkmen Kizilbash dedi ki:

    la gardas Azerbaycan dilinin osmnlicayla ne alaksi var Azerbaycan turkcesi has turkcedir osmanlicayda benzemez osmanli saray dili olup yalniz saray ve onlarin hizmetcileri tarafndan konuslumusdur ki Azrbaycanlilara Turk denildiginde Turkiyelilere Osmanli derdiler ve Osmanlicadan Turkceye tercuma edrdiler Azerbaycan Turkcesinde olan bazi arap fars enseli olduguna gore bazilari bunu osmanlicayla karsta bilir ama osmanlicayla zerre alaksi yokdur Osmanlica Tum olarakfars ve arap karsimindan olusmus ve Turkiyenin nasil desem vipleri tarfindan konusulmusdur Anadoluda hayla Azer Turkcesinde konusmalarida Eskiden kac asrlarla Anadolu Azerbaycan Turklerinin Topraklari icersndeydi ve Simdi Turkiyeli denilen Anadolu Turku Eski AZerbaycan vatandaslaridir yani bir bilgi paylasyorsaniz dogru duzgun paylsin insanlarinin kafasni karstrmayin

    • bpakman dedi ki:

      Azerbaycan resmi ve edebi dili Osmanlı devletinin resmi ve edebi dili ile lehçe dışında büyük benzerlik gösterir. İkisi de aynı şekilde Arapça ve Farsçanın çok büyük etkisinde kalmıştır. Ben Türkçeyi günümüzdeki halinden önce öğrendim. Atatürk dil devrimi yapmıştı ama öztürkçeleştirme ve kelime türetme yapılmamıştı. Hala o zaman yoğunlukla mevcut Arapça ve Farsça kelimeleri okulda öğrendim. O yüzden Azerbaycan’da dil açısından çok rahat ettim. Bakü’ye ilk geldiğimde seyrettiğim Ahmet Cevat’ın Şeyh Sinan tiyatro eserini tamamen anladım. Çünkü 1950 lerde Türkiye’de seyrettiğimiz eserlerin diline benziyordu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s