Mühendis Deyince

Mühendis deyince vatandaş ne anlıyor gelin önce onu bir anlayalım:

– Ahmet makina mühendisliği zor muydu?
– Tabi oolum. Termo, mukavemet, akışkanlar …Bunları geçene kadar   saclarım ağardı ..
– Helal olsun valla. Ya benim evdeki musluğa bi bakiversene lan, damlatıyo kaç gündür .. o da akışkan sonuçta .. ha ne dersin?
-Allah belanı versin derim başka bişey demem

***

– Yahu sen inşaat mühendisiydin di mi?
– Evet?
– Baksana bu bina yıkılır mı?
– Ne bileyim ben, bir sürü testi var bu işin. Öyle karpuza vurur gibi anlaşılmaz bu işler!
– Ne biçim mühendissin lan sen??
– …….

***
– Bölüm ne?
– Makine Mühendisliği
– Kaç tane kız var lan sizde??
– ……..

***

– Ne çikacan mezun olunca?
– Gemi inşaat mühendisi.
– Ha, kaptan felan mı olacaksınız yani?
– Yok ebe olacaz.

***

– Mesleğin ne evladım?
– Kimya mühendisiyim amca.
– Sabun, Şampuan felan …
– Yok amca öyle değil; daha bi zor.

***

– Abi senin bölüm bilgisayardı di mi?
– Evet?
– Ya 6 haneli icq numarası nasıl alıyoruz? Öğretmişlerdir boyutu ….
– Tabi tabi. Okulda ders diye ama ögretmediler, bilmiyorum ICQ101 var.

***

-Ne mühendisisin?
-Endüstri mühendisi
-Ne endüstrisi?

***

Arkeoloji bölümünde okuyan bir kişi tarafından, bilgisayar mühendisliğinde  okuyan bir kişiye yöneltilmiş Soru:
– Abi sen bilgisayar mühendisliginde okuyordun dimi?
– Evet.
– Size hackerlik yapmayı öğretiyorlar mı, böyle bir ders var mı ?
– Lan, siz de tarihi eser kaçakçılığı diye bir ders var mı?

***
– Ne mühendisisin?
– Bilgisayar
– Bu bilgisayarlar nasıl calışıyorlar kuzum?
– Içlerinde elektronik Devreler var, ikili mantığa göre …
-?!
– Boşver, sen tak fişi çalışır onlar …

***

– Ne mühendisisin?
– Bilgisayar
– Yav bizim oğlana şöyle iyi bişey, oyunlu falan, toplasak kaça çıkar acaba?

***

– Emre Aslanım sen makine mühendisiydin de mi?
– Evet Mahmut amca.
– Vallahi tebrik ederim seni .. ya bu arada bizim Şofben bozuldu, müsait olduğun bi zaman diyodum …

***

– Yavrum inşaat mühendisi mi olacaksın sen?
– Evet teyzecim.
– Ayy canım benim. Peki iş miş bulabilecek misin çıkınca, master yapacakmısın?
Master yapmadan da bir anlam yok artık. Mühendis kaynıyor ortalık !!!!.. ..

***

– Ne iş yaparsın sen?
– Haberleşme mühendisi
– Yav bu nokialarda da radarın yeri tespit ediliyor mu. Nasıl oluyor o?
– Benim bu telefona nerden müzik Yüklenir?
– Sen şimdi telefon felan yapabiliyon mu bana da yap
– Bu uydu kanallar şifresiz felan nasıl izleniyo onun bi aleti varmış, var mı sende?

***

– Senin okuduğun bölüm ne yiğenim?
– Genetik mühendisliği diyorlar teyzecim.
– Vah vah tıp fakültesi tutturamadın mı yavrum, böyle genetik mühendisi olucan.?
– Kandan, cerahatten pek hoşlanmam da !

***

– Hmm, yazılım mühendisliği, nasıl oluyor o?
– Bilgisayar Yazılımı üzerine.
– Yazı mı yazyorsun yani bilgisayarda?
– Evet yazı yazıyorum bilgisayarda. (la havle)

***
– Sen şimdi ne okuyordun?
– Bilgisayar Mühendisliği
– Evladım boşuna okuyorsunuz siz, şimdi çocukların hepsi bilgisayar kurdu, bizim oğlan bütün gün internet Cafede.
-Tabii amca, anlıyorum ..

***

İşçilerin işe yeni girmiş makine mühendisi hakkındaki yorumları:
– Bak mesela şu yeni giren mühendis var ya ..
– Hee.
– CNC nin ‘S’ sinden bile anlamıyor …
– CNC de ‘S’ var mı lan ki?
– Neyse işte anlamıyooo ..

***

– Ne okuyorsun sen?
– Peyzaj Mimarlığı.
– Ne yapar o?
– Doğal Çevreyi bozmadan insan gereksinimlerini karşılamak için incelemeler ve planlar yapar. Kentlerdeki parkların, bahçelerin, Tarım Alanlarının ve Yolların ….
– Ha yani BAHÇIVAN olucan!
– !!!!!!!!!!!

Yukarıdakiler alıntıdır:   http://cemkafadar.wordpress.com/2010/12/01/muhendis-deyince-vatandas-ne-anliyor/

MÜHENDİS FIKRALARI

Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri, bir gün New York
üzerinde balonla dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür
ve kaybolur. İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde
sigara içen bir adam görür ve alçalır.

-“Pardon. Ben neredeyim acaba?” diye sorar.

– “Yerden 150 metre yükseklikte bir balonun içindesin” der adam. Yönetici
sinirlenir:

-“Sen mühendissin değil mi?” diye sorar.

-“Evet.” der adam. “Nereden bildin?”

– “Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdiğin cevap 100 % doğru fakat hiç bir işime yaramıyor.”

-“Sen de yöneticisin değil mi?” diye sorar Adam.

-“Evet sen nereden bildin?”

-Adam “Çünkü yerden 150 metre yükseklikte bir
balonun içinde kaybolmuşsun. Pusulan yok ve b..tan bir durumdasın. Fakat bu şimdi benim suçum oldu.” …

—————————————————————————

Bir öğretmen, bir doktor ve bir mühendis golf sahasının kenarında, sahanın boşalmasını beklemektedirler.

Mühendis:” Bu adamlar ne yapıyor böyle, 15 dakika önce bitirip sahadan çıkmaları gerekirdi.”

Doktor: “Bilmiyorum, ama yaptıkları büyük bir terbiyesizlik.”

Öğretmen: ” Üstelik çok isabetsiz oynuyorlar. Vurdukları hiçbir top deliğe girmiyor. İşte görevli geliyor, onunla konuşalım.”

Görevli: “Kusura bakmayın. Sahadakiler, kör itfaiyeciler. Kulübümüzde geçen sene çıkan yangındaki dumandan gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman burada ücretsiz oynamalarına izin veriyoruz.

Öğretmen: “Ne kadar üzücü, eğer çocukları varsa onlara ücretsiz ders verebilirim.”

Doktor: “Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar için bir şeyler yapabilir miyiz diye bakacağım.”

Mühendis: “Bu adamlar gündüz değil de, neden geceleri oynamıyorlar?”

*****

Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir mühendise bir kırmızı top verip bunun hacmini nasıl bulacaklarını sormuşlar. Matematikçi, bir mezura ile etrafını ölçüp, çevre uzunluğundan hareket ederek formülle yarıçapını hesapladıktan sonra diğer bir formülle yarıçapından hacmini bulacağını söylemiş. Fizikçi ise topu suya batırıp yer değiştiren suyun hacmini ölçerek topun hacmini bulabileceğini söylemiş. Top son olarak mühendisin eline verilmiş, mühendis topu şöyle biraz çevirip bakmış ve sonra:”Bana kırmızı toplar katalogunu bulun” demiş.
 *****

Bir mühendis, bir fizikçi ve bir matematikçi bir oteldedir. Önce fizikçi uyanır, yangını görür ve yangın hortumunu bulur ve başlar hesap yapmaya. Su basıncı, alevin şiddeti, aradaki mesafe falan derken hesaplara göre minimum miktarda suyu ve minimum enerjiyi hesaplar ve yatağına döner. Daha sonra matematikçi kalkar kokunun etkisiyle hole koşar. Bir de bakar ki yangın var. Derken çözüm aramaya koyulur. Yangın söndürme hortumunu bulur ve – çözümü buldum diye bağırarak yatağına geri döner. Derken mühendis burnuna gelen duman kokusuyla uyanır, hole çıkar, bir de bakar ki bir yangın var. Eline geçirdiği bir kovaya su doldurarak yangını söndürmeye çalışır.

 *****

Adamın biri bir gün yolda giderken bir kurbağa görür ve kurbağa dile gelir.
– Ben aslında bir insanım, eğer beni bir kere öpersen çok güzel bir prenses haline gelirim”
Adam kurbağayı eline alır ve cebine koyar. Kurbağa tekrar dile gelir
– Eğer beni öpersen çok güzel bir prenses olacağım ve seninle evlenmeye hazırım.
Adam kurbağayı cebinden çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek yeniden cebine koyar.
Kurbağa yalvarmaya başlar
– Eğer beni öper ve güzel bir prenses haline çevirirsen. Seninle evlenirim.
Adam tekrar kurbağayı çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek cebine koyar
Sonunda kurbağa dayanamaz:
– Senin neyin var? Sana çok güzel bir prenses olduğumu ve beni öpersen seninle evleneceğimi söyledim. Neden beni öpmüyorsun?
Sonunda adam konuşur
– Bak, ben bir mühendisim. Kızlarla uğraşacak vaktim yok, fakat konuşan bir kurbağa çok ilginç geliyor.

*****

Adamın biri çarşıda gezinirken bir evcil hayvanlar mağazasının önünden geçer ve merak edip ne var ne yok diye içeri girip gezinmeye başlar. Maymunların olduğu yere gelince bir müşterinin maymunu alıp mağaza sahibine fiyatı sorduğunu görür. Satıcı 5.000 $ der ve müşteri hiç itiraz etmeden ödeyip çıkar.gezinen adam merak edip satıcıya sorar. Bu maymun neden bu kadar pahalı. Satıcı:
– O maymun otocad, catıa, excell, word’ü iyi bilir. Her türlü çizimi yapabilir,
Adam şaşırır.Ardından başka bir müşteri bir maymun alır. O da 5.000 $’dır ve müşteri itiraz etmeden ödeyip çıkar. Gezinen adam tekrar şaşırıp satıcıya sorar. Satıcı
– O maymun herlü projenin takibini onayını yapacak kabiliyettedir

Adam iyice şaşırmıştır. Ardından başka bir adam bir maymun alır ve satıcıya 25.000 $ öder ve çıkar. Zaten şaşırmış olan gezinen adam bu kez kafayı yer ve satıcıya:
– Bu maymun neden ötekilerden pahalı, diye sorar. Satıcı:
– Valla o maymun hepsini çok iyi bildiğini iddia ediyor ama ne kadar denediysem yapmıyor. Kendisinin proje müdürü olduğunu söylüyor.

*****

Mısır hükümeti Kızıldeniz’in altına tüp geçit yaptırmak için ihale açar.
İhaleye İngiltere’den, Amerika’dan, Japonya’dan birer firma ve Türkiye’den de Temelin firması olmak üzere dört firma katılır. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler.

İngiliz Firması:
– Biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz.
Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur, 30 metre enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz.

Amerikan Firması:
– Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz.
Maksimum 50 cm fark olur.

Japon Firması:
– Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz.
Maksimum 20 cm fark olur.
Sıra bizim Temel’e gelir.
Temel:
– lla biz de iki taraftan kazmaya başlarız.
Ortada buluştuuuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur. !!!

————————————————————————————-

Bir papaz, bir sarhoş ve bir mühendis giyotinle ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Sıra öncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar:
– İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin?
Papaz cevap verir:
– Yukarı bakmak isterim. En azından ölürken yüzüm tanrıya dönük olur.
Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıçağı havaya kaldırılır ve bırakılır. Bıçağın hızı kesilir kesilir ve tam papazın boynuna santimetreler kala duruverir.
Bu tanrıdan bir işaret olarak görülür ve papaz serbest bırakılır. Sıra sarhoşa gelmiştir. Bir umutla sarhoş da yukarı dönük olmak istediğini söyler. Aynı şekilde giyotin bıçağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur. Bu da tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest bırakılır. En son sıra mühendistedir. Mühendis de yukarı dönük infaz edilmek istediğini belirtir. Tam bıçak havaya kalkmışken mühendis bağırır:
– Durun bir dakika, bıçaktaki sorunun nerede olduğunu anladım.

 ——————————————————————–

Peki şaka bir yana gerçekte mühendis neyin nesidir dersiniz?

Bu ülkede Cumhuriyet’in yetiştirdiği en önemli, en işlevsel, en olumlu meslekler içindedir mühendislik mesleği!

Yeraltına, yerüstüne, haritasına, çevresine, kimyasına, madenine, makinelerine, inşaatına, suyuna, bitkisine, böceğine kadar bu memleketin her şeyi bu çalışkan insanlardan sorulur!

Ülkemizin bilimin yolunda ilerlemesi şiarı, üniversitelerin en zor kazanılan bölümlerini kazanarak matematiğin, fiziğin, kimya formüllerinin dolambaçlı yollarından başarıyla çıkmış mühendislere emanettir!

Bu topraklarda, feodalizmi tasfiye etme çabasında devrimi sürdürmek, maddi gerçekler üzerinden, aklın ve bilimin ışığında, “hesap kitap”la modern yaşamı inşa etmekle yükümlüdürler.

Salt bu nedenle bile, doğal olarak, demokratikleşmenin de üreticisi durumundadırlar!

Ülkemizin sözü dinlenmesi gereken en önemli mesleğinin mensuplarıdırlar.

 Twitter Widgets Facebook Widgets

kara 2Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s