Kürt Özerkliğine Doğru

Amerikan işgalinden önce Arap milliyetçiliğinin merkezi olan Irak’ın  İsrail için en büyük tehdit olan o haliyle varlığını sürdürülmesine Haçlı-Siyonist ittifakı daha fazla izin veremezdi. ABD, İsrail’in Orta Doğu bölgesindeki çıkarları doğrultusunda Irak üzerinde önce Saddam’ın zalimliği ve tahrip edici silahlara sahip olmasını esas alan bir savaş senaryosunu medya aracılığı ile kamuoyuna benimsetti ve sonra  bu gerekçelerle Irak’a saldırdı ve işgal etti. Bunun akabinde Kuzey Irak’ta cirit atan Batılı gizli servislerin kışkırtmalarıyla, kültürel haklar öne çıkarılarak Irak’lılar arasında bir ayrışma süreci başlatıldı bir yandan Şii-Sünni ayırımı tahrik edilerek diğer yandan Kürt alt kimliği hortlatılarak iç çatışmalar, terör ve ABD’nin insan haklarını gerekçe göstererek yaptığı saldırılarda iki milyondan fazla masum insan öldü. Senaryonun ikinci aşamasında tüm harcamaları ABD ve Siyonistler tarafından karşılanan işbirlikçi kukla Kürt devleti Irak’ın kuzey bölgesinde oluşturularak bölgedeki bütün devletler için  ciddi bir bölünme tehdidi yaratıldı. Rusya ve Yugoslavya’da savaşsız gerçekleştirilen dağılma senaryosu Irak gibi batıya uzak ve kapalı bir ülkede bu şekilde gerçekleştirildi ve yeni Irak haritası üçe bölünerek çizildi. Bu haritanın kuzeyinde Irak’ın merkezi olan Bağdat’tan bağımsız kukla Kürt devleti yönetimi İsrail düşmanı Araplara karşı kullanılmak üzere oluşturuldu.

Bunları yapmak için üç trilyon dolar harcayarak ciddi bir ekonomik krize sürüklenen Amerika Birleşik Devletlerinin yeni yönetimi ülkeden mecburen çekilme kararını vermek zorunda kalınca, emperyalizm işbirlikçisi kukla Kürt devletinin geleceği ve güvencesi sorunu ortaya çıkmış ve senaryonun devamı olan Kuzey Irak ile Türkiye’yi birleştirme dillendirilmeğe başlandı. Kürdistan’lı Orta Doğu haritaları basılırken Türkiye’deki batı işbirlikçisi 2. cumhuriyetçi/liberal denilen kesimler ile siyonist lobiler, Kuzey Irak bölgesini Türkiye’ye bağlama sürecine geçtiler.

İkinci Dünya savaşı sonrasında Sovyetler Birliği Kafkasya’dan  Basra körfezine inebilmek için Mehabad bölgesinde İran’ı parçalayarak bir kukla Kürt devleti kurdurmuştu. Ancak ABD ve İngiltere  işbirliği yüzünden bu kukla devlet bir yıl içinde ortadan kalkmıştı. ABD ve Batılılar kendilerine bağlı olarak kurulmadığı için istemedikleri bu devleti o zamandan beri kendilerine bağlı olarak yeniden kurma planlarını yapmışlar ve sonunda bunu gerçekleştirmişlerdir.

Kürdistan’ı kurmanın zor olmadığı asıl sorunun onu ayakta tutmak ve yaşatabilmek olduğunu tarih böylece gösterdiğinden, senaryoda sıra, İsrail’e hiçbir zaman düşman olmamış ve hatta bundan sonra İsrail dostu olacağı aşikar olan Kürtlerin Araplara ve bölge devletlerine karşı devlet olarak korunmasına geldi. İran, Suriye, Türkiye Kürt genişlemesinin kendi topraklarına sirayet etmesi korkusundan, Irak Arapları da bölünmeye son vermek için bu kukla devleti kolayca yok edebilecekleri için, Evangelist-Siyonist desteği ile kurulmuş olan bu Kuzey Irak Kürt devletinin  Kuzey Suriye ile birlikte Türkiye’ye bağlanarak korunması senaryonun şimdiki ve 3. aşamasını teşkil etmektedir. Türkiye’ye herhangi bir vilayet ya da toprak parçası olarak değil ama mutlaka  federe bir Kürt devleti olarak yamanmak istenen bu  zorlama yapı beraberinde Türk devlet ve anayasa sistemine federatif değişiklikler getirecektir. Yani özetle Türkiye Federal bir devlet haline gelecektir.  Böylece Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet yıkılacak yerine 2. cumhuriyet getirilecektir. Bu tam da dincilerimizin istediğidir. Federal devlet için gerekli olan anayasal değişiklikler sırasında fırsat bu fırsat anayasada mevcut laik devlet ilkelerine yeni anayasada yer vermeyeceklerdir. ABD ve Batılılar ile bizim dinci iktidara arasındaki pazarlık sonucu Türk-Kürt federasyonu kurulacak karşılığında laiklik ortadan kaldırılacaktır. Ancak elbette bu görünürde Türk kamuoyuna başka şekilde sunulacaktır. Türkiye’nin daha büyük ve güçlü bir devlet olacağı, topraklarının genişleyeceği, Türk-Kürt kardeşliğinin, barışının sağlanacağı vb. gibi.

Bu senaryo bir takım ön hazırlıklar gerektirmektedir. Hükümetin açılım dediği ve ne olduğunu bir türlü açıklamadığı aslında bu hazırlıkları içermektedir. Bunlar Türkiye’nin Güneydoğusunda yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, Kürtçe’nin o yörede 2. resmi dil ve 2. eğitim dili olmasıdır. Böylece Güneydoğu federe devletinin temelleri kısa sürede atılmış olacak, federe devlet altyapısı hazırlanacaktır. Böylece yerleştirilen özerklik sonucu federe devletin zaten fiilen var olması federasyon itirazları da azaltacaktır.

Türk devletinin dolayısıyla ordusunun koruması altına girmesi planlanan Kuzey Irak Kürt devletine karşı ABD’nin bölgeden çekilmesinden sonra Araplar ya da bölge devletleri bir şey yapamayacaktır ama Türkiye’nin başı da komşuları ile bu zorlamalar nedeniyle ciddi biçimlerde ağrıyacaktır. Haçlı-Siyonist ittifakının bir hedefi de budur yani Türkiye’nin komşuları ile arasının bozulması. Öte yandan Türk ordusunun yıpratılması, etkisizleştirilmesi de oynanan oyunun bir parçasıdır. Türkiye’nin ağır bir borç yükü altına sokulması da Haçlı-Siyonist ittifakının diğer bir oyunudur. Senaryonun son aşamasında komşuları ile arası bozuk, ordusu etkisiz bir Türkiye ekonomik olarak çökertilecek ve Kuzey Irak ve Kuzey Suriye Kürtleri Güney Doğu Anadolu’yu da alarak federasyondan ayrılacaklardır. Dinci iktidar bu kargaşa sırasında kalan topraklarda şeriat devletini, İslam Cumhuriyetini kuracağı için bütün bunlara engel olmak şöyle dursun tam anlamıyla çanak tutacaktır. Günümüzde yaptığı Atatürk’ü kötülemek, orduyu yıpratmak, Kürt açılımı bunun kanıtlarıdır.

İsrail dostu yeni Kürt Devleti bir yandan petrol diğer yandan Orta Doğu’nun su kaynaklarına hakim olacak, böylece rahat bir nefes alacaktır. Bu Kürt devletinin korumasını bu kez İsrail üstlenecek ayrıca ekonomik işbirliği ile Tevrat’ta yazılı olan Orta Doğuda Nil’den Fırat’a kadar Büyük İsrail devletinin kurulmasına temel teşkil edecektir.

Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat nehrine kadar bu diyarı senin zürriyetine verdim.” Tekvin, 15/18

Nil Mısır’ın ortasından geçer. Tıpkı, Fırat’ın Irak’ın ortasından geçtiği gibi. Yani Yahudilere göre, Büyük İsrail Devleti Mısır’ın yarısı ile Irak’ın yarısı arasında kalacak toprakları kapsayacaktır. İçinde Ürdün, Suriye, Lübnan ve Anadolu’nun bir kısmı.
Firavun’lar, Musa’yı Mısır’dan; Kral Nebukadnezar Yakup’u, yani Yesrail’i, Babil’den yani Irak’tan kovmuşlardı.

Bülent Pakman, Ocak 2010. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

Not: Bölücü olmayan Kürt asıllı Türkler ve en azından “ben Kürt asıllı Türk vatandaşıyım” diyenler, Türkiye dışında yaşayan Türk ve Türkiye düşmanı olmayan Kürtler  her zaman konumuz dışındadır. Türkiye devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. 

DİNLER ARASI DİYALOG, ILIMLI İSLAM ve TÜRKİYE ÜZERİNE OYNANAN OYUNLAR  İLE İLGİLİ SAYFALARIMIZ

Twitter Widgets Facebook Widgets

mekke 008Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman

 

Kürt Özerkliğine Doğru için 1 cevap

  1. Geri bildirim: Haçlı-Siyonist Neden Birleşti? « Pakman World

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s