Atatürk Orta Doğu’da ve Doğu’da daha iyi anlaşılır

Arap ülkelerine, İslam ülkelerine özellikle gerici olanlarına gidenler Atanın büyüklüğünü fiilen görüp anlar “Atatürk ne büyük adammış” derler. Tesettürlü yazar Rabia Kaplan ne diyor izleyelim:

Bir başkası, beş vakit abdestinde namazında, tesettürlü TV sunucusu İkbal Gürpınar  iki kere umreye gitmiş, orada diğer Müslüman ülke kadınlarının durumunu görünce Atatürk’e tekrar tekrar dua etmiş.

Nasip oldu iki kere umreye gittim. Mekke’de Atatürk’e çok dualar ettim. Çünkü oradaki kadınların perişanlığını gördüm. Suratlarını demir parçalarıyla kapatmışlardı, inanılmaz. Sordum; “Mecburuz, kocalarımız böyle istiyor, bizim söz hakkımız yok” dediler. İçim kalktı, bir insan kendini ancak bu kadar çirkinleştirebilirdi. İyi ki bizim Atatürkümüz var, nurlar içinde yatsın.

Bunları ifade eden Gürpınar kendi anlatımıyla nasıl bir inanca sahip ona da bakalım:

Ailemde tarikat mensubu yok, babam ilahiyat mezunu tefsir ustasıdır. Eskiden içki içerdim, geçirdiğim bir trafik kazasından sonra bıraktım, beş vakit namaza başladım. Başıma gelen badireleri inançlı olmam sayesinde atlattım. İnsanlar bana nasıl etiket takarlarsa taksın, gerçek hayatımda neysem, ekranda da oyum. Her tarakta bezim var, hayatı keyifle yaşıyorum. Hallacı Mansur’un “Enel Hak”kına çok inanıyorum. Biz gerçekten Allah’ın birer parçasıyız, bize o kadar yetenekler vermiş ki. Bu yetenekleri göstermemizi istiyor, biz ise köşeye çekilip paslanıyoruz.”  

Bir başka örnek de gericilerin ve elbetteki AKP’nin baştacı ettiği, kasıtlı ve yanıltıcı şekilde Atatürk’e ve onun devrimlerine karşı olan en büyük kahraman saydığı Mehmet Akif Ersoy. Akif bir dostuna yazdığı mektupta Atatürk ve Arap ülkeleri arasındaki ilişkiyi ne kadar güzel ifade etmiş:

Mısır’da on bir yıl kaldım. Fakat on bir saat daha kalsaydım, artık çıldırırdım. Sana halisane (içtenlikle) fikrimi söyleyeyim mi? İnsanlık da Türkiye’de, milliyetçilik de Türkiye’de, Müslümanlık da Türkiye’de, hürriyetçilik de Türkiye’de. Eğer varsa Allah benim ömrümden alıp O’na versin.

Bu ifade Diyanet Vakfı’nın çıkardığı İslam Ansiklopedisi’nin Mehmet Akif bölümünden alınmadır. İsteyen açıp oradan okuyabilir. Ayrıca Yeniçağ Gazetesi yazarı tarihçi Muhittin Nalbantoğlu’da bunu doğruluyor.

Akif’in Atatürk hayranlığı işte böyle. Empoze edilmek istenilenin tam tersi. Esasen Akif Milli Mücadele sırasında başta Şeyhülislam Dürrüzade olmak üzere bir avuç satılmış gibi İstanbul’da kukla hükümetle değil hep Ankara’da Ankara Hükümetinin yanında olması Anadolu’yu dolaşarak halkın milli mücadeleye katılmasına katkıda bulunması da bunu ayrıca kanıtlamaktadır.

Mehmet Akif Halide Edip’in önerdiği Amerikan mandasına karşı çıktığı için ortaçağ kafalı tehlikeli adam olarak tanımlanmıştır.  Mehmet Akif hakkındaki İddialardan biri de, şapka giymemek için Mısır’a gittiğidir. Oysa, Âkif’in Mısır’a gittiği yıllarda, şapka devrimi henüz yapılmamıştı ve Cumhuriyet Meclisinin milletvekilleri fes giymekteydi. Akif Mısır’da entari giyip dolaşmak yerine ceket, pantolon ve frenkgömleği giydiği gerekçesiyle “Hıristiyan Âkif, gavur Âkif” olarak tanımlanmıştır. Mehmet Akif tamamen özel ailevi nedenlerden dolayı Mısır’a gitmiştir. Bunun sebebini çok özel olduğu için bilenler açıklamıyorlar. Bazı kimselerin Akif’i rahatsız etmiş olduğu genel bir kabul. Ancak Akif Mısır’a küskün gitmemiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından alınan bir karar gereği Elmalılı Hamdi Efendi ile birlikte kendilerine verilen Kur’an Tefsiri ve Kur’an Meali hazırlama görevi için verilen avansı birlikte alarak Mısır’a gitmiştir. Yani bu işi sakin, rahatsız edilmeyeceği bir ortamda yerine getirmek istemiştir. Bu konudaki daha geniş açıklamalarımızı okumak için lütfen tıklayın.

Yararlanılan kaynaklar:

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4156313&tarih=2006-03-28

http://www.milliyet.com.tr/2008/02/23/yazar/pulur.html

Sokak TV’de 27 Haziran 2014 tarihinde yayımlanan Ceviz Kabuğu Programı

Bülent Pakman. Kasım 2009. Son güncelleme Haziran 2014. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz.

Twitter Widgets

Bülent Pakman kimdir: https://bpakman.wordpress.com

Abu Dhabi 2013

Atatürk Orta Doğu’da ve Doğu’da daha iyi anlaşılır için 2 cevap

  1. Adem dedi ki:

    Mehmet Akif, İstiklâl Marşı’nı Türk milletine armağan ettikten sonra neden gönüllü sürgüne Mısır’a gitti?

    Evet, Mehmet Akif kızlarını burada bırakarak 1925-1936 yılları arasında dönmemek üzere eşi ve iki oğluyla Mısır’a gitti. Kendisi, bu gidişin gerekçesini dostlarından Şefik Kolaylı’ya “Arkamda hafiye gezdiriyorlar. Ben, vatanını satmış ve memlekete ihanet etmiş adamlar gibi muamele görmeye tahammül edemiyorum. İşte, bundan dolayı gidiyorum” sözleriyle açıklamıştı

    • bpakman dedi ki:

      Konu araştırılmış ve bir başka yazımızda detaylı olarak açıklanmıştır:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s