Yahudiler Türk

Hazar İmparatorluğu

737px-HazarlarHazarlar, İdil kıyıları ve Kırım yarımadası arasında devlet kuran Türk halkları birliğidir. Hazar tek başına bir kavim adı olmayıp Ön Bulgarlar, Sibirya Sabar (Sabir, Suvar) Türkleri ve Batı Göktürk boyları topluluğudur.  Bulgarlar gibi Hun birliği içinde yer alan ve bu birliğin dağılmasının ardından Göktürk Devleti’ne tâbi olan Hazarlar, 558 yılında bu devletin batı kolu şeklinde Hazar Devleti’ni kurdular. Hazarlar Kuzey Kafkasya’daki hâkimiyetlerini pekiştirdikten sonra Persler ve Bizanslılar üzerine akınlar yapmaya başladılar. 630 yılında Doğu Göktürk Devleti dağılınca bağımsızlıklarını ilan ettiler ve Batı Karadeniz kıyılarına kadar ilerlediler, Hazar denizine adlarını verdiler.

Önceleri Gök Tanrı ve Türkün doğa felsefesinin yansıması olan Şaman inancına sahip olan Hazarlar 740 lı yıllarda Museviliğe geçtiler. Museviliği benimseyen ilk ve tek Türk Devleti oldular.

Hazarların Yahudiliğe geçişleri

Hazarya’daki hoşgörülü ortam, Doğu ve Batı’da baskılardan kaçan çok sayıda Yahudi’nin göçtüğü güvenli bir sığınak yaratmıştı. Önceleri Kök Tengri (Gök Tanrı) inancına sahip Hazarlar komşu devletlerin ve topraklarındaki tek tanrılı dinlere mensup insanların etkisiyle bu dinlere ilgi duymaya başladılar. Hatta bunun için İstanbul’a elçi gönderip Bizans’tan yardım istediler. 861 yılında Kağan’ın sarayında üç tek tanrılı din temsilcisi arasında yarış düzenlendi. Temsilcileri dinleyen Kral Bulan,  sonra her temsilciye diğer iki dinden hangisinin üstün olduğunu sordu. Müslüman temsilci Yahudiliğin Hıristiyanlıktan, Hıristiyan temsilci de Yahudiliğin Müslümanlıktan üstün olduğunu söylediler. İki dinin kaynağında da Yahudiliğin bulunduğunu gören Kral Bulan bu dini seçti. Onunla beraber tüm yöneticiler ve soylularla halkın bir kısmı da Yahudiliğe geçti.

Bu olay Toledolu filozof Yehuda Halevi’nin Hazar Kitabı’nda genişçe anlatılır. Önceleri hayali sanılan anlatılar Bizans kaynaklarından doğrulanınca gerçekliği anlaşılmıştı. Hazarlar Yahudiliğe geçerken, Karaizm’i değil Rabinik Yahudiliği benimsemişlerdi.

Hazarya’da Yahudilik gittikçe yaygınlaşmış ve birinci din olmuştu. Bunu sıradan mezarlarda bulunan çok sayıda dini objeden anlıyoruz. Bu devirde sinagoglar ve yeşivalar kurulmuş, Tora ve Talmud uygulamaları yaygınlaşmıştı. Yazışmalar İbranice yapılıyor,  çocuklara İbrani adları veriliyordu. Hatta Hazarlar bunu bir adım ileriye götürerek Türkler’in bayramda doğanlara bayramın isminin verilmesi adetini Yahudiliğe uyarlamış ve çocuklarına Hanuka, Pesah gibi isimler vermişlerdi.

Hazar Devletinin yıkılışı

Hazarlar Doğudan gelen Peçenekler sebebiyle zayıfladılar, Kiev Knezliği (Prensliği) tarafından 1048 de  tamamen yıkılmalarından sonra diğer Türk boylarına karıştılar, bir kısmı Doğu Avrupa’ya, Kırım’a dağıldı. Hazar Devleti yıkıldıktan sonra Macaristan, Doğu Avrupa, Türkiye ve Kafkasya topraklarına yerleştiler. Rus topraklarında kalanlar da olmuştu. Hazar kimliklerini yavaş yavaş kaybederek yalnızca Yahudi kimliklerini korumuşlardır. Kanıtlar hiç bir zaman Hıristiyanlığı benimsemediklerini göstermektedir.

Onüçüncü Kabile

İsrailoğullarının dini olan Museviliğin oniki mezhebi vardır ve bu mezhepler, Nuh peygamberin oğlu “Sam”ın torunlarından Yehuda’nın oniki oğlunun kabilelerine ait mezheplerdir. Bütün dünyadaki Yahudilerin ve Doğu Avrupa Yahudilerinin bu oniki kabileden geldiğine inanılır.

Macaristana göç eden nesilden gelen Hazar Türkü asıllı, Yahudi yazar Arthur Koestler ise 1976 yılında Hazar Türklerinden oluşan bir kabile daha olduğunu ileri sürdü. Koestler “Onüçüncü Kabile” adlı kitabında Doğu Avrupa (Aşkenazi) Yahudilerinin Türk kökenli Hazarlar olduklarını yani Onüçüncü kabileden geldiklerini anlattı. Buna göre Hitlerin gaz odalarında öldürdüğü Aşkenazi Yahudilerinin bir kısmı Hazar Türkleriydi. Bugün Türkiye, Dağıstan, Kırım, Litvanya ve Polonya’da yaşayan Karaylar (Karaim Türkleri) Hazar soyludurlar.

Koestler savını önemli bir belgeye dayandırır: “Hazar Yazışmaları”. Bunlar 954 – 960 yılları arasında, Endülüs Emevi Başkenti Córdoba halifesi III. Abdurrahman’ın (III. Abdül-Rahman) dışişlerinden sorumlu sekreteri İspanya Yahudilerinden Hasday bin Şaprut (Hasdai İbni Şaprut) ile Hazar Kağanı Yosef (Joseph) arasında gerçekleşen mektuplaşmalardır. Hazarlar tarafından yazılıp da günümüze kadar gelen az sayıdaki belgelerden biri olup Türk tarihi hakkında bilgi sunan ender kaynaklardandır. Yazışmalarda, Hazar Kağanı ve çok  ateşli bir  Yahudi milliyetçisi olan Joseph, Hazarların sonradan Yahudi dinine döndükleri hakkında bilgiler verir, Yahudi olmasına rağmen kendi halkının ırk kökenlerini Nuh’un oğlu Sam’a dayandırmaya kalkışmaz. Hazarların Nuh’un oğlu Sam  soyundan değil, Nuh’un  diğer oğlu Yafes’in soyundan geldiğini, daha açık   konuşmak gerekirse, Yafes’in torunu ve  bütün Türk boylarının atası olan Togarma’nın  soyundan geldiklerini anlatır.  Kendi  bir  ifadesiyle şöyle  der:   “Atalarımızdan kalan soy  kayıtlarımızdan öğrendiklerimize göre, Togarma’nın  on oğlu  vardı. Bunların  soylarından Uygur, Dursu, Avar, Hun, Basili, Tarniak,  Hazar, Zagora, Bulgar ve  Sabirler gelmektedir. Biz yedinci oğul  olan Hazar soyundan geliyoruz.”

Aşkenaz

Aşkenaz sözcüğünün kökeni hakkında çeşitli teoriler bulunmaktadır. Bunlardan biri İskitler’in antik adı olan Ashguazi’den geldiğidir. Frigyalılar’ın diğer adı Aşkaenoi’dir. Ege Adaları’nda Askenos isimli şehirler mevcuttur. Güney Rusya’da yaşayan İskit dönmesi Yahudiler’e de Aşkenos deniyordu. Tora’ya göre Rusya, Ermenistan ve Anadolu bölgelerinin coğrafi adı ve Yafes’in torunlarından birinin adıydı.

Kevin Alan Brook’a göre Aşkenazik kökeni, Roma döneminde Ortadoğu’dan gelen Kırım Yahudileri, Asya ve Avrupa içlerinden Doğu Avrupa’ya kaçanlar ve Hazar, Alan ve Slav dönmeleri oluşturmuştu.

Yahudi Dilleri

Eski İbranice (Ancient Hebrew): Yahudilerin eski dili.

Aramice (Aramaic): Yahudilerin Nebukadnezar tarafından sürüldükleri Babil’de öğrendikleri dil. Zamanla Eski İbranice’nin yerini almış, Eski İbranice sadece din dili olarak yaşatılmıştır.

Ladino: 15. yüzyıl İspanyolca’sı. Sefarad Yahudilerinin İspanya’da ve Türkiye’de konuştukları dil. Sefarad İbrani dilinde İspanya/İberya anlamına gelmektedir.

Yidiş (Yiddish): Almanya ve Doğu Avrupa’da Aşkenazi Yahudilerinin konuştuğu, daha önce Cermenik kökenli olarak bilinen dil.

Modern İbranice (Modern Hebrew): Günümüzde İsrail’in resmi dili.

Yidiş

Yidiş,  İbranice, Almanca ile Aşkenazi Yahudilerinin yaşadıkları ülkelerin dillerinden oluşan melez bir dildir. Sadece bir yüzyıl önce dünyadaki 18 milyon Yahudi’nin 11 milyonunun konuştuğu, Aşkenazi Yahudilerinin ise bin yıldan bu yana konuştuğu tahmin edilen bu dilin kökenleri yıllardır dilbilimciler arasında anlaşmazlık sebebi olmuştur.

Ren Tezi (Ren Hipotezi/Teorisi)

Tüm Yahudi nüfusunun büyük bölümünü oluşturan Aşkenazlarla ilgili eskiden daha yaygın olan “Ren Tezi”ne göre  Yahudiler aslında Orta Doğu kökenliler olup Filistin’de yaşıyorlardı. Müslümanların bu bölgeyi işgal etmesi nedeniyle 638 yılından başlayarak Filistin’den kaçıp önce Güney Avrupa’ya, sonra da Ren Nehri kıyılarına, yani şimdiki Almanya’ya yerleştiler. Oradan da 15 yüzyıl başında Doğu Avrupa’ya göç ettiler ve hızla genişlediler.

Hazar Tezi (Hazar Hipotezi/Teorisi)

Hazar Teorisine göre  Aşkenazi Yahudilerinin çoğu Semitik kökenli olmayıp Slav, İskit, Hun, Bulgar, İranlı, Alan ve Türk boylarında oluşan Orta Asya kökenli dönme (konvert) Musevilerdir. Daha sonra Bizanslılar ve Araplarla yaşayan Yahudiler de onlara katılmış. Hazar İmparatorluğunun yıkılmasından sonra 1347-1348 de önce Polonya ve Macaristan’a göç etmişler, sonunda Orta ve Batı Avrupa’ya yayılmışlar. Avrupa Yahudileri Kafkasya, Avrupa ve Orta Doğu kökenli atalara sahiptirler. Kafkas gruplarından 6. ve 10. yüzyıllar arasında Hazaryaya göçlere karşın Kafkasya’da kalan Yahudi Hazarlar arasında genetik çeşitlilik bulunmaktadır.

Aşkenazilerin Haplogrup dağılımı

Avrupa Yahudilerinin atalarını anlamak için yapılan genetik çalışmalar farklı ve tutarsız sonuçlar vermiştir. Bazı çalışmalar Avrupa Yahudileri ile Adigeler gibi Kafkas popülasyonlarının genetik benzerliklerine  (Behar ve arkadaşları 2003; Levy-Coffman 2005; Kopelman ve arkadaşları 2009), bazıları Filistinliler gibi Orta Doğu popülasyonları ile benzerliklerine  (Hammer ve arkadaşları 2000; Nebel ve arkadaşları 2000), diğerleri İtalyanlar gibi Güney Avrupa popülasyonları ile benzerliklerine işaret etmiştir (Atzmon ve arkadaşları 2010; Zoossmann-Diskin 2010). Bu çalışmaların çoğu genom öncesi-geniş çağda, tek ebeveynli markerler kullanılarak ve farklı referans popülasyonlar dahil edilerek yapılmış olup bu da elde edilen sonuçların karşılaştırılmasını güçleştirmiştir. Tam genom verileri kullanılarak yapılan daha yeni çalışmalar Avrupa Yahudilerinin Dürzi, İtalyan ve Orta Doğu popülasyonları ile yüksek benzerliklerini göstermiştir (Atzmon ve arkadaşları 2010; Behar ve arkadaşları 2010).

Yahudilerin Y-DNA (Baba tarafı) haplogrupları:
J1  (M267)     % 5-24
J2   (M172)    % 6-19
E1b1b1 (M35, M78, M123)    % 3-23
G (M201), G2c (M377)       % 5-7.7
Q1b (M378)    % 5-7
R1b1  (M269, M17) % 2-11.4

Bunlardan R1a, R1b, Q, J2a, J1, G2 Türklerde de yoğun olarak görülmektedir.

Yahudilerin mtDNA (Anne tarafı) haplogrupları:
K        % 31-40 (Batı ve Orta Avrupa Yahudilerinde % 50, Doğu Avrupa Yahudilerinde % 15)
H        % 14-27
N1b     % 6-10
J         % 9-10
HV      % 8-12
U        % 5-7
T        % 3-7
W       % 2-3

K haplogrubu yaklaşık 12 bin yıl önce Batı Asya’dan çıkmıştır. Yüksek K yüzdesi 100 jenerasyon önce oluşan genetik darboğaza işaret etmektedir. K haplogrubu daha çok Dürzilerde (% 16), Filistinlilerde (% 8), Avrupa yerlilerinde (% 10), Avrupa’nın % 6’sında  ve Kürtlerde (%12) görülmektedir.

Yahudilerin ortak gene sahip olmadığını gösteren bu sonuçlar araştırmacıları Yahudi DNA’larının orijin lokasyonlarını bulmaya yöneltmiştir.

Eran Elhaik

eranelhaik

Dr. Eran Elhaik

İsrail doğumlu, Teksas Houston Üniversitesinde doktora, Maryland-Johns Hopkins Universitesinde doktora sonrası araştırmalar yapmış, İngiltere Sheffield Üniversitesinde öğretim üyesi olan Yahudi Genetik bilimci Dr. Eran Elhaik 2012 yılında Sheffield Üniversitesinde yaptığı Bilim dünyasında büyük yankı uyandıran bir araştırmada Aşkenaz Yahudilerinin asıl kökeninin, Miladi takvim başlangıcına yakın bir dönemde Hazar bölgesine yerleşen Türk boyları olduğunu ortaya koydu. “Genome Biology and Evolution” adlı dergide “Avrupa Yahudilerinin Soyunun Kayıp Halkası: Ren ve Hazar Hipotezlerinin Karşılaştırılması” başlıklı çalışmasını yayımlayan Eran Elhaik, 8’i Yahudi, 74’ü Yahudi olmayan gruplardan gelen bin 287 kişinin gen analizini coğrafi ve tarihsel göç yolları açısından değerlendirdi. Araştırmada Eski Yahudileri Filistin Yahudileri,  Doğu Akdeniz – Sami kökenli olmayan göçmenleri Dürziler, Hazarları ise  Ermenice ve Gürcüce ile ilgisiz Türk lehçesi konuşan Kafkas Ermeni ve Gürcüleri temsil etti. Bu şekildeki Ermeni ve Gürcülerin seçilmesinin sebebi onların Hazarlarla aynı genetik insan gruplarından gelmiş olduklarına inanılmasıdır.

Elhaik’e göre Türk boylarının bir kısmı 8’inci yüzyılda Yahudiliğe geçmiş ve “Hazar Tezi”ni oluşturan göç yollarını kullanarak Avrupa kıtasına doğru ilerlemiş.  Avrupa Yahudileri Yakın Doğu, Kafkas, Avrupa ve Sami soylarının genlerinin karışımından oluşuyor. Bu veriler de, “Hazar Tezi”ni destekliyor. Eran Elhaik, genetik göstergelerin Ren tezini desteklemediğinin altını çiziyor.

Elhaik’e göre günümüz Yahudileri ortak bir genetik kökene sahip değiller, diğer uluslardan genetik olarak farklı da değiller, kökenleri Filistin değil, genleri % 30 ila 38 oranında baskın Hazar yani Türk olup başka kavimlerle de karışmışlar. Avrupa Yahudiliği genetiğinin diğer unsurları Roma İmparatorluğu dönemi, Orta Doğu yani Mezopotamya’ya dayanıyorsa da yoğunluklarının azlığı onları Filistin Yahudiye Krallığı’na Hz. Yakub’un nesline bilimsel olarak bağlayamıyor. Elhaik’e göre: “Kadim Yahudilerin mirasçıları olarak bulunması beklenen Orta Doğu genetik unsuruna (bugünkü) Yahudiler sahip değil.”

Dr. Harry Ostrer “Yahudilerin Tarihi” adlı araştırmasında “Yahudilerin ortak bir gene sahip olduğunu ve bu ortak unsurun Hazarlar değil Orta Doğu kökenli olduğunu Yahudilerin Hazarlardan çok Filistinliler, Bedeviler ve Dürzilerle genetik olarak daha yakın olduğunu” iddia etmişti. Ostrer’in çalışması işgal altındaki Filistin’in “Yahudilerin vatanı olduğu” efsanesine delil gösteriliyordu. Dr. Elhaik, Ostrer ve benzer çalışmaları “Deneysel bir temeli yok, kendisiyle çelişiyor ve sonuçları ikna etmekten uzak. Sonuçları araştırmaya başlamadan yazılmış. Önce oku atmışlar sonra da hedefi okun etrafına çizmişler” olarak niteliyor.

Shlomo Sand

Hitler soykırımından kurtulmuş Polonya Yahudisi, Tel Aviv Üniversitesi’nden tarihçi Shlomo (Şlomo) Sand “Kendini Yahudi olarak tanımlayıp da Yahudi genini arayan kendinden utanç duymalıdır“, “Modern Yahudiler eski İsrail topraklarından değil çok sonraları Yahudi kimliği benimsemiş gruplardan gelmektedirler” ve yukarıda bahsi geçen Ostrer’in çalışması hakkında “Hitler bundan mutlaka çok memnun olurdu”  görüşleri ile tanınıyor.

Sand,  Eran Elhaik’in yukarıda bahsi geçen araştırması için şunları söylüyor:  “Benim gibi bir karacahil için genetik her zaman, niceliksel bulgularla uğraşan ve sonuçları reddedilemez olan bir bilim olmuştur. Eskiden Yahudileri bir ırk olarak tanımlayanlar Antisemitist olarak kötülenirdi. Bugün onları hazırlıksız şekilde bir ırk olarak tanımlamaya kalkanlara Antisemitist deniyor. Bugün küresel İsrail hasbarasıyla (propagandasıyla) Yahudilere “Yahudi’siniz” demek neredeyse antisemitizm ile eş anlamlı hale getirildi. Bu araştırmadan sonra Yahudilere “Yahudi değil Hazarsınız” demenin antisemitist diye yaftalanmasına rastlamak hiç de şaşırtıcı olmayacak.”

Shlomo Sand, Yahudilerin İsrail topraklarında doğmuş bir halk olduğu, yurtlarından çıkarıldıkları, Roma İmparatorluğu devrinde atalarının İsrail’den sürüldükleri ancak ülkelerine sadık kalanların 2000 yıl süren bir hasretten sonra yurtlarına geri döndükleri yalanlarına tahammül edememesi ile tanınıyor. Aynı zamanda bütün dünyaya tarihi gerçekler diye kabul ettirilen bu hikayelerin hepsinin uydurma olduğunu,  Yahudi diye anılabilecek bir halkın olmadığını, Yahudilik adı altında bir dinin olduğunu, göçün hiçbir zaman vuku bulmadığını, dolayısı ile bir geri dönüşün de söz konusu olmayacağını, İncile dayandırılan bütün tarihi hikayelerin mitolojik efsanelerden ibaret olduğunu ve bilimsel gerçeklere dayanmadıklarını anlatmaya çalışan bir tarihçi.

Sand’a göre: Yahudiler yurtlarından sürülmediler, dünyanın dört bir tarafına yayılmayı kendi istekleriyle yaptılar yani Yahudiler gönüllü olarak iltica ettiler. Misyonerlik gayesiyle, diğer dinlere tabi insanları Yahudiliğe çağırmak niyetiyle yurtlarından çıktılar. Bu, niçin dünyanın dört bir tarafında bu kadar çok Yahudi bulunduğu sorusuna da netlik kazandırıyor. Roma’lılar en fazla 10.000 Yahudiyi İsrail topraklarından sürdüler. Arkada kalan çoğunluk, toprakların Araplar tarafından fethedilmesinden sonra Müslüman oldular, Filistin’li Arapların dedeleri arasında da bol miktarda Yahudi bulunmakta. İspanya’daki Yahudi cemaati de sonradan Yahudi olan Araplardan ve ülkenin Hıristiyanlar tarafından fethedilmesinden sonra Yahudi olan Avrupalılar’dan oluştu. Aşkenaz Yahudiler İsrail’den gelerek Doğu Avrupa’ya Almanya üzerinden yayılmadılar, Kafkasya’daki Hazar krallığı sırasında Yahudi oldular. Yahudi kültürünün kökenleri Almanya’ya ithal edilmiş bir kültür değil, Hazarya’dan gelen neslin Almanlarla kaynaşmasıyla ortaya çıkmış bir kültür ve çoğu ticaretle uğraşan bu insanlar Doğu’ya seyahatler yaptılar. Bu nedenlerden dolayı Yahudilerin arasında açık tenliden koyu tenlisine, zencisinden sarışına varana kadar bütün ırklardan insanlar var. Bunları doğrulayacak araştırmaların çoğu İsrail’de yapıldı ancak ülkede yaratılan tartışmalardan dolayı bir kenara bırakıldı. Siyonistler, Yahudilerin arasında etnik bir bağlılık ve tarih bilinci oluşturma gayesiyle soya dayalı ve temelleri olmayan asılsız iddialar, bilimsel gerçeklerle uzlaşmayan efsaneler uydurdular. Bu tür faraziyelerin tamamı Siyonist zihinlerin ürünü.

Yahudi halkı diye birşey yok

Sholomo Sand “Yahudi Halkının İcadı The Invention of the Jewish People” adlı kitabında Arthur Koestler’in 13. Kabile teorisini ele alıyor.

Mavi Marmara olayından dolayı, İsrail’in Türkiye’den özür dilemesi gerektiği kitabın önsözünün ilk cümlesini oluşturuyor. Kitabı Mukaddes’in (Eski Ahid) içindeki tutarsızlıklar ve özellikle de birden fazla kişi tarafından, çok uzun bir zaman (yüzyıllar) dilimi içinde yazıldığı sıkça vurgulanıyor. Özünde Yahudiliğin bir din olduğu, Yahudi tarih yazımının da Siyonizmin etkisiyle, Kitabı Mukaddes’teki anlatılanlara uygun bir tarih ve halk oluşturduğu anlatılıyor.

Kitaba göre, 1. yüzyılda Romalılar tarafından sürgüne gönderilen Yahudilerle ilgili “Büyük göç” diye bir olay hiç olmamış, “Sürgün Yahudiler” diye bir topluluk da yok. Sand, Firavun tarafından Mısır’dan sürüldükten yüzlerce yıl sonra bir de Yahudilerin kutsal tapınaklarının yıkılışıyla Romalılar tarafından sürgüne uğratıldıkları mitini de gerçek dışı olmakla itham ediyor. Ona göre Yahudi halkı kimliğinin önemli tarihi unsurlarından birini oluşturan bu olay tamamen bir efsaneden ibaret. Zira o dönemde Romalıların böyle bir şey yapmadıkları gibi yapacak nakil vasıtaları da yoktu. Zaten bu konuda herhangi bir tarihi belge ve kanıt da bulunmamakta. Kısacası Sand’a göre Filistin dışına bir Yahudi tehcirinin tarihte kaydı yok.

Shlomo Sand gerçekte bir Yahudilik ya da Yahudi dininin hiç olmadığını iddia etmiyor tam tersine Yahudiliği ilk tek tanrılı din olarak kabul ediyor. Fakat Yahudi kökünden gelen etnik ırka dayalı bir ulus düşüncesinin tamamen uydurma olduğu kanaatinde. Tel Aviv Üniversitesinin 63 yaşındaki bu profesörüne göre günümüzde Yahudilerin akrabalıkları Hz. İbrahim ya da Hz. İshak’tan çok Hazar kaanlarıyla. Yani dünyanın değişik yerlerinden geçmişte din değiştirerek ve hatta bunların bazılarının kökenleri Türk oldugu tezini savunarak, Yahudi dinine geçenlerin gerçekte Yahudilerle bir bağı olmadığı sonucuna ulaşıyor.

Dünyanın her yanındaki Yahudiler ise zaman içinde bu dine geçmiş olan birçok farklı milletin kalıntıları…  Yemenlilere ve Hazarlara dayanan tarihsel bağlantıların, Siyonist bilim adamları tarafından yok edilmeye çalışılması, aksini kanıtlamaya çalışanların meşruiyetlerinin sorgulanması örneklendiriliyor. Sonradan Yahudiliği seçmiş olan ve bugünkü Yemenlilerle soy bağları bulunan Himyar Krallığı’nın veya Büyük Hazar Devleti’nin Yahudi tarihçileri tarafından adeta yok sayıldığı çarpıcı şekilde vurgulanıyor.

Sholomo Sand kitabında 19. yüzyıl Yahudi politikacıları ve entelektüellerinin kurgusal bir Yahudi halkı yarattıklarını ve zamanın modası olan bir ulus-devlet kimliğini oluşturmak için buna paralel olarak hayali bir geçmiş de kurguladıkları görüşünde. Ona göre Siyonist yöneticiler bu ulusu ya da halkı icat edebilmek için giderek gerçek-hayal karışımı tarihi bir realiteye dönüştürdükleri Yahudilik dinini temel aldılar. Sand’ın kitabına göre icat edilen Yahudi halkı senaryosu şu temel etaplardan oluşuyor: “Kutsal kitap döneminde yükseliş devri yaşayan, sonra göçebeliğe zorlanan, bu şekilde dünyanın pek çok yerine dağılan ve senaryonun sonunda bir U dönüşü yaparak kutsal topraklara geri dönen bir halk”. Amaç ulusal bir birlik şuuru yaratmaktı. Tüm bunların kaynağı ise bilimsel bulgulardan çok Kutsal Kitap’a dayandırılmış. Sand’ın deyişiyle Kutsal Kitap 19. yüzyılda bu amaçlarla adeta bir tarih kitabı haline getirilmiş. Karşıt görüşteki birçok tarihçinin, Yahudi tarihi hakkındaki tezlerinin çarpıştırıldığı kitapta, bir ulus oluşturabilmek için bilimin bile Kitabı Mukaddes’e uygun kanıtlar bulma çabası çarpıcı bir şekilde anlatılıyor.

Sand’e göre ünlü Yahudi tarihçi Abraham Polak’ın, 1944’te “Yahudi kökenlerimiz yerine Türk ve Moğol bir soy keşfettiğimizde, niçin bunca sevinç ve gurur duymamız gerektiğini anlamıyorum” diyerek bilimsel bulgulara karşı tepkisini göstermesinin sebebi, “İsrailoğullarının doğrudan soyundan gelmediklerinin ortaya çıkması durumunda Siyonist girişimin meşruluğuna zarar gelmesinden duyulan son derece kökleşmiş korku, bu meşruiyet tartışmasının İsrail devletinin varlık haklarının da genel olarak tartışılmasına yol açacağı korkusu”.

Yahudi tarih yazımı sürecinde, hem de İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde ve sonrasında, Alman ırkçılığına rahmet okutacak ırk ve kan araştırmaları da var. Bu araştırmalar bazen Yahudiler içinde Aşkenaz-Seferad çekişmesine dahi dayanak olarak kullanıldı. Kitapta bütün bu soy araştırmalarından da Siyonizmi memnun edecek bir sonuç çıkmadığı belirtiliyor. Buna rağmen İsrail devletinin ırkçı ve kurmaca bir kimlik politikası izlediği de vurgulanıyor.Bir kültürü, soy birliği hatta ortak bir tarihi olmadığı belirtilen İsrail için yazarın çözüm önerisi ise çok çarpıcı: Filistin ile federasyon.

“İdeal çözüm, Akdeniz’den Şeria nehrine uzanan iki uluslu demokratik bir devletin kuruluşu olur elbette.”

İsrail ile Filistinli’nin iadesi; Filistin’in BM’de temsili konusundaki çabalar; Suriye’de yaşanan ve devleti bölmeye/dönüştürmeye doğru giden gelişmeler; Irak’ın gelecekteki durumu da dikkate alındığında hem kitap hem de yazarın önerisi bir anlam kazanıyor. Çünkü yazar, Yahudiler ile Kürtler arasında da soy bağı olduğunun bilimsel tespitine yer veriyor! Yani etrafındaki bütün halklara soybağı olan İsrail neden onlarla ortak bir devlet kurmasın?

Örneklemesi de şu: “Ötekini davet eden bir İsraillileştirmeye paralel olarak, Büyük Britanya’da ya da Hollanda’da var olana benzer, İsrailli Filistinlilere eksiksiz bir eşitliğin yanında gelişkin ve kurumsallaşmış bir özellik de sağlayan çok kültürlü demokratik bir politika geliştirmek şarttır.”

Sand’in kitabının özeti: Şimdiye kadar anlatılan bütün Yahudi geçmişi koca bir yalanmış meğer!

Yidiş Anadolu’da doğmuş

Kuzey-Doğu Anadolu'da Aşkenaz köyleri ve ticaret yolları

Kuzey-Doğu Anadolu’da Aşkenaz köyleri ve ticaret yolları

Dr. Eran Elhaik’in de katıldığı müteakip bir araştırma Yidiş dillilerin DNA kökenlerinin Türkiye’nin Kuzey-Doğusunda, İpek yolu kesişmelerine yakın mevkideki  İşkenaz, Eşkenez, Aşhanas ve Aşuz adlı dört eski köyden kaynaklanmış olabileceğini, Yidiş’in Çin ve Akdeniz arasında tarihsel açıdan önemli uluslararası bir ticaret yolu olan İpek Yolu üzerinde ticaret yapan İran ve Aşkenazi Yahudileri tarafından oluşturulduğunu göstermektedir. Bu da daha önce Yidiş’in eski bir Germen diyalekti olduğu inancına ters düşmektedir.

Bu konu üzerinde İngiltere’nin Sheffield Üniversitesi’nin Hayvan ve Bitki Bölümünden Ranajit Das ve Eran Elhaik, Amerika’nın Baltimore – John Hopkins Üniversitesi’nin Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümünden Mehdi Pirooznia ve İsrail’in Tel Aviv Üniversitesi Dil Bilimleri Bölümünden Paul Wexler adlı bilim adamları tarafından DNA verilerini soysal koordinatlara dönüştürmede Coğrafi Nüfus Yapısı (Geographic Population Structure – GPS) yöntemi (bilgisayar modellemesi) kullanılarak bir araştırma yapılmış ve Genome Biology and Evolution (Genom Biyoloji ve Evrim) dergisinde yayımlanmıştır. Araştırmacılar söz konusu dört köyün adlarının Aşkenaz kelimesinden geldiğini ve 1500 yıl önceye kadar gittiğini ortaya koymuşlardır.

GPS yöntemi, açık ırk araştırmasından ziyade,  DNA’ya bakmakta, DNA’nın nereden hareket ettiğini bulmak için aynen uydu navigasyon sistemi gibi, DNA sahibinin coğrafik koordinatlarını üçgenlemekte, gen havuzları/popülasyonları denilen genetik olarak bir araya gelen homojen grupların hangisiyle eşleştiğini görüntülemekte, böylece dünya nüfuslarının % 83’ünü köken ülkelerine geri götürebilmektedir.

Kudüs'te bir Yidiş

Kudüs’te bir Yidiş

Araştırmacılardan genetik bilimci Eran Elhaik: Dil, coğrafya ve genetik hepsi bununla ilişkili. Sadece Yidiş konuşanların ve Yidiş konuşmayanların DNAlarını analiz etmede GPS aracını kullanarak, dilbilimcilerin yıllardır üzerinde tartıştıkları bir soruyu, Yidiş’in 1000 yıl önce kökenlerinin geldiği olası lokasyonuna cevap bulmayı başardık. Bunu Yahudilerden başka kimsenin konuşamayacağı ya da anlayamayacağı bir gizli dil olarak Yidiş’i icat ederek gerçekleştirdiler. Kuzey doğu Türkiye bu yer isimlerinin dünyada varolduğu tek yerdir. Bu da  İpek Yolunu düzenli  olarak kullanarak Asya’dan Avrupa’ya mal taşıyan Yahudi tüccarların ticaret tekellerini korumak için Yidiş’in ilk binyılda doğmuş olduğuna işaret etmektedir. Bizim bulgularımız, Yidiş’in İran, Türk ve Slav kökenlerine sahip olduğu ve  ve Yidiş’in neden “satış” “alış” konusunda 251 kelime içerdiğini açıklayan alternatif teori ile uyum içindedir. Bu deneyimli tüccarların dilinden bekleyebileceğimiz bir şeydir.”

Daha önceleri, bünyesinde Almanca, Slavca ve İbraniceyi bulunduran ve Arami harflerle yazılmış Yidiş’in yaygın olarak eski bir Alman lehçesi olduğu düşünülmekteydi.

Araştırmacılardan Tel Aviv Üniversitesi Profesörü Paul Wexler’e göre, Yidiş Slavik grameri ve kelimelerini içermiş olan bir Slav diliydi ancak zamanla Slavik sözlüğünü ortak ve yabancı Almanca kelimelerle değiştirdi.

Yidiş Aşkenazi Yahudilerinin ana dili olduğunda Slavik gramerini muhafaza ederken diğer kültürlerden yeni kelimeler edinmeye başladı. Bu yüzden Yiddiş’e “Kötü Almanca” deniliyordu. Zira Almanca kelimelerden ama Almanca olmayan gramer kombinasyonundan oluşuyordu.

Araştırmacılara göre ilk bin yüzyılın sonlarına doğru Aşkenazi Yahudileri önce Hazarya’ya (Karadeniz ve Hazar Denizi’nin kuzeyi) gitmiş Hazar İmparatorluğu’nun yıkılmasından yarım yüzyıl sonra da Avrupa’ya göç etmiş olabilirler. Bu aynı zamanda uluslararası ticaret ağının da çöktüğü bir döneme rastlamaktadır.

Sonuç

Bugün dünyada yaşayan 14 milyonu aşkın Yahudinin % 70-80’i Aşkenaz kökenlidir. Hitler soykırımından önce bu oran % 90 idi. Aşkenazilerin çoğunluğunun da Hazar Türkleri olduğu da göz önüne alındığında günümüz Yahudilerinin tahminen yarısının Türk soylu olduğu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Yahudiliğin ırk olmadığı, Hıristiyanlık ve Müslümanlık gibi mensuplarının çeşitli milletlerden oluştuğu bir din olduğu anlaşılmıştır.

Kaynaklar:

Localizing Ashkenazic Jews to primeval villages in the ancient Iranian lands of Ashkenaz. Ranajit Das, Paul Wexler, Mehdi Pirooznia, Eran Elhaik. Genome Biology and Evolution Advance Access. 19.4.2016  http://gbe.oxfordjournals.org/content/early/2016/03/03/gbe.evw046.full.pdf+html  (tamamı)   http://gbe.oxfordjournals.org/content/early/2016/03/03/gbe.evw046.abstract (özeti)

Yiddish may be a TURKISH dialect: DNA study suggests it was invented by Jews as they traded on the Silk Road. Sarah Griffith. Daily Mail. 19 Aprel 2016.  http://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-3548149/Yiddish-TURKISH-dialect-DNA-study-suggests-invented-Jews-traded-Silk-Road.html

Scientists reveal Jewish history’s forgotten Turkish roots. David Keys. Independent. 20 Aprel 2016.  http://www.independent.co.uk/news/science/archaeology/scientists-reveal-jewish-historys-forgotten-turkish-roots-a6992076.html

Yiddish Language was Invented by Slavo-Iranian Jewish Merchants, Scientists Say. Sci-News.com. Apr 19, 2016.    http://www.sci-news.com/genetics/yiddish-language-slavo-iranian-jewish-merchants-03797.html

The Missing Link of Jewish European Ancestry: Contrasting the Rhineland and the Khazarian Hypotheses. Eran Elhaik. Genome Biology and Evolution. 2013; 5(1): 61–74. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3595026/ http://gbe.oxfordjournals.org/content/5/1/61.full.pdf+html?sid=ad091b58-1882-4dcf-8a25-e3aa2059e56d

Yahudilerin ecdadı aslında Türkler mi. Hürriyet Haber. 27 Ocak 2013 http://www.hurriyet.com.tr/yahudilerin-ecdadi-aslinda-turkler-mi-22454720

Yahudi diye bir şey artık yokmuş. Oğuz Eser. Timetürk. 31.12.2012  http://www.timeturk.com/tr/2012/12/31/yahudi-diye-bir-sey-artik-yokmus.html

Ya Yahudiler Türk’se. Mehmet Yiğittürk ODATV 28.10.2011 http://odatv.com/ya-yahudiler-turkse-2810111200.html

The Invention of the Jewish People. Sholomo Sand. Verso England. 2009.  http://www.rafapal.com/wp-content/uploads/2012/01/Shlomo-Sand-The-Invention-of-the-Jewish-People-2009.pdf

Yahudi Tarihçiye göre Yahudi bir halk yok. Emine K. Arslaner / Timeturk /Almanya. 12.03.2008 http://www.timeturk.com/tr/2008/03/12/yahudi-tarihciye-gore-yahudi-bir-halk-yok.html

Yahudileri kızdıran, “Yahudi” kimdir? Nurhayat Küçük. Gazate 32. 10 Aralık 2011. http://www.gazete32.com.tr/yazarlar/yahudileri-kizdiran-yahudi-kimdir-makale52.html

13. Kabile. Arthur Koestler. PİM Yayınları. Temmuz 2007. İstanbul

Karay/Karaim Türkleri. Bülent Pakman. Temmuz 2014. https://bpakman.wordpress.com/turk-dunyasi/gunumuz-turkleri-turk-devletleri/dest-i-kipcak-turkleri/karaykaraim-turkleri/

Türk kavimlerinde Hıristiyanlık ve Musevilik. Bülent Pakman. Haziran 2014.   https://bpakman.wordpress.com/turk-dunyasi/eski-turk-devletleri-turk-yurtlari-turk-topluluklari/turklerin-tanrisi/turk-kavimlerinde-hiristiyanlik-ve-musevilik/

Hazarlar. Bir Yahudi Türk İmparatorluğu. Albert Mizrahi.  http://arsiv.salom.com.tr/news/print/17240-HAZARLAR-Bir-Yahudi-Turk-Imparatorlugu.aspx

Hazar Yahudileri. Kevin Alan Brook. Nokta Kitap 2005 (Jews of Hazaria)

Eran Elhaik, Ph.D. http://www.eranelhaiklab.org/

Yahudi misiniz? Gen-Ar Genom Araştırma Merkezi. http://www.genomturkiye.com/83-dj-slider/19-yahudi-geni.html

Genetic studies of Jewish origins. Wikipedia https://en.wikipedia.org/wiki/Genetic_studies_of_Jewish_origins

Jewish ethnic divisions. Wikipedia https://en.wikipedia.org/wiki/Jewish_ethnic_divisions

Haplogroup K (mtDNA). Wikipedia https://en.wikipedia.org/wiki/Haplogroup_K_%28mtDNA%29

A substantial prehistoric European ancestry amongst Ashkenazi maternal lineages. Marta D. Costa, Joana B. Pereira, Maria Pala, Verónica Fernandes, Anna Olivieri, Alessandro Achilli, Ugo A. Perego, Sergei Rychkov, Oksana Naumova, Jiři Hatina, Scott R. Woodward, Ken Khong Eng, Vincent Macaulay, Martin Carr, Pedro Soares, Luísa Pereira & Martin B. Richards. Nature Communications.  08 October 2013.  http://www.nature.com/ncomms/2013/131008/ncomms3543/full/ncomms3543.html

Jewish languages. Wikipedia https://en.wikipedia.org/wiki/Jewish_languages

Languages of Israel. Wikipedia https://en.wikipedia.org/wiki/Languages_of_Israel

Rethinking the Khazar Theory! David Duke. February 15, 2016 http://davidduke.com/rethinking-khazar-theory/

Bülent Pakman. Nisan 2016.  Eklemeler Ekim 2016. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz, yayımlanamaz.

Twitter Widgets

IMG_2654Bülent Pakman kimdir  https://bpakman.wordpress.com