Kur’an’da Nuh Tufanı

Nuh tufanı bahsi hem Tevrat hem de Kur’an’da geçmektedir. Tevrat genelde olayları ayrıntılı olarak verir, hikaye şeklinde anlatır. Kur’an farklı olarak olayları “kıssa” (ders alınması gereken kısa hikâye) olarak verir. Nuh tufanı da her iki kutsal metinde bu farkla geçmektedir. Bu yazımızda Kur’an’ın Hz. Nuh ve Nuh Tufanı ile ilgili ayetlerini açıklamalarıyla aşağıda veriyoruz:

Hz. Nuh Allah’tan başkasına tapınmayı önlemek için gönderilen açık bir uyarıcıydı.

Andolsun biz, Nuh’u da toplumuna resul olarak göndermiştik. “Ben sizin için açık bir uyarıcıyım. Allah’tan başkasına kulluk etmeyin. Korkunç bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum.” demişti de,” HÛD 25-26

Düzeltmeye çalıştığı toplumun servet ve refahla şımarmış kodamanları ona karşı çıkmış ve ona uyanları basit, değersiz ayak takımı olarak görmüş ve horlamışlardır. Bu kodaman topluluk, Nuh’un ve onu izleyenlerin taşıdıkları evrensel değerleri, güzellik ve iyilikleri fark edemeyen bir körlük sergilemişlerdir. Bu, bir bilgisizlik illetidir.

Toplumunun küfre sapanlarından bir grup kodaman şöyle konuşmuştu: “Bize göre sen, bizim gibi bir insandan başkası değilsin. Bakıyoruz sana, ayak takımımızın basit görüşlü insanlarından başkası ardına düşmüyor. Sizin bize hiçbir üstünlüğünüzün olduğuna da inanmıyoruz. Aksine, sizi yalancılar sayıyoruz. Nuh dedi ki: “Ey toplumum! Bir düşünün! Ya ben Rabbimden gelen bir beyyine üzerindeysem; katından bana bir rahmet vermiş de o rahmet sizin gözlerinizden saklanmışsa! Siz ona tiksintiyle bakarken, biz sizi ona zorla mı ulaştıracağız?” HÛD 27-28. (not: beyyine=delil)

Nuh şöyle yakardı: “Ey Rabbim! Ben toplumumu gece gündüz davet ettim. Fakat çağrım, onların kaçışlarını artırmaktan başka bir işe yaramadı. Ben onları, sen kendilerini affedesin diye çağırdıkça, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, inat ve ısrar ettiler ve kibirlendikçe kibirlendiler.” Nuh 5-7

Hz. Nuh, diğer bütün peygamberler gibi, hizmetine karşılık Allah rızası dışında bir şey beklememiş, Allah’ın hazinelerini elinde tutmadığını söylemiştir.

Hem ben sizden buna karşı bir mal da istemiyorum. Benim ücretim Allah’tandır.” Hud 29

Hz. Nuh kodamanların küçük gördüğü imanlı insanları işe yaramaz ilan edemeyeceğini, böyle bir şey yaptığı takdirde zalim olacağını bildirmiştir.

Ama ben iman edenleri paylayıp kovamam. Çünkü onlar Rablerine varacaklar. Ama sizin cehalete batmış bir toplum olduğunuzu görüyorum. Ey toplumum! Eğer ben onları paylayıp kovarsam, Allah’a karşı bana kim yardım edebilir? Hala düşünmüyor musunuz? .”HÛD 29-30.

Bütün peygamberler gibi Hz. Nuh da, gaybı (bilinmeyeni) bilmediğini, bir melek olmadığını açıkça söylemiştir:

Ben size demiyorum ki, Allah’ın hazineleri benim yanımdadır. Ben gaybı bilmem. Ben bir meleğim de demiyorum. Ama gözlerinizin horlayarak baktığı kişiler için, ’Allah bunlara hiçbir hayır vermeyecek’ diyemem. Onların benliklerinde neyin saklı olduğunu Allah daha iyi bilir. Başka türlü davranırsam kesinlikle zalimlerden olurum. Dediler ki: “Ey Nuh! Sen bizimle uğraştın, bizimle mücadelede çok da ileri gittin. Eğer doğru sözlülerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi ortaya getir. Nuh dedi: “Onu size, dilediği takdirde ancak Allah getirir, siz de hiçbir engel çıkaramazsınız.” HÛD 31- 33.

Kavmini doğru yola sokamayan Hz. Nuh’a ümitsizliğe düşmemesi ve bir gemi inşa etmesi vahyedilmiştir.

Nuh’a şöyle vahyolundu: “Toplumundan, daha önce inanmış olanlar dışında hiç kimse iman etmeyecektir. Artık onların yaptıkları yüzünden tasalanıp durma. Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap. Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma. Onlar, mutlaka boğulacaklardır.” HÛD 36-37.

Hz. Nuh’un gemiyi inşa etmesi ilahi planların gözleri önünde, vahyin denetiminde gerçekleşmiştir.

Gemiyi yapıyordu. Toplumundan her hangi bir grup yanından geçtikçe onunla alay ediyorlardı. Dedi ki Nuh: “Bizimle alay ediyorsanız, biz de sizinle alay edeceğiz. Tıpkı sizin eğlendiğiniz gibi.” HÛD 38.

Nihayet emrimiz gelip de tandır kaynayınca şöyle seslendik: “Yükle içine her birinden ikişer çift ve aleyhinde hüküm verilen hariç olmak üzere aileni, bir de iman etmiş olanları.” Ama Nuh’la birlikte çok az bir kısmı iman etmişti. Nuh dedi: “Binin içine! Onun akıp gitmesi de demir atması da Allah’ın adıyladır. Benim Rabbim elbette ki Gafur’dur, Rahim’dir. HÛD 40-41.

Geminin inşa edilmesinden sonra göğe sularını boşaltması toprağa da sularını fışkırtması emredilmiştir.

Hz. Nuh’a inanan küçük bir insan topluluğu ile, hayvan çiftleri gemiye bindikleri için kurtulmuş ve bunun dışında kalanlar boğularak ölmüşlerdir.

Ölenler arasında Hz. Nuh’un bütün uyarılarına rağmen ona inanmayan oğlu da vardır.

Gemi onları, dağlar gibi dalgalar üstünden yürütüp götürüyordu. Nuh onlardan ayrı bir yerde duran oğluna seslendi: “Oğulcuğum, bizimle beraber bin, kafirlerle beraber olma. Oğlu cevap verdi: “Bir dağa sığınacağım, beni sudan korur.” Nuh dedi: “Allah’ın merhamet ettiği dışında hiç kimse için Allah’ın kararından kurtaracak yoktur.” Ve ikisi arasına dalga girdi de o, boğulanlar arasına katıldı.” HÛD42- 43.

Oğlunun inkarcılar arasında ölmesi Hz. Nuh’u üzmüş ve babalık hisleriyle Allah’tan böyle bir şeyin nasıl meydana geldiğini sitem ifadesiyle sormuştur.

Bu arada Nuh, Rabbine yakardı da dedi ki: “Rabbim, oğlum benim ailemdendi! Senin vaadin elbette haktır. Sen, hakimlerin, hükmü en güzel verenisin.” HÛD 45

Allah buna karşı Hz. Nuh’u uyarmış ve oğlunun, kendisine nispet edilemeyecek bir inançsız olduğuna dikkat çekmiştir.

Allah buyurdu: “Ey Nuh! O, senin ailenden değildi. Yaptığı, iyi olmayan bir işti. Hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Cahillerden olmaman hususunda seni uyarırım.” HÛD 46.

Hz. Nuh bunun üzerine Allah’tan affını dilemiş ve susmuştur.

Nuh dedi: “Rabbim! Hakkında bilgim olmayan şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni affetmez, bana acımazsan hüsrana uğrayanlardan olurum. HÛD 47.

Tufan sularının çekilmesi üzerine Hz. Nuh’un gemisi Cudi Dağı’na oturmuştur.

Ve denildi: “Ey yer! Suyunu yut ve ey gök, sen de tut.”Ve su çekildi. İş bitirilmişti. Gemi, Cudi üzerine oturdu ve haykırıldı: “O zalimler topluluğu geri gelmez olsun!” HÛD 44.

Kaynaklar:

Prof. Yaşar Nuri Öztürk, Kur’an’daki İslam, Yeni Boyut, İstanbul 1997.

Prof. Yaşar Nuri Öztürk, Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı, Yeni Boyut, İstanbul 1997.

Bülent Pakman. Mayıs 2010. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kısmen veya tamamen alıntılanamaz.

Başka yazılarımızda:

Kutsal kitaplara adeta kaynak teşkil etmiş olan Gılgamış destanında neler yazılı  OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN

ve Tevrat’da neler yazılı ona baktık: Okumak için lütfen tıklayın

Nuh’un gemisinin nerede olduğunu araştırdık: OKUMAK İÇN LÜTFEN TIKLAYIN.

Kur’an’da Nuh Tufanı için 5 cevap

  1. Geri bildirim: Tevrat’ta Nuh Tufanı « Pakman World

  2. Geri bildirim: Nuh Tufanı Küresel mi Yöresel mi? « Pakman World

  3. Geri bildirim: Nuh’un Gemisi Nerede? « Pakman World

  4. serkan dedi ki:

    Hz.Nuh’un gemiye binmeyen oğlunun adı nedir ?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s