Nahçıvan

s12-40Nahçıvan şehri, kendi adını taşıyan “Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti“nin başkenti. Nahçıvan Cumhuriyeti ise, Azerbaycan sınırları dışında, ama Azerbaycan’a dahil olan bir  bölge. Kuzeyinde ve doğusunda Ermenistan, güneyinde ve batısında ise İran var. Nahçıvan, ayrıca Türkiye ile de sınır komşusu. Kuzey-Batı’sında yaklaşık 15 km’lik bir koridor, onu Türkiye ile birleştiriyor. Iğdır‘dan ya da Erzurum‘dan Nahçıvan’a otobüsle gitmek mümkün. Ama, Bakû‘ye sadece uçakla gidilebiliyor. Çünkü Dağlık Karabağ‘ın Ermenistan tarafından işgal edilmiş olması nedeniyle, Nahçıvan’ın Bakû ile karayolu bağlantısı sadece İran üzerinden.

“Biz ölürük, eser kalır yadigâr”

Iğdır’dan otobüse bindiğinizde, Aras nehri üzerindeki Hasret köprüsü’nden geçerek 160 km uzaklıktaki Nahçıvan’a kolayca ulaşabilirsiniz. İstanbul’dan uçakla da gidilebiliyor. Aras nehrinin kolu olan Nahçıvan çayı kıyısındaki bu düzenli ve sakin şehirde 65 000 kişi yaşıyor. Şehrin, Sovyet döneminden sonra, ana dokusu korunarak yenilenmiş hali, geniş caddeleri, parkları ve son derece modern kamu binaları ile bugün refah ve huzur içinde görünüyor.

Aslında, Nahçıvan Azerbaycan’ın en eski şehirlerinden biri. Antik Yunan bilim adamı Ptolemeus, M.Ö. 2. yüzyılda Nahçıvan’dan “refah içinde bir kent” olarak söz etmiş. Asırlar boyunca sürüp giden istilâlar nedeniyle, defalarca yıkılıp yeniden kurulan bu sevimli şehir, artık huzurlu bir bilim ve kültür kenti havasında. Nahçıvan’da halen bir üniversite ve “Azerbaycan Milli İlimler Akademisi”nin şubesi bulunuyor.

Mümine Hatun Türbesi

Nahçıvan’ın en çok ziyaret edilen yeri, Mümine Hatun Türbesi. Bu türbe, 12.yüzyılda, Atabey İldeniz Cihan Pehlivan tarafından, 30’lu yaşlarında vefat eden eşi Mümine Hatun adına yaptırılmış. Selçuklu mimari özellikleri sergileyen türbe, hafif eğri duruyor. Horasan harcı kullanılarak tuğladan inşa edilen kümbetin dış sütunlarında Yasin Suresi tekrarlanmış. Üst kısmında mimarının kûfî yazısıyla yazılmış bir sözü var: “Biz gedirik, ancak kalır rûzigâr. Biz ölürük, eser kalır yadigâr“. Bu son derece estetik türbe, dış cephesindeki yüksek nişler, aralarında turkuaz çinilerin parladığı geometrik desenler ve ince ince işlenmiş hatlarıyla tam bir başyapıt.

Nuhun Gemisi

Nahçıvan Kalesinin yanındaki Nuh Peygamber Türbesi de kutsal yerlerden. Türbenin tam karşısında, ortasındaki yarıkla olağanüstü bir görüntü sergileyen Gemikaya bulunuyor. Rivayete göre Nuh Tufanı burada yaşanmış; dağ yarılıp Nuh’un gemisine yol vermiş ve o yarıktan geçen gemi Gemikaya’ya çıkmış. Bu konuda daha geniş açıklamaları OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN.

Halılar

Nahçıvan’daki Devlet Halı Müzesi’nin dünyada bir benzeri yok. 14.yüzyılda kışla olan binada bugün sergilenen 18-20.yüzyıllara ait Kuba, Şirvan, Tebriz, Nahçıvan, Karabağ ve Gence halılarına paha biçilemiyor. Müzenin en kıymetli eseri, 8 kadın tarafından 8 ayda tamamlanan, 1,2 milyon adet ilmikli Haydar Aliyev halısı.

Aliyev Müzesi

Nahçıvanlı olan merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev‘in anısının yaşatıldığı Haydar Aliyev Müzesi de, özellikle geceleri ışıl ışıl.

Şehirde ayrıca, Devlet Tarih Müzesi, Edebiyat Müzesi, ilk oyunun 1883’te sergilendiği Müzik ve Drama tiyatrosu, ünlü Azerbaycanlıların müzeye dönüştürülmüş evleri gezebileceğiniz diğer mekanlar. Halk kahramanı Köroğlu’nun heykeli, şahlanmış atının üstünde şehri korurken, ana vatanı Nahçıvan olan Dede Korkut’un heykeli de çok güzel bir meydanda masallarını anlatmak üzere ziyaretçilerini bekliyor.

Nahçıvan’da ayrıca, 12. yüzyıl eseri, sekizgen Atababa türbesini ve Stalin döneminde Sibirya’da ölen Hüseyin Cavit’in 1993’te beyaz mermerden yapılmış olan kabrini de görmek gerekiyor.

Tuz hastanesi

Nahçıvan’a 14 kilometre uzaklıktaki Tuz Dağı Mağarası’nda ise astım, bronşit ve nefes darlığı çeken hastalara şifa dağıtan ilginç bir hastane var. Yerin 180 metre altında bulunan bu hastane dünyada tek. Mağaradaki ısı yaz-kış 18-20 derece. Hastalar geceyi burada geçirip sabaha kadar havadaki iyotu teneffüs ediyorlar. Bu tedavinin çok olumlu sonuçlar verdiği herkes tarafından kabul ediliyor.

Yakın Tarih

Güney Azerbaycan’daki Afşar Hanedanı hükümdarı Nadir Şah’ın ölümünden sonra Haydar Kuli Han 1747 yılında Nahçıvan Hanlığını kurdu ve kendini Nahçıvan’ın hükümdarı ilan eti. Hanlık, bölgede yaşayan Azeri Türkü Kangarlı Hanedanı tarafından yönetildi. Hanlığın nüfusu çoğunlukla Müslüman’dı.

1804-1813 Rus-İran Savaşı sırasında, 1808 yılında Ivan Gudovich önderliğindeki Rusya İmparatorluğu ordusu Nahçıvan’ı işgal etti. Gülistan Antlaşması’ndan sonra Nahçıvan, İran’ın eline geçti. 1826-1828 Rus-İran Savaşı ve Türkmençay Antlaşması’ndan sonra Nahçıvan Hanlığı, 1828 tarihinde Rusya İmparatorluğu egemenliği altına girdi. Ruslar hanlık topraklarını Erivan Hanlığı’nınkiyle birleştirerek Erivan merkezli Ermeni Oblastı’nı kurdular ve bölgeye Ermenileri yerleştirdiler.

Ekim 1917 Bolşevik İhtilali ve sonrasındaki iç karışıklıklar yüzünden Ruslar, Osmanlı Devletiyle 18 Aralık 1917’de Erzincan’da mütareke imzalayarak 1. Dünya Savaşının Kafkasya cephesinden çekildiler. Azerbaycan ve Nahçıvan Ermeni çetelerinin işgaline uğradı. Azerbaycan Türklerinin talebi üzerine Nuri Paşa komutasında Anadolulu, Kerküklü, Azerbaycanlı ve Dağıstanlı gönüllülerden oluşan Kafkas İslam Ordusu ve Osmanlı Ordusu birleşik kuvvetleri 20 Mayıs – 13 Ekim 1918 arasında şiddetli çarpışmalardan sonra Nahçıvan, Azerbaycan ve Dağıstan Türklerini Ermeni katliamından kurtarıldılar. Bu konulardaki ayrıntılı yazılarımızı okumak için lütfen tıklayın:  Kafkas İslam Ordusu  ve Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti. Nahçıvan yeni kurulan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’ne bağlandı.

Osmanlı Ordusunun Azerbaycan, Nahçıvan ve Dağıstan’daki varlığı fazla uzun sürmedi. Türk askerleri Mondros Mütarekesini imzalayan Osmanlı Hükümetinin talimatı üzerine Osmanlı’nın IX. Kafkas Tümeni 1 Aralık 1918 de Nahçıvan’ı terk etmeye başladı. Ermeni saldırılarına direnebilmek için 17-18 Ocak 1919’da Kars, Ardahan, Batum Sancakları ve kazaları ile Nahçıvan Ordubad, Culfa, Ahıska ve Ahılkelek’i de kapsayan Cenûbîgarbî (Güneybatı) Milli Kafkas Geçici Hükümeti kuruldu. Bu Hükümeti tanımayan Ermeniler 1919 yılının Mart ayından başlayarak Karabağ’da, Erivan’da Üçmüezzin’de, Nahcivan ve diğer Azerbaycan topraklarında terör faaliyetlerine devam ettiler. 3 Mayıs 1919 da Ermeni çete reisi General Dro İngiliz Generali Davie ’tarafından Nahçıvan bölgesinde asayişi temin etmek ve Nahçıvan’da Ermeni idaresini kurmak üzere tayin edildi. Ermeniler Türklerin direnişini kırarak 24 Mayıs 1919’da Nahçıvan’ı işgal etti.ler Azerbaycan Hükûmeti’nin İngilizler nezdindeki protestosu neticeyi değiştirmedi. Ermeniler Müslüman Türk ahaliyi Aras Nehri’nin batısına kovmak üzere saldırılarına devam ettiler.

Milli Mücadele Dönemi ve Atatürk

Milli Mücadele döneminde Atatürk’ün Reisi olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti Batı cephesinde çok ihtiyacı olmasına rağmen, Mondros’a rağmen terhis edilmeyen Kazım Karabekir Paşa komutasındaki dört tümen ile süvari ve topçu alaylarından oluşan, sayıları 15.000 ile 20.000 olan, milislerle beraber 50.000’e kadar çıkan muharip personele sahip 15’nci Kolorduyu Doğu’daki Türkleri ve Azerbaycan Türklerini yalnız bırakmamak için Batı’ya nakletmedi.

19-20 Temmuz 1919’da 15. Kolordu Kumandanı Kazım (Karabekir) Paşa’nın kuvvetlerinin müdahalesiyle Ermeni kuvvetleri Nahçıvan’dan ayrılarak Revan’a gitmek zorunda kaldılar. Böylece, Nahçıvan’da bir süre güvenlik sağlandı.

Sovyetler, 10 Ağustos 1920’de, Ermeni Taşnak Hükümeti ile yaptıkları antlaşma ile Nahçıvan’ı kağıt üzerinde Ermenilere verdiler. Ayrıca, Şahtahtı-Erivan-Culfa demiryollarını da Ermeni kontrolüne bıraktılar.

Türkiye Büyük Millet Meclisi 20 Eylül 1920 tarihinde, Doğu Cephesi Komutanlığına,  Ermenilerin Kars, Ardahan, Nahçıvan, Şerür, Iğdır mıntıkalarından tamamen çıkarılması talimatını verdi. 28 Eylül 1920 de  Kâzım (Karabekir) Paşa, 20 000 kişilik ordusuyla Doğu Harekâtı’nı başlattı. 14 Kasım’da Nahçivan Ermenilerden kurtarıldı.   Bolşevik Rusya’dan ve ABD’den yardım alamayan Ermeniler 17 Kasım 1920’de Kâzım Karabekir’in öne sürdüğü barış şartlarını kabul etmek zorunda kaldılar.

30 Kasım 1920 de Azerbaycan Komünist Partisi,  henüz Ermenistan Sovyetleştirilmeden önce, Sovyet Rusya’nın baskısıyla Nahçıvan’ın Ermenistan’a hediye edilmesini  kararlaştırdı.  Buna gerek Nahçıvanlılar gerekse TBMM Hükümeti şiddetli tepki göstermekte gecikmediler. 1 Aralık 1920’de, Rusya Komünist Partisi’nin Kafkas sorumlusu Orconikidze’nin Başkanlığında Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya Komünist Partisi temsilcilerinin katıldığı bir toplantıda, Azerbaycan Sovyet Hükümeti lideri Neriman Nerimanov, Zengezur, Nahçıvan ve Karabağ bölgelerini Ermenistan’a bırakarak, Müslümanlarla Ermeniler arasındaki tarihsel kavgaya son verdiğini ilan etti.

2/3 Aralık 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Ermenistan arasında imzalanan Gümrü Antlaşması ile Nahçıvan, geçici olarak Türkiye’nin  himayesine bırakıldı, Türk askeri hem sınırları koruyacak, hem de kontrolü elinde bulunduracak, Antlaşma’nın 2. Maddesi gereğince, “Nahçıvan, Şahtahtı, Şerur mıntıkasında bilâhare arây-ı umûmîyenin tayin edeceği şekl-i idare ye ve bu idarenin ihtiva edeceği araziye Ermenistan müdahale etmeyecek ve işbu mıntıkada şimdilik Türkiye himayesinde bir idare-i mahalliye tesis olunacaktı.”

13 Aralık 1920 günü TBMM Haricîye Nazırı Yusuf Kemal (Tengirşenk) Bey Ruslarla Nahçıvan’ın nihai statüsünü tesbit etmek üzere  Moskova’ya hareket etmeden önce Mustafa Kemal’le görüşmesinde  Mustafa Kemal’e “Paşam Ruslar, Nahcıvan üzerinde ısrar ederlerse ne yapalım” diye bir soru yöneltti. Mustafa Kemal Paşa’nın cevabı gayet açık ve netti. “Nahcıvan Türk kapısıdır. Bu hususu nazar-ı itibara alarak elinizden geleni yapınız”.

Türk Heyeti Ruslarla yapılan görüşmelerinde, Nahçıvan’ın Türkiye’de kalmasını kabul ettiremeyince  Nahçıvan’ın Türkiye ve Azerbaycan himayesinde olmasını teklif ederken Azerbaycan Hükümeti temsilcisi Behdûd Şah Tahtenski, Stalin ve hayretler içerisinde kalan Türk delegelerin önünde, Nahçıvan’ın Türkiye ile bir ilgisi olmadığını, Nahçıvan’ın Rusya’nın malı olduğu ve ona verilmesi gerektiğini iddia etti. Azerbaycan’ın niyeti, Türk-Sovyet antlaşmasıyla Nahçıvan’ı “müstakil hale getirerek Sovyetlere dahil etmekti.  Sovyetler ise Van ve Bitlis’in de Ermenilere bırakılması yolunda teklifler ileri sürüyorlardı. Niyetleri Nahçıvan’ın batısındaki araziyi Ermenistan’a bıraktırarak Türkiye ile Nahçıvan’ın irtibatını tamamen kesmek ve Nahçıvan’ı tamamen Ermeni insafına bırakmaktı. Sovyetlerin Ermenilere karşı sergiledikleri tarafgîr politika Türk Murahhas heyeti (delegeleri) tarafından tepkiyle karşılandı.

Sonunda Sovyet Rusya’nın siyasi,  askeri işgal ve kontrolü altında olan Sovyet Azerbaycanının Nahçıvan’ı Ermenistan’a terk etmesini önlemek için, Türk Heyeti 16 Mart 1921 tarihinde imzalanan Moskova  Antlaşması’nın 3. Maddesi’ne özel bir ifade koydurmayı başarmıştı. Buna göre Nahcivan, himaye hakkını üçüncü bir devlete hiç bir zaman bırakmamak koşulu ile, Azerbaycan sınırlarına dahil  özerk bir bölge oldu. Nahçıvan, ayrıca Türkiye’nin garantörlüğünde de olacaktı. İlerde Azerbaycan’ın, Nahçıvan’ı Ermenistan’a veya Rusya’ya terk etmek istemesi halinde Türkiye’ye müdahale hakkı doğuyordu. Böylece o tarihlerde resmen Sovyet Rusyasının siyasi, askeri işgal ve kontrolü altında olan Sovyet Azerbaycanının Nahçıvan’ı bir kez daha Ermenistan’a satma isteği önlenmiş oldu.

Bolşevik Moskova yönetimi ile görüşmelere devam edilerek 13 Ekim 1921 tarihinde Kars Anlaşması imzalandı. Mustafa Kemal’in ve Türk Hükümetinin diplomatik başarısı ile Nahcıvan ve Karabağ Azerbaycan’ın bünyesinde olmak şartı ile Muhtar Cumhuriyetler olarak tanındı.

Azerbaycan Sovyet Yönetiminin, Ermenistan’a bedava hibe etmeye kalkıştığı Nahçıvan sonunda Azerbaycan sınırları içerisine alınmışsa bu önce Ankara Hükümetince Ermenilere silah zoruyla imzalatılan Gümrü Anlaşması sonra da Sovyetlerle görüşmeler sırasında Mustafa Kemal’in delegelerine verdiği, Gümrü Antlaşmasının esas alınmasını dayatın talimatı sayesinde olmuştur.

image00130Azerbaycan Kapısı

Ancak Mustafa Kemal bununla da yetinmemiştir. Azerbaycan ve Orta Asya’daki Türklerin bir gün bağımsızlıklarını kazanacaklarından emin olarak  Nahçıvan’la, dolayısıyla Azerbaycan ile sınırdaş olabilmek için Dilucu’nda  10 kilo altın vererek 13 km.uzunluğunda 500 m genişliğinde “Türk Kapısı” adını verdiği bir toprağı İran’dan satın almış böylece Türkiye ve Azerbaycan bu kara bağlantısı sayesinde komşu olmuştur. Azerbaycan ve Orta Asya’daki Türklerin bağımsızlıklarına “hazırlanmak lazımdır” demiş ve ilk adımı kendisi atmıştır. Türkiye ve Azerbaycan Türklerine düşen ise Sovyetler dağıldıktan sonra ellerini-kollarını sallayarak o kapıdan geçmek olmuştur.

Bu konular kaynaklarda verilen yazılarımızda daha ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Kaynaklar:

Diplomat Atlas Dergisi Mayıs 2011 – 12. Sayı http://www.diplomat.com.tr/atlas/sayilar/sayi12/sayfalar.asp?link=s12-9.htm

Milli Mücadelede Doğu Cephesi ve Moskova ile ilişkiler. Bülent Pakman. Ocak 2015.  https://bpakman.wordpress.com/baku-2010-fotograflar/azerbaycan-tarihi/kafkas-islam-ordusu/milli-mucadelede-dogu-cephesi-ve-moskova-ile-iliskiler/

Milli Mücadelede Doğu Cephesi ve Moskova ile ilişkiler. Sorular-cevaplar. Bülent Pakman. Ocak 2015. https://bpakman.wordpress.com/baku-2010-fotograflar/azerbaycan-tarihi/kafkas-islam-ordusu/milli-mucadelede-dogu-cephesi-ve-moskova-ile-iliskiler-sorular-cevaplar/

Osmanlı Ordusunun Kafkasya’yı terk süreci. Sorular-cevaplar. Bülent Pakman. Ocak 2015. https://bpakman.wordpress.com/baku-2010-fotograflar/azerbaycan-tarihi/kafkas-islam-ordusu/osmanli-ordusunun-kafkasyayi-terk-sureci-sorular-cevaplar/

Osmanlı Ordusunun Kafkasya’yı terk süreci. Bülent Pakman. Ocak 2015. https://bpakman.wordpress.com/baku-2010-fotograflar/azerbaycan-tarihi/kafkas-islam-ordusu/osmanli-ordusunun-kafkasyayi-terk-sureci/

Nahçıvan Hanlığı. Vikipedia. https://tr.wikipedia.org/wiki/Nahçıvan_Hanlığı

Bülent Pakman Kasım 2012. Son güncelleme Kasım 2015. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz.

Azerbaycan’da Kimlik ve Dil

Azeri diye bir millet var mı?

YANLIŞ: Türkiye’de Azerbaycan Türklerine “Azeri” konuştukları dile de “Azerice” denmektedir.  Azerbaycan resmi politikasında bu tanımlar  “Azerbaycan Halkı”, “Azerbaycanlı” ve “Azerbaycan’ca”, “Azerbaycan Dili” şeklindedir. Bunlar külliyen yanlıştır.

Bir: Azerbaycan bir coğrafya ismidir, millet değil, Ayrıca soyu bilinen, kendine has dili olan halklar coğrafi adlarla kimliklendirilemezler. 
İki: Azeriler İran’da yaşayan küçük bir etnik topluluktur. Azeri sözcüğü, ilk defa olarak, tarihin en azılı Türk düşmanı Stalin, daha sonra ise hasta beyinli İran-Fars şovenistleri tarafından, Azerbaycanlıların Türklük şuurunu yok etmek, unutturmak için uydurulan sahte bir kimliktir. Eğer Ruslar, Çarlık ve Sovyet dönemlerinde Allah korusun Anadolu ya hakim olsalardı, orada da benzeri şekilde Egeli, Karadenizli ve İzmirli diye uyduruk milletler ve kimlikle yaratmaya çalışırlardı.

DOĞRU:  “Azerbaycan Türkleri” ve “Azerbaycan Türkçesi”.

Azerbaycanlılar Türk müdür?

Kurtlar olur çobanların koyunu
İtten öğrenirse, kendi soyunu
“Azerilik” komunizmin oyunu
Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz!

Bahtiyar VAHAPZADE

Azerbaycanlılar Türktür dilleri Türkçedir

 

AZERBAYCAN GÜNLÜKLERİ:

Bakü’ye gelmeyi düşünen “özellikle beyaz yakalı” Türk vatandaşlarına yardım için şahsi görüşler yanında bazı bölümleri kaynakları verilmiş yorumlu-yorumsuz alıntılarla derlenmiştir, tenkidi (eleştirel) ya da başka hiç bir amacı yoktur.  Yaşanmakta olan hızlı gelişimler sonucu çok şeyin değişmekte, güncelliğini yitirmekte olduğu da göz önüne alınmalı, burada yazılan her şeyin doğru ve aktüel olduğu düşünülmemelidir.  Kelimelerin çoklu anlamlarında ve ifadelerde tam bilgi sahibi olunmadan değerlendirmeler yapılması da yanlış anlamalara sebep olabilir. 

Başka yerlerde bana ait olarak gösterilen yazılarla ilgim yoktur. Özellikle fotolar eklenmiş, orası-burası, fotoları, alıntıları, linkleri silinmiş olanlarla. Özgün yazılarım sadece buradadır.

Twitter Widgets

IMG_1345Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bülent Pakman’ın video kanalları/arşivi:

Bülent Pakman youtube video kanalı 1

Bülent Pakman youtube video kanalı 2

Bülent Pakman dailymotion video kanalı

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s