Mişer Tatarları

İdil Ural Tatarlarının bir diğer boyu kolu olan Türk kökenli topluluklardan Mişer Tatarları, geçmişte ormanlık alanlarda yaşamış oldukları için  orman kişileri kaşılığı mişerler denmiş.  Mişer’in Tatarca ve Başkurtça  orman, iğne yapraklı ağaç, çam, genç çamlık anlamına gelen Farsça kökenli bişe sözcüğünden geldiği sanılıyor. Azerbaycan Türkçesinde meşe orman demek. Türkiye Türkçesindeki meşe sözcüğünün de kökeni aynı. Mişerler kendilerini Tatarlarla akraba olan müslüman bir topluluk olarak görüyorlar. Hıristiyan Çuvaşlardan kız almıyor, kız vermiyorlar. Mişer Tatarlarına has bir özellik olan beyaz hasetlik, “onunda olsun benim de olsun” anlayışı.  Siyah hasetlik dedikleri  “onun olmasın benim olsun” karşıtı.

Sovyetlerin yıkılmasından sonra son 20 yılda İslam dinini yeniden öğrenmeye çalışıyorlar. Unutmaya başladıkları dil ve dinlerini öğreniyorlar. Konuştukları dil Kazan (Orta) , Mişer (Batı) ve Sibirya (Doğu) olmak üzere üçe ayrılan Tatar Türkçesinin bir ağzıdır.

Mişer Tatarları bir milyonu aşkın nüfuslarıyla bugün İdil-Ural Tatarları içerisinde Kazan Tatarlarından sonra ikinci büyük Tatar grubudur. Mişerler günümüzde Gorkiy, Tambov, Penza, Ulyanovsk, Saratov, Volgograd, Ryazan, Orenburg bölgelerinde, çoğunlukla Mordva, Tataristan, Başkurdistan, Çuvaş Özerk Cumhuriyetlerinde yaşamaktadırlar. Özbekistan’da, Kazakistan’da, Kırgızistan’da, Türkmenistan’da, Azerbaycan’da ve Moskova, Leningrad gibi büyük şehirlerinde yaşayan Tatarların da çoğu Mişer Tatarlarıdır. Ulyanovsk nüfusunun % 12 sini Tatarlar, % 9’unu Çuvaşlar oluşturuyor. Avrupa’nın en büyük nehri olan, Rusların Volga adını verdiği İdil nehri kıyısındaki Ulyanovsk eski adıyla Simbirsk’te doğmuş ünlülerden bazıları Rusya’da monarşiye son veren Şubat Devrimi’nin önderlerinden Aleksandr Kerenski, Ekim Devrimi’nin mimarı Vladimir İlyiç Lenin ve Türkçülüğün ilk kuramcılarından Yusuf Akçura. Ulyanovsk asıl adı Vladimir Ilyiç Ulyanov olan Lenin’ın soyadından geliyor. Şehirde Lenin’in hatıraları yaşatılıyor. Lenin’in babası Kalmuk Türklerinden.

Yusuf Akçura. Türkçülük akımının önde gelen temsilcilerinden, Türkçülüğün ilk kuramcılarından yazar ve siyaset adamı.  1904 yılında yayımladığı Üç Tarzı Siyaset adlı makalesi Türkçülük akımının manifestosu kabul edilir. Kurtuluş Savaşına katılmış, TBMM’de 2, 3 ve 4. dönem İstanbul milletvekili, 5. dönemde 1935’te Kars milletvekili olarak mecliste yer almıştır.  1. Dünya Savaşı sırasında Rusların esir aldığı Türk subay ve askerlerinin serbest kalması için büyük emek sarfetmiştir. Bu kamplardan biri de Simbirsk’teydi. Mustafa Kemal Atatürk’ün çalışma arkadaşı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kültürel yapısının oluşmasında katkıları olmuştur.  Türk Tarih Kurumu’nun kurucu üyelerindendir. Yusuf Akçora  Sovyetlerin çökmesi ve Orta Asya’daki Türk Devletleri’nin bağımsızlıklarına kavuşmalarıyla Türk Cumhuriyetlerinde yeniden popüler olmaya başlanmıştır.

Ahmet Yeşiltepe’nin hazırlayıp sunduğu prodüktörlüğünü Ali Kara’nın üstlendiği NTV’de yayımlanan “Zaman Yolcusu” belgeseli 2. Sezon, bölüm 7 ve diğer çeşitli kaynaklardan yararlanılarak derlenmiştir.

Bülent Pakman. Temmuz 2014. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kısmen ya da tamamen alıntılanamaz.

Twitter Widgets Facebook Widgets

22072010407Bülent Pakman Kimdir?

be.com/watch?v=LrdF__drRlY&w=560&h=315]

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s