Azerbaycan’da din

Safeviler zamanında Şiileştirilen, Rusun zamanında dinden özellikle soğutulan bir halk Azerbaycanlılar. Kafkas Müslümanları Şeyhülislamı Allahşükür Paşazade’ye göre Şiiler % 65 Sünniler % 35 oranında. Ancak bu hepsi dindar demek değil. Bu sadece anne, baba ve ecdaddan gelen bir özellik.  Beş vakit namaz kılan, oruç tutan, hacca gidenlerin oranının % 5’i geçmediği söyleniyor. Ananevi olarak Şiiliğe bağlılık ise % 30 oranında. Gerisinin dinle ilgisi hiç yok. Sorsanız, Şiilik nedir, Sünnilik nedir diye, bilmiyoruz, siz biliyorsanız anlatın diyenler kendileri. Bunun sebepleri: Rus’un zamanında ülkede cami sayısının 16 – 17 olması,  Rus’un 10 Mayıs 1920 de okullarda din eğitimini ve ibadeti yasaklaması, 1930 yılların başında da bütün dini bayramları ve günleri yasaklaması.

Osman ve Ömer adları ve soyadları sadece Sünnilerde var.  Rusun menfi propagandaları neticesinde Türklerin Şiiliğe bakışı hakkında bazı “yanlış” inanışlar da var. Mesela Türklerin Hz. Ali’yi kabul etmediği gibi ki bu son derecede yanlış bir kanı. 

MUHARREM AYI

Rusun zamanındaki yasaklamaların alışkanlığıyla Şiiler için en kutsal gün olan Muharrem ayının 10. günü (Aşura) Azerbaycan’da hala resmi tatil değil. O gün bazı dükkanlar gün boyu bazıları öğleye kadar kapalı, bazıları ise gün boyu açık. O gün ve gece, bir gece önce kimileri camilere gidiyor, mersiyeler söylüyor ve mersiye ritminin eşliğinde el ile göğüslere vuruluyor. Sokaklarda ikramlarda bulunuyor. Zincirle sırtını döverek kan çıkarma adeti Şeyhülislamın fetvası sonucu yerini kan vermeye bırakmış. Muharrem ayında alkollü içki içmeme geleneği var. Bu yüzden Muharremde toy (düğün) yapılmıyor. Azerbaycan’da yapılan aşure ise tamamen farklı adı da hedik. Tatlı değil, “tuzlu“. Fasulye, barbunya, nohut, mısır, mercimek veya buğday var, nar yok, ceviz, kuru üzüm, fındık gibi hiçbir. kuru yemiş yok. Çorba değil, yemek kıvamında.

RAMAZAN 

Eskiden Ramazan ayının gelişini de Türkiye televizyonlarını izlemiyorsanız anlamak mümkün değildi ama bu gittikçe değişiyor, artık Ramazan farkediliyor. Sıcak mevsime gelmesine rağmen Oruç tutanların sayısında artış olduğu gözlenebiliyor. 

Azerbaycan’da Kadir gecesi Ramazanın ortalarında ve 4 gece olarak kutlanıyor. Bu gecelerde camiler sahura kadar açık ve kalabalık oluyor. 2 rekat namaz kılınıyor ve hutbe okunuyor.  Hz. Muhammed ve Ehlibeyt için uzun bir dua okunuyor, dualar sırasında Kur’an başa konuluyor ve herkes ayakta duruyor. Zaman zaman okullardaki teneffüs gibi ara veriliyor ve ikramlarda bulunuluyor.

DİNİ BAYRAMLAR

İkişer gün resmi tatil olan Dini Bayramların sabahında kamu dışında normal bir Pazar günü nereler açıksa olarak yine açık oluyor. Ancak 2013 de bazı dükkanları dini bayramlarda kapalı görmeye başladık. Radyo ve TV lerde artık günboyu Bayram programları yapılmaya başlandı.  Sünnet ve kurban kesme gelenekleri eskisi gibi sürdürülüyor.  2012 de Hac için de 10 uçak kaldırıldı. Ancak Suudi Arabistan’ın tanıdığı kontenjan doldurulamıyor.

EZAN

Bakü’de ezan sesi çok zor duyuluyor. Eviniz camiye az-çok yakınsa, balkon kapınız, pencereniz açıksa ve cami yönündeyse ancak ezan sesini duyabiliyorsunuz. Ezan makamsız dümdüz okunuyor. Cami sayısı zaten çok az, bazılarında hoparlörle ezan okunmuyor. Bu arada ezanda Sünni ezanına kıyasla ilave bir satır var. “Eşhedu enne emirel-muminine Aliyyen veliyullah“. 

NAMAZ

Şii inancında namazda mühür üzerine alın konarak secde ediliyor. Namaz sırasında ikinci rekatta ayaktayken eller önde boyun hizasında göğe açılıyor buna “qunup tutma” deniliyor. Oturma da pek fazla sürmüyor.

Özetle namaz, oruç Azerbaycan Türklerinin eskiden fazla rağbetine mazhar değildi ama namaz kılan, oruç tutan, hacca, Kerbela’ya, İmam türbelerine ziyarete gidenler her yıl  gittikçe artıyor.

YILBAŞI

Yılbaşı ve Nevruz tam tersine gerçek/resmi bayram olup çoşkuyla kutlanır. Yılbaşında da 31 Aralık ile 1 Ocak resmi tatil, çok yere dev ışıklı çam ağaçları yerleştirilir. Bakü halkının neredeyse tamamı gece Sahil Parkında toplanır, havai fişekler atılır.

NEVRUZ

Nevruzda 1 hafta resmi tatil olur,  20 Mart Nevruz gününe kadar 3 Çarşamba, sahil boyunda “tonqal” denilen üst üste konulan odunları tutuşturularak ateş yakılır. Bu ateşin etrafında toplanır, üzerinden atlanır (hoppanma), ateş su ile söndürülmez. Nevruzdan önceki 4 Çarşamba çok önemlidir. Bunlara, kainatın  su, ateş, toprak ve rüzgardan oluştuğu şeklindeki eski inaçlara uygun olarak sırasıyla Su, Od (Ateş), Yel, Torpaq Çarşambası denir. 21 Mart’ta çocuklar kapı kapı gezerek kapı önlerine kesekağıdı bırakır, zili çalıp gizlenirler. Buna “papaq attı – papaq atma” denir. Zira eskiden kapılara torba yerine papaq (şapka) konurmuş. Kapıyı açan torbaya para, şeker veya kuruyemiş koyar.

Nevruz bayramı öncesinde bir kap içine konan buğdayların sulanarak yeşillenmesinden elde edilen yeşertilmiş çimene Semeni denir. Nevruz aynı zamanda yeşilliğin ve doğanın da bayramıdır. Onun için “semeni”nin yeşillik ve bereketi temsil ettiğine inanılır. Semeniden helva ve tatlılar da yapılmaktadır. Semeni için birçok şiirler yazılmış, şarkılar bestelenmiştir. Semenisi olan eve bereket girdiğine inanılır.  Nevruzda ayrıca içerisine tatlı, meyve konularak  “honça” denilen sepet veya tepsi bezenir, yumurtalar boyanır ve tokuşturulur.

TARİKATLAR

Bakü’de Azerbaycanlıların Selefi, Mahariç, Vahhabi dedikleri gelişmekte olan dinci tarikatlar da var. Çoğu Azerbaycanlılar Selefileri de  Vahhabi olarak nitelendirir. Vahhabiler dinsel faaliyetlerine 1994 Rus – Çeçen savaşından kaçıp Azerbaycan’da yerleşen Çeçenler aracılıyla  Kuzeyde sünni Lezgi bölgesinde başlamışlar.  Bakü’de 1997-98 de yapılan Ebu-Bekir camii merkezleri olmuş. Dinî literatürler ve malzemelerinin satışı Bakü ve Sumgayıt’daki “Müslim Shop” dinî mağazalar zincirinde yapılmaktadır. 2003 de 65 camide ibadet yapmaktaydılar. Bunların bayan mensupları vücutlarını ve türbana benzer şekilde başlarını örtüyorlar. Erkekleri uzun sakal ve kısa paçalı pantolonları ile dikkat çekiyor. Azerbaycanlıların dediğine göre bunlar Vahhabilerden maaş almak için böyle giyiniyorlarmış. Cuma namazlarına örgütlü şekilde topluca ve gittikçe yoğun şekilde katılıp, yollara parkettikleri arabalarla gövde gösterileri yapmaları dikkati çekiyor. Bunların dışında İmam Mehdiciler, Tekfirciler de var. Devlet dış kaynaklı dini faaliyetleri engellemeye çalışırken tesettür toplumda doğal karşılanıyor, tehlikeli görünmediğinden toplum tarafından umursanmıyor, böylelikle tesettürcülerin düşünceleri de bilinmiyor.

Sünniler Cuma namazlarını ayrı kılıyorlar.

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı Bakü’de Milli Meclis arkasında camisiyle sünni ibadet ve eğitim amaçlı faaliyet göstermektedir.  Fethullah Gülen okulları da serbestçe eğitim veriyordu. 2009 rakamlarıyla Çağ Öğretim Şirketi’ne bağlı Bakü, Sumgayıt, Mingeçevir, Şeki, Lenkeran, Guba, Nahçivan, Ağdaş gibi büyük şehirlerde 12 adet ilköğretim ve lise, Bakü ve Sumgayıt’da Araz Kursları adı altında 11 adet üniversite hazırlık dersaneleri ve Bakü’de Kafkas Üniversitesi bulunmaktaydı. Bu okullar Recep Tayyip Erdoğan’ın özel olarak Bakü’ye gelerek Devlet Başkanı İlham Aliyev’den isteği üzerine Azerbaycan petrol ve doğalgaz şirketi Socar’a bağlı ‘Azerbaycan Uluslararası Eğitim Merkezi’ bünyesine alındı.

Samanyolu TV kanalı Bakü’de kablo paketi içinde yayın yapmaktadır. Yerel Xezer TV de Fethullahçılara aittir. Azerbaycanlılar Fethullah hakkında ne düşünüyor okumak için lütfen tıklayın: http://wp.me/PAexV-3GA

Azerbaycan’da başörtüsü – İran faktörü konusunda şu ilginç yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz: LÜTFEN TIKLAYIN

DİĞER DİNLER

Bakü’de sinagog, ortodoks ve katolik kiliseleri, kuzeyde halkının tamamının yahudi olduğu Krasnaya Svoboda (Kırmızı Kasaba) diye bir kasaba var (GENİŞ BİLGİ İÇİN TIKLAYIN). Bakü’de 3, Oğuz ve Kuba’da 1 sinagog çalışmaktadır. 2003 Mart ayında Bakü’de yeni Yahudi sinagogu hizmete sunulmuştur. 2003 yılının Eylül ayında Bakü’de Od-Avner Habad Lyubaviç Uluslararası Fonunun finanse ettiği ilk Yahudi orta okulu çalışmaya başlamıştır. Ayrıca, Bakanlar Kurulunun 222 numaralı 5 Ekim 2006 tarihli kararına göre Kuba’nın Kırmızı Kasabasında bulunan 1 numaralı okula İsaak Abramoviç Hanukov’un ismi verilmiştir.

LAİKLİK

Azerbaycan Anayasasının 18. maddesinin 1-3 fıkralarında Azerbaycan Cumhuriyeti’nde dinin devletten ayrı olduğu, tüm inançların eşit olduğu, kişileri aşağılayan, barışseverlik ve insanlık ilkelerine aykırı olan dinlerin tebliği ve yaygınlaştırılmasının yasak olduğu zikredilmiştir. 1918 de dünyada ilk laik müslüman devletini kuran, bayraklarında İslamı temsil eden yeşil renk bulunduran Azerbaycanlılar Rusların dini yasaklamasının kendilerine bu konuda mantıklı düşünme imkanı vererek fayda sağladığı görüşündeler. Bunun sonucunda Sünni-Şii diye bir ayrımın aslında olmaması gerektiğine inanıyorlar. Namaz kılmayana – kılana, oruç tutmayana – tutana aynı gözle bakılıyor, ibadet eden de etmeyen farkı  gözetilmiyor. Türkiye’de dini konulardaki gereksiz tartışmaları da anlayamıyorlar. Tam bir laik düzen içerisinde yani Azerbaycan.

DOMUZ ETİ

Bu laik ortamda “donuz” (domuz) eti de marketlerde yerini almadan edememiş. Bu yüzden domuz eti satmayanlar dışarıya “helal et” tabelası asıyorlar. Azerbaycanlılar domuz eti yemeyi günah olarak görmüyorlar. Herhalde onları buna Ruslar alıştırmış olsalar gerek. Azerbaycanlı dostlarımız her ne kadar helal dense de özellikle sosiskalara (sosislere) pek güvenmemizi öğütlüyorlar.

TAZİYE

Taziye çadırı

Bakü’yü gezerken duvarlarda, elektrik direklerinde “kiraye çadır” diye ilanlar görüşür. Bunun anlamı şudur. Bazı ailelerde birisi öldüğünde taziye için günlerce eve ziyarete gelinmiyor. Onun yerine bir/birkaç kez evin önünde, yer yoksa en yakınında toplanılıyor. Bunun için de yer varsa kaldırıma kiralık çadır kuruluyor. Kaldırıma sığmazsa çadır sokağa taşıyor, gerekirse sokağı bile kapatıyor. Çadırı kuranlar catering yani yemek ve içecek de getiriyorlar. Geleneksel olarak 3, 7 ve 40. gün olması gereken taziye günleri, çadırın kurulduğu yerin uygunluğuna bağlı olarak cenazenin 1. ila 7. günü arası oluyor. Yer müsaitse 7 gün, sokak tamamen kapatıldıysa ya da maddi imkanlara bağlı olarak 1-2-3 gün sürüyor. 

Arada molla (hoca) iyi para (700 Manat) karşılığında gelip dua okuyor. Zira Azerbaycanlıların çoğu dua olarak okunan Kur’an ayetlerini bilmiyor. Mollaların geçmişi Hanlıklar dönemine dayanıyor. O dönemde güçlenmişler. Dualar haremlik, selamlık yapılıyor. Biri bitince öteki başlıyor. Çadıra gelenlerin cenaze sahibi yani çadırı kurdurana 20-30 Manat vermesi adetten.  Varlıklı aileler ise çadır kurdurmuyor, taziyeye gelmek isteyenleri topluca lokantaya davet ediyor ve davetlilere masraflar bana ait siz hiç bir şey vermeyin diyor. Böyle bir şey denmediği takdirde taziye için restorana gidenler adam başı 50 Manat ödüyorlar. Bazıları taziyeyi Bakü mezarlığının yanındaki taziye binasında yapıyor. Buraya gelenler çıkarken 20-30 Manat yardım yapıyor. Burada da ikramın ortalama yüzde 80 i yenmiyor.

Bunun yanında yakın akraba ve samimi ahbapların ev taziye ziyaretleri de hiç yapılmıyor değil. Kimi ev sahipleri taziyeye bu şekilde gelenlerin elleri boş gelmesini hoş karşılamıyor.

Bu arada ölüm konusuna girmişken değinmeden olmaz. Azerbaycan’da mezar taşlarına ölenlerin fotoğrafları da konuluyor.

Bülent Pakman. Mart 2013. Güncelleme Kasım 2015. İzin alınmadan, aktif link verilmeden yayımlamaz, alıntı yapılamaz.

Azerbaycan’da Kimlik ve Dil

YANLIŞ: Türkiye’de Azerbaycan Türklerine “Azeri” konuştukları dile de “Azerice” denmektedir.  Azerbaycan resmi politikasında bu tanımlar  “Azerbaycan Halkı”, “Azerbaycanlı” ve “Azerbaycan’ca”, “Azerbaycan Dili” şeklindedir. Bunlar külliyen yanlıştır.

Bir: Azerbaycan bir coğrafya ismidir, millet değil, Ayrıca soyu bilinen, kendine has dili olan halklar coğrafi adlarla kimliklendirilemezler. 
İki: Azeriler İran’da yaşayan küçük bir etnik topluluktur. Azeri sözcüğü, ilk defa olarak, tarihin en azılı Türk düşmanı Stalin, daha sonra ise hasta beyinli İran-Fars şovenistleri tarafından, Azerbaycanlıların Türklük şuurunu yok etmek, unutturmak için uydurulan sahte bir kimliktir. Eğer Ruslar, Çarlık ve Sovyet dönemlerinde Allah korusun Anadolu ya hakim olsalardı, orada da benzeri şekilde Egeli, Karadenizli ve İzmirli diye uyduruk milletler ve kimlikle yaratmaya çalışırlardı.

DOĞRU:  “Azerbaycan Türkleri” ve “Azerbaycan Türkçesi”.

Kurtlar olur çobanların koyunu
İtten öğrenirse, kendi soyunu
“Azerilik” komunizmin oyunu
Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz!

Bahtiyar VAHAPZADE

Günlüklerimizde arada Azerice ve Azeri kelimelerinin kullanılmasının sebebi arama motorlarında daha çok o şekilde bulunabilmesindendir.

AZERBAYCAN GÜNLÜKLERİ:

Bakü’ye gelmeyi düşünen “özellikle beyaz yakalı” Türk vatandaşlarına yardım için şahsi görüşler yanında bazı bölümleri kaynakları verilmiş yorumlu-yorumsuz alıntılarla derlenmiştir, tenkidi (eleştirel) ya da başka hiç bir amacı yoktur.  Yaşanmakta olan hızlı gelişimler sonucu çok şeyin değişmekte, güncelliğini yitirmekte olduğu da göz önüne alınmalı, burada yazılan her şeyin doğru ve aktüel olduğu düşünülmemelidir.  Kelimelerin çoklu anlamlarında ve ifadelerde tam bilgi sahibi olunmadan değerlendirmeler yapılması da yanlış anlamalara sebep olabilir. 

Başka yerlerde bana ait olarak gösterilen yazılarla ilgim yoktur. Özellikle fotolar eklenmiş, orası-burası, fotoları, alıntıları, linkleri silinmiş olanlarla. Özgün yazılarım sadece buradadır.

Twitter Widgets

OLYMPUS DIGITAL CAMERABülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s