İsrail – Kürt İlişkilerinin Geçmişi

İsrail Devleti ile Kuzey Irak bölgesinde yaşayan Kürtler arasındaki stratejik temasların başlangıç noktası olarak Mossad’ın (İsrail İstihbarat Teşkilatı) ilk şefi olan Reuven Şiloah’ın 1931 yılında İsrail istihbarat görevlisi olarak Bağdat’a gitmesi gösterilmektedir. Şiloah bölgede üç yıl kalır. Kürtlerle ilişkiler kurar. Yahudi-Kürt siyasi işbirliğinin temellerinin bu dönemde atıldığı belirtilmektedir. Kurulacak olan İsrail Devleti’nin Arap çemberi içinde kalacağını ve çatışmanın kaçınılmaz olduğunu düşünen Şiloah, bu kuşatmayı dengeleyebilmek için dış çemberde yer alan Arap olmayan ülkelerle ilişkileri güçlü tutmanın gerektiğini öngörmektedir. Türkiye, İran ve Etiyopya bu anlamda önemlidir.Ancak bunun yanı sıra, diğer önemli unsur ise bölgede bulunan Arap olmayan azınlıklardır. Bunların başında ise Irak devleti ile hiçbir zaman uyuşmayan Kürt nüfus gelmektedir. Şiloah tarafından geliştirilen bu “çevreleme stratejisi” Başbakan David Ben Gurion tarafından İsrail’in kuruluşundan 1979’a kadar politikasının temel ekseni haline getirilecektir. Yahudi istihbaratının bu dönemde Kürt hareketinin Avrupa Temsilcisi olan Kamuran Ali Bedirhan ile bağlantı kurduğu ve Bedirhan’ın 1948’de İsrail Devleti kurulduktan sonra, İsrail Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu İşleri Bölümüne bir rapor sunduğu ileri sürülmektedir. Bedirhan raporda, Suriye ve Lübnan’ın İsrail’e karşı etkisiz kalması için buradaki azınlıkların isyana teşvik edilmesinin şart olduğunu dile getirmiştir.

1961 yılı İsrail ile Kuzey Irak’taki Kürtler arasındaki ilişkiler bakımından dönüm yılı olmuştur. Irak’taki Arap milliyetçiliğine dayalı politikanın iyice sertleşmesi ve asimilasyoncu bir hal alması neticesinde, Kuzey Irak’taki Kürtler Bağdat rejimine karşı ayaklandılar. Bölgede güçsüz bir Irak devletinden çıkar sağlayacak ülkelerin başında ABD, İran ve İsrail gelmekteydi. Bölgede etkinlik elde etmek isteyen SSCB’nin de devreye girmesi ile 1975’e kadar dalgalanmalarla sürecek ayaklanmalar bu ülkelerin çatışan çıkarlarının bir aracı oldu. 1963’de Irak ve Suriye’de Baas Partisi’nin iktidarı ele geçirmesinin ardından iki ülke arasında hızlı bir şekilde birleşme yönünde atımlar atılması, İsrail’in tedirginliğini artırdı. Irak’ın güçlenmesi İsrail için ciddi bir tehdit oluşturmaktaydı. İsrail bu dönemde Kuzey Irak’ta ayaklanan Kürtlerle temasa geçti. Molla Barzani ile ilk görüşme 1963 yazında SAVAK (İran İstihbarat Teşkilatı) aracılığı ile gerçekleşti. Mossad Başkanı General Meir Amit SAVAK Başkanı ile görüşerek, Kürtlere yardım etmek için izin istedi. Anlaşmanın sağlanmasından sonra SAVAK denetiminde bölgeye İsrail tarafından silah sevkıyatı yapıldı. Bu döneme ilişkin olarak, İsrail’in Molla Mustafa Barzani’ye Irak’a karşı isyanı yürütmesi karşılığında düzenli para yardımında bulunduğu da ileri sürülmektedir.

Siyasi temasları sürdürme çabasında olan İsrail adına dönemin Savunma Bakan Yardımcısı Şimon Peres ile Kürtlerin Avrupa Temsilcisi Kamuran Ali Bedirhan 1964 yılında bir araya gelirler. Yapılan görüşmede Kürt gerillalarından bir grubun İsraillilerden askeri eğitim almasına karar verilir ve 1965 sonlarında İsrail eğitim vermek üzere üç subayını Kuzey Irak’a gönderir.İsrailli eski General Rafael Eitan anılarında 1969 yılında Kuzey Irak’a giderek ayaklanmayı yakından gördüğünü ve ayaklanmayı daha yaygın savaşa dönüştürme konusunda görüştüğünü aktarmaktadır.Aynı yıl Kerkük Petrol rafinerisinde çıkan yangın ve konuyla ilgili Irak devlet basın organlarında çıkan Kürtlerin petrol rafinerisini sabote ettikleri ve olayın profesyonel bir biçimde planlandığı haberleri olayların ardında İsrail’in olduğu söylentilerine neden olmuştur.

İsrail açısından Kuzey Irak’taki Kürtlere verilen desteğin iki önemli nedeni olduğu açıktır. Birincisi isyanın sürmesi Irak’ta istikrarsızlık yaratmakta ve Bağdat hükümetini askeri, siyasi ve ekonomik anlamda yıpratmaktadır. İkincisi Kürtler, Arap topraklarına sızmakta ve bilgi edinmekte zorluk çeken İsrail’in bölgedeki gözü kulağı olmaktadır.  İsrail ile ilişkiler Bağdat yönetimi altında ezilen ve bağımsızlık arayan Kürtler için para, silah ve istihbarat desteği anlamına gelmektedir. Ayrıca İsrail gibi güçlü bir devletin destek olması bölgede yalnız olan Kürtler açısından bulunmaz bir fırsattır. Irak’ın Kürtleri imha etmek için tüm gücünü kullanmasını engelleyen temel sebebin İsrail olduğunu söyleyen Kamuran Ali Bedirhan, “…İsrail bir Arap ülkesi değildi, küçük bir ülkeydi, ancak Irak ve Suriye’yi korkutacak ve Kürtlerin gücünü arttıracak askeri bir güce sahipti.”sözleri ile Kürtlerin İsrail ile kurdukları ilişkilerin sebebini açıklamaktadır.

1967 Savaşından sonra İsrail – Kürt yakınlaşması yeni bir boyut kazanır. İsrail savaşı kazanmış, ancak etrafındaki Arap çemberi daha büyük bir tehdit haline gelmiştir. Bu ortamda Irak’taki Kürt hareketi İsrail’in gözünde daha önemli hale gelmiştir. İsrail’in savaş sonrasında ele geçirdiği Sovyet yapımı silahları Kürt isyanına destek vermek için Barzani kuvvetlerine gönderdiği ileri sürülmektedir. Aynı yıl Molla Mustafa Barzani İsrail’i ilk kez ziyaret eder. Ziyaret gizli gerçekleşir. 1973 yılında bu ziyaretlerin ikincisi gerçekleşecektir. Saklanan bu ziyaretler, 28 Eylül 1980 de İsrail Başbakan’ı Begin’in, İsrail’in Kürtlere para, silah ve eğitim sağladığını ilk kez açıklaması ve 29 ve 30 Eylül tarihli İsrail gazetelerinin Barzani’nin 1960larda ve 1970li yılların başlarında İsrail’e birkaç gizli ziyaret gerçekleştirdiğini yazmaları üzerine su yüzüne çıkar.Şubat 2004’te Radikal Gazetesinden Murat Yetkin’in sorularını yanıtlayan İsrail Dışişleri Eski Müsteşarı Alon Liel de 1960’larda, 70’lerde Molla Mustafa Barzani’ye İsrail’in destek verdiğini söylemektedir.

1967 Savaşının Kuzey Irak’taki başka bir sonucu, bölgede yaşayan özellikle Yahudi nüfusun savaş sonrası büyük baskılara maruz kalmış olmasıdır. Kuzey Irak’ta yaşayan Yahudiler İsrail’in bölge ile irtibatında aracı olmuşlardır. 1950’lerde “Ezra” ve “Nehemya” adlı operasyonlar ile bu insanların büyük bölümü İsrail’e getirilirler.Baskılara maruz kalan gerideki 3.000 kadar Yahudi, Kürtlerin yardımı ile 1970–1971 arasında aralıklarla İran üzerinden İsrail’e kaçırılacaklardır.

Körfez Savaşı, Bağdat’ın askeri ve siyasi gücünü zayıflatırken kuzeyde Kürtler, güneyde ise Şiilerin bu ortamdan yararlanarak ayaklanmasına ortam yaratmıştır. ABD’nin bu dönemde Irak’ı içeriden vurmak için muhalif gruplarla yaptığı görüşmelere Kürtlerle temasını tamamen koparmayan İsrail’in aracılık ettiği ileri sürülmektedir.21 Ağustos 1990 tarihinde MİT Müsteşar Yardımcısı Hiram Abbas’ın dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a verdiği raporda, bölgede İsrail’in güçlü bir istihbarat ağı olduğunun vurgulanması İsrail’in Kuzey Irak’taki etkinliğinin devam ettiğini göstermektedir.İsrail Dışişleri Bakanı David Levy’nin 1991’de ayaklanma başladığı zaman Reuters Ajansı tarafından dünyaya duyurulan açıklaması da İsrail’in Kürt hareketine verdiği desteği göstermektedir. Levy yaptığı açıklamada ABD’nin Kürtlere yeterince silah vermediğini; yapılan silah yardımının buradaki Kürtlerin aç karnına değil tok karnına ölmesine yarayacağını belirtmektedir.

20 Mart 2003’de ABD’nin önderliğindeki koalisyon güçlerinin Irak’ı işgaliyle birlikte İsrail ile Kuzey Irak’taki Kürt hareketi arasındaki ilişkilerde yeni bir dönem başlar.

Amerika’nın 11 Eylül saldırıları sonrasında politikalarındaki değişim, Irak’a karşı başlattığı savaş, Saddam Hüseyin’in devrilmesi ve Irak’ın içine düştüğü kaos bir kez daha Kuzey Irak’ta bir Kürt Devleti’nin kurulma ihtimalini gündeme getirmiştir. İsrail açısından Körfez Savaşı sırasında bombalarının hedefi haline geldiği Irak’ta merkezi yönetimi zayıflatacak bir Kürt Devleti’nin kurulmasının avantajları olduğu açıktır. Savaş öncesinde Kürt peşmergelerin İsrail tarafından askeri eğitimden geçirildiği, bunlara Tel Aviv tarafından silah yardımı yapıldığı iddiaları gündeme gelmiş; ancak İsrail tarafından bu iddialar yalanlanmıştır.İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın eski üst düzey yetkililerinden Oded Yinon, Dünya Siyonist Örgütü’nün yayın organı Kivunim dergisinde 1982 senesinde yayınlanan ‘1980’lerde İsrail için Strateji’ başlıklı yazısında İsrail’in bölge politikasının ana hatlarını çizmektedir. Yinon makalesinde Ortadoğu’daki bütün ülkelerin çok zayıf durumda bulunduklarına, çünkü bu ülkelerde kurulan devletlerin, yapay sınırlar içinde bir arada yaşamak istemeyen etnik ve dini cemaatleri toplayarak kurulduklarına değinir. Bu gerçekten hareketle, İsrail’in bir devlet olarak ayakta kalabilmesi için bu manzaraya uygun biçimde bölge devletlerinin bölünmesi gerekliliğini ifade eder. Yinon’a göre Irak etnik ve mezhebi temeller üzerinde bölünecektir; kuzeyde bir Kürt devleti, ortada bir Sünni ve güneyde ise Şii devleti kurulacaktır.Irak’ta Saddam Hüseyin rejiminin yıkılmasından sonraki süreçte etnik-sekter kimlikler ön plana çıkmış ve İsrail’in ön gördüğü bölünme devletleşme boyutunda olmamakla birlikte gerçekleşmiştir. John Mearsheimer ile Stephen Walt daha sonra genişleterek kitap haline getirdikleri  ‘İsrail Lobisi’ başlıklı makalelerinde Amerikan dış politikası üzerinde İsrail’in tercihlerinin etkinliğine dikkat çekerek, Irak savaşının aslında İsrail’in politik çıkarlarına hizmet ettiğini ileri sürmektedirler.

Mayıs 2003’te ABD’nin Irak’ta yürüttüğü ana askeri operasyonun sonra ermesinin ardından, ülkedeki yönetimin bundan sonra hangi esaslara göre kurulacağı tartışılmaya başlanmıştır. Bu dönemde İsrail basınında Kuzey Irak’ta bağımsız veya özerk bir Kürt Devleti’nin kurulmasını destekler nitelikte yazılar çıkmıştır. 2004 Haziran’ında Pulitzer ödüllü Amerikalı gazeteci Seymour Hersh, The New Yorker’da yayınlanan ‘B Planı’ isimli makalesinde İsrail’in Kuzey Irak’ta yürüttüğü faaliyetleri açıkça dile getirmektedir. Hersh, makalesinde 2003 sonundan beri Kuzey Irak’ta yüzlerce İsrail askeri ile ajanının, Irak’taki direnişi bastırmaları için Kürt komandolarını eğitimden geçirdiğini ifade etmektedir. Makalede ayrıca iki İsrailli yetkilinin görüşleri aktarılmaktadır. Eski bir İsrailli yetkili “Kürtler Irak’ta ABD’ye yakın olup ayakta kalan tek grup” şeklinde konuşurken; bir başkası “Bakın İsrail, Kürtleri her zaman Makyavelci bir tarzda Saddam’a karşı denge unsuru olarak desteklemiştir. Bu ‘realpolitik’tir. İsrail Kürtlerle ittifak yaparak İran, Irak ve Suriye’de gözü ve kulağı oluyor. Bu Bush yönetimi için kabul edilemez değil.” açıklamasını yapmaktadır. Temmuz ayında Haaretz gazetesinde çıkan bir makalede İsrail’in Kürt liderler Mesud Barzani ve Celal Talabani ile toplantı yaptığı yayınlanır.

İsrail’in bölgedeki Kürt hareketini desteklemesi, özellikle 1996 sonrasında askeri boyutu ağırlık kazanarak gelişen Türkiye-İsrail ilişkilerini de zedelemiştir. Körfez Savaşı sonrasında kurulan yakın ilişkilerin sınırları zaman geçtikçe ortaya çıkmıştır. Türkiye ve İsrail Kuzey Irak’ın geleceği konusunda ortak politikaları paylaşmamaktadırlar.İsrail açısından bakıldığında Irak’ın bir bütün olarak kalması ve güçlü bir merkezi yönetim altında birleşmesi problem yaratmaktadır. Oysa ki, Kuzey Irak’ta kurulacak ve doğal olarak bütün komşularıyla problemli bağımsız bir Kürt devleti İsrail’in en önemli sıçrama taşı haline gelecektir. İsrail kendisini yalnız hissettiği Türk-Arap-Fars stratejik havzasında Kürt kartını kullanarak bir manevra alanı açmak ve müttefik kazanma amacındadır.

Türkiye-İsrail ilişkilerinin özellikle iki gelişme ışığında ivme kaybettiği açıktır: Birincisi Irak Savaşıdır. Savaşın çok yönlü etkileri olmuştur. TBMM’nin 1 Mart 2003’de Irak’a asker gönderme yönündeki tezkereyi reddetmesinden sonra yaşanan ABD-Türkiye ilişkilerindeki gerilim İsrail ile ilişkilere de yansımıştır. Ayrıca Irak’ın geleceğine ilişkin iki ülkenin politikalarının uyuşmaması da sorun yaratmıştır. İkinci gelişme ise Türkiye’de Ortadoğu’ya ilişkin çok yönlü politikayı benimseyen AKP’nin iktidara gelmesidir. Yeni hükümetin özellikle İsrail’in Filistin topraklarındaki saldırılarını sert dille eleştirmesi, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın İsrail’in Refah Mülteci Kampına düzenlediği operasyonu “devlet terörü”olarak nitelendirmesi ve Şubat 2006’da Hamas lideri Halid Meşal’in Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyaret kırılma noktalarıdır.

İki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan bu gelişmelere rağmen, İsrail-Türkiye ilişkilerini tek boyutlu düşünmek mümkün değildir. Kuzey Irak’ta Kürtlere verdiği desteği İsrailli yetkililerin inkâr etmekte bununla birlikte, basına yansıyan haberler bölgede İsrail’in aktif olduğunu göstermektedir. 2006 Eylül’ünde BBC’de yayınlanan Newsnight adlı programda İsrailli uzmanların Kuzey Irak’ta Kürt militanlara atış talimi yaptırma görüntüleri yer almıştır. Kürt yetkililer konu ile ilgili yorum yapmazken, İsrail her hangi bir bağlantıları olduğunu reddetmiştir. İsrail’in bu ilişkileri her seferinde inkâr etmesinin önemli bir nedeni de Türkiye ile ilişkilerini belli bir düzeyde tutma çabasıdır.  İsrail’in Kuzey Irak’ta izlediği politika Türkiye’yi gözden çıkardığı anlamına gelmektedir. İsrail, kendine bölgede önemli bir manevra alanı sağlayan Kürtlerle ilişkilerini sürdürmeye devam edecektir.

KAYNAKLAR:

Cevat Eroğlu, İsrail’in Beka Stratejisi ve Kürtler, İstanbul, Sayfa Yayınları, 2003,

Ümit Özdağ, Türkiye Kuzey Irak ve PKK, Ankara, ASAM Yayınları, 1999,

Dan Raviv, Yossi Melman, Every Spy a Prince: The Complete History of Israel’s Intelligence Community, Boston, Houghton Mifflin Company,1990,

“Barzani harita verdi, İsrail bombaladı”, Aksiyon Dergisi, , Sayı 432,  17 Mart 2003.

Melek Fırat, “1962-1975 Kuzey Irak Kürt Ayaklanması” Türk Dış Politikası, Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar, der.Baskın Oran, Cilt I, 7. B, İstanbul, İletişim Yayınları, 2003,

Amatzia, Baram, “İsrail ile Irak’ta Kürt Sorunu.” Avrasya Dosyası Dergisi, Cilt I, Sayı 4, İlkbahar 1996,

Hakkı Öznur, Cahşların Savaşı, Ankara, Altınküre Yayınları, 2003,

Ian Black, Benny Morris, Israel’s Secret Wars : A History of Israel’s Intelligence Services, New York, Grove Weidenfeld, 1991,

Murat Yetkin, “Kürt Devleti Kurulabilir”, Radikal Gazetesi, 24 Şubat 2004.

Gökhan Çetinsaya, SETA Irak Raporu, Ankara, SETA Yayınları, Nisan 2006,

Sedat Laçiner, “İsrailli Askerler ve Iraklı Kürtler,” USAK Stratejik Gündem, 9 Temmuz 2006.

Cengiz, Çandar, Ortadoğu Çıkmazı, İstanbul, Hil Yayını, 1983 s.37’den Oded, Yinon, “1980’lerde İsrail için Strateji”, Kivunim Dergisi, Sayı 14, Şubat 1982.

John Mearsheimer, Stephen Walt, “Israel Lobby”, London Review of Books, Vol 28, No.6, 23 March 2006; http://ksgnotes1.harvard.edu/Research/wpaper.nsf/rwp/RWP06-011

“Let the Kurds be,” The Jerusalem Post, 28 May 2004.

Seymour M Hersh, “Plan B,” The New Yorker, 28 Haziran 2004, http://newyorker.com/printable/?fact/040628fa_fact;

“İsrailliler Kuzey Irak’ta Faaliyette,” Radikal Gazetesi, 22 Haziran 2004.

“Kurds and Israel, Longstanding Ties,” Aljazerra, 20 Temmuz 2004, http://www.aljazeera.com/cgi-bin/conspiracy_theory/fullstory.asp?id=147 Gökhan Bacık, “The Limits of an Alliance: Turkish-Israeli Relations Revisited,” Arab Studies Quarterly, Vol.23, Issue 3, Summer 2001,

Hasan Kösebalaban “Ortadoğu’da İsrail’in Kürt Kartı,” Yeni Şafak, 27 Kasım 2007.

Meliha Altunışık, “The Turkish-Israeli Rapprochement in the Post-Cold War Era”, Middle Eastern Studies, April 1, 2000.

“Israel Denies Role but Fears Reprisal for Ties to Turkey,” The New York Times, February 18, 1999

“Israelis’ train Kurdish Forces,” BBC News, 20.09.2006.

Yorumsuz olarak İsrail’in Kuzey Irak Politikası ve Türkiye Selin M. Bölme.  Seta Siyaset, Ekonomi Ve Toplum Araştırmaları Vakfı 01 Mart 2008 http://arsiv.setav.org/public/HaberDetay.aspx?Dil=tr&hid=12019&q=israil-in-kuzey-irak-politikasi-ve-turkiye  makalesinden derlenmiştir. Bülent Pakman. Ocak 2010. Lütfen aktif link vermeden alıntı yapmayın.

Twitter Widgets

Al Khobar Ofis

Bülent Pakman kimdir?  https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Video arşivi:  Kanal 1    Kanal 2     Kanal 3     Kanal 4

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s