Anti madde

Madde

Kütlesi, hacmi olan, yer kaplayan herhangi bir şeye madde denir. Atom ve moleküllerden oluşur. Katı, sıvı, gaz ve plazma ayrıca Bose-Einstein yoğunlaşması gibi başka hallerde var olur. Madde E=mc² denklemiyle enerjiye eşitlenebilir. Atom bir çekirdek ve onun etrafında dönen bir elektrondan oluşur. Çekirdek proton ve nötrondan meydana gelir. Elektron eksi-negatif, Proton artı-pozitif elektrik yüklü, nötron ise nötrdür. Bir hidrojen atomu bir elektron ve bir protondan meydana gelir.

Protonun içinde “kuark” adı verilen ve milimetrenin trilyonda biri yani 0.00000000000000000000000000000001 mm kadar küçük bir mekâna sığışmış dünyalar bulunmaktadır. Kuarkları birbirine bağlayan sosyal kuvvetin “gluon” denilen “kütlesiz” parçacıklarla ilişkileri bulunmaktadır.

Kuark ve gluonların bulunduğu dünya, bir milimetrenin trilyonda biri kadar küçücük bir âlem. Bu âlem içinde daha da derinlere gitmek için ne kadar çaba sarfetsek te olmuyor! Ama çok iyi biliyoruz ki, âlem içinde âlemler; zerreler içinde daha nice nice zerreler var! Bunlar birbirleriyle adeta enerji telleriyle öylesine mükemmel bir tarzda birleşmiş ve kaynaşmışlar ki, tıplı şaheser bir dantel misali gibi, nadide renkli ipliklerin düğümleri ile örülmüş, şekillenmiş ve tamamen matematiksel denklemlerin izah ve ispatı ile kendini belli etmiş boyutlar, uzunluklar, kütleler, enerjiler ve alanlar!

En küçüğün, her neyse, içinde de bir şey var mıdır varsa ne olabilir?

Allah, göklerin ve yerin Nur’udur.” (Nur 35)

Bir şey bizi dünyaya, dünyayı güneşe, güneş sistemini galaksiye, galaksiyi de merkeze çekiyor ve etrafında döndürüyor ama o güç nasıl yapıyor da bunları çekiyor, onu bilmiyoruz.

Anti Madde

Anti madde (antimadde – antimatter – karşıt madde) ise parçacık fiziğine göre karşıt (anti) parçacık kavramının maddeye uygulanmasıdır. Karşıt parçacık, parçacık (partikül) ile aynı kütleye ancak ters elektrik yüküne sahiptir. Örneğin karşıt parçacıkta artı-pozitif  yüklü antielektron bir başka deyimle pozitron vardır. Proton da eksi-negatif elektrik yüklü olup antiproton adını alır. Bir antihidrojen atomu bir antielektron ve bir antiprotondan meydana gelir. Madde ve anti madde  karıştığında yüksek enerji fotonları ve diğer parçacıklar, saf enerji ortaya çıkar.

Günümüz olanaklarıyla gözlemlenebilen evren hemen tamamen maddeden, onun dışında her yer anti maddeden oluşur. Bunlara karanlık madde (dark matter) denilmektedir. Karanlık madde radyasyon emisyonu ile farkedilemeyen ancak varlığını görünen  madde üzerindeki yer çekimi etkisiyle belli eden varsayımsal bir maddedir.

Anti-parçacıkla normal parçacık yan yana geldiğinde birbirlerini yok ediyorlar. O yüzden, bugün bizim üzerinde yaşadığımız ‘normal’ evrenin olabilmesi için bu anti-parçacık simetrisinin veya eşitliğinin bir sebeple kırılmış olması gerekiyor.  Bir parçacık, kendi anti-parçacığıyla çarpıştığında, bunların bir enerji parlamasıyla ortadan kalktıklarını ve yeni parçacıklar ve anti-parçacıklar ortaya çıktığını belirten araştırmacılar, deneylerdeki çarpışmaların, ortaya çıkan anti-madde parçacıklarından biraz daha fazla madde parçacık çiftleri oluşmasına yol açtığını gördüler. Araştırmacılar, yüksek enerjili çarpışmalarda madde parçacık çiftlerinin anti-madde parçacık çiftlerinden yüzde 1 oranında fazla olduğunu tespit ettiler. Bilim adamları, bu asimetrik gelişimin maddenin evrendeki egemenliğinin olası nedeni olabileceğine ve bu egemenliğin parçacıkların ve anti-parçacıkların davranışlarındaki farklılıklar olduğunda mümkün olabileceğine işaret etmişlerdi. Son olarak CERN’deki araştırmacılara göre evrenin ortaya çıkışı sırasında madde ile anti-madde arasındaki simetriyi, eşitliği bozan minicik şey ‘tuhaf B mezonu’ isimli parçacık  bozunurken diğer parçacıklara göre % 27 daha fazla kez maddeye bozunmuş ve böylece madde ortaya çıkmış.

Anti madde alemleri gözlenememekte nerede oldukları bilinememektedir. Ancak madde alemi dışında böyle bir alemin var olduğu kabul edilmektedir. Big Bang yani büyük patlamayla madde ve anti maddenin birlikte eşit miktarda ortaya çıktığı tahmin edilmektedir.

Anti madde, madde ötesi alem yani bir başka deyişle öteki dünya yani dinsel ritüelde ahiret olabilir. Ya da anti madde aleminin bir bölümünü ya da tamamını ahiret denilen madde dışı alem – boyut teşkil edebilir.

Anti-madde veya parçacık normal parçacığın tam tersi enerji yüklüyse, bu terslik hali kütleçekim gücü için de geçerli olabilir. Gözlemler, anti-maddenin böyle bir ‘anti-çekim’ gücüne sahip olduğunu düşündürüyor. Eğer anti-atomların anti-çekimgücü varsa, o zaman mevcut yerçekimini yenecek kadar anti-atomu taşıyan havada uçabilir.

Bedensiz varlıklar, belki de anti maddeden oluşan ya da anti madde taşıyan varlıklar bu alemde/alemlerde – boyutta/boyutlarda böyle yerçekimsiz dolaşıyor olabilirler. Bu farklı çekim dünyaları bedensiz varlıkların maddi dünyaya ve maddeye bürünmüş insanlara, varlıklara ve eşyaya neden direk müdahale edemediğine açıklık getirmektedir.

Bilimadamlarına göre, evrende sayısını tahmin bile edemedikleri kadar galaksi bulunuyor. Samanyolu Galaksisi’de bunlardan sadece biri. İçerisinde en az 500 milyonu hayatın varlığına olanak tanıyan ne çok sıcak, ne de çok soğuk özellikler taşıyan olmak üzere 50 milyar gezegen ve en az 100 milyar yıldız barındırdığı tahmin ediliyor. Samanyolu Galaksisi’nde yıldızların dönüş hızı ve kütle hesaplandığında yıldızların yörüngelerinde kalabilmesi açısından günümüz teknolojisiyle tespit edilen yer çekim gücünden çok daha fazla yer çekim gücü olması gerektiği  anlaşılmıştır. Böylece tesbit tesbit edilen maddi alem ile içiçe bir karanlık alem de olmalıdır. Yani bir anlamda paralel evren söz konusudur. Birbirlerine helezonik şekilde bağlı oldukları söylenebilir.

Bir başka görüşe göre karanlık alem paralel bir evrendir ya da ileri bir boyuttur ve ancak maddi evrendeki tekamülden sonra bu evrene geçilebilir.

Kendiliğinden ışık saçmayan, çevresindekileri içine alan aldıkça çekim gücü artan karadeliklerde Big Bang öncesi gibi zamanın durması söz konusudur, nitekim söz konusu geçiş buradan olabilir.

Andolsun göğe ve Tarık’a: o, gece gelene/o, tokmak gibi vurana/o, çıkıverip de yürek hoplatana. Nereden bileceksin sen nedir Tarık? Parlayan, ışığıyla karanlığı delen yıldızdır o.” (Tarık 1-3)

Karanlık Enerji

Bilinen fizik kurallarına göre, herhangi bir şekilde hareketlendirilen bir cisim ya zamanla hızı azalarak durur ya da hiçbir enerji kaybı yoksa aynı hızla hareketine devam eder. Örneğin Dünya’da fırlatılan bir cismin hızı azalır ve bir süre sonra durur. Bunun nedeni Dünya’da sürtünmeden dolayı enerji kaybı olmasıdır. Eğer yerçekimsiz ve havasız bir ortamda (uzayda) aynı cismi fırlatırsak karşısına bir engel çıkana kadar hareket eder. Evren’in kendisi ise bahsedilen fizik kuralları aksine Big bang’den beri genişlemektedir ve zamanla evrenin genişleme hızı da artmaktadır.

Bilimciler bunu keşfettiklerinde bu hızı artıran bir enerji olması gerektiğine karar vermiştir. Bu varsayılan enerji “karanlık enerji” olarak adlandırıldı.  Evrenin büyük patlamadan sonra ani genişlemesi gizemli bir karanlık enerjinin varlığına dayandırıldı. Daha sonra evrenin genişleme hızının arttığı ve bunun uzayın bir tür içsel gerilimi diyebileceğimiz karanlık enerji olduğunundan bahsedildi. Tam olarak çözülemeyen Karanlık Enerji hakkında araştırmalar hala sürmektedir.

“Karanlık madde ve Karanlık enerji” bu iki kavramda ki karanlık ibaresi bunların bırakın maddeyle ışıkla bile herhangi bir etkileşime girmemelerinden ileri gelir. Işık görmenin anahtarıdır ama bu iki kavram ışıkla etkileşimi olmadığı için görünmezler. Büyük patlamadan sonra muhtemelen ilk 5 milyar yıl karanlık maddenin çekim gücü evrenin hakimi iken sonrasında karanlık enerji evrenin mutlak hakimi konumuna yükselmiş bunun sonucu olarak evren her geçen gün artan bir hızla büyümektedir. Bildiğimiz manadaki maddesel kanunlar evrenin sadece kabaca yüzde 4 ile ilgilidir, geriye kalan % 96 hala bizler için muammadır. Son gözlemler sonucunda % 22 si karanlık madde, % 74’ü ise karanlık enerjiden oluştuğu sanılmaktadır.

Aslında karanlık enerji kavramını ilk Einstein ortaya çıkarmıştır, bulmuş olduğu görecelik kanununa göre formüllerini kullanarak evrenin asla sabit hacimde kalamayacağını genişleyeceğini ve çökeceğini hesaplamıştır. Ancak Hubble’ın evrenin hep genişlediğini kanıtlamasıyla bulmuş olduğu bu yeni enerjiye saçma sapan enerji demiş, kendi de aslında formülleriyle kanıtladığı karanlık enerjiyi önemsememiştir.

Karanlık enerjinin ne olduğunu fiziken kanıtlayan olmadığı gibi bunun tekil bir enerjimi yoksa birden çok etkenin birleşimiyle mi oluştuğu da bilinmemektedir. Kesin olan Karanlık Enerjinin bir gün tüm evrende var olan her şeyi her zerreyi, her gezegeni ve yıldızı mutlak bir yalnızlık içinde bırakacağıdır. Çünkü evren o kadar genişleyecek ki, hiçbir kütle çekiminin etkisi kalmayacak, yıldızlar sönecek ve tüm kainat sonsuz bir karanlığa boğulacak, evrende her şey donacak ve muhtemeldir ki evrende enerji barındıran hiçbir şey olmayacak, atomlar bile donacak. Karanlık enerji dediğimiz bu enerjinin ya da enerjilerin şuan ki fizik kuralları altında birgün mutlaka evreni karanlığa sürükleyeceği düşünülüyor.

Sura üfürüleceği gün, Allah’ın dilediği dışında herkes, göklerdekiler, yerdekiler dehşet içinde kalacaktır. Hepsi boynunu bükmüş bir halde O’nun huzuruna gelir.“Neml 87.

Algı alanımızın dışındaki aleme zamanımızda kuantum alan denilmekte.

ANTİ MADDE TESBİT EDİLDİ

Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlanan bilimsel makalede, Dünya’yı sarmalayan antiproton adı verilen ince anti madde kuşağı ilk kez tespit edildiği vurgulandı.

Gözlemi yapan İtalyan ekip, geleceğin uzay araçlarının yakıtı olarak anti maddenin kullanılabileceğini belirtti. Antiprotonlar, güneşten ve güneş sisteminin ötesinden gelen ve kozmik ışın adı verilen yüksek enerji parçacıklarının doğasını incelemek üzere 2006’da uzaya gönderilen Pamela (Payload for Antimatter Matter Exploration and Light-nuclei Astrophysics) uydusu ile tespit edildi. Bu kozmik ışın parçacıkları dünyanın atmosferini oluşturan moleküllere çarpıp parçacık yağmuruna yol açabiliyor.

Kozmik ışın parçacıklarının çoğu veya çarpışma sonucu oluşan bu parçacıklar, dünyayı zararlı ışınlardan koruyan simit biçimli manyetik alanlar olan Van Allen kuşakları tarafından yakalanıyor. Pamela uydusunun hedefleri arasında, çokça bulunan normal madde arasındaki proton ve helyum atomunun çekirdeği gibi az sayıdaki anti madde parçacıklarını tespit etmek bulunuyor. Makaleye göre, Pamela uydusu Güney Atlantik bölgesinden geçerken, anormal bir şekilde, normal parçacık veya kozmosun bir başka yerinden geldiği sanılan onbinlerce kat daha fazla antiproton tespit etti. Bunun Van Allen kuşaklarına benzer antiproton kuşaklarının kanıtı olduğunu belirten İtalyan bilim adamları, bu kuşağın dünyanın yakınındaki en büyük antiproton kaynağı olduğunu kaydettiler. Gözlemlerinin en önemli bölümlerinden birinin antiprotonların harika bir enerji kaynağı olduğuna dikkat çeken İtalyan bilim adamları, bunların, benzinin yanmasıyla ortaya çıkan bir kimyasal tepkimeden 10 milyar kat daha fazla enerji ürettiklerini kaydetti.

Bülent Pakman. Kasım 2009 – 2015.

Kaynaklar:

http://www.absoluteastronomy.com/topics/Antimatter

http://www.ntvmsnbc.com/id/25097177/

http://haber.gazetevatan.com/dunyayi-sarmayalan-antimadde-yakit-olacak/392952/1/Gundem

v.b.

 İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz ve yayımlanamaz.
Twitter Widgets

Bülent Pakman video arşivi:

Bülent Pakman video kanalı 1

Bülent Pakman video kanalı 2

Bülent Pakman video kanalı 3

Viyana Palmenhaus Cafe 2012

Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Anti madde için 2 cevap

  1. Geri bildirim: Öteki Alem « Pakman World

  2. Ferda Yamanoğlu dedi ki:

    Merhaba.Yasin-36 bu konuyla ilgili .Zıt çiftler yoktan var olmanın temel ilkesi.Yani her şey 0=+1-1 ilkesine göre işliyor.Mevlanada Mesnevide bu konulardan bahsetmiş.Ancak ben madde ve antimaddenin eşit yaratıldığına inanıyorum.Antimadde paralel bir evrende varlığın sürdürüyor bence.Saygılarımla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s