Eskiye Özlem

İlginçtir, Azerbaycan’da kimlerle konuştuysak Ruslar hakkında hiçbir olumsuz söz duyamadık. Hadi Azerbaycan’lı Türkler Dünyada ilk laik müslüman devleti Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetini kurdukları 1918 öncesinin Rus işgali atındaki 90 yılını unuttular diyelim (Bakınız bu konudaki ayrıntılı yazımız https://bpakman.wordpress.com/dunya/baku-2010-fotograflar/kafkas-islam-ordusu/), 1918-1920 arası ilk Cumhuriyet döneminde Rus destekli, Rus silahlarıyla teçhiz Taşnakların saldırı, işgal ve katliamlarını da unuttular diyelim, sonrasında 71 yıllık Rus yönetiminindeki özellikle dil ve din yasaklarını, zindanları, Sibirya sürgünlerini, kurşuna dizilmeleri de unuttular diyelim, Azerbaycan’ı böylesine 161 yıl işgal altında tutan, bayrağını indiren Rusların en son 19-20 Ocak 1990 da resmi rakamlara göre 133 Azerbaycan Türkünün ölümüne, 611’inin yaralanmasına, 841’inin göz altına alınmasına 5’inin kaybolmasına neden olan Bakü katliamını  da unutmuş olmaları mümkün mü? (BAKINIZ bu konudaki ayrıntılı yazı: https://bpakman.wordpress.com/dunya/baku-2010-fotograflar/baku-katliami/).

Azerbaycanlılar bir zamanlar tatillerini sadece Sovyet ve demir perde ülkelerinde geçirirlermiş. Türkiye, İran dahil olmak üzere demir perde dışına seyahat etmelerine izin verilmezmiş.

Hafıza-i beşer nisyan ile maluldur yani insan hafızasının zayıf tarafıdır unutkanlıktır ama bir taraftan da Rusların Karabağ dahil olmak üzere Azerbaycan toprağının beşte birinin Ermenistan tarafından işgal edilmesine destek verdiğini, topraklarını geri almasına izin vermediğini Bakü’de tüm Azerbaycanlılar söylüyor. Gerçekten de Ruslar Karabağ’ı sürüncemede  bırakıp bunun sayesinde Azerbaycanlıları siyasi baskı altında bırakıyor. “Bizimle işbirliği yapmazsanız, bizimle bağlarınızı koparırsanız Karabağ dahil olmak üzere topraklarınızın beşte birini unutun” demeye getiriyor.

Ruslara karşı öç ve nefret duyguları şöyle dursun “qabaqcada yahşıydı” (eskiden iyiydi) diyerek sevgi beslenmesinin aslında ekonomik. Yani aslında demek istenen “önceden ekonomik halimiz iyiydi”  nedeni o devirde çalışanın da çalışmayanın da tüm ihtiyaçların karne ve belirli kontenjanlarla devlet tarafından karşılanması ve de herşeyin günümüze göre çok daha ucuz olması, maaşlarından para bile artırıyor olmaları. Rusların sonrasında ise herkes geçimini daha fazla çalışarak, üreterek sağlamak zorunda. Sonuçta “eskiden daha iyi bir hayata sahiptik” diyorlar. Bu gerçek de Sovyet imparatorluğunun ve demir perdenin neden yıkıldığının gayet iyi gözler önüne seriyor. Yani üretme gereği duymadan tüketen, fazla çalışmasına gerek olmayan toplumların gerçeği. Böyle babam da ülke yönetir.

Azerbaycan Türkleri de, diğer tüm demir perde sakinleri gibi, perdenin yıkılmasıyla deneyimsiz bir şekilde birden bire değişimin  zorluklarıyla, vahşi kapitalizmin kucağına düşmenin sancılarını yaşamak zorunda kalmışlar. Ama bir şansları olmuş. Diğer Türki Cumhuriyetlerinden farkı olarak bağımsızlık sonrası kalkınmada Ruslara muhtaç kalmamışlar. Türkiye Türkleri sayesinde. Türkler ticaret, bayındırlık ve inşaat işlerinde, devletin ve ordunun yapılandırılmasında Azerbaycanlılara önemli ölçüde yardımcı olmuşlar ve olmaktalar. Böylece Rus ve eski demirperde ülke halklarının Azerbaycandaki varlığı önemli ölçüde azalmış ve giderek azalmakta

Eski Sovyet cumhuriyetlerinde hep karşılaşılan bir başka gerçek Azerbaycan için de geçerli. Bu da Rusların Sovyetler içindeki diğer milletleri teknolojik deneyimde geri bırakması. Yani Sovyetler zamanında neredeyse tüm teknik işleri ve yönetimi Ruslar yapmış. Diğer milletlerin bu konuda pek fazla deneyim kazanmalarına imkan vermemişler ve çoğunu vasıfsız eleman olarak kullanmışlar. Azerbaycanlıların payına bu politika içerisinde daha çok şairlik, opera sanatçılığı, şarkıcılık gibi sanat ve edebiyat rolleri düşmüş. Yaptıkları teknolojik eğitimi uygulayıp deneyim kazanmalarına gereği gibi imkan tanınmamış.

Ruslar ayrıca Çernobil’de olduğu gibi çevreye hiç önem vermemişler. Örneğin Bakü’ye 30 km uzaklıktaki Sumqayıt kasabasını ağır sanayi merkezi yaparak zehirli atıklar kusan fabrikalarla donatmışlar. Burayı kirleterek elde edilen ürünleri Rusyaya taşımışlar. Sumqayıt yakın geçmişe kadar dünyanın 1 numaralı kirli şehri, doğan her 100 bebekten 27’sinin bir yaşına gelmeden öldüğü, prematüre bebeklerin doğduğu ve genetik faciaların en yoğun yaşandığı, her yıl 600 milyon metreküp kirli su üreten yer olarak anılıyor. Sadece havaya saçılan zehirli atık miktarı yılda 70 ila 120 bin ton arasındaymış. Bakü ve rayonlar (taşra) bu tür geri teknoloji mezarlıklarıyla dolu. Zavod ve fabrik dedikleri bu Çernobil benzeri demode hurdalıklar artık çalıştırılmıyor ama Azerbaycanlılar işin bu geri teknolojik veçhesini de göz ardı edip “Rusun vaktında zavodlar (fabrikalar) işleyirdi (çalışırdı)” demekle yetiniyorlar.

Gerçekten de burada kalan Ruslardan da gördüğümüz kadarıyla Rus teknoloji, bilgi ve deneyimi Batı standardlarının gerisinde.

Azerbaycanlı kardeşlerimizin Rusun zamanında iyiydi derken hiç değinmedikleri önemli bir husus da Rusların Azerbaycan Türklerini hiç sevmemeleri. Bunu Eurovizyon öncesi Rusların “göreceksiniz bunlar rezil olacaklar” dediklerinden anladık. Bitmedi, Ruslar Azerbaycan Türklerini sevmezken tarih boyunca azami ölçüde iltimas geçtikleri, başka yerlerden getirip yerleştirdikleri, Azerbaycan topraklarını babalarının malları gibi dağıttıkları,  silahlandırdıkları, korudukları, Ermenileri çok seviyorlar. Azerbaycan’ın Ermeni işgali altındaki topraklarını güç kullanarak  geri alabilecek kapasiteye sahip olduğu buradaki Türk yetkililerce ifade ediliyor. Ama Ruslar oldukça bunun mümkün olmadığı da anlaşılıyor.  Bunu Gürcistan  denedi ve hüsrana uğradı. Bu nedenle özellikle petrol ve doğalgaz nakli ve satışı başta olmak üzere ekonomik açıdan Ruslarla işbirliğini sürdürmek zorundalar. Bu durumda Baku-Tiflis-Ceyhan boru hattının yanına bir de Türkiye’yi doğudan batıya katedecek Nabucco’yu ekleme projesi şimdilik bekliyor.

Bülent Pakman. Ağustos 2010. İzin alınmadan, aktif link verilmeden yayımlamaz, alıntı yapılamaz.

Azerbaycan’da Kimlik ve Dil

Azeri diye bir millet var mı?

YANLIŞ: Türkiye’de Azerbaycan Türklerine “Azeri” konuştukları dile de “Azerice” denmektedir.  Azerbaycan resmi politikasında bu tanımlar  “Azerbaycan Halkı”, “Azerbaycanlı” ve “Azerbaycan’ca”, “Azerbaycan Dili” şeklindedir. Bunlar külliyen yanlıştır.

Bir: Azerbaycan bir coğrafya ismidir, millet değil, Ayrıca soyu bilinen, kendine has dili olan halklar coğrafi adlarla kimliklendirilemezler. 
İki: Azeriler İran’da yaşayan küçük bir etnik topluluktur. Azeri sözcüğü, ilk defa olarak, tarihin en azılı Türk düşmanı Stalin, daha sonra ise hasta beyinli İran-Fars şovenistleri tarafından, Azerbaycanlıların Türklük şuurunu yok etmek, unutturmak için uydurulan sahte bir kimliktir. Eğer Ruslar, Çarlık ve Sovyet dönemlerinde Allah korusun Anadolu ya hakim olsalardı, orada da benzeri şekilde Egeli, Karadenizli ve İzmirli diye uyduruk milletler ve kimlikle yaratmaya çalışırlardı.

DOĞRU:  “Azerbaycan Türkleri” ve “Azerbaycan Türkçesi”.

Azerbaycanlılar Türk müdür?

Kurtlar olur çobanların koyunu
İtten öğrenirse, kendi soyunu
“Azerilik” komunizmin oyunu
Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz!

Bahtiyar VAHAPZADE

Azerbaycanlılar Türktür dilleri Türkçedir

Arama motorlarında bulunabilmesini kolaylaştırmak için yazılarımızda arada Azerice ve Azeri kelimeleri kullanılmaktadır.

Azerbaycan’da Türk milleti vardır, dilleri Türk dilidir

AZERBAYCAN GÜNLÜKLERİ:

Bakü’ye gelmeyi düşünen Türk vatandaşlarına yardım için şahsi düşünceler yanında bazı bölümleri kaynakları verilmiş yorumlu-yorumsuz alıntılarla derlenmiştir, tenkidi (eleştirel) ya da başka hiç bir amacı yoktur. Yaşanmakta olan hızlı gelişimler sonucu çok şeyin değişmekte, güncelliğini yitirmekte olduğu da göz önüne alınmalı, burada yazılan herşeyin doğru ve aktüel olduğu düşünülmemelidir.

Twitter Widgets

Facebook Widgets

 Şahdağ Azerbaycan 2013

Şahdağ Azerbaycan 2013

Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/


Eskiye Özlem için 4 cevap

  1. Sultan Galiyev dedi ki:

    Sayın Pakman yazınız için teşekkürler

    Bir konu hakkında bilginize danışacağım,
    Geçen sene izlediğim bir yabancı belgeselde Enver Paşa nın Bakü ye kadar ilerlediğinden bahsediliyordu,
    fakat bizim resmi tarihimiz sadece Sarıkamış faciasından bahseder

    Bu konu hakkında bir bilginiz var mı
    Saygılar

    • bpakman dedi ki:

      Enver Paşa’nın orduyla Bakü’ye kadar geldiğini hiç bir yerde okumadım. Bakü’ye kadar gelmiş olsa neden Bakü’ye girmesin? Bilirsiniz kardeşi Nuri Paşa ve Kafkas İslam Ordusunu sayfamda anlatmıştım. 1 Eylül 2010 da Bakü’de düzenlenen Doğu Halkları Kurultayına katıldığını Prof. Dr. Anıl Çeçen bir yazısında anlatmaktadır: http://t.co/TbG5PtkG

      • Sultan Galiyev dedi ki:

        Haklısınız
        Muhtemelen izlediğim yabancı belgesel, Nuri Paşa yerine Enver Paşa dan bahsetmiş
        Teşekkürler

  2. ilahe dedi ki:

    ruslarin teknolojik deneyimden diger sovyet respublikalari gibi geride burakdigini dogru yazmissiniz amma ozbekistandan,kirgizistandan ve.b.farkli olarak az.ni bence o kadarda zorlamamislar.yani ruslar isteselerdi ne kadar havasi,dogasi kirlenmis olsa bile sumqayitda hic bir sanayi fabrikalarinin olmasina izin vermezlerdi.tum sovyetlere nerede ise klimalar sumqayitdan gidiyordu,buz dolablari falan.diger sovyet cumhuriyyetlerinin cok savadlialimleri profesorleri falan vardi. amma azeriler hic bir zaman geride kalmadilar. buna misal kerim kerimovu gostermek olar.uzay ustlerinde ust duzeyde generaldi.bildigim kadariyla nuri pasa bakuye geldigi sirada enver pasa agir hastaymis.dedm soylerdi her kesi camiye toplamislar(dedem bakunun denizkenarindaki bi koyunde yasiyormus)demislerki ermeniler 25km bizden uzakdalar,eger gelirlerse basinizin caresine bakin.o koyun hanimlari demiski bize yalniz deniz yakin,onlarin elinde olmekdense denize aticaz kendimizi.az bi zamandan sonra denizin kenarina toplasan kadin,yasli ve cocuklara haber gitmis-turkler geldi kurtulduk geri donun diye,inanmamislar,yariya kadar suya giten varmis zor durdurmuslar.eeeh,neler cekmis bu milletin basi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s