Kuran’da başörtüsü var mı?

Kur’an’da ziynet

Ziynete iki anlam verilmektedir:

1. Takı, süs,

2. Kadınların çekici yerleri.

Dincilerin türbana, kendilerince, gerekçe gösterdikleri Nur suresi 31. ayette kadınların ziynetlerini görünen yerler hariç açmamaları ve göğüslerini, üst kısmından itibaren, örtmeleri istenmektedir.

Mümin kadınlara da söyle: Bakışlarını yere indirsinler. Cinsel organlarını/ırzlarını korusunlar. Süslerini/zînetlerini, görünen kısımlar müstesna, açmasınlar. Örtülerini/başörtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlarVe kul lil mu’minâti yagdudne min ebsârihinne ve yahfazne furûcehunne, ve lâ yubdîne zînetehunneillâ mâ zahera minhâ, vel yadribne bi humurihinne alâ cuyûbihinne, ve lâ yubdîne zînetehunne… ” Nur 31

HIMAR

Ayette göğüslerin üzerlerinin kapatılmasının istendiği görülmektedir. Bunda tartışma yoktur. Tartışma ayette başörtüsünün de var olup olmadığı üzerinedir.  Birinci görüşe göre ayette geçen “hımar” kelimesi örtü, ‘örtmek’ anlamına gelmektedir. Başörtüsü olsaydı “örtmek” yani “hımar” kelimesinin yanına “baş” yani “re’s” kelimesi gelirdi, böylelikle ifade “hımarü-re’s” olurdu. Yani ayetin başörtüsü ile hiçbir ilgisi yoktur. İkinci görüşe göre  ‘Hımar’ başörtüsüdür.

İslam’da erkek egemenliği yüzünden bu ikinci görüş hakim olmuştur.  Kimileri bunu “başörtüsü göğüsleri de kapatacak” diye yorumlamıştır.

Üçüncü görüşe göre Ayette  kadınların takı takmada aşırıya kaçmamaları taksa da toplum içerisinde takıları göstermemeleri için, göğüslerini kapatmaları istenmiştir. Buna isnat olarak ayetin sonundaki cümle: “...Süslerinden, gizlemiş olduklarının bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlari. lâ yadribne bi erculihinne li yu’leme mâ yuhfîne .” gösterilmektedir. Yani sert adımlarla yürümesinler, ayaklarını yere sert basmasınlar ki göğüslerinin üzerinde ziynet-takı olduğu anlaşılmasın.

Kadınların elbette istedikleri miktar ve ölçüde takı takma hakları vardır. Ancak bir de işin güvenlik yanı var. Değerli takı takarak hedef haline gelen kadınları takip edip, evlerini öğrenip daha sonra evin boş zamanında soygun yapanlar, ya da bir punduna getirip değerli yüzük, bilezikler için kadınların parmaklarını, kollarını koparanlar ve hatta öldürenler oldukça bu konuda dikkatli olmanın gereği yadsınamaz. Ayrıca takıları takıp takıştırıp bunu gösteriş, zenginlik, böbürlenme aracı yapılmaması istenmiş olabilir.

Takının nazarla ilişkisi

Cemalnur Sargut hoca bunu şöyle anlatıyor: Nazar, haktır. Mesela bir gruba girdiniz ve “Benim oğlum çok güzel okuyor, birinci oldu okulda” derseniz, birisi buna kırılabilir ve bu negatif enerji hem size hem de oğlunuza çarpabilir. Aynı şekilde her gün kendi kendine “Ben çok iyiyim, güzelim” demek de nazar oluşturur. Hasta birisinin enerjisi gelir üzerinize. O yüzden “Mümkün olduğu kadar ziynetlerinizi örtün. Aşırı güzelliklerinizi, Allah size lütfettiyse herkesin yanında anlatmayın” denir 31. ayette… Tesettürün bir manası da budur işte. Röportajın tamamını okumak için lütfen tıklayın: http://wp.me/PAexV-3NE

Abdest yerleri

“…görünen kısımlar müstesna, açmasınlar…”. Burada “görünen kısımlar”, abdest yerleridir. Yani abdest alınan yerler, saç, yüz, kulak, ağız, burun, boyun, kol, el, ayak örtünülecek yerler değildir. Göğüs abdest yeri olmadığı için örtünme kapsamına girmektedir. Bu da birinci görüştekilerin tezlerini güçlendirmektedir.

Erkekler nerelerden tahrik olur?

Sonuçta kadınların bir ölçüde örtünmelerinin istenmiş olduğu açıktır. Sebebi kimilerine göre erkeğin tahrik olmasının engellenmesi, kimilerine göre de kadın takılarının güvenlik açısından herkese gösterilmemesinin öğütlenmesidir. Öğütlenen örtünmenin her halukarda ayete göre tüm vücudu kapsamadığı da açıktır. Aslında her kadının kendine özgü yapısına (kiminin beli, kiminin gözü, v.b. gibi) göre genelleme yaptığımızda geriye çekici olamaz diyebileceğimiz hangi organ ya da vücut bölgesi kalıyor? Örneğin kimi erkekler için kadının en çekici yeri ayaklarıdır. Kuran kadınlar tamamen örtünsün diye kesip atmamış bunu her toplumun kendi olgunluk düzeyine bırakmıştır.

21110863Diyelim ki baş örtülecek, saçın bir teli bile görünmeyecek. Yetiyor mu?  Yanda fotoğrafı olan yüzü hariç her tarafı kapalı, çarşaflı 27 yaşındaki mühendis Nina Siakhali Moradi, İran’da belediye meclis üyeliğine seçildikten sonra dindar muhafazakarlar tarafından seçim sonuçları iptal edildi. Haberin tamamını okumak isterseniz lütfen TIKLAYIN. Yüz kadının görünen kısmı. Kur’an’da yüz örtülecek diye bir emir olduğu iddia edilebilir mi? Hayır. Yani bu bayanın Kur’an’a aykırı bir şey yaptığının iddia edilmesi mümkün değil. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi kadının başından, saçından önce çekici olan bir sürü tarafı var ve sadece yüzü bile çekici olmasına yeter de artar. O halde başörtüsü hiçbirşey ifade etmiyor ve Kur’an’da  emredilmiş olması bu açıdan da mümkün değil. Allah abdesti bile en ince noktasına kadar Kur’ânda açıklamışken başörtüsünü öğütlemek isteseydi ona da açık açık işaret etmez miydi?

Bundan 27 yıl önce Nijerya’nın kuzeyindeki Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgede 16 Türk mühendis çalışıyorduk. Bazı Nijeryalı kadınların sokakta goğüsleri açık gezdiğini ve kimsenin de dönüp bakmadığını hayretle gördük. Hep merak etmişimdir, orada Türk ustasıyla işçisiyle bir Türk inşaat şirketi olsa acaba ne olurdu diye. Bunun yanıtını bu olaydan 24 yıl sonra buldum. Avrupa’da Türk mühendisi, idarecisi, ustası bulunan bir Türk şirketinin Proje Müdürüydüm. Kadromuz artınca idari işler müdürüm beni uyardı, daha önce aynı şirketin başka şantiyelerindeki Türk işçileri publarda sarhoş olup kızlara sarkıntılık yapıp olay çıkarmışlar. Bunun üzerine Türk işçilere publara gitmeyi yasakladım. Zaten ırkçı bir yer yabancıları sevmiyor, benimsemiyorlar. Ancak esas sorun üniversite mezunu mühendis ve idareci, beyaz yakalı takımından geldi. Cumartesi akşamları publardan sarhoş çıkan kızları arabaya atıp evlerine götürmeye çalışanlar olduğu duyumunu aldım. Artık Cumartesi akşamları eşimle ne dinleniyor ne de eğleniyor arabaya atlayıp kasabanın publarının olduğu ve civar sokaklarda ciple devriye gezmek zorunda kalıyorduk. Bu sayede benim dönemimde hiçbir olay olmadı. Neden “sarhoş kızlar” diye merak eden olursa diye ilave edeyim, koyu milliyetçi ve katolik ülkede kızlar ayık kafayla, yabancı erkeklerin ciddi/evlilik niyetinden emin olmadıkça ilişkilerinde fazla ileri gitmiyorlardı. Oraya peşin hükümle çok şeyler umarak, örneğin Kazakistan gibi zannedip gelen ve sonra da ne yapacaklarını şaşıran erkeklerimize zaman zaman bunu anlatmak zorunda kalıyordum.

Burada anlatmak istediğim işin asıl kaynağında kadınların değil erkeklerin yatıyor olması. Nitekim Kuran’da yukarıdaki surenin “bir önceki” 30. ayetinde bu gerçek çok açık şekilde vurgulanıyor:

Mümin erkeklere söyle bakışlarını kontrol altında tutsunlar, ırzlarını ve bellerini korusunlar“.  Nur 30.

Böyle yapsalar sorun yok ama olmuyor işte. İnsanlık olgunlaşmadan bunun olmayacağını da Kuran’da böylece işaret ediliyor. Ayrıca Kuran’da ayet sıralamasına bakıldığında sorumluluğun önce erkeklere düştüğünün vurgulanmış olması dikkat çekici. Nasıl duvar, bahçe, kapı, pencere demirleriyle, çelik kapılarla, kilitlerle, alarmlarla, güvenlik şirketleriyle kendimizi sitelere/evlerimize hapsediyorsak, takılarımızı takacağımıza kasalarda tutuyorsak “yukarıdaki nedenden” kadınlar da özgürlüklerini (cinsel değil) ve hayatlarını diledikleri gibi yaşıyamıyorlar. Kadının istediğini giyememesi resmen özgürlünün kısıtlanmasıdır. Bunun cinsel özgürlükle ilgisi yoktur. Olması gereken kadınların ziynet yerlerinin kapanması değil insanlığın ufuklarının açılarak tekamül düzeyinin artmasıdır. Eğitimle, medeniyetle, çağdaşlıkla, akılla, düşünceyle, mantıkla ziynetin önemi kalmaz, dincilerin bağnaz, yobaz, örümcek bağlamış, çağ dışı, kapalı dünyasında ise kadının tamamı hatta Suudi Arabistan’da olduğu gibi elleri bile ziynet haline getirilir. Diyelim ki buzdolabınız tıkabasa dolu. Ama oruç tutuyorsunuz. Akşama kadar dolabın kapağını açmıyorsunuz. Burada önemli olan iradeye hakim olmak, açlığın ne olduğunu anlamak,sadece ihtiyaç halinde yemek yemek v.b. dir. Allah yiyecek verdi diye onu silip süpürmek değil. Her şey böyledir işte. İnsan ölçüsünü bilecek, bilmiyorsa öğrenecek. Toplumlar eninde sonunda kadının cinsel latife degil, önce insan olduğunu farkedecek.

Müeyyide nerede?

Başörtüsü dinin emriyse Kuran’da müeyyidesi nerede? Yok.

Başörtüsü İslamdan önce zaten vardı

Günümüzde de geçmişte de Arabistan’ın kızgın güneşi altında zaten örtünmek şarttır. Hem kadınlar hem de erkekler açısından. Örtünmenin bu şekilde zaten gerekli olduğu bir topluma Kuran’ın bunu şart olarak getirdiğinin iddia edilmesi de bu nedenle mantıklı olamaz. Bu açıdan bakıldığında Kur’an ayeti Nur 31 başınıza örttüğünüz örtüyü göğsünüzün üzerine çekin öğüdünü vermektedir.

Örtünme açısından cariye – hür kadın farkı

Arap yarımadasında İslam’dan önce de kadınlar örtünüyordu. Bu hem iklimsel gereklilik hem de İsrailiyat yani Yahudilerin etkisiyle Arap adeti haline gelmişti. O zamanki İslami örf, müslüman olan cariyelerin örtünmemesi, özgür kadınların örtünmesi ayrımını getirmişti, bunu kimin cariye kimin özgür olduğunun belli olması için yapmıştır. Müslüman kadınların başlarını örtmeleri Kur’an’ın emri olsaydı müslüman olan cariyelere de bu hükmün uygulanması gerekirdi.  Ama tam tersi olmuştu. Günümüzde cariye kalmadığından örtünme zorunluluğunun da otomatik olarak ortadan kalkmış olması gerekir.

Padişah Vahidettin’in aşağıdaki  eşi, kızı ve kız torunlarının hepsinin başı açıktı. Başörtüsü Kur’an’ın “kesin emri” olsaydı, İslâm Halifesi uygulamaz mıydı?

Başları açık Osmanlı sultanları

SONUÇ

Kadın, ister az ister çok, örtünüyorsa bunun nedeni erkektir, onun da ötesinde toplumların tekamül/olgunlaşma düzeyidir. Hem bu hem de güvenlik mülahazalarıyla kadın neresini ne kadar örteceğine KENDİSİ karar verecektir. Ayetin tartışmaya açık şekilde olmasının sebebi budur.

Lütfen bu konudaki alt sayfalara da bakınız:

BKZ SAYFA 1

BKZ SAYFA 2

BKZ SAYFA 3 

Bülent Pakman. Temmuz 2009. Son güncelleme Ocak 2015. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kısmen veya tamamen alıntılanamaz.

Din ve inanca  ilişkin yazılarımız:

Facebook Widgets

OLYMPUS DIGITAL CAMERABülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

25 Responses to Kuran’da başörtüsü var mı?

  1. kadife dedi ki:

    Tamam evet basörtüsü sart olsaydi cariyelerede olurdu ,orasi ok,birde zaten o devirde kadin lar bas örtülü idi, belki o yüzden özellikle basörtüsü denmemistir Kuran da, yada siz haklisinizdir,oda olabilir ama örtü kisitlama degil bilakis rahatliktir emniyettir

    • bpakman dedi ki:

      Şimdi kısıtlama olarak empoze ediliyor. Rahatlık erkeklerin bakışlarından kurtulmak ise erkeklerin bakacağı saçtan önce yüzdür. Önce yüzü kapatmak gerek rahatlık, emniyet isteniyorsa.

      • kadife dedi ki:

        Tabiiki,yüz cekicidir,haklisiniz ki mümkün olsa yüzde kapanir ya ince bir tül yada pece ile

      • bpakman dedi ki:

        O zaman neden Kur’an’da yok. Demek ki örtünme dini gerek değil örfi.

  2. kadife dedi ki:

    Evet,son dönem osmanli hanimlari hep baslari acik,bunada anlam veremiyorum,hemde cok avrupai görnümlüler,ama ne hikmetse osmanli padisahlari öcü iken burda isinize gelince hanimlardan örnek verdiniz😆

    • bpakman dedi ki:

      Sin dönem Osmanlı padişahlarının ve hanedanın da görünüşleri öcü değil medeni. Öcü olarak gösterdiğim liyakatsizlikleri, yönetimlerindeki beceriksizlikler, iradesizlikler, teknolojinin gerisinde kalmalari vb

      • kadife dedi ki:

        Hani solcularin bir sözü vardir ve cok yerindedir,herseyi zamanina göre elestir,sen o zamanda yasadinmi,yok,demi,hala o dönemde yapilan catilan evler saraylar konaklar tren yollari okullar hastane felan kullaniyorsunuz,her devrin eksigi hatasi vardir,avrupa gelistide ne oldu hasta ruhen hasta,onlarda cözüm ariyor

      • bpakman dedi ki:

        Avrupa gayet medeni. Sorunlarını halletmiş. Problemli olan İslam Dünyası. Avrupa’nın düzenini hayat tarzını rahatsız eden de onlar.

  3. kadife dedi ki:

    Birde,söz emniyet ten acilmisken,hic bir asirda emniyet yoktur,hele bu zamanda, asla,insan yaratilis olarak hic bir zaman doyuma ulasmaz,hep actir,perversdir,kapalida olsa acikta olsa bakacak takilacak yer bulur, onun icin emniyet acisindan örtü,gereklidir,basörtüsü dahil

    • bpakman dedi ki:

      Emniyet açısından ise tamamen örtünmek şarttır. Eldiven, kapalı ayakkabı, çorap, peçe dahil. Suudi Arabistan’da önemli bir kısım uygulama bu şekilde. Bunların hangisi Kur’an’da var?

      • kadife dedi ki:

        Onada söyle cevap verelim,simdi dünyada ilim teknik insanmo kadar gelismistirki,hepsini kim arayip soruyor Kuranda varmi diye, ama ne hikmetse 1metrelik örtüye takiliyor

      • bpakman dedi ki:

        Kur’an’da var mı diyenlerde değil sorun Kur’anda var diyenlerde.

  4. kadife dedi ki:

    Dünya menfaatleri icin adam taaa dünyanin öbür ucuna hatta galaxy uzay a cikiyor,kim soruyor Kur anda varmi,yoo,ama örtü giviri ziviri niye Kur anda yok, ya 1 metrelik örtü,niye bu kadar takinti,dünyanin belki yaridan cogu acik,ha gözünüz doysun,yaa😆😆😆

    • bpakman dedi ki:

      Allah böyle emretmiş diyenlere söyleyin bunları, bana değil. Ben Kur’an emrini uygulayıp aklımı kullanıyorum.

  5. Serra dedi ki:

    Allah razı olsun bu yazı için

  6. Gül şah dedi ki:

    1) Ala yerine ayette ila kullanılsaydı ne olurdu
    2)afganistanın o zamanki kültürsel bilgisine nasıl bu kadar vakıfsınız köle hür muhabbeti eğer hadislerdense hangi güvenilir hadis kaynağı
    3)kadın göğsünün hepsini mi kapatmalı sizce kurana göre
    4)zinetleri belli olmasın diye ayaklarını yere vurmasınlarda kasıt siz alın evinizde göbeğiniz eğer varsa üstüne koyun gerdanlıklarınızı bence şıkır yapmaz zaten altın tok ses çıkartır biraz daha ama bence ayaklarımı ne kadar sert vurursam vurayım belli olmaz
    5)her iki ayette de yanılmıyorsam zinetlerini ifadesi geçiyor ikiside kadınlarla ilgiliyken neden birini göğüs birini altın olarak ele alıyoruz cevaplarsanız sevinirim

    • Gül şah dedi ki:

      Pardon afganistan yazmışım arabistan olacaktı

    • bpakman dedi ki:

      Yazı 11 yıl önce yazıldı. Ne değişti? Türban tarikat bağlılığının olmazsa olmaz halini tamamladı. İnançlarda kemikleşme söz konusuyken tartışmanın artık ne anlamı ne de gereği kaldı.

      Kur’an koordinatları vermiş, alabilen oradan aklının derecesine göre nasibini alır. Örneğin Cemalnur Sargut hoca ne aldığını açıklamış.
      Ayet göğsün neresi olduğunu yazmış, ben de üzerine basa basa yazdım, gerisine kadın kendisi karar verecektir diye, neye göre onu da yazdım. 14 yüzyıl sonra hala aynı yerde kalmak zorunda mıyız?

      Köle, cariye, hür, bunları tartışmanın ne faydası var? Neden mi? İlahiyatçı Prof. Abdülaziz Bayındır der ki kölelik, cariyelik Bedir savaşında kaldırılmıştır. Ondan sonra Emevilerin 643-740 arası Türkistanı işgal edip onbinlerce köle, onbinlerce cariye edinmeleri neyin nesi?

      14 yüzyıl önceki kültürel bilgilere bir tek ben mi vakıfım? 14yüzyıl sonra vakıf olanlar nasıl vakıf olmuşlar?

      İslam 500 yıldır bilim alanına ne katkıda bulunmuş, hiç. Özeti bu.

      • Gülsah dedi ki:

        Konu bilim deki ilerleme değil ayrıca islam değil büyük ihtimalle müslümanların katkısından bahsediyorsunuz o zaman gidip araştıralım zira nasada cernde orda burdaki müslüman bilim adamlarını bizim bilmememiz iyi reklam yapmadığımız ve araştırmadıgımız için bilmiyor köle hür ayrımı da delillerin kuvvetiyle bağlı değişebilir malum ki ilahi dinlerdeki tahribatın yanında bazı şeyler de gelmiştir namaz abdest oruç ve örtünme gibi olabilir mi diyorum ayrıca cemal nur bir konuşmasında aslında hindùlarla aynı Allaha inandığımızı dile getirmişti yanlış hatırlamıyorsam siz yine de araştırabilirsiniz bir de nasıl vakıf olmuşlar size soralım eğer o günlerden yazılı metin para tarzı arkeolojik çalışmalarla belli olduysa bana çalışmayı atmanızı rica edicem z bir de şu açıdan bakın açık saçık gezen bir kadın incitilir mı incitilmez mı en azından toplumda kendi adıma konuşayım açıkken babam yaşındaki adamdan gözle taciz de gördüm dayımdansan gözle taciz gördüm yolda geçen arabadanda ama ne hikmetse kapanınca çoğu taciz elini ayağını kesti hatta onca yıldır sadece bir kez taciz vakası yaşadım ondanda çok vakıf değilim bilerek mi oldu yanlışlıkla mı oldu yani demem odur ki tesettür girince benim taciz edilmem azaldı neredeyse hiçe işte beyle bişiy tabii yaşadığınız ülkeye bağlı değişti olabilir bişiy diyemem ama benim etrafımdaki çevrede böyleydi çok şükır rabbime kurtuldum onu bırakın insan manevi olarak yaralanıyor ben de aklımdaki şüpheleri gidermek için soruyorum

      • bpakman dedi ki:

        Müslümanlardan bilime katkıda bulunanlar elbette var, ama nerede? Aklın ve naklin çeliştiği durumda akıl geçerlidir diyen Müslüman İbni Rüşd’e uyup gericiliği terkeden, rönesansı, aydınlanmayı seçen gavur ülkelerinde. Örneğin Aziz Sancar.
        Gavur ülkesinde kapanmadan gezen kimin dikkatini çeker? Bunu yazdık ya, başlarlar efendim oralarda da şöyle sapıklık var, böyle bilmem ne var… diye. Elbette var, çok şeye bağlı insanların eğilimleri. Toplumların artıları da var eksileri de.
        Bugün gavur ülkeleri deseler ki vizeleri kaldırdık, sınırları açtık, isteyen gelsin, İslam ülkelerinden alacakları yoğun göçleri bir düşünelim, Türkiye de dahil.
        Bu göçlerden bir süre sonra o gavur ülkelerinin ne hale geleceğini de düşünelim. Dedik ya artı-eksi meselesi.

      • Gül şah dedi ki:

        Önemli olan ülkelere uygar diye benzemek değil de doğru yanlarını alıp uygulamak gibi

  7. zeynep dedi ki:

    Size bir sorum olacak, yazınızda okuduklarım bana mantıklı gelse de ince bir nokta yakaladığımı düşünüyorum. İslamın 5 şartından biri olan namaz ibadetini yerine getirirken kadınlar vücut hatlarını belli etmeyecek elbise veya etek giyerek başlarını örtüyorlar. Setrü’l avret olarak geçer bu örtünme ayeti ile direkt ilişkili değil midir o zaman? Yoksa bu da mı bir örf?

  8. Aleyna dedi ki:

    Sahih hadislerden hiç bahsetmiyorsunuz. Neden?

    • bpakman dedi ki:

      Sahih hadis Kur’an ayetlerine uygun olandır. Kur’an’da olmayan hadiste varsa o hadis sahih olarak kabul edilemez. Ayrıca ortada Kur!an varsa hadise ne gerek var? Hz. Muhammed, kendi sözlerinin Kur’an’a karışmasını önlemek için yaşamı sırasında söylediklerinin yazılmasını yasaklayarak: “Benden Kur’an dışında başka bir şey yazmayın, kim benden, Kur’an dışından başka bir şey yazmışsa, onu derhal yok etsin” demiştir (İbn Abdil Berr, Camiu Beyani’l-İlm; Müslim, Sahihi Müslim Kitab-ı Zühd; İbni Hanbel, Müsned 3/12, 21, 33) devamını okumak isterseniz: https://bpakman.wordpress.com/inanc-dunyasi/dininanc/islam-dini-sorular-yanitlar/hadislerin-guvenilirligi/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.