Kumran yazıtları

Lût gölü yakınlarında bulunan Kumran yazıları, Tevrat’ın Yaradılış Bölümünde sözü edilen olaylara büyük benzerlik göstermektedirler. Bugüne kadar bilinmeyen birçok yeni buluntu da, göklerdeki savaş arabalarından, Tanrı oğullarından, içinde canlı yaratıklar çıkan bulut ve tekerleklerden söz etmektedirler.
Musa Apokalips’inde (33. bölüm) Havva’nın göğe baktığı ve dört parlak kartalın çektiği ışıktan bir savaş arabası gördüğü anlatılır. Araba hiç bir dünyalının anlatamayacağı ölçüde görkemlidir ve Âdem’in yanına indiği zaman tekerleklerin arasından dumanlar çıkar. Aslında bu öykü bize yeni bir şey anlatmamaktadır. Çünkü bütün eski kitap ve yazılarda, Âdem ve Havva’ya kadar uzanan bir süre içinde görünen tekerlekli, dumanlı, ateşli savaş arabaları anlatılmaktadır.

Lamek yazıtlarında akıl almaz bir olay anlatılır. Gerçi tomarların bir bölümü, birtakım cümle ve paragrafların okunmasını imkânsızlaştıracak kadar bozulmuştur ama geride kalanlar anlatmaya değer ölçüde meraklıdır:
Nuh’un babası Lamek, güzel bir günde evine dönünce, görünüşü bakımından aileye hiç uymayan bir oğlanla karşılaşır. Bunun üzerine karısı Bat-Enos’u çağırır ve çocuğun kendisine ait olmadığını söyler. Bat-Enos bildiği bütün kutsal şeyler üzerine yemin ederek tohumun ondan, yani Lamek’ten geldiğini, bu işte ne bir askerin ne bir yabancının ne de ‘tanrı oğullarının’ parmağı olduğunu anlatır.

Bununla birlikte Lamek karısına inanmaz ve babası Methuselah’ın öğütlerini almak üzere yola çıkar. Babasının evine varınca olayı olduğu gibi anlatır ve çok üzüldüğünü söyler. Methuselah dinler ve çocuğun nereden geldiğini anlamak için bilge Enok’a başvuracağını, bunun için de çok uzun ve yorucu bir yolculuk gerektiğini söyler. Ama ailenin bu çocuğa tepkileri öyle büyümektedir ki, sonunda yolculuğa çıkmaya karar verir.

Enok, Methuselah’ın ailede birdenbire ortaya çıkan ve ne saçı, ne gözü, ne de derisi kendilerine benzeyen bu çocuğu anlatmasını dinler ve yaşlı adamı çok üzücü bir haberle birlikte evine yollar: Pek yakında dünya, insanlık ahlâksızlık ve alçaklık suçundan yargılanacaktır. Ailedeki çocuk, büyük evrensel yargılamadan kurtulacak olanların dedesidir. O bakımdan Lamek’e, çocuğa  Nuh adını koymasını emretmelidir. Böylece Methuselah evine döner ve oğlu Lamek’e kendilerini bekleyen felâketi anlatır. Lamek’in çocuğu kabul etmekten ve Nuh adını koymaktan başka çaresi yoktur!

Aile öyküsünün en ilginç yanı, Nuh’un ailesinin, hatta büyükbabası Methuselah’ın, daha sonra ateş saçan bir savaş arabasına binerek ebediyen göklerde kaybolan Enok tarafından pek yakın bir felâket konusunda uyarılmış olmalarıdır.

Bahsi geçen tanrı oğulları kimlerdir? Bu olay, insan soyunun, uzaydan gelen bilinmeyen yaratıklar eliyle çoğaltıldığı düşüncesini doğrulamaktadır. Aksi halde, insanların hiç durmadan devler ve tanrı oğulları tarafından döllenmesinin ve başarısız olan türlerin sürekli yok edilmesinin hiç bir anlamı kalmıyor. Bu aile dramı, Tufan’dan önce olmuştur. Bu açılardan bakınca, Tufan’ın, bir iki üstün kişi dışında kalan insanları ortadan kaldırmak için bilerek yapıldığı anlaşılıyor.

Kumran Tomarları

Muhammed el Dib adında Tamire kabilesine mensup genç bir Bedevi keçi çobanı 1946 sonbaharında, bir sabah Ölüdeniz’in  kuzeybatı kıyısından bir mil uzaklıktaki Khirbet Kumran köyünün etrafında dolaşırken gözüne bir mağara girişi çarptı ve oyuğu genişletip içeriye girdi. Mağarada bazısı İbranice, bazısı da artık ölü bir dil olan Aramice ile kâğıt, deri yahut bakır plakalar üzerine kaydedilmiş 600 civarında elyazması buldu. Parşomenlerle ne yapacaklarını şaşıran Bedeviler ilk başta yazıtları çadır direkleri üzerine astılar. Sonrasında koleksiyonu bir antikacıya günümüzün karşılığında 80 TL’ye sattılar. Elden ele dolaşan parşomenler en sonunda Profesör Dr. John Trever tarafından satın alındı ve böylece keşif dünyaya duyuruldu.

Ölü Deniz Parşömenleri olarak tanınan Kumran tomarları/yazıtları 981 metinden oluşmakta ve çoğu M.Ö. 3. ve 1. yüzyıllar arasında tarihlendirmektedirler. Yazıtların %40’ı Ester dışında mevcut Eski Ahit’in tüm kitaplarından nüshalar içermektedirler. Bunlar arasında en önemlisi hemen hemen tüm Yeşaya kitabını içeren büyük Yeşaya rulosudur. Yazıtların %30’u Eski Ahit’in Deuterokanonik ve Apokrif yazıtlarını oluşturan Enok Kitabı, Tobit, Jübileler, Sirak gibi kitapların nüshalarını içermektedirler. Kalan %30’unda ise Kumran tarikatının (Esenler) cemaat kuralları ve Eski Ahit yorum geleneklerini içeren yazılar mevcuttur.

KAYNAKLAR:

Erich Von Daniken. Tanrıların Arabaları.  Milliyet Yayınları. İstanbul 1973

Bu metinleri Vatikan sakladı, Yahudiler yayınladı, İslam dünyası ise işe karışmadı. Murat Bardakçı. Habertürk 12.07.2015 https://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/1102054-bu-metinleri-vatikan-sakladi-yahudiler-yayinladi-islam-dunyasi-ise-ise-karismadi

Bülent Pakman. Eylül 2018. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

kara 2Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Reklamlar

Occasionally, some of your visitors may see an advertisement here,