Reenkarnasyon (Ruh göçü – Tekrar doğuş) Örnekleri 2

021120092055211985835

Dünyada reenkarnasyon konusunda referans olarak kabul edilen ABD’li bilim adamı Ian Stevenson’un “20 Örnek Reenkarnasyon Vakası” kitabında Adana’da yaşayan Adnan Kelleçi’nin “Kore Savaşı’nda şehit düşen bir Türk askeriydim” diye önceki yaşamını ve öldüğü anı anlattığı olay yer alıyor

Reenkarnasyon konusunda en bilimsel sayılabilecek araştırmaları 88 yaşında hayatını kaybeden ABD’li psikiyatrist Ian Stevenson yürütüyordu. Virginia Üniversitesi’ndeki Kişilik Bölünmeleri Çalışmaları departmanının başında görev alan Stevenson, yıllarca birçok akademisyenin alay konusu oldu. Ancak 40 yıllık süre içinde geçmiş yaşamlarından anılarını hatırladıklarını öne süren dünyanın dört bir yanında 3 bin kadar çocuk üzerinde çalışmalar yürüttü ve dünyaya reenkarnasyonun gerçekten de var olabileceğini kanıtlamaya çalıştı. Stevenson, araştırmalarını geçmiş yaşamlarından izler taşıdığı öne sürülen 2-5 yaşları arasındaki çocuklar üzerinde yürüttü. Psikiyatriste göre çocuklar bu anıları 8 yaşlarına geldiğinde tamamen unutmaya başlıyor. Stevenson’un en çok ses getiren çalışması “20 Örnek Reenkarnasyon Vakası” isimli kitabında bir araya getirildi. Stevenson, çalışmaları çerçevesinde geçmiş yaşamlarını hatırlayan Türk çocuklar üzerinde de incelemelerde bulundu. Bunlardan biri Türk Adnan Kelleçi, Adana’da yaşayan Kelleçi, önceki yaşamında Kore Savaşı’nda görev alan Türk askerlerinden çatışma sırasında hayatını kaybeden bir er olduğunu iddia ediyordu. Kelleçi, askerin ölümünü oldukça detaylı bir biçimde anlatabiliyordu. Ancak askerin kimliği hiçbir zaman tam olarak belirlenemedi.

Kürekli katili aradılar

Hatay Ekber’de yaşayan Mehmet Bekler, 40’lı yıllarda dünyaya geldi. Un değirmeninde çalışan Bekler 1965’ten bir gün bir müşterisiyle kavga etti ve müşterinin kafasına bir kürekle vurmasıyla hayatını kaybetti. Kısa bir süre sonra yakınlardaki bir köydeki hamile bir kadın rüyasında genç bir adam gördü adam “kafama kürekle vurdular ve ben öldüm. Seninle kalmak istiyorum başkasıyla değil” dedi. Kadın Süleyman isminde bir çocuk dünyaya getirdi. Bebeğin kafasında bir yara izi bulunuyordu. Çocuk konuşmaya başladığı andan itibaren eski yaşamından anıları anlatmaya ve isminin Mehmet olduğunu söylemeye başladı. Sonunda Mehmet’in ailesi de bu duruma inandı. Küçük çocuk anılarına o kadar güveniyordu ki Mehmet’i öldüren köylüyü öldürmek için babasının silahını bile istemişti.

Başının üzerinde yara izi

Cemil Fahrici 1935’te Antakya’da dünyaya geldi. Doğumundan bir önceki gece babası uzak bir akrabaları olan Cemil Hayık’ın kendi oğlu olarak yeniden dünyaya geldiğini gördü. Hayık, çetesi Fransız güçleri tarafından sarıldıktan sonra silahını çenesine dayayarak intihar eden bir yerel kahramandı. Bebek Cemil de çenesinin altında 2 santim boyutlarında bir yara izine sahipti ve 2 yaşına geldiğinde Hayık’ın yaşamı hakkındakı detayları çevresiyle paylaşmaya başladı. Daha sonraki yıllarda Stevenson yaptığı araştırmalar sonunda Cemil’in başının üstünde de bir yara izin olduğunu fark etti. Yara izleri ve çeşitli fobi ve ağrılar reenkarnasyon berlitileri olarak görülüyor. Bazı uzmanlara göre boynundan sıkıntı çeken kişiler geçmiş hayatında asılarak öldürülmüş olabilir ya da yüksekten korkan bir kişi bir kalenin duvarından aşağıya atılarak cinayete kurban gitmiş olabilir. Yani nedeni açıklanamayan bu korku ve fobilerin önceki yaşamlardan gelmiş olabileceği öne sürülüyor.

Mezarlığını bile anlattı

Dellal Beyaz 1970’te Samandağ’da dünyaya geldi. Doğduğunda başının üzerinde bir yara izi vardı. Annesi küçük kızın eski yaşamından anılar taşıdığını yatağında kendi kendine konuşurken fark etmeye başladı. Della önceki yaşamında yakınlardaki bir köyde yaşayan bir kadın olduğunu ve çamaşır asarken bir kuyuya düşerek öldüğünü anlatmaya başladı. Ailenin uzaktan bir akrabası Dellal’in anlattıklarının Zehide Köse isimli bir kadının ölümüyle büyük benzerlik gösterdiğini öne sürdü. Köse düşerken kafasını yer vurmuş ve götürüldüğü hastanede yaşamını yitirmişti. Zehide’nin mezarlığını da anlatan Dellal, önceki yaşamında öldükten sonra olanları hatırlayabilen ilk reenkarnasyon vakalarından biriydi.

Nepalli küçük Buda rahipleri çok kızdırdı

2005 yılında Nepal’deki bir ormanda ağaç kovuğunda hiçbir şey yiyip içmeden tam 10 ay boyunca yaşayan “küçük Buda” lakaplı 15 yaşındaki Ram Bomjon adlı çocuğu görmek için şimdi dünyanın dört bir yanındaki Budistler bu ülkeye akın ediyor. Bomjon‘u görmek için gelenlere bölgenin dini yetkilileri yol gösterirken, Budistler, Ram Bomjon’a gösterilen ilginin nedenini şöyle özetliyor: “Yaklaşık 2500 yıl önce Buda, onun yaşındayken bu bölgede bir ağaç kavuğunun içinde inzivaya çekilmişti. Şimdi Buda onun bedeninde yeniden hayat buldu. O Buda’nın reenkarnasyonu.” Bomjon’un annesi ise, oğlunun bir şey yememesinden büyük rahatsızlık duyduğunu, ama “Tanrı’nın onu doyurduğundan” emin olduğunu söylüyor.

10 ay boyunca Katmandu’da ağaç kovuğunun içinde aç ve susuz meditasyon yaptıktan sonra ortadan kaybolan küçük Buda büyük panik yaşanmasına sebep olmuştu. Birkaç hafta sonra yine birden bire ormanda çıkarak ağacın kovuğuna yerleşen gencin geri dönmesiyle birlikte binlerce Budist yeniden Nepal’e akın etti. Küçük Buda son aylarda kovuktaki “evinden” dışarı çıkarak “müritlerine” sesleniyor ve tavsiyelerde de bulunuyor. Ancak bu tavsiyelerden biri bölgedeki Budist din adamlarını kızdırdı. Budizmin en büyük festivallerinden biri olan ve önümüzdeki ay düzenlenecek olan törenlerde 2 bin hayvanın geleneksel olarak kesilmesine karşı çıkınca hedef haline geldi. “Artık kurban kesmeyin” diyen küçük Buda’yı kınayan Budist rahiplere rağmen Bomjon, festival sırasında halkın arasına karışarak bu görüşünü yüksek sesle tekrarlayacağını söyledi.

Hollywood’un favorisi

En ünlü reenkarnasyon hikayesi 1952 yılında ABD’nin Colorado eyaletinde yaşayan bir kadından geldi. Daha önce hiç ABD dışına hiç çıkmamış olan 29 yaşındaki Virginia Tighe isimli ev hanımı kadın, Morey Bernstein isimli amatör bir hipnoz uzmanı tarafından hipnotize edildi. Kadın hipnoz sırasında koyu bir İrlanda aksanıyla konuşmaya başladı ve 19’uncu yüzyılda yaşayan İrlandalı Bridey Murphy isimli bir kadın olduğunu söyledi. 1864 yılında İrlanda’nın Cork kentinde doğmuştu, Sean isimli bir adamla evlenmişti ve merdivenlerden düşerek geçirdiği bir kaza sonucu hayatını kaybetmişti. Tighe’nin Cork ile ilgili anlattığı ayrıntılar daha sonra birçok gazeteci tarafından doğrulandı ancak İrlanda’da Bridey Murphy isimli bir kadının yaşadığına dair hiçbir kanıt bulunamadı. Virginia ismiyle yeniden hayata geldiğini öne süren kadının hikayesi ülke çapında o kadar ünlendi ki olay önce kitap haline getirildi daha sonra da filmi çekildi.

Öncekinden farklı bir cinsiyette bedenlenme – Ma olayı

U Aye Maung ve karısı Daw Aye Tin Burma’nın Nathul kasabasında yaşarlarken 1947’de II. Dünya Savaşında Japonlar adayı işgal ederler. Müttefik uçakları yakınlarda demiryolu istasyonu olduğunda kasabayı neredeyse günde iki kere bombalamakta ve makineli ile taramaktadır. Bu yüzden kasaba sakinleri gündüzleri ormana kaçar gece kasabaya dönerler. Bu saldırılar 1945 ilkbaharına kadar sürer. U Aye Maung istasyonda hamal olarak çalışmaktadır. Üç kızları ile fakir bir aile hayatı sürdürmektedirler. Japon işgali sırasında Daw, Japon ordusundan bir aşçı ile tanışır birbirlerine milli yemeklerini öğretirler. Aşçı genelde altında şort, üzeri çıplak gezmektedir. Sonra irtibatları kesilir.
Daw dördüncü çocuğuna hamile kaldıktan sonra sürekli bir rüya görmeye başlar. Rüyada altında şort üzeri çıplak birisi onlara misafir geleceğini söylemektedir. Daw onun Japon ordusu aşçısı olduğunu düşünür ve peşini bırakmasını ister. Aynı rüya beş on günlük aralarda üç kez tekrarlanır.

26 Aralık 1953 de Daw bir kız doğurur, adını Ma Tin Aung Myo koyarlar. Kasığında parmak büyüklüğünde bir doğum lekesi vardır. Ma dört yaşındayken yukarıda uçan bir uçaktan rahatsız olur, ağlamaya başlar, babası ne oldu diye sorar, sadece “eve gitmek istiyorum, eve gitmek istiyorum” cevabını verir. Ondan sonra her uçak geçişte Ma rahatsız olur, sebebini uçağın kendisini vurmasından korkması olarak açıklar. Ancak 1945 de beri oralarda uçak saldırısı görülmemiştir.

Ma çoğu kez keyifsiz görülür, bazen de hıçkırmaktadır. Neyin var diye sorulduğunda “bir Japon’un hasretini çekiyorum” diye cevap verir. Daha sonra anlatır. Kendini Nathul’da bir uçağın makineli tüfek ateşiyle hayatını kaybeden bir Japon askeri olarak hatırladığını. Ma anlatılarını gittikçe detaylandırır. Kendisinin önceki hayatında kuzey Japonya’lı, evli ve beş çocuklu, Nathul’da aşçı olarak yaşamış erkek bir Japon askeri olduğunu.

Ma ölümünü de anlatır. Şimdiki yaşadıkları evden 75 m. uzakta bir odun kümesi yanında yemek yapıyormuş. Üzerinde kısa paçalı büyük kemerli pantolon varmış, gömleğini çıkarmış. Bir uçak sesi duymuş. Uçağın iki kuyruğu varmış, pilotu kendisini görünce onu öldürmek niyetiyle saldırıya geçmiş. Odun kümesinin arkasına kaçmak istemiş fakat bir kurşun kasığına isabet etmiş ve hemen oracıkta ölmüş.

Bu olayı inceleyen Dr. Ian Stevenson’un bazı reenkarnasyon vakalarında ölüm sırasında meydana gelen yaranın doğum lekesi olarak yeniden bedenlenmede kendini gösterdiği şeklindeki bulgusu bu olayda da görülmüştür. Ma’nın iki kuyruklu olarak gördüğü uçak gerçekten de Amerikan ordusu tarafından Pasifik savaşında kullanılan Lockheed P38 Lightning modeline uymaktadır. Arada Ma’nın arada oradakiler tarafından anlaşılmayan bir dil konuştuğu olmaktadır. Muhtemelen bu dil Japoncadır ve bazı reenkarnasyon vakalarında görülen ksenoglosi (xsenoglossy – insanların hiç öğrenmediği bir dili konuşma yetisi) bu olayda da görülmüştür. Ma sık sık Japonya’ya gitmek istediğini, çocuklarını özlediğini, büyüyünce oraya taşınacağını ifade eder. Halbuki bu Burma’da görülmüş şey değildir, Burma halkı, işgal sırasında gördükleri zulümlerden dolayı Japonları sevmemektedir.

Ma belirgin erkeksi özellikler taşır. Oğlan giysileri ve gömlekleri giyinir, kız elbiseleri giymeyi reddeder, saçını erkek gibi kısa kestirir. Okulun kız gibi giyinmesini istemesi baskısı yüzünden okulu terkeder. İlk adet gördüğünde nefret içindedir. Bu “erkeğe yakışmıyor” der.

1972 yılında Ma 19 yaşındayken, Dr. Ian Stevenson’a erkeklerle birlikte olma isteği taşımadığını, bir karısı olsun istediğini, zaten bir kız arkadaşı olduğunu anlattı. 1981 de 28 yaşındayken, beraber yaşadığı bir kız arkadaşı vardı. Evlenirse bir kadınla evleneceğinden, orduya katılıp erkeklerle yaşayıp savaşmaktan bahsediyordu.

Bazı filmler

Peter Proud Kaç Kere Yaşadı?  California Üniversitesi profesörlerinden Peter Proud bir süredir benzer kabuslar görmektedir. Kabusları hep bilmediği ama aynı mekanlarda geçer ve bir tanesi özellikle çok korkunçtur. Bir kadın tarafından boğularak öldürülmekte olan bir adam vardır kabusunda ve adam “Yapma Marcia!” diye bağırıp durmaktadır. Doktorlara falan da görünse kimse Peter Proud’un derdine derman olamaz. Ta ki bir akşam evinde televizyon seyreden Peter Proud, rüyasında görüp durduğu mekanlara bir belgeselde denk gelene kadar…

Doğum (Birth). Avustralyalı oyuncu Nicole Kidman’ın başrolünde oynadığı 2004 yılında gösterime giren filmde kocası 10 yıl önce ölen dul bir kadının eşinin Sean isimli 10 yaşındaki bir çocuğun bedeninde yeniden hayata geldiğine inanmasını anlatıyor.

Kaynaklar:

Reenkarnasyon konusunda en ünlü 20 vakadan biri de Adanalı Adnan. Vatan. 3 Kasım 2009. http://www.gazetevatan.com/reenkarnasyon-konusunda-en-unlu-20-vakadan-biri-de-adanali-adnan–268572-yasam/

ISIS Institute for the Integration of Science, Intuition and Spirit http://www.iisis.net/index.php?page=reincarnation-homosexuality-lesbian-transsexual-ian-stevenson-past-life-research-ma  

Bülent Pakman. Kasım 2009. Güncelleme Temmuz 2015. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kısmen veya tamamen alıntılanamaz, yayımlanamaz.

Twitter Widgets
Facebook Widgets

Sharjah 2011 Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Reenkarnasyon (Ruh göçü – Tekrar doğuş) Örnekleri 2 için 34 cevap

  1. Geri bildirim: Reenkarnasyon Sorular Yanıtlar « Pakman World

  2. ecem dedi ki:

    kim ne derse desin ben bu olaya inanıyorum bu kadar yaşanan şey tesadüf olamaz herhalde

    • ecevit güner dedi ki:

      iyi hoşta hadi inandık diyelim rearkarnasyona peki aklıma takılan şu soru nolacak? şu an dunya nufusumuz 6 milyara merdivan dayamış dogrumu dogru pekı yaklasık 100 yıl once dunya nufusu 2 mılyarlardayken aradakı fazlalık nereden geldı 3 mılyar fazladan ruh cıkıyor baska alemlerdenmı geldı dersınız

      • bpakman dedi ki:

        Bilim adamlarına göre evren genişliyor. Dolayısıyla varlıkların miktarı da artıyor. Atom, bitki, hayvan tekâmülleri artışına göre insan sayısı da artıyor olabilir..

        Size göre reenkarnasyon yoksa sizce nüfus nasıl artıyor? Buna ruhlar yoktan var oluyor diye cevap vereceksiniz mecburen. Hal böyleyse reenkarnasyon olması neyi değiştirir? Ruhun kimisi reenkarne olur kimisi de yoktan var olur.

        Bu son yazdıklarım sorunuza paralel kısa bir beyin fırtınası. Benim esas görüşlerim değil.

  3. Kadir Öztürk dedi ki:

    ben inanmıyorum çünkü kuranda kesin deliller var ölümden snra kıyamete kadar diriliş yoktur diye

    • bpakman dedi ki:

      Esas buna inanmayın. Bazı hoca takımı meallerinde Allah’ın ayeti içerisine parantez koyarak bunu yaymaya çalışıyorlar. Bakın
      “Keşke bir daha olsaydı da müminlerden olabilseydik” ayetini parantezle ne hale getirmişler: “keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak”.
      Bu bir temenni. Neyin temennisi olduğu kesin belli değil. Diyelim ki dünyaya dönüş ile ilgili. Cevaben Allah “hayır dönemezsiniz” mi demiş? Dememiş.
      Detaylar için bakınız: https://bpakman.wordpress.com/dininanc/reenkarnasyon/kurandaki-isaret/kuran-reenkarnasyonu-red-mi-eder/

      • Nurdan dedi ki:

        Neye inanmayalım kitabımız Kur’an’a mı? Dinden çıkarırsınız siz adamı. saçma şeyleri savunduğunuz yetmiyormuş gibi birde Kur’an a saygısızlık yapıyorsun!

      • bpakman dedi ki:

        Kuran’a inanmayın diye nerede yazmışım?

  4. Nurdan dedi ki:

    Çok saçma bir şey. Asla inanmıyorum. Kitabımız Kur’an da da yazdığı gibi ahirete kadar tekrar diriliş YOK. Adamlar Ünlü olmak için yada para kazanmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu ne Ün sevgisi ya? Neymiş Kafasında İz Varmış Bu İz Kürek Vurularak Öldürülen Kadının Kafasında varmış.o kadın bu bebekmiş. Saçmalığa bak! Belki çocuğu doğurtan doktor bir hata yaptı ya da çocuk sorunlu (özürlü) doğdu.

    • bpakman dedi ki:

      Elbette istediğinize inanır, istediğinize inanmazsınız. İsterseniz size mantıklı gelen neyse kendi sayfanızda herkese anlatabilirsiniz. Ben asla yazdıklarınız için size hakaret etmem. Kusura bakmayın hakaretlerinizi bu yüzden moderate etmek zorunda kaldım.

  5. Geri bildirim: Reenkarnasyon - Sayfa 8

  6. mehmet dedi ki:

    Şİmdi kardeşim böyle diyorsunda herkes mi reenkarnasyona uğruycak şimdi diyelimki sen uğradın ve aşırı derecede müslüman oldun ben 1. yaşamımda kötüydüm ama ben reenkarnasyona uğramadım şimdi burda sen cennete gidersen ben cehenneme gidersem olmaz eğer reenkarnasyon varsa herkes olmalı biraz zeki ol ben böyle bir şey varsa (ben inanmıyorum)herkes reenkarnasyona uğramalı değil mi biri buna cevap versin bakalım

    • bpakman dedi ki:

      İlk kez geldiniz iyi bir insan olarak yaşadınız tekâmül ettiniz diyelim. O zaman bir daha gelmeyebilirsiniz de bunu kaç kişi yapabilir. Tekrar gelmek mecburi değil. Bunu detaylı anlattığım bir yazım var. Hayatın öncesi sonrası.

  7. pelin dedi ki:

    ben inanıyorum sn Pakman.kurana inanan arkadaşlar yazılırken ordamıydı acaba…vahy geldiğine inanılıyorda vs vs…şunu merak ettim?acaba reenkarnasyon tüm insanlar için mi geçerli?kendim ve babam için merak ettim. 2 hafta önce babamı kaybettim ve özlüyorum.keşke gelse diyorum..sevgiler

    • bpakman dedi ki:

      Aklımızı kullanarak muhakeme yapalım. Tekamülün bir kez dünyaya gelmekle tamamlanamayacak kadar zor ve uzun bir süreç olduğu aşikar. Aynen tahsil gibi. Düşünün bir tahsil her seferinde yeni bir sınıfa, sonra da yeni bir okula giderek yapılabiliyor. Bizler daha önce de geldik. Daha sonra da gelecek miyiz? Bu şimdiki hayatımızda ne yaptığımıza bağlı. Aslında daha zaman var elbette Allah izin verirse. Tekrar gelmemek için yapmamız gerekenlere zamanımız olabilir. İnsan öteki tarafa gittiğinde bir intikal ve hem kendi kendine hem de Allah’a karşı hesaplaşma süresi olmalı. Yani normal şartlarda hemen reenkarne olunmaması gerekir. Hemen reenkarne olanlar dünyaya ve nimetlerine çok bağlanmış ve ne olursa olsun bir an önce geri dönmek isteyenler olabilir. Reenkarne olmak için ya bu dünyada verilmesi gereken bir hesabın olması, ya daha tekamül etmek için ya da İlahi İdare mekanizmasının vereceği bir görevi ifa etmek gerekir ki bu görev aynı zamanda tekamül-hesap için de gerekli olabilir.

      Reenkarnasyon sadece tüm insanlar için değil, tüm hayvanlar, bitkiler için de geçerli.

      Babanıza Allah rahmet eylesin. O sadece üzerindeki elbisesinden sıyrıldı. Allah yolunu aydınlatsın, yardımcısı olsun. Size de sabır versin.

      Bu arada hayatta olanlar reenkarne olan eş, dost, akrabalarını tanıyamaz, bilemez.

      • Muhammed dedi ki:

        Birkaç soru sormak istiyorum.
        Birincisi: bir insan kaç kez reekarne olabilir? Ve hangi beden ile ahirette olacak o halde ??
        İkincisi: Ben reekarne olmuş olabilir miyim ? İlk kez hayatta yaşadığımı hissediyorum biliyorum. Reekarne olan hatırlamaz deniliyor. Ama nasıl oluyor ilk kez dünyayı görmüşüm ben öldükten sonra reekarne geçirince yine mi öyle diyeceğim nasıl iş bu

      • bpakman dedi ki:

        Her ruhun kaç kez reenkarne olduğu, olacağı kendi tekâmülüne bağlıdır. Ahirette olan ruhtur beden değil. Sizin daha önce de bedenlenip bedenlenmediğinizi siz bilemiyorsanız sadece Allah bilir. İlk kez bedenlenip bedenlenmediğinizi bilemiyor olabilirsiniz. Gayet normaldir. Dünya’ya bir daha gelirseniz bu gelişinizi hatırlamayacak olmanız da muhtemeldir. Belki de bedenlenen ruh çocukken geçmiş hayatını hatırlıyor konuşmaya başladığında birşeyler anlatıyor sonra da kimse ilgilenmeyince ya da ilgilenemeyince unutuyor. Olması gereken hiç hatırlamamak ya da hatırlayıp unutmak ki önceki hayattaki/hayatlardaki olumsuzluklar devam etmesin. Mesela önceki hayatında ruhsal dengesi bozuk olarak ölmüş olan bunu hatırlarsa o dengesizlik nüksedebilir.

  8. demet dedi ki:

    sacma kafam karısıyo orneklerin yalan olma ihtimalide var.. dinde kesinlikle gunah , yasak kabul ediliyormus..

    • bpakman dedi ki:

      Saçma değil çok mantıklı. Taşları yerine oturtuyor. Örneklerin hepsi ciddi yerlerden. Muşları boşverin. Bunun dinle ilgisi yok. Aksine dini inancı güçlendirir. Bende öyle oldu.

    • ali dedi ki:

      cok mantıklı bişey bence dinde yasak olduğunu nerden çıkardın

  9. ..,, dedi ki:

    bir ruh bir bedene bağlıdır bir ruh birden çok bedene bağlı kalsa idi bir bedende hayırlı bir bedende günahkar yaşadınız bu ruh YÜCE YARATAN ALLAH’a nasıl hesap verecek

    • bpakman dedi ki:

      Ruh bir bedende hayırlı yaşayıp öldükten sonra neden reenkarne olsun? Olsa bile tekamül gereği artık o yeni bedeninde günahkar olamaz.

      Ruh önceki bedeninde günahkar sonraki bedeninde hayırlı olabilir. Ama bunu tersi olamaz.

  10. ..,, dedi ki:

    Ama siz benim soruma cevap vermediniz ben günahkar yaşayan insan diğer hayatında hayırlı yaşıyor bu ruh hangi bedendeki yaşamına karşı hesap verecek? Ve ilk kez dünyaya gelen insan nereden geliyor lütfen yazımı okuduktan sonra iyice düşünün ve cevaplayın

    • bpakman dedi ki:

      Günahkar yaşayan öldükten sonra öteki tarafta hesabını verecek. Her hayatın hesabı o hayatın sonunda verilir. Ondan sonra reenkarne olup hayırlı yaşayıp ölürse hayırlı yaşamın hesabını niye versin? Ikinci sorunuzun cevabı tekâmül ile ilgili yazılarımda var.

  11. mustafa dedi ki:

    İnsan bir enerjidir ve enerji asla tükenmez şekil değiştirir buda reenkarnasyonun gerçek olduğunu açıklıyor. Yeniden öldükten sonra yeniden var olduğunuzda size her şey unutturuluyor. Çünkü eski yaşamınız size hatırlatılırsa piskolojik sorunlar yaşayabilmeniz mümkün. Öldükten Sonra yeni bir bedene geçersiniz ruhunuzun harddiskinde her şey saklıdır Bunu hatırlama yolları var tabiki ama piskolojik sorunlar yaşamanızın mğmkğn olduğunu yeiden söylüyorum. Çünkü eğer eski hayatınızda bir savaşcıysanız ve sizi kesip biçmişlerse bunu hatırladığınız zaman piskolojiniz elbette bozulur. Ayrıca dünyada zaman yoktur tamamen insanların uydurmasıdır. Biz bir yuvarlak içinde döneriz.Yani bir ölümde 50 sene önceye bir sonraki ölümde 1000 yıl sonraya gidebiliriz. Bu mümkündür ama kız veya erkek olacağımızı bilemezsinin. Ben bir erkeğim ama öldükten sonra bir kız olabilirim fakat huylar hiç değişmez her zaman aynıdır mesala ben sebzelerin çoğunu yememem ölüp dirildikten sonrada bunu yemem.Yani huylar asla değişmez sadece cinsiyet ve yaşadığınız yıl değişir. Mesela şu an siz kendinizi 30 yaşında sanıyorsunuz ya ilk insan sizseniz veya ruhunuz 30.000 yaşındaysa. Ayrıca şun cenne ve cehennem olayınada gelelim. Kuran-ı Kerim de şu da yazar tanrı sizi öz anne babanızdan daha çok sever.Sizce sizi anne babanızdan çok seven bir kişi sizi cehennemde azap çektirebilecek kadar kötü olabilirmi.

  12. melis dedi ki:

    Ben inanmalıyım inanmamalıymıyım bilmiyorum ama insanların öldükten sonra eğer hayatlarında kötü birisi olmuşlarsa bir dahaki hayatlarında kötü hayatları olup bu şekilde cezalandırlışmış olmasıda mantıklı

  13. ABDULLAH dedi ki:

    RUHUN KUTSALINI RAB İSA MESİHİ BULACAKSINIZ.BU KONUDA AMA ŞUNU SORUN NASIL BİR GÖRÜNÜŞ.

  14. hakan dedi ki:

    sn pakman rkıyamet koptuğu zaman bedenler tekrar diriltilecektir ve bu bedenlere ruhlar konulduğu zaman reankarnasyon olan ruhlar ne olacak? ayrıca bu insanın beyin dalgalarının başka bir insana aktarmasıyla oluşabilir mi

    • bpakman dedi ki:

      Bu soru daha önce sorulmuş ve cevaplandırılmıştır. Yazılarda soru cevap bölümünde bulunmaktadır.
      “Sûra üfürülmüştür! Bak, işte kabirlerden, Rablerine doğru akın akın gidiyorlar. Ve nufiha fîs sûri fe izâ hum minel ecdâsi ilâ rabbihim yensilûn(yensilûne). Yasin 51
      İnsanlar ölünce kıyamete kadar kabirlerinde mi olacaklar? Halbuki Muminun 1-11 ayetlere bakılırsa kimileri sonsuza kadar cennette olacaklar. Onların kabirlerinde olması, kabirlerine dönmesi ayet hükümlerine göre mümkün değil. Bazı mütefessirlere göre bu durumda onların kabri cennettir. Bu durumda kıyamette kabirden kalkıp gelineceğine işaret eden ayetlerin anlamı onların cennetten kalkıp gelecekleri şeklindedir. Demek ki Yasin 51 gibi ayetlerde kasdedilen cesetler değil ruhlardır.
      Peki cennete olmayanlar nereden kalkıp gidecek?
      Onlar da neredelerse oralardan kalkıp gidecekler.
      Eğer cesetler, kemikler kasdedilmiş olsaydı kabirleri mevcut olmayanlar ne olacaktı? Mesela bundan 40 bin sene önce yaşamış olanların, yaşadığı kıtalar batmış, yanardağ ve başka tür patlamalarıyla yok olmuş olanların, yakıt dolu tanker-uçak infilak etmiş, sürücünün-yolcunun zerresi kalmamışların kabirleri de yok. Nuri (Killigil) Paşa gibi. Onlar ne yapacaklar? O anda hayatta olanlar, yani daha kabirle ilgisi olmayanlar ne yapacaklar?

      Kıyam arapçada ayakta durmak dikilmek manasına gelir. Kıyamet: Sözlük anlamı kalkmak, diriltmek, dikilmek, ayaklanmaktır. Biz kıyamet derken evrenin yok olmasını kast ediyoruz ama kimilerine göre Kur’an kıyamet derken ölüm sonrası yeniden dirilişi anlatıyor. Kişi öldüğünde ruhu kalkacak yani olduğu yerden ayrılacak, bu kastedilmektedir.

    • bpakman dedi ki:

      Ayrıca ruhun formunu, yapısını günümüz bilinç/bilim düzeyiyle bilmiyoruz. İnsan dediğimiz maddedir. İnsan hayatta değilken terkettiği maddi bedeninin kıymeti ve fonksiyonu kalmaz, çürür gider. Beyin dalgaları da ölümle birlikte sönümlenir. Ama uzayda evrende varlıklarını sürdürür mü? Ruh başka hangi planlarda, ne gibi formda olur, eski maddi bedenin beyin dalgalarını evrende okuyabilir mi? Başka bir ruh bunları okuyabilir mi? Bunları günümüz bilinç/bilim düzeyiyle bilmemiz mümkün değil. Bildiğimiz ruhun bütün izlenimlerinin kayıtlı olduğudur. Hem kendisinde hem de evrende. Önemli olan, ebedi olan beyin değil ruhtur.

  15. meryem dedi ki:

    yazdıklarınıza öncedende hak veriyordum kafamı karıştıran farklı bir olay biz sadece insan bedeninden insan bedenine mi geçiş yapıyoruz? ben önceki hayatımda kuş olduğumu hissediyorum rüyamda uçuyorum ve kuşlarla konuşabiliyorum.

    • bpakman dedi ki:

      Bu konu aslında evrime girer. İslam’da İbni Miskeveyh de kitabında anlatır. Bu ruhsal evrim/tekamül konusudur. İbni Miskeveyh’e göre bitkiden hayvana geçiş bedeni hurma, hayvandan insana geçiş bedeni de maymundur. Hayvandan maymuna geçiş arasında zenci aşaması vardır. İbni Miskeveyh böyle der. Ruhun tekamülünde geriye dönüş söz konusu değildir. Yani hayvan bir dahaki gelişinde bitki olamaz, insan da geriye dönüp hayvan olarak bedenlememez. Reenkarnasyon inancında bu böyledir.
      Hayvana dönüş Hint felsefesinde vardır, dinciler de bunu gayet güzel kullanıp reenkarnasyon inancını kötülerler.

  16. osman dedi ki:

    travestilerin erkeklerden hoslanmasi dogustan gelen biseymis erkeklerden haz alan bi erkekle konustum elimde degil abi birakamiom kendimi bildim bileli boyleyim diyor. bunlar onceki yasaminda kiz olarak mi hayat sürmüs olabilir mi ??

    • bpakman dedi ki:

      Yazılarımda belirtmiştim böyle bir ihtimal var. Genetik araştırmalara göre de ihtimal var,ama mevcut bilgi düzeyimizle kesin hüküm veremeyiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s