Noel – Türklerin Yeniden Doğuş Bayramı

Happy Holidays

Perilerden biri kendini Noelde çocuklara oyuncak dağıtmaya adayan Santa Claus’un yanına gelir hiç ağaç olmayan kurak bir yerde kötü bir çadırın içinde üç çocuğun yaşadığını,  çocukların mutsuz olduğunu, anne-babaları onlar için hiçbirşey yapmadığını anlatır. Claus bunun üzerine çocukları ziyaret etmeye karar verir ve bir çam ağacından kopardığı dalı çuvalına koyar. Üzerlerine zil takılmış geyikleriyle çocukların uyuduğu çadırın yanına geldiğinde neredeyse sabah olmak üzeredir. Claus hemen çuvalından çam dalını çıkarıp kuma diker. Ağaca mumlar, şekerler ve hediye paketleri koyar. En sonunda mumları da yakıp ağacı aydınlattığında: İyi Noeller,çocuklar! diyerek, daha onlar gözlerini ovuştururken kızağıyla birlikte Kuzey Kutbu’na doğru gözden kaybolur. Çocuklar, uykudan uyanıp da bir anda karşılarında olağanüstü güzellikteki çam ağacını, mumları, şekerleri ve hediye paketlerini görünce mutluluktan elele tutuşup ağacın etrafında dans ederler, şarkılar söylerler. Gürültüyü duyan anne ve babaları da gelip herşeyi görünce bu kadar güzel şeyler getirdiği için Santa Claus’a dua ederler. Noel Ağacı düşüncesi Claus’u öylesine memnun eder ki bir sonraki yıl özellikle yaşamları boyunca ağaç görmemiş olan yoksul insanlar için her zaman çuvalına küçük çam ağacı koymayı ihmal etmez, ihtiyacı olanlara mümkün olduğu kadar yetişmeye çalışır. Çam ağacı satın alabilecek anne ve babalar da bu durumu görüp o gelmeden önce, Noel zamanı çam ağaçlarını evlerinin en güzel köşelerine koymaya, onları süslemeye hediyeler asmaya başlarlar.

Günümüzdeki şekliyle Noel Ağacı uygulaması Avrupa’da ilk olarak 16. yüzyılda Almanya’nın batısında görülür. 15. yüzyılda kilise tarafından yasaklanan Adem ve Havva’yı canlandıran gözde bir oyunun ana dekoru, cennet bahçesini temsil eden ve üzerinde elmaların bulunduğu bir çam ağacıydı. Adem ve Havva yortusunda (24 Aralık) Almanlar evlerine böyle bir cennet ağacı dikerler, üzerine kutsanmış ekmeği simgeleyen ince, hamursuz ekmek parçaları asarlar; bunlarğn yerini daha sonra değişik biçimlerdeki çörekler alır. Ayrıca bazı yerlerde  Hz. İsa’yı simgeleyen mumlar eklenir. Noel mevsiminde ağaçla aynı odada Noel piramidi de bulunurdu. 16. yüzyılda Noel piramidi ve cennet ağacı birleşerek piramit şeklindeki çam olan Noel ağacını oluşturur. 17. yüzyılda popülerleşen Noel Agacı, 19. yüzyılda Slavlar arasında ve Fransa’da yaygınlaşır. İngiltere’ye 19. yüzyıl başlarında ulaşan Noel ağacı, dallarına kurdela ve kağıt zincirlerle asılmış mum, şekerleme ve keklerle süslenir. Göçmen Almanların Kuzey Amerika’ya 17. yüzyılda götürdükleri Noel ağacı, 19. yüzyılda moda olur. Gelenek Avusturya, İsviçre, Polonya ve Hollanda’da da yaygınlaşır.

Amerikada her yıl Kasım ayının son Perşembe’sine denk gelen Şükran Günü’nün simgesi ne kadar hindi ise, Hz. İsa’nın doğum günü kabul edilen 25 Aralık’taki Noel’in simgesi de o kadar çam ağacıdır. Şükran Günü biter bitmez düğmeye basılmışcasına binaların, iş yerlerinin girişlerine, parklara ve evlere noel ağaçları dikilir.

Ancak Amerika’da İsrail’den sonra dünyadaki en büyük Yahudi toplumunun yaşaması ve onların dini bayramı olan Hanukkah’nın hemen Noel’in ardına denk düşmesi, Amerika’da gittikçe ”laik tatil anlayışı” akımının başlamasına neden oldu. Chicago’dan, Kansas’a, Teksas’dan Maine’e kadar pek çok yerde, ”Noel” ağaçları, ”tatil” ağaçları oldu. Hatta Atlanta gibi bazı yerlerde hiç bir adla anılmıyor. Eskiden Beyaz Saray’dan postalanan Noel kutlaması kartlarında ”Christmas – Noel” sözcüğü bulunmaktayken önceki Başkan Bush ve eşi bile Beyaz Saray’dan tanıdıklarına ve destekçilerine üzerinde Noel ibaresi geçmeyen geleneksel tatil kartları yolladılar.

Amerika bu karmaşada, Noel ağaçlarına nasıl bir isim takılacağından, mağazaların müşterilerine nasıl ”iyi Noel’ler” dileyeceğine, Noel kartlarının nasıl basılıp kaleme alınacağına kadar kendini büyük bir tartışmanın içinde buldular.

Son yıllarda aşırı muhafazakar ve Evangelistlerin baskıları yüzünden, daha önce isimleri “tatil ağacı”na çevrilen çam ağaçlarının çoğu, sayıları gitikçe artan eyaletler bazında yeniden ”Noel ağacı” olmaya başladı. Bazı büyük mağazalar, müşterilerini ”Mutlu Noel’ler” diye karşılamayan çalışanlarının işine son vermeye başladılar.

En diplomatik çözümü, Teksas’in Austin kentinde ev gereçleri satan Home Depot magazası bulur. Eyaletin resmi dili hem İspanyolca, hem de İngilizce olduğu için, çam ağaçlarına iki dilde, İngilizce’sinde ”tatil”, İspanyolca’sında ”Noel” ağaçları yazılır. Ama Amerika’da hala Hannukah yüzünden Kasım sonu ve Aralık ayı “Holidays” dönemi olarak nitelendirilmektedir.

Bizde de Yılbaşından alışveriş açısından yararlanmak isteyen mağaza sahipleri benzer çözümü, tarihlerinin birbirine yakın olmasından yararlanarak,  “Noel Ağacı”nın adını “Yılbaşı Ağacı” olarak degiştirmekte bulmuşlardır. Evlerde Yılbaşından çok önce yerini alan süslü ve yanıp sönen ışıklı çam ağaçları, her ne kadar çocukların hevesi, sevinmesi için yapıldığı söylense de, aslında dünya çapında yılbaşı ile ilgisi olmayan Noel Baba yani Santa Claus orijinli Katolik-Protestanların Noel kutlaması olarak görünmektedir.

Büyük şehirlerimize ilk kez gelen bir yabancı eminim Müslüman bir ülkede Noel’in  bu kadar coşkunlukla kutlanmasına hayretler içerisinde kalıyordur. Bu arada dincilerimiz ve Araplar da, aslında niyetleri yılbaşını kutlamak ve gıda, hediye, alışveriş, eğlence, turizm piyasasını canlandırmak olanlarımıza Noeli kutluyorlar diyerek kızmaktadırlar.

Bu arada bir farka da değinmek gerekiyor. Bizde bu işi için kullanılan plastik çamlar Hıristiyan dünyasında kullanılmaz, zira Alam kökenli bir inanışa göre bir Noel çamının iki kez kullanılması uğursuzluk addedilir. Bu nedenle plastik çamlardan olabildiğince kaçınılır, böylece kesilen çamlar sadece bir kez kullanılıp atılır. Genelde Batılılar böyle doğa ziyanı, katliam ve müsriflik yapmazlar ama işin içine dini inanç girince böyle oluyor işte.

Bu arada 25 Aralık acaba Hz. İsa’nın gerçek doğum günü müdür? Eskiden Roma’da kış gündönümünde “Natalis Solis Invincti” (Yenilmez Güneş Tanrısı’nın Doğumgünü) kutlanıyordu. 336’da Hırıstiyan liderler bu popüler pagan bayramını gölgede bırakmak için 25 Aralık’ı Hıristiyan alemi için özel bir gün yapmaya karar verdiler. Böylece Hz. İsa’nın doğum günü 25 Aralık olarak kabul edildi. Söz konusu Güneş Tanrısı Doğum günü kutlaması ile günümüzde noel kutlamalarında adet olan çam süslemenin Türklerden gelme olduğu aşağıdaki alıntıda öne sürülmektedir.

————————

HIRİSTİYANLARIN İsa’nın doğuşu olarak kutladığı Noel, çok eski Türklerin yeniden doğuş bayramıdır.

Türklerin, tektanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yeryüzünün tam ortasında bir akçam ağacı bulunuyor. Buna ‘hayat ağacı’ diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde görebiliriz.

Türklerde Güneş çok önemli. İnançlarına göre gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gece gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyor. İşte bu Güneş’in zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle akçam ağacı altında kutluyorlar. Güneş’in yeniden doğuşu, bir yeni doğum olarak algılanıyor.

Bayramın adı NARDUGAN (nar=güneş, tugan, dugan=doğan) doğan güneş.

Güneşi geri verdi diye Tanrı Ülgen’e dualar ediyorlar. Duaları Tanrı’ya gitsin diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar Tanrı’dan. Bu bayram için, evler temizleniyor. Güzel giysiler giyiliyor. Ağacın etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynuyorlar. Yaşlılar, büyükbabalar, nineler ziyaret ediliyor, aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içiyorlar. Yedikleri, yaş ve kuru meyveler, özel yemek ve şekerleme. Bayram, aile ve dostlar

bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır, uğur gelirmiş. Akçam ağacı yalnız Orta Asya’da yetişiyormuş. Filistin’de bu ağacı bilmezlermiş.

Bu yüzden bu olayın Türklerden Hıristiyanlara geçtiği ve bunu da Hunların Avrupa’ya gelişlerinden sonra onlardan görerek aldıkları söyleniyor.

İsa’nın doğumu ile hiç ilgisi yok.

Ve Çığ’ın açıklamaları

Bu bilgi bana internetten Adnan Atabek diye birinden geldi. Heyecanlandım. İran’ın Azerbaycan bölgesinde yaşayan bir tanıdığım Azeri Türkü Arif Esmail Esmailinia’dan teyit ettim. Kendisi mimar ama bu işlere çok meraklı. Nardugan Bayramı eskiden onlarda da kutlanırmış, hatta hâlâ kutluyorlar. Bana kutlama tebriki bile geldi. Ne yiyip ne içtikleri, nasıl eğlendiklerini anlatıyor. Benim bunlara itimadım var. Çünkü gayet mantıklı görünüyor. Biz hep kendimizi baltalamaya çalışan insanlarız, çok şaşıyorum, üzülüyorum. Hep dışarıdakiler kabul ediliyor, onlar doğru söylüyor deniyor.

AKÇAM AĞACI TÜRK HALI VE KİLİM MOTİFLERİNDE VAR

Akçam ağacı Türk halı ve kilim motiflerinde temsil ediliyor. Efsanelerimizde de var. Bu ağaç Orta Asya’da yetişiyormuş. Türkler Avrupa’ya devamlı akın yapıyor, Avrupa herhalde Hunlardan aldı bu geleneği. İznik konsilinde “Biz İsa’yı Güneş gibi düşünüyoruz, onun doğumu olarak kutlayalım diyorlar. Çam ağacı süslemesini ise ilk kez 1605’lerde Almanlar yapıyor. Aslında tamamen Türk ürünü. Avrupa’da ayakkabı yok, pantolon yok, dikişten haberleri yok. Pantolon giymeyi, dikiş dikmeyi Hunlardan öğreniyorlar. Asıl pagan onlardı. Hâlâ Türklüğünü kabul etmeyen tarihçiler var. Ben tarihi ortaya koyuyorum. İtirazı olan varsa kanıtı çıkarsın, bu böyle değil desin ve bunu ispat etsin. O zaman ben de ona “peki” derim.

KIRMIZI, TÜRKLERDE ÇOK ÖNEMLİ

St. Nicholas (Noel Baba) da Demre’de yaşamış bir derviş, fakirlere yardımcı olan saygın bir adam. Onu da Noel’le bağdaştırmışlar. Hepsinin kökeni Anadolu. Kırmızı giyme, nar kırma ritüellerini bilmiyorum. Ama kırmızı Türklerde çok önemli. Çünkü Türkler Güneş’e olduğu gibi ateşe de önem veriyorlar. Türklerin Tanrısı o kadar iyi ki, istediği tek şey sevgi: Her şeyi seveceksiniz. İşte bu sevecenlik mevzuu bugün de bir şekilde Türklerde devam ediyor. Mesela insan ayırmayız, soframız herkese açıktır, kolay arkadaş oluruz.

NARDUGAN’DI NOEL OLDU

Eski Türk inanışına göre yeryüzünün tam ortasında bir “akçam ağacı” vardı. Bu ağacın tepesi, gece-gündüze ve Güneş’e hükmeden Tanrı Ülgen’in sarayına kadar uzanıyordu. Gündüzlerin uzayıp gecelerin kısalmaya başladığı 22 Aralık’ta günün geceyi yenerek zafer kazandığına inanan Türkler, Güneş’in yeniden doğuşunu akçam ağacının altında, Nardugan (Nar: Güneş, Dugan: Doğan) adını verdikleri büyük bir şenlikle kutluyorlardı. En güzel giysileriyle şarkılar söyleyip oyunlar oynuyorlar, yaşlıları ziyaret edip, tüm aile fertleriyle özel yemekler yiyorlar, Güneş’i geri veren Tanrı Ülgen’e hediyeler bırakıyorlardı. Muazzez İlmiye Çığ’ın teorisine göre MS. 325’te İznik’te toplanan konsilde bu bayram İsa’nın doğumuyla özdeşleştirilip 24 Aralık’a alındı ve o gün bugündür Noel olarak kutlanıyor.

KAYNAKLAR

“Doğum, güneşin yeniden doğuşu.” Muazzez İlmiye ÇIĞ Sümerolog  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13311887.asp?yazarid=42

http://www.hurriyet.com.tr/pazar/13312013.asp?gid=59

Bülent Pakman. Ekim 2009. Güncelleme Aralık 2009. İzin alınmadan, aktif link verilmeden kısmen veya tamamen yayımlamaz, alıntı yapılamaz.

Twitter Widgets Facebook Widgets

 Şahdağ Azerbaycan 2013

Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s