Kuran’a Göre Evrenin Oluşumu

Evrenin oluşumuyla ilgili bazı Kuran ayetleri:

Gökleri ve yeri yoktan yaratıp donatandır!… Her şeyi yaratandır ve her şeyi en iyi şekilde bilendir! Bedîus semâvâti vel ard(ardı), …..ve halaka kulle şey’(şeyin), ve huve bikulli şey’in alîm(alîmun)” Enam 101

Gök (sema) kelimesi Kur’an’ın pek çok yerinde uzay ve evren anlamında kullanılır.

O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan oluşturduk. ………E ve lem yerellezîne keferû ennes semâvâti vel arda kânetâ retkan fe fetaknâhuma, ve cealnâ minel mâi kulle şey’in hayy(hayyin),” Enbiya 30

Ayetin “Birbiriyle bitişik” olarak tercüme edilen “ratk” kelimesi Arapça sözlüklerde “birbiriyle içice, ayrılmaz durumda, kaynaşmış” anlamlarına geliyor, Yani tam bir bütün oluşturan iki maddeyi tanımlamak için bu kelime kullanılır. Ayette geçen “ayırdık” ifadesi ise Arapça “fatk” fiilidir ki, bu fiil “ratk” halindeki bir nesneyi yarıp parçalayıp dışarı çıkması anlamına gelir. Örneğin tohumun filizlenerek topraktan dışarı çıkması Arapça da bu fiille ifade edilir.

Ayette göklerin yerin birbiriyle bitişik yani ‘ratk” durumunda olduğundan bahsediliyor. Ardından bu ikisi “fatk” fiili ile ayrılıyorlar, Yani biri diğerini yararak dışarı çıkıyor. Gerçekten de Bing Bang’in ilk anını hatırladığımızda, tek bir noktanın evrenin tüm maddesini içerdiğini görüyoruz. Yani her şey hatta henüz yaratılmamış olan “Gökler ve Yer” bile bu noktanın içinde “ratk” halindeler. Ardından bu nokta şiddetle patlıyor ve bu yolla maddeler “fatk” oluyorlar.

Göğe gelince, biz onu ellerimizle kurduk, biz elbette genişleticileriz. Ves semâe beneynâhâ bi eydin ve innâ le mûsiûn(mûsiûne).” Zariyat 47.

Yaratışta/yaratılmışlarda dilediğini artırır O.Fatir 1

“…O her an yeni bir iş ve oluştadır.” Rahman 29

Gün olur, göğü, yazı tomarlarını dürer gibi düreriz. İlk yaratılışta başladığımız gibi onu baştan yaparız. Üzerimizde bir vaat olarak biz bunu mutlaka yapacağız.Enbiya 104

…Oysaki kıyamet günü, yeryüzü tamamen O’nun avucudur/avucundadır; gökler de O’nun sağ elinde/kudretinde dürülmüş haldedir….” Zümer 67

Yani evrenin yaratılışı tek bir enerjinin parçalanmasından vücut bulmuş, kıyametten sonraki ikinci oluşum/oluşumlar da yine böyle bir parçalanma ve toplama olayı şeklinde vücut bulacak/bulmaktadır Kuran’a göre. Evrenin büzüşerek, kapanmayla son bulacağı ve tekrar baştan başlanacağı anlaşılmaktadır. Bu da bir nevi kara delikler teorisine uygun düşüyor. Bahsedilen büzüşme ve kapanma yani maddedin enerjiye dönüşümü Kara deliklerde gerçekleşebilir ya da başka şekilde. Kıyamet bu olabilir. Oradan yeniden enerji maddeye dönüşür.  Evren genişlemekte ve yenilenmektedir. Varlık ve evren sonsuz değildir ama sınırsızdır, ve oluş bir süreç halinde hala yeni varlıklar, boyutlar ve imkanlar ortaya çıkarmaya devam etmektedir.

Kuran böyle derken bilimle de örtüşüyor. Onlara da bakalım:

Evrenin nasıl oluştuğunun bilimsel açıklamasını bir başka yazımızda anlatmıştık. Okumak için lütfen tıklayın: http://wp.me/PAexV-ic . Evrenin madde ve zaman boyutlarıyla birlikte bir sıfır anında, büyük bir patlamayla tek bir nokta olarak yokluktan meydana geldiği orijinal adıyla “Big-Bang” teorisi ile kabul edilmiştir.  Big-Bang’den önce madde diye bir şey yoktur. Maddenin, enerjinin, hatta zamanın dahi bulunmadığı, tam olarak tanımlanabilecek bir yokluk ortammda, madde, enerji ve zaman bir anda yaratılmıştır.

Evrenin sürekli genişlemekte olduğu da artık bilimsel olarak kesinlik kazanmıştır. En çok kabul gören teoriye göre Evren’in genişlemesi sürecek ancak giderek yavaşlayarak ve giderek soğuyarak… ‘Büyük soğuma’ adı verilen bu teoriye göre soğuma, ısı enerjisinin kalmayacağı ve moleküllerin durduğu mutlak sıfır noktasına (0 Kelvin, – 273.15 C) kadar devam edecek ve her şey bu durumda son bulacak. ‘Büyük Büzüşme’  ‘Big Crunch’ adı verilen teoriye göre ise çekim gücü her şeyi yavaşlatacak ve evren kendi üstüne çökecek. Benzer bir teori olan ‘Büyük Zıplama’ teorisi, evrenin genişlemesini tamamlayınca daralmaya başlayacağını ve bu daralmanın sonunda yeni bir Big Bang (Büyük patlama) meydana gelerek yepyeni bir evrenin oluşacağını öngörüyor.

Bu iki teorinin tersi olarak adlandırılabilecek ‘Büyük Yırtılma’ teorisine göreyse gizemli ‘kara enerji’ evrenin giderek daha hızlı genişlemesine yol açacak ve evren dağılacak.

Eğer kıyameti Evren’in değil de Dünya’nın sonu olarak düşünüyorsak, bilim bu konuda da karamsar. Kesin olan bir şey varsa o da evrenin sonundan çok önce Dünya’nın sonunun Güneş tarafından getirileceği. Güneş’in merkezindeki çekirdek füzyonu sona erdiğinde, çekirdek büzülürken, yıldızı saran hidrojenin büyük bölümü helyuma dönüşecek. Bu süre içinde Güneş giderek genişleyerek ‘Kırmızı Dev’ adı verilen dev yıldız formunu alacak. Bu genişleme sırasında Güneş’in çapı Mars’ın yörüngesinden bile daha büyük olacak. Dolayısıyla en yakın dört gezegen olan Merkür, Venüs, Dünya ve Mars, Güneş tarafından yutulacak. Güneş son aşamada kendi içine çökerek yaşamını şimdi olduğundan da küçük bir kütlede beyaz cüce adı verilen ölü bir yıldız olarak sürdürecek. Ancak bu aşamaların hiç birine biz şahit olamayacağız. Şu anda 4.6 milyar yaşında genç bir yıldız olan Güneş, yaklaşık 7 milyar yıl sonra genişlemeye başlayacak. Güneş’in beyaz cüceye döndüğündeki yaşı ise 12.4 milyar yıl olacak.

Özetle bilim adamlarına göre: Yaklaşık 13 milyar yaşındaki evren bir bu kadar daha yaşayacak. Evrenin sonu soğuyarak, büzüşerek, yırtılarak ya da yeni bir Büyük Patlama’yla olacak. Güneş’e daha 7-8 milyar yıl ömür biçiliyor. Güneş sonunda, önce Mars’ın yörüngesi kadar genişleyecek. Sonra büzüşerek cüce bir yıldıza dönüşecek. 10 km çapındaki bir meteorun çarpması ile Dünya’da hayat son bulabilir. Dinozorların sonunu böyle getirmişti ama bu görünür gelecekte beklenmeyecek.  Sönmüş yıldızların birbiriyle çarpışmaları sonucunda oluşan Gama ışını patlamaları insanlığın sonunu getirir mi? Çok düşük bir ihtimal.  Görünür gelecekte kara delikler Dünyamız için bir tehlike değil.   Dünya’nın sonu, küçük bir ihtimalle de olsa bir süper volkan ile gelebilir. Dev bir meteor çarpışması ile oluşacak mega tsunamiler, Dünya tarihinde bir kaç kez yaşandı. İnsanlığın tamamını yok etmesi küçük bir olasılık ama milyonların ölümüne neden olacak salgınlar sık görülüyor ve görünecek. Önlem alınmazsa küresel ısınma insanlığın karşısındaki en büyük tehlike.

Bülent Pakman Temmuz 2009. Güncelleme Aralık 2013. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden kıesmen veya tamamen alıntılanamaz.

Din ve inanca  ilişkin yazılarımız:

Twitter Widgets Facebook Widgets

Photo 08.07.2012 16 16 29Bülent Pakman kimdir   https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Kuran’a Göre Evrenin Oluşumu için 1 cevap

  1. Ferda Yamanoğlu dedi ki:

    Selamünaleyküm.
    Ben, evrenin Kuranda gökler ve yer , olarak yazıldığını düşünüyorum.Güneş sistemi veya atmosfer ise sema kelimesiyle tekil yazılmış.Madde ve anti madde evrenleri sürekli yer değiştiriyor.Yasin-81, antimadde evrenini yazar.Rahman suresi 7.ayet ise göğün yükseltildiğini, yani güneşe yakın yaratılan dünyanın canlı yaşamı için uygun olan şimdiki yörüngesine(Gezegenlerin göçü) uzaklaştırıldığını yazıyor.Hadid-25. ayete göre ağırlık ölçüsü indiriliyor.Dünya Theia adlı gezegenle çarpışarak birleşiyor ve yeni kütlesinin çekim gücü sayesinde yeni bir ağırlık ölçüsüne sahip oluyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s