Eve Dönüş Sarıkamış 1915

Çanakkale Savaşları, Kurtuluş Savaşı dönem dönem sinemamızın mercek altına aldığı konulardır, ama söz konusu Sarıkamış Harekatı olunca bir anda durum değişir. Elde 120 dışında neredeyse hiç film yok. Yönetmen Alphan Eşeli ilk filmi Eve Dönüş Sarıkamış 1915 ile Sarıkamış gerçeğiyle yüzleştirmek istiyor bizi. Onun bu konuyu sinemada işleme sebebi biraz da kişisel… Hiç görmediği dedesi bu harekata katılmış. Babasının aktardığı kadarıyla dedesinin neler yaşadığını dinlemiş. Yani Sarıkamış özel ilgi alanlarından biri. Eşeli, Serdar Orçin, Uğur Polat ve Nergis Öztürk’ün rol aldığı filmde alışılageldiği gibi tarihi bir olaya kahramanlık perspektifinden bakmıyor. Yenilikçi bir bakışı var. Savaşın insanlar üzerindeki etkisini anlatıyor. Sert bir yönü de var filmin. Tartışmalar çıkabilir. Ama belki bu sayede Sarıkamış’ta neler olup bittiği yeniden gündeme gelebilir.

Eve donüş Sarıkamış 1915 _ afiş

Eve donüş Sarıkamış 1915 _ afiş

“Eve Dönüş: Sarıkamış 1915 – The Long Way Home” Alphan Eşeli’nin yönetmenliğini yaptığı ilk sinema filmi . (2013).

Oyuncu Kadrosu

Uğur Polat – Saci Bey
Nergis Öztürk – Gül Hanım
Serdar Orçin – Onbaşı Sami
Muharrem Bayrak – Çoban Ali
Şevket Süha Tezel – Er Mahmut
Sıla Çetindağ – Zeynep
Myraslava Kostyeva Akay – Nihan
Şebnem Hassanisoughi

Konusu

I. Dünya Savaşı sırasında Ruslara karşı yapılan, yaklaşık 30.000 Osmalı askerinin öldüğü Sarıkamış Harekatı, Osmanlı İmparatorluğu’nun mağlubiyeti ile sonuçlandı. Doğu Anadolu Bölgesi Ocak 1915 tarihiyle artık hiç kimseye ait olmayan, belirsizliğin ve karmaşanın hüküm sürdüğü bir yere dönüşür.

Ne Rusların, ne de Osmanlı’nın tam olarak sahip olduğu, yönetim ve otoriteden yoksun bu bölgede kaderlerine terk edilen insanlar, kendilerini daha önce karşılaşmadıkları bir hayatta kalma mücadelesi içinde bulurlar.

382397_300712786693796_430382784_n

Serdar Orçin – Onbaşı Sami

Bakü’de görevli Hariciye Nazırlığı Kalem Müdürü’nün eşi Gül Hanım ve kızı Nihan, onlara Erzurum yolunda eşlik eden Hariciye Nazırlığı mensubu Saci Efendi, zorlu ve sert kış koşullarının hakim olduğu bu kimsesiz topraklarda yol alırken savaşın ortasında kalmış, harabeye dönmüş ve terk edilmiş bir köye ulaşırlar. Issızlığın ortasında ki bu köyde geçirdikleri ilk akşamlarında yalnız olmadıklarını öğrenirler. Birbirlerinden farklı, toplumun değişik sınıf ve kültüründen gelen 8 insan, vahşi doğanın ve koşulların ortasında kalmış bu ıssız köyde dayanılmaz bir açlıkla baş ederken hayatta kalmanın peşinde ve eve dönüş mücadelesi ile karşı karşıyadır artık.

Filmin çekimleri Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Çobandurağı köyünde gerçekleştirilmiştir.

Alphan Eşeli anlatıyor

Dedem bizzat Sarıkamış Harekatı’na katıldığından benim için Sarıkamış’ın özel önemi vardı. Serdar Tantekin ile farklı hikayeler üzerinde konuşurken, Sarıkamış’ı altı-yedi kişinin yaşadıkları üzerinden anlatma fikri gelişti ve bu çok cazip geldi. Böylece süreç başlamış oldu.

1175138_468716363226770_187670516_nBen dedemi görmedim, ama babamın anlattıkları kadarıyla büyük zorluklar çekmişler. Açlık, sefalet, soğuk, bit ve tifüs salgını derken bir sürü arkadaşını kaybetmiş. Erzurum’dan Sivas’a kadar yürümüşler. Bir de geri çekilme sırasında, askeri malzemeler düşman eline geçmesin diye imha etmişler. Hep bunu anlatırmış babama.

Savaştan dönen insanların psikolojik bozukluklar yaşadığı bir gerçek. 1. Dünya Savaşı sonrası İngilizler kendi askerleri için bir araştırma yaptırmış. Ama Türkiye’de o dönem savaş sonrası yapılmış bir araştırma yok. Savaşın insanlar üzerinde etki bırakmaması, onları derinden etkilememesi ve sarsmaması imkansız. Savaş hali insan olmanın insan kalmanın en çok sorgulandığı hâl herhalde.

Alptekin Müderrisoğlu’nun Sarıkamış Dramı adlı kitabını çocukken okumuştum. Askerdeyken kütüphanede buldum, yeniden okudum. Filme, bazı karakter ve detaylar o kitaptan girdi. Tabii konuyla ilgili başka kitaplar da okudum. En büyük zorluk, Türkiye’de Sarıkamış Harekatı’na dair hiçbir görsel arşivin bulunmamasıydı. O noktada Prof. Dr. Bingür Sönmez’den çok yardım aldım. Sönmez, Rus arşivlerinden satın aldığı ve sadece onda olan bazı kayıtları bizimle paylaştı. Filmin başındaki donmuş askerler sahnesini tasarlarken, onun bize gösterdiği bazı fotoğraflardan ilham aldık.

Aslında tam bir askeri fiyasko Sarıkamış Harekatı. Çok da savaş deneyimi olmayan Enver Paşa’nın ihtirasının bir sonucu. O karda kışta, bu kadar askeri, elde çok da imkan yokken cepheye sürmek doğru gelmiyor bana… Askeri açıdan da zaten hatalı olduğu hep söylenir. Enver Paşa onlarca insanı aslında göz göre göre ölüme yolluyor.

O dönem yaşananlarla ilgili anılar, durumun trajedisini anlatır. Ama Türkiye’de tarihe kahramanlık perspektifinden bakıldığı için savaşın pek de vahşetini anlatmaya sıra gelmiyor. Sarıkamış, Türk tarihinin çok acı bir gerçeği ve belki de dünyada eşi benzeri bulunmayan bir trajedi. Enver Paşa’nın gerçek dışı idealleri uğruna bir sürü insan can vermiş sonuçta. Sarıkamış faciasının halkın ruhunda ne derin izler bıraktığını anlamak zor değil.

Sinemada büyük konular illa büyük prodüksiyonla anlatılmalı diye bir kural yok. Sinemada en önemli şey hikayedir. Bununla ilgili Akira Kurosawa’nın bir sözü var, çok severim: ‘İyi bir hikayeyi, iyi bir yönetmen çekerse başyapıt olur. İyi bir hikayeyi, kötü bir yönetmen çekerse seyredilebilir bir film olur. Ama kötü bir hikayeyi, iyi bir yönetmen çekerse kötü bir film olur.’ Sarıkamış, Çanakkele söz konusu olunca illa büyük sahneler çekeceğiz diye bir şey yok. Eğer hikaye gerektiriyorsa çekersiniz.

Çanakkale’deki kahramanlık öykülerinin yanında bu tür acılar da yaşandı demek istenmiyor galiba. İlber Ortaylı’nın bir kitabında okumuştum ‘Biz, militer bir toplumuz,’ diyordu. Orduyla iç içe yaşamış, tarihi savaşlarla dolu bir toplumuz. Tarih deyince de aklımıza hep savaşlar ve kahramanlık öyküleri geliyor.

Bu filmi 30 yıl önce Türkiye’de çekemezdik. Olayların üzerinden biraz zaman geçince insanlar daha soğukkanlı bakmayı biliyor. Türk halkından yıllarca saklanmış bir gerçek Sarıkamış faciası. Tabii üzerinden zaman geçince insanlar daha sağduyulu yaklaşıyor.

Film artık benim değil, seyircinin. Gerçek hayatta olduğu gibi, hiçbir şey siyah ya da beyaz değil filmde. Kimisi bir karakteri sevecek, kimisi o karakterden nefret edecek. Benim için önemli olan seyircinin bir şeyler hissetmesi.

KAYNAKLAR:

Sarıkamış tam bir askeri fiyaskodur. Olkan Özyurt. Sabah Gazetesi. 10.3.2013 http://www.sabah.com.tr/pazar/2013/03/10/sarikamis-tam-bir-askeri-fiyaskodur

Eve Dönüş: Sarıkamış 1915. Vikipedi https://tr.wikipedia.org/wiki/Eve_Dönüş:_Sar1kam1ş_1915

Eve Dönüş: Sarıkamış 1915. Facebook https://www.facebook.com/EveDonus1915

Twitter Widgets

Bakü Ofis 2011Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman/